İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/873 E. 2024/307 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/873
2024/307
23 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/873
KARAR NO : 2024/307
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2018
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı/karşı davacı ... davacı/karşı davalı ----- şirketinin eski bir çalışanı olduğu, şirketten ayrılmasının ardından aynı alanda çalışan ve rakip olan diğer davalı şirketi kurduğu, davalı/karşı davacı ... istifa dilekçesini sunduktan sonra, davacı/karşı davalı şirkete ait yazılım sistemi üzerinden davacı/karşı davalı şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgileri izinsiz şekilde aldığı; alınan bu bilgilerin davalı/karşı davacı ... kurmuş olduğu diğer davalı olan----- firmasında kullanılmak suretiyle davacı/karşı davalı ---- - şirketinin fikri haklarına tecavüz edildiği ve bu surette haksız rekabette bulunulduğu, bu iddialar çerçevesinde tecavüz ile haksız rekabete konu fiillerin men'i ile ref ine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinin talep ve dava edildiği görülmüştür.
CEVAP :Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı/karşı davacı ... davacı/karşı davalı --- firmasında işe kabul aşamasında daha önceden çalıştığı portföyünü de getirerek işe kabul edildiği; davacı/karşı davalı ---- firmasının iddia ettiği tüm müşteri listelerinin kamuya açık listeler olduğu Türk Patent ve Marka Kurumu' nun resmi web sitesinde yer alan sorgulama ekranından bu bilgilere ulaşılabildiği; davacı/karşı davalı ----- firmasının iddialarında delil gösterdiği ------Cumhuriyet Baş Savcılığı Fikri Sınai Haklar Soruşturma Bürosu ----- soruşturma dosyasında alınan bilir kişi raporunda Davalı/karşı davacı ... kullanıcı adı ile kullandığı sisteme başkalarının da işten ayrıldıktan sonra "----- " kullanıcısı ile giriş yaptığı ve ----- markalı yazılımdan kimi ne amaçla işlem yaptığının belli olmadığını, davacı/karşı davalı ----- firmasının Davalı/karşı davacı ... şahsi hesaplarına para yatırma baskısı uyguladığını fazla mesai ve prim alacaklarının ödenmemesi nedeniyle işten evlilik hayatının sağlığı için ayrıldığı, bu gerekçelerle------ İş Mahkemesi ------ esas dosyasından dava açıldığı ve bu dava sebebi ile davacı/karşı davalı ----- firmasının sert tepkisi ile karşılaştığı ve davacı/karşı davalı ----- firmasının bu sebeple huzurdaki davayı açtığı Davalı/karşı davacı ... 15.000 müşterisini çaldığı kanaati ile hareket ederek suç duyurusunda bulunduğu, iyi niyet ve ahlak kuralları sınırını aşarak hatta özel hayatın gizliliği ve kişisel bilgilerin gizliliğini ihlal ederek Davalı/karşı davacı ... isim bilgileri suç duyurusu konusunun kısa mesaj ile gönderildiği, izah edilen nedenler ile iddia edildiğinin aksine haksız rekabet oluşturacak bir davranış sergilenmediğinin açık olduğu bu gerekçelerle de iş bu davanın reddinin Sayın Mahkemeden talep edildiği görülmüştür. Karşı dava yönünden talepleri ise özetle: davacı/karşı davalı----- firmasının şirket yetkilisi-----Davalı/karşı davacı ... kimlik bilgilerini ve işlendiği iddia olunan suçu da yazarak 15.000 kişiye sms olarak gönderdiği Türk Patent Marka Kurumu'nun web sitesinde bulunan bilgileri atılan mesajla hırsızlık olarak lanse ettiği bu eylem sonucunda Davalı/karşı davacı ... ticari hayatının tehlikeye düşürüldüğü, haksız zarara uğratıldığı ve kişisel bilgilerinin iftira suretiyle ifşa edildiği davacı/karşı davalı ----- firmasının kendi menfaatleri için aldatıcı ve dürüstlük kurallarına uymayan şekilde müşterilere aldatıcı bilgiler göndermek suretiyle ... ticari itibarını zedelendiğinin ve bu olay sonucu aile hayatında huzursuzluklar yaşandığı, ruhsal sağlığının olumsuz yönde etkilendiği ve mesleki ve ticari itibarının zarar gördüğü gerekçeleri ile karşı davanın kabulü ve ... ve ----- firmasının lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Esas Dava Yönünden; Davacı/Karşı Davalı----- firması ile Davalı/ Karşı Davacı ------firmasının aynı sektör de faaliyet gösteren ve aynı tüketici kitlesine aynı hizmeti sunan firmalar olduğu, Yapılan inceleme sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu ve ----- Programı'nda yer alan bilgilerin farklı olduğu, ilgili programda yer alan bilgilere kamuya açık şekilde Türkpatent sitesinden ulaşılamayacağı; ----- yer alan bilgilerin özü itibari ile bir birikim sonucu oluştuğu ve müşterilerinin başka bir yerden toplu olarak ulaşılamayacak irtibat bilgileri gibi bilgiler içerdiği ve bu bilgilerin ticari sır niteliğinde olduğu; Davalının, davacı şirkete ait, ticari sır niteliğindeki müşteri bilgilerini kopyalamak veya yazdırmak suretiyle ele geçirmesi ve bunları iştigal konusu ve hedef müşteri kitlesi davacı şirketle aynı olan kendi şirketi için kullanmasının TTK.ııı.55/l/d ve TTK.m.54/2 anlamında haksız rekabet oluşturduğunun dcğerlcndirilcbilcccği, Karşı Dava Yününden; Davacı/Karşı Davalı ----- kendi müşterilerine gönderdiği SMS'in içeriği ve hedef kitlesi itibariyle davalı/karşı davacıların her ikisi yönünden haksız rekabet oluşturmayacağı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Davalı/karşı davacıların kök rapora yönelik itirazlarına yönelik yeniden inceleme ve değerlendirmelerimizin yukarıdaki gibi olduğuna, Kök rapordaki esasa ilişkin ve varılan sonucu değiştirecek nitelikte olmayan maddi hatalı kısım düzeltilmiş olup, yeni halinin yukarıda 11,3 başlığı altında yer aldığına, Davalı/karşı davacı tarafların ayrıntılı itirazlarına ilişkin yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaatlerimizde bir değişiklik olmadığına," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyasına sunulan belgelerin- evrakların ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi/irdelenmesi neticesinde; Davacı ve davalı tarafların 2017-2018-2019-2020-2021 dönemlerine ait ticari defter açılış tasdikleri ve yevmiye defteri kapanış tasdiklerini kanuni sürelerde yapılmış olduğu ve taraf defterleri usulünce tutulmuş olup, lehlerine delil teşkil edebilecek nitelikte olduğu, Davalı ... ile diğer davalı -----arasında organik bağ olduğu, Davalı ... davacı /karşı davalı ----- şirketinden ayrılışı ve diğer davalı ------ geçişi ile birlikte; dava tarihi itibariyle: 1.Hesaplama tablosuna göre 15.104,00 TL, 2.Hesaplama tablosuna göre 16.402,00 TL Maddi zarara uğradığı, Davacı tarafın manevi tazminat talebi ile tarafların esas ve karşı davadaki taleplerinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı----- vekili 14/12/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalılardan ... arasında işçi-işveren ilişkisi olduğunu, davacı şirket yönetimine istifa dilekçesini sunmasının ardından, bilgi işlem departmanınca tespit edildiği üzere, davacının ------ adlı yazılım sisteminde yer alan davacıya ait ticari sır niteliğine haiz, davacının hali hazırda çalıştığı ve tüm müşteri bilgilerini içerir bilgileri, davacının firmanın müşterilerinin isimlerinin, ticari unvanlarının ve irtibat bilgilerini içeren listeyi, sitemden hukuka aykırı bir şekilde indirdiğini ve veri tabanını kişisel kullanımı için sair yollarla kopyaladığını, iş akdinin sonlanmasından sonra kendi kurduğu diğer davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin kendilerine rakip şirket olduğunu, davacı şirketten elde ettiği ticari sırlar marifetiyle haksız kazanç elde edildiğini, davacının müşterileri ile ticari ilişki kurulduğunu, bu nedenle davalılar tarafından davacı şirketin veri tabanının hukuka aykırı kopyalanması nedeniyle davacının fikri haklarına yapılan tecavüz ile haksız rekabete konu fiillerinin MEN'İ ile REF'İNE, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik davalılardan 50.000 TL maddi ve 50.000TL manevi tazminat taleplerimizin kabulüne, kararın ilanına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davaya cevap veren davalılar-karşı davacılar vekili asıl davanın reddine karar verilmesine, karşı dava bakımından ----- Şirketinin 15.000 müşterisine iyi niyet ve ahlak kuralları sınırını aşarak hatta özel hayatın gizliliği ve kişisel bilgilerin gizliliğini ihlal ederek müvekkilin isim bilgileri suç duyurusu konusunu kısa mesaj ile gönderdiğini, bu sebeple davalıların ticari hayatı tehlikeye düşürüldüğünü haksız zarara uğratıldığını, bu nedenle ... davacı şirket tarafından manevi zarara uğradığını izah etmekle ----- lehine 20.000,00-TL manevi tazminatına hükmedilmesini----- lehine 40.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini karşı dava olarak talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Asıl Dava Bakımından:
Dava haksız rekabetin tespit ve men’i de maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Yanlar arasındaki çekişme, özetle, davacının eski çalışanı olan ... işten ayrılırken, şirkete ait ancak kendi kullanımındaki pc'den ticari sırları haksız ve izinsiz kopyalaması, bunları daha sonra çalışmaya başladığı şirkette kullanılması için diğer davalı şirkete vermiş olması onun da ticarete konu ettiği iddialarına dayanmaktadır.
Davalı ... "6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet" suçundan beraat kararı aldığı,-----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- esas ve----- karar sayılı ilamının istinaf aşamasının tamamlandığı, beraat kararının----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Ceza Dairesi'nin ----- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile onandığı, aynı bidayet mahkemesi tarafından 02/05/2023 tarihinde kesinleşmesinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu davada uygulanması olası hükümler, TTK’nın haksız rekabet hükümleri ve İş Hukuku sadakat ilkeleridir.
Haksız rekabet, TTK m. 54-63 maddelerinde düzenlenmiştir. TTK m. 54/1 hükmü haksız rekabet hukukunun amacını "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır." şeklinde belirterek, bu kısma ilişkin hükümlerin yorumlanmasında dikkate alınacak temel ilkeyi vurgulamıştır.
Gerekçeden de anlaşılacağı üzere "dürüst rekabet" ile kastedilen "oyunun dürüstlük kurallarına, centilmenliğe uygun olarak oynandığı katışıksız, saf bir rekabet" kastedilmektedir. "Bozulmamış rekabet" ise çok daha geniş bir kavram olup en genel haliyle "güven duyulan, hilesiz rekabet" anlayışını temsil etmektedir.
Hangi durumda bir rekabetin "dürüst ve bozulmamış" olarak nitelendirileceği ise her şeyden önce haksız rekabet hukukunun kadim ilkelerinden olan "emek ilkesi"ne göre belirlenmektedir (-----). Bu ilkeye, kendi emeğini ortaya koymadan gerçekleşen ve rakipleri rekabette engellemeye yönelik her türlü davranışın haksız olduğu anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle, "kendi emeğine dayanmayan rekabet haksızdır" (----).Hükmün 2. fıkrasında ise Kanun Koyucu haksız rekabeti, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlamıştır.
Görüldüğü üzere TTK m. 54 hükmü, haksız rekabetin tanımlanmasında "dürüstlük kuralı"nı temel kriter olarak görmüştür. Buna göre bir eylemin haksız rekabet olup olmadığının belirlenmesindeki, o eylemin dürüstlük kuralı ile örtüşüp örtüşmediğine bakılmalıdır (-----).Haksız rekabetin genel tanımını veren bu hükmün yanı sıra, TTK m. 55 hükmü uygulamada sıkça karşılaşılan haksız rekabet hallerini sınırlayıcı olmayacak şekilde saymıştır. Bununla birlikte TTK m. 55'te sayılan haksız rekabet hallerinin sınırlayıcı olmadığı, sadece TTK m. 54/2'de belirtilen haksız rekabet eyleminin örnekseme yoluyla sayılmış örnekleri olduğu açıktır.TTK m. 55/1 -b(1) hükmü "-b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle;-1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek" eylemini bir haksız rekabet hali olarak nitelemiştir. Bu haksız rekabet halinden söz edebilmek için bir kimsenin "sözleşme ilişkisi içinde olduğu" müşterilerinin, "bizzat kendisi iş yapabilmek amacıyla" "sözleşmeyi sonlandırmaya", yönlendirilmiş olması" gerekir. Bu haksız rekabet halinde dürüstlük kuralına aykırı olan husus, yönlendirme eylemidir. Bu eylemin dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde gerçekleşmesi gerekir.
Ticari hayatta rekabet edenlerin, birlikte iş yaparken veya çalışanlar yoluyla edindikleri rakibe ait üretim tekniği ve bilgilerini kendileri için kullanmaları sıkça rastlanılan olaylardandır.
Ticari sır konusunda; işçi-işveren ilişkisinin doğası, bilginin doğası, diğer bilgilerden kolayca izole edilebilme özelliği; gizli üretim süreçleri, formüller, bilginin işveren için önemi, işverenin mevcut bu bilgiye olan katkısı ve işçinin bilgiyi kullanması sonucunda işverenin nasıl etkilendiği konuları dikkate alınarak karar verilmelidir.Bir işçi, işinden işvereniyle rekabet etmek üzere veya bu ihtimal ile ayrıldığında, işverenin elinde, kendi ticari geleceğini sağlama almak için dört ayrı olanak bulunmaktadır. Bu olanaklardan başta geleni, işçiye rekabet yasağı koymak ve bilahare gerektiğinde bu yasağı yürütmektir. Diğerleri ise fikri mülkiyetin tescille veya FSEK kapsamında korunan haklarını kullanmak, TTK hükümlerine dayanmak ve gizlilik sözleşmeleridir. Yargıtay hizmet sözleşmesi bittikten sonra işçinin bizatihi aynı sektörde çalışmasını haksız rekabet olarak nitelememektedir (----. HD, ---- ).
Bununla birlikte eylemin özellikleri, rekabetin nasıl gerçekleştiği, edinilen tecrübelerin niteliği ve nasıl kullanıldığı dikkatle değerlendirilmelidir. Nitekim davalı ... çalıştığı (davacı) şirketten ayrıldıktan sonra kendi şirketini kurmasını yasaklayan veya o şirkette çalıştığı müşterilerle iş yapmasını yasaklayan bir anlaşma mevcut değildir. Bu sebeple ---- firmasının müşterilerinin yeni kurulan ---- firmasına geçiş yapması tek başına bir haksız rekabet göstergesi kabul edilmemektedir. Bu minvalde ticari hayatın sağlığı ve serbest ticaretin gereği şirketler arası müşteri geçişlerinin yasaklanması mümkün ve olanaklı değildir. Ancak bilirkişi raporları ile ortaya konulduğu haliyle iş akdinin sonlanmasına çok yakın süreçte ... -----müşterilerinin büyük bölümünün bilgilerini alarak ticari hayatta haksız bir rekabet yaratmak istediği, davalının savunmalarının aksine söz konusu bilgilerin kamuya açık bilgilerin olmadığı, davacı ------ firması tarafından uzun zaman ve emek sonucu oluşturulmuş bilgiler olduğuna ilişkin bilirkişi tespit ve değerlendirmeleri muvacehesinde ----- firması açısından kopyalandığı anlaşılan müşteri listelerinin Ticari Sır niteliğinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya gerekli bilgi ve belgeler celp edildikten sonra bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup aldırılan bilirkişi 20/09/2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda;
"Davacı ----- firması ile Davalı -----firmasının aynı sektör de faaliyet gösteren ve aynı tüketici kitlesine aynı hizmeti sunan firmalar olduğu, yapılan inceleme sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu ve ------ Programı’nda yer alan bilgilerin farklı olduğu, ilgili programda yer alan bilgilere kamuya açık şekilde Türkpatent sitesinden ulaşılamayacağı; ----- yer alan bilgilerin özü itibari ile bir birikim sonucu oluştuğu ve müşterilerinin başka bir yerden toplu olarak ulaşılamayacak irtibat bilgileri gibi bilgiler içerdiği ve bu bilgilerin ticari sır niteliğinde olduğu; Davalının, davacı şirkete ait, ticari sır niteliğindeki müşteri bilgilerini kopyalamak veya yazdırmak suretiyle ele geçirmesi ve bunları iştigal konusu ve hedef müşteri kitlesi davacı şirketle aynı olan kendi şirketi için kullanmasının TTK.m.55/1/d ve TTK.m.54/2 anlamında haksız rekabet oluşturduğunun değerlendirilebileceği," şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalılar vekilinin rapora karşı itirazlarının karşılanması için aynı bilirkişi heyetine ek rapor hazırlattırıldığı, hazırlanan 08/08/2022 tarihli ek raporda davalılar vekilinin itirazlarının karşılandığı, kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaatten vazgeçilmediği anlaşılmıştır.
Gerçekten de bilirkişi raporları ile ortaya konulmuş hali ile davacı şirket bilgisayarından müşteri listesinin yazdırıldığı işlemlerinin son kullanıcı davalı ... oturumunun (kullanıcı adı ve şifre) açık olduğu bilgisayardan yapıldığı, davalılar vekilinin savunmalarının aksine söz konusu bilgilerin kamuya açık bilgilerin olmadığı, bilgisayarlara ve diğer dijital materyallere kullanıcı adı ve şifre tanımlamanın genel olarak başka kullanıcılar ve yetkisiz kullanımların önüne geçmesi ve engellenmesi olduğu, söz konusu bu durumda yapılan işlemlerin davalı ... sorumluluğunda olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirket tarafından bu husus nazara alınarak haksız rekabet hükümleri kapsamında talepte bulunduğu, sektör bilirkişisi tarafından taraf şirketlerin iştigal konularının ve hedef müşteri kitlelerinin aynı olduğu, davalı ... diğer davalı -----şirketinin ortağı olduğu, o tarihte (05/10/2018) henüz yeni kurulan davalı şirketin daha öncesinde davacı şirket müşterisi olan 10 şirketin 14/11/2018-30/11/2018 tarihleri arasında (16 gün zarfında) yeni vekil olarak atandığı hususları hep bir arada değerlendirilerek;
----- Asliye Ceza Mahkemesinin----- esas ve----- karar sayılı kesinleşmiş ilamının gerekçesindeki izahların yalnızca verilerin usb ye aktarılması aşamasına kadar ki kısmın tartışıldığı, devamındaki haksız rekabete ilişkin olguların ele alınmadığı, bu bağlamda dar bir araştırma ile yetinildiği, eylem tarihi baz alınarak bir yargılama yapıldığı değerlendirilmiş olup, ceza davasındaki "atılı suçun işlendiği sabit olmadığı" gerekçesi ile gidilen sonuç mahkememizce kararımıza esas alınmamıştır. Zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesine göre, hukuk hakimi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı olmadığı gibi, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz. Buna göre, ceza mahkemesince verilen beraat kararı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacaktır. (Yargıtay -----. H.D. -----)Toplanan deliller ile bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında davacı -----vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği maddi zararların tespiti hususunda bilirkişi raporu aldırılmış olup 25/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Davacı tarafın aktif olarak çalıştığı firmalar esas alınarak" ve "davacının çalıştığı ve sonradan davalı firma ile çalışması tespit edilen tüm firmalar esas alınarak" alternatifli zarar tespit hesaplaması yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce alternatifli hesaplamalardan "davacının çalıştığı ve sonradan davalı firma ile çalışması tespit edilen tüm firmalar esas alınarak" yapılan hesaplama tercih edilmiştir. Zira müşteri olarak davacı firmadan davalı firmaya geçenlerin daha sonra (bilirkişi incelemesi aşamasında) aktif olarak davalı şirketle çalışıp çalışmaması hususunun zararın doğumuna bir etkisi olmayacağı vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan tüm bu sebeplerle 25/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda tespit edilen 16.402,00 TL üzerinden davacının maddi zarar kaybının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Davacı ----- vekili dava dilekçesinde anlatılan haksız rekabet olayından kaynaklı manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ------esas ve ---- karar sayılı ilamında; " Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel durumlara göre manevi zarar gören hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olup, bu tazminatın adalete uygun olmasının gerektiği, hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün iki nitelik taşıdığı, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, o halde, bu tazminatın sınırının, onun amacına göre belirleneceği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olacağı, somut olayda, buna göre manevi tazminat miktarının hesaplanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı ve takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu anlaşılmakla, davalı-karşı davacı -----. vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir." şeklinde gerekçelere yer verildiği, mezkur bölge adliye mahkemesi kararının yol göstericiliğinde davacının talep ettiği manevi tazminat talebi hakkında amacına uygun ve ceza niteliği olmayan vasıf ve mahiyette bir bedel belirlenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Sonuç olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50/2’e göre dava tarihine kadar ki dönem için davacı lehine maddi tazminatın 16.402,00.-TL maddi tazminata tetabuk edecek şekilde manevi tazminat talebinin 15.000,00.-TL olarak kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, hükmün ilanında davacı şirketin menfaati bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Karşı Dava Bakımından;
Davaya cevap veren davalılar-karşı davacılar vekili karşı dava bakımından ------ Şirketinin 15.000 müşterisine iyi niyet ve ahlak kuralları sınırını aşarak hatta özel hayatın gizliliği ve kişisel bilgilerin gizliliğini ihlal ederek müvekkilin isim bilgileri suç duyurusu konusunu kısa mesaj ile gönderdiğini, bu sebeple davalıların ticari hayatı tehlikeye düşürüldüğünü haksız zarara uğratıldığını, bu nedenle ... davacı şirket tarafından manevi zarara uğradığını izah etmekle ... lehine 20.000,00-TL manevi tazminatına hükmedilmesini,------ lehine 40.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini karşı dava olarak talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Yanlar arasındaki (karşı davadaki) çekişme, özetle, davacı ... davalı -----Şirket'inden ayrıldıktan sonra davalının kendi müşterilerine kısa mesaj göndermesi nedeniyle oluşan haksız rekabet iddialarına dayanmaktadır.
Karşı dava dilekçesinde izah edilen sebepler muvacehesinde davacı ... tarafından davalı -----Şirket yetkilisi ----- hakkında Gizliliğin ihlali, İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali, Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı olarak Ele Geçirmek veya Yaymak suçundan şikayette bulunduğu----- CBS ----- soruşturma nolu ve----- karar nolu dosya üzerinden kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.Bu davada uygulanması olası hükümler, TTK’nın haksız rekabet hükümleridir.Dosya gerekli bilgi ve belgeler celp edildikten sonra bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup aldırılan bilirkişi 20/09/2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda;"Davacı/Karşı Davalı ----kendi müşterilerine gönderdiği SMS’in içeriği ve hedef kitlesi itibariyle davalı/karşı davacıların her ikisi yönünden haksız rekabet oluşturmayacağı" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.Davacı şirket tarafından davalı ... ile ilgili aşağıdaki mesajın SMS yoluyla kendi müşterilerine gönderildiği anlaşılmaktadır."Saygıdeğer Müvekkilimiz, Firmamız ----- bünyesindeki eski çalışanımız ... ile iş akdimiz sonlanmış olup, bahsi geçen kişinin firmamız ile ilişkisi kalmamıştır. Bunun yanı sıra ... adlı eski çalışan hakkında güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle ---- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ----- soruşturma numarası ile soruşturma başlatılmış olup firmamız adına yasal yollara başvurularak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu siz değerli müvekkilimizin bilgisine sunar, iyi çalışmalar dileriz. "
Karşı davada, bu mesajın çok sayıda müşteriye gönderilmesi sebebiyle, karşı davacı ... aile hayatında huzursuzluklar yaşadığı, ruhsal sağlığının olumsuz yönde etkilendiği, mesleki ve ticari itibarının zarar gördüğü belirtilerek, bu davacı için 20.000 TL manevi tazminat, diğer karşı davacı şirket için ise 40.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminat istenmiştir. Karşı davada, esas dava yönünden yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde, bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere esas davada davalının davacı şirketin müşteri listelerini ele geçirmek ve bunları kullanarak TPE dosyalarında vekil değişikliği yapmak şeklinde haksız rekabet ettiği tespit edildiğinden, davacı şirketin bu aşamada tüm bunlara sessiz kalarak, kendi müşteri listesindeki mevcut ve potansiyel müşterilerin kaybı olayına mukabil söz konusu haksız rekabet eylemlerine karşı tedbir almak ve haksız rekabetin etkilerini azaltmak adına müşterilerine bilgilendirme amaçlı mesaj göndermesi ticari hayatın bir gerekliliği olarak değerlendirilmiştir. Gönderilen mesajın içeriğine bakıldığında, mesajın ... iş akdinin sonlandığı ve davacı şirketle ilişkisinin kalmadığı ve eski çalışan ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu bilgilerini içerdiği, bu bilgilerin doğru olması ve davacı şirketin o tarih itibariyle içinde bulunduğu şartlar altında makul olması karşısında gerek TTK.m.55/1/a/1 anlamında “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” kapsamında gerekse TTK.m.54/2’deki genel haksız rekabet tanımı çerçevesinde aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı sayılamayacağı ve haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği vicdani kanaati ile karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesinde; "Madde 10–(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2)Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(3)Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
(4)Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine hükmedilecek nispi vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemez." şeklindeki düzenleme gereğince manevi tazminat bakımından vekalet ücretleri ayrı ayrı değerlendirilip karşı vekalet ücretini aşmayacak şekilde aşağıdaki gibi hükme bağlanmıştır.
19/12/2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 3. Maddesinin 2 fıkrasına göre mütesilsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu cümleden olmak üzere manevi tazminat davasında takdir edilen tazminat miktarındaki kabul-ret sebebi her iki davalı bakımından aynı olduğu için manevi tazminat davasının karşı vekalet ücreti tek vekalet ücreti olarak takdir edilmiştir. (----- sayfa) AAÜT'nin 13/3. maddesinde maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez hükmü mevcuttur. Bu nedenle maddi tazminat davasında karşı vekalet ücreti takdir edilirken bu hüküm esas alınmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Asıl Dava Bakımından;
-
Haksız rekabetin men'ine,
-
Davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.402,00.. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00.. TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
TTK madde 59 uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra hüküm fıkrasının tirajı en yüksek ilk 3 gazeteden birinde tüm Türkiyede bir defa yayınlanmasına, masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına,
B)Karşı Dava Bakımından;
-
Davacı ...20.000,00. TL manevi tazminat talebinin REDDİNE,
-
Davacı . . . . Şirketi'nin 20.000,00. TL manevi tazminat talebinin REDDİNE,
-
Davacı . . . . . . Şirketi'nin 40.000,00. TL maddi tazminat talebinin REDDİNE,
HARÇLAR
- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.145,07 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 437,32 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve . . . . . . Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
ASIL DAVA BAKIMINDAN;
VEKALET ÜCRETİ HESAPLAMA
-
Maddi Tazminat Bakımından; Davacı/karşı davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.402,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve. . . . . . Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Manevi Tazminat Bakımından; Davacı/karşı davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve. . . . . . Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
YARGILAMA GİDERLERİ HESAPLAMA
-
Davacı/karşı davalı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 1.707,75 TL peşin harç toplamı 1.743,65 TL ile 7.356,00 TL ( Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, Posta Masrafı, Tebligat Masrafı ve Dosyadaki Diğer Masraflar) olmak üzere toplam 9.099,65 TL olan yargılama giderinin davanın %0,31 kabul %0,69 red oranlarına göre hesaplanan 2.820,89 TL' sinin davalılar/karşı davacılar (... ve. . . . . Şirketinden) tahsili ile davacı/karşı davalıya verilmesine, bakiyesinin davacı/karşı davalı (... ) üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar/karşı davacı ... tarafından yapılan 5.392,50 TL (bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri) yargılama giderinden davanın red 0,69 ve kabul 0,31 oranına göre hesaplanan 3.720,82 TL'sinin davacı/karşı davalı(... )' tahsili ile davalılar/karşı davacılar (... ve . . . . . Şirketi'ne) verilmesine, bakiyesinin davalı (... ) üzerinde bırakılmasına,
KARŞI DAVA BAKIMINDAN;
VEKALET ÜCRETİ HESAPLAMA
- Maddi Tazminat Bakımından; Davalılar/karşı davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 16.204,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalı'dan (... ) alınarak davalılar/karşı davacılar (... ve. . . . . Şirketi'ne) VERİLMESİNE,
10-Manevi Tazminat Bakımından; Davalılar/karşı davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan (... ) alınarak davalılar/karşı davacılar (... ve ----- Şirketi'ne) VERİLMESİNE,
11-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı/karşı davalı vekilinin ve davalı/karşı davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27