SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/987 E. 2024/23 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/987

Karar No

2024/23

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/232

KARAR NO : 2023/1066

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 31/03/2023

KARAR TARİHİ : 28/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağından tahsil amacı ile----- İcra dairesinin ----- Sayılı dosyası ile icra takibinde bulundukları, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olan meblağla ilgili davacıya borcunun olmadığını, davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacının 2021-2022 yılları ticari defterlerinin e-defter olduğu, açılış ve kapanış e-beratlarının kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içinde yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu. Davacı ile davalı arasında yapılmış ticari sözleşmenin dosyaya sunulmamış olduğu, davalının ticari ilişkiye doğrudan itiraz etmediği, Davacı ticari defter ve kayıtları incelendiğinde taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu. 27/10/2021 tarih -----numaralı ve 2.709,80 TL bedelli "yurt içi kur farkı" açıklamalı faturanın, davalı yanca 8 günlük süre içerisinde iade edilmediği, davalı “yan muhasebe kayıtlarında mevcut olduğu. 30/11/2021 Tarih -----numaralı 997,51 TL ve 04/04/2022 TARİH ------ numaralı 53.512,17 TL bedelli "yurt içi kur farkı" açıklamalı faturaların davalı yana usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğine dair evrak veya belgenin dosya içerisinden görülemediği. Tebliğ edilmiş ise davalı yanca 8 günlük süre içerisinde iade edilip edilmediğine ait belge ve evrakın dosya içerisine sunulmadığı. Fakat, TARAFLARIN BA/BS Beyan Forumlarında dava konusu KUR FARKI FATURA BEDELLERİNİ İLGİLİ VERGİ DAİRELERİNE BEYAN ETTİKLERİ GÖRÜLMÜŞTÜR. Dosya içerisinde davalı defter kayıtlarının net görülmediği, davacı defter kayıtları arasında yıllar itibari ile uyumsuzluğun olmadığı, 2021 yılına ait kayıtlarda taraflar arasında uyumsuzluğun olmadığı bu sebepten dolayı davacı ticari defter kayıtlarına itibar edilebileceği. Yargıtay içtihatları muvacehesinde taraflar arasında kur farkı konusunda yazılı bir anlaşma dosya içerisine sunulmadığı, taraflar arasında kur farkı talebinin sürekli uygulama haline geldiğine ilişkin davacı yanca bilirkişi incelemesine sunduğu belge ve evraklardan anlaşıldığı üzere taraflar arasında bir teamül oluştuğu. Davacının ticari defter kayıtlarında; 31.12.2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan 57.219,43 TL alacaklı olduğu. Dava konusu faturaların Döviz endeksli kesildiği göz önüne alınırsa 3.885,92 USD davacı davalıdan alacaklı olduğu" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyasında bulunan davacının defter, kayıt ve belgelerinin incelenerek hazırlandığı 23.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının ticari defter kayıtlarında 31.12.2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan 57.219,43 TL alacaklı olduğu, dava konusu faturaların döviz endeksli kesildiği göz önüne alınırsa 3.885,92 USD davacı davalıdan alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı; Davalı -----incelenen defterlerinin, TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu; Davalı ---- incelenen kayıtlarına göre, davalı----- 04.04.2022 tarihinden itibaren davacı ----- 57.219,52 TL borçlu olduğu; Taraf defter kayıtları arasındaki 0,09 TL farkın davacı kayıtlarındaki kuruş farklarından kaynaklandığı; Davacı tarafından davalıya kesilmiş e-faturaların, merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği ve davalı kayıtlarında yer aldığı; Davacı tarafından davalıya kesilen e-faturaların iade edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, incelmede de sunulmadığı; Tarafların Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri 2022 yılı Ba ve Bs Formlarında mutabık oldukları ve bu formların taraf kayıtları ile de uyumlu olduğu; Dava dosyası içeriğinde kur farkı konusunda taraflar arasında yazılı bir anlaşmanın görülmediği, Bilirkişi İncelemesinde de bu konuda herhangi bir sözleşme/anlaşma sunulmadığı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:

Dava, kur farkı nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.

Davalı şirketin bilirkişi marifetiyle incelenen kayıtlar neticesinde oluşturulan 25/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda;

  1. Davalı -----incelenen defterlerinin, TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu;

  2. Davalı ----- incelenen kayıtlarına göre, davalı ----04.04.2022 tarihinden itibaren davacı ----- 57.219,52 TL borçlu olduğu;" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.

Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın -----İcra Müdürlüğünün ----- icra dosyası üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, teknik bilirkişi eliyle taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarından dava ve takibe konu faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, faturaların vergi dairesine bildirildiğinin tespit edildiği hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının alacaklı olduğunun vicdani kanaatine ulaşılmış olup hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak davanın asıl alacak bedeli olan 57.219,37 TL üzerinden kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.

Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu------. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.

Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin ------ Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Somut olayımızda davacının talep ettiği alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜNE; davalı tarafından. . . . . . İcra Dairesinin . . . . sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 57.219,37 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,

  2. Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 57.219,37 TL üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,

  3. Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.908,65 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 691,07 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.217,58‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  4. Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 691,07 TL peşin harç toplamı 870,97‬ TL ile 5.229,00 TL ( Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, Posta Masrafı, Elektronik Posta Masrafı) olmak üzere toplam 6.099,97‬ TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  6. Teminatın ve taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

  7. Arabuluculuk ücreti 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

dairelerineticaretgörülmüştürfarkıilgili(TicariettiklerivergitaraflarıngerekçetarihniteliğihukukiraporbeyancevapfaturaasliyedavanınİtirazınİptaliSatımdanmahkemesibedelleriniKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim