İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/954 E. 2024/146 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/954
2024/146
13 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/954
KARAR NO : 2024/146
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 13/10/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile sicilden resen terkin edilen -----Ticaret Odası'na kayıtlı ve ----- sicilli, ----- mersis nolu, Tasfiye Halinde ------Limited Şirketi ile bu şirkete ipotekli taşınmaz vererek müteselsil kefil olan şahıslar arasında (terkin işleminden önce açılan)----- İcra Müdürlüğü'nün------ Esas ile İpotekli Taşınmazın Paraya Çevrilmesi Yolu ile takip başlatıldığı, halen devam ettiği, takibin tüm aşamalardaki itirazların -----İcra Hukuk Mahkemesinin 05/07/2023 tarih ve ----- Esas -----Kararı ile sonuçlandığı, karara istinaden dosyadaki Rehinli Taşınmazlar için satış istendiğinde -----. İcra Müdürlüğü'nün ''Dosyada asıl borçlu olan adı geçen firmanın Ticaret Sicilden terkin edildiğini, UYAP sorgusu ile tespit edildiğini, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür.'' şeklinde tensip kararı aldığı, İİK'nun 149/b maddesinde; "149.maddede yazılı haller dışındaki muaccel alacaklar için icra müdürü, borçluya ve varsa taşınmaz sahibi 3. şahsa birer ödeme emri gönderir.” düzenlemesinin mevcut olduğu, borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması sebebiyle haklarında birlikte takip yapılması zorunluluğu olduğu, Ticaret Sicilinden terkin edilen borçlu şirket hakkında takipte taraf olarak gösterilmek suretiyle icra takip işlemlerine devam edilmesi durumunda yapılan işlemlerin geçersiz olacağını, borçlu şirket yönünden ihya sağlanmadan hakkında takip yapılamayacağı, bu eksiğin tamamlanmadan zorunlu takip arkadaşı olan Rehinli Taşınmaz maliklerine karşı da takibin devamının mümkün olmadığını, açmış oldukları davada taleplerine konu (Ticraet sicilden resen terkin edilen) şirketin sicildeki adres yerinin ----- olduğu, yetkili mahkemenin----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerektiği, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığını, tasfiyesi gereken hususların eksik bırakıldığı, tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, TTK 547 maddesi’nin 1. fıkrasında “tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. ” denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlendiğini, ek tasfiyenin sadece tasfiyenin kapanmış olmasına rağmen halen alınması zorunlu ek tedbirlere gereksinim duyulması halinde söz konusu olabileceği, zorunluluk yoksa ek tasfiyeye gidilemeyeceğin, bu hüküm bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumların TTK 547. Maddenin gerekçesinde açıkça belirtildiğini, “Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu” ek tasfiye yoluna gidilebileceği, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 22.06.2023 tarih ----Esas ----- Karar sayılı ilamı ile birlikte ek tasfiye (ihya) davası açma zaman aşımını 5 (beş) yıl ile sınırlandıran hükümde ortadan kalktığını, Yargıtay kararlarından görüldüğü üzere tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceğinin açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin-----İcra Müdürlüğü nezdindeki rehinli takip dosyalarındaki alacaklarının ve bu alacağa istinaden takip edecek icra ve dava dosyalarındaki borçlarının tamamının ödenebilmesi için şirketine ek tasfiye kararı ile ihyası için davayı açtıklarını, 13/12/2010 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden resen terkin olunan Tasfiye Halinde ------ Şirketi'nin iş bu -----icra Müdürlüğü nezdindeki rehinli takip dosyasındaki alacakları ve bu alacağa istinaden takip edecek icra ve dava dosyaları için ek tasfiye kararı verilerek ihyasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı tasfiye kararı veren tasfiye sorumlusu veya memuru ile davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasa ve tüzüğün kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğu, tasfiye memurlara tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görev olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiği, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün değildir. Sayın Mahkeme’nin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkil Sicili Müdürlüğü uyacaktır. TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığnı, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğun düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiği, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden tasfiye sonucu terkin edilen dava konusu şirketin halen devam eden----- İcra müdürlüğünün------ Esas sayılı icra takip dosyasının sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ve bu takip dosyası sonucu alınacak rehin açığı belgesi ile açılacak icra ve dava dosyaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.-----Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12/01/2024 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 15/12/2010 tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisi ve tasfiye memurunun ... olduğu, şirketin 15/12/2010 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.İhyası istenen şirket aleyhindeki icra takip dosyası 2005 yılında açılmıştır. Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden icra takibinin bulunduğu,dolayısıyla şirketin faal olduğu, derdest olan takip sonucuna göre şirket borcunun veya alacağının ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmiştir. Davacının ihyasını istediği şirketin yetkilisi ve tasfiye memuru olduğu ticaret sicil kayıtlarından görülmüştür. Davacının ihya davasına dayanak yaptığı icra takip dosyası incelendiğinde takip borçlularından birinin de ihyasını talep ettiği şirket olduğu görülmüştür. Davacının icra takip dosyasında hem alacaklı hem de şirket tasfiye memuru olarak gözükmemesi yani menfaat çatışması doğmaması için mahkememizce TTK'nın 547/2. Maddesi gereği tasfiye memuru değiştirilmiş şirket ortaklarından ... tasfiye memuru olarak atanmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden icra takibinin olması, nedeni ile dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmiş davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
-
DAVANIN KABULÜNE, . . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . . sicil nosuna kayıtlı bulunup 15.12.2010 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE. . . . . ŞİRKETİ hakkında derdest olan. . . . . İcra müdürlüğünün. . . . . . . Esas sayılı icra takip dosyasının yürütülmesi, icra takibinin sonuçlanması ve infazı ve bu takip dosyası sonucu alınacak rehin açığı belgesi ile açılacak icra takip. dava dosyaları ile sınırlı olmak kaydı ile sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, . . . . . . Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,
-
Tasfiye Memuru olarak şirket ortağı olan ... TC kimlik numaralı ...'ın atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,
-
Kararın. . . . . gazetesinde ilan edilmesine,
-
Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57