İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/929 E. 2024/185 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/929
2024/185
28 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/929
KARAR NO : 2024/185
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 26/12/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın amacıyla dava açılabilmesi için gerekli olan arabulucuya başvuru dava şartı sağlanmıştır. taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşamamışlardır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yetkili icra müdürlükleri ----- icra müdürlükleri olarak belirlenmiş olduğundan davalının yetki itirazı geçersizdir. Müvekkil Şirket ile Davalı arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin [EK-3] "Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 11. maddesi ile taraflar arasında Sözleşme'den kaynaklanabilecek uyuşmazlıklarda -----Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılınmış olduğun Davalının itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisizliğine ilişkin itirazı mesnetsizdir.Sayın Başkanlığınızca da malum olacağı üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilecektir. Müvekkil Şirket ve Davalı tacir olduğundan kanunen aranan tüm şartları haiz bir şekilde kendi aralarında yaptıkları sözleşme ile----- mahkeme ve icra müdürlüklerini yetkili kılmışlardır. Bu bağlamda, Davalı itirazlarının kötü niyetli ve salt takibi geciktirmeye yönelik olduğu açıktır. Nitekim Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin 02.07.2018 tarihli ----- Sayılı ilamında da benzer yönde kanaat getirerek içtihat etmiştir.Yasal mevzuat, Yargıtay içtihatları ve taraflar arasında akdedilen sözleşme maddeleri doğrultusunda davalının yetki itirazının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğu izahtan varestedir. Davalının yetki itirazının reddini talep ederiz.
Davalı, müvekkil şirket ile imzalamış olduğu elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca doğmuş bulunan cari hesap borcunu ödemememiş olup haksız olarak borca itiraz etmiştir. Müvekkil Şirket ile Davalı arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi uyarınca; Davalı sözleşmede belirlenen birimlerde aktif elektrik enerjisini satın almayı, Müvekkil Şirket ise aynı miktarda aktif elektrik enerjisini davalıya satmayı taahhüt etmiştir. Müvekkil Şirket sözleşme gereği Davalıya elektrik enerjisi sağlamışsa da Davalının aşağıda belirtilen faturaları [EK-4] hiç ve/veya eksik ödemesi sebebiyle ----- İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyası ile takip başlatılmıştır.
Davalı tarafından yapılan borca itiraz haksız, kötüniyetli ve yalnızca takibi durdurmaya yöneliktir. bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. davanın kabulü ile;Davalının-----İcra Müdürlüğü----- sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına,
davalının itirazı, likit alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik tamamen kötüniyetli olmakla birlikte, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline," denmiştir.Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafın dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın itirazın iptali davası olarak açılmış olduğu görüldü.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 Sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı kanunun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve dair usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının 6102 Sayılı TTK'nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 Sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup 6102 Sayılı TTK'nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.(Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; dosya kapsamına alınan davacıya ait abonelik türünü gösterir kayıtlar incelendiğinde davacının davalı -----''ticarethane'' grubu abonesi olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşme tüketici işlemi niteliğinde olmadığından davacının’’ tacir ‘’ olması halinde eldeki davaya ‘’Ticaret Mahkemesi’’ sıfatı ile;değilse ‘’Asliye Hukuk Mahkemesi’’ olarak bakılması gererkirken ‘’Tüketici Mahkemesi’’ sıfatı ile bakılıp neticelendirilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir. Y.-----.HD -----)(Somut olayda, her ne kadar cevap dilekçesi içeriğinde davacının kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile kaçak kullanılan dönemdeki bedelin tahsili talep edildiği belirtilse de; incelenen icra takip dosyası ve davacı tarafından sunulan delillere göre davacı aleyhine ----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasında davalı şirketin elektrik hizmet alımına ilişkin hizmet bedelinin ödenmediğinden bahisle takip başlatıldığı, dosyada yer alan beyan ve tutulan kaçak elektrik tutanaklarına göre davacının iş yerinde kullanılan elektrik yönü ile işlem yapıldığı, talep edilen bedelin iş yerine ait olduğu, davacının faaliyet gösteren şirket ortağı olduğu, ticarethane mahiyetindeki yere ilişkin abonelik bakımından davacının yasadaki tüketici tanımına uymadığı, ayrıca yapılan araştırmada davacının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, davacının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması, davanın da mutlak yada nispi ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. T.C. ------ BAM ----- H.D.-----)Tüm dosya kapsamı bir arada incelendiğinde; TTK 4/1 maddesine göre bir davanın Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da 4/2 maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerektiği, her ne kadar abone grubu olarak ticarethane görünse de davalı tarafın tacir olup olmadığına ilişkin mahkememizce yapılan araştırmada ----- Vergi Dairesi Başkanlığının 29.12.2023 tarihli yazısında; davalı asilin vergi kaydının 31.12.2014 tarihinde sonlandığının bildirildiği, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 29.12.2023 tarihli yazısında da davalı asilin gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığının bildirildiği ayrıca taraflar arasında ki elektrik kullanımına ilişkin sözleşmenin 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasını kapsadığı bu haliyle davalı asilin dava konusu eylem tarihi itibariyle tacir olmadığı ve huzurdaki davanın ticari dava tanımına uymadığı, huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin yetkili olduğu anlaşılmakla; mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 maddeleri gereğince görevli mahkeme . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
-
HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtarat yapıldı)
-
HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,
-
Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,. . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49