İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/988 E. 2023/973 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/988
2023/973
30 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/988
KARAR NO : 2023/973
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/11/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 20/12/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalının----icra Dairesi ----- esas sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ile tüm verilere ilişkin İTİRAZLARININ İPTALİ ile icra takibin devamına karar verilmesi talebi ve borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan davalı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkar tazminatına mahkum edilmesi, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tarafa bırakılması talebimizi havidir. Davalının ---- İcra Müdürlüğü'nün -----esas sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ile tüm verilere ilişkin İTİRAZLARININ İPTALİ ile icra takibin devamına karar verilmesi talebi ve borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan davalı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkar tazminatına mahkum edilmesi, Talep etmektedir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde : İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilimizin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerekmektedir. Müvekkilimiz aleyhine açılmış davanın reddine, müvekkilimiz aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, açık hesap ilişkisine dayalı----İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Tarafların BA/BS formlarının ilgili Vergi Dairelerinden celp edildiği görüldü.
25/04/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 23/08/2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda özetle;
"1.Davacı ve Davalı firmaların incelenen 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği,
2.Davacı ----- Ticari Defter kayıtlarına göre Davalı dan İcra Takip tarihi itibari ile 36.000,51 TL Alacaklı olduğu ,Dava tarihi itibari ile 34.928,85 TL TL Alacaklı olduğu,
3.Davalı -----Ticari Defter Kayıtlarına göre Davacıya Takip tarihi itibari ile 30.024,14 TL Borçlu olduğu , Dava tarihi itibari ile 28.952,48 TL Borçlu olduğu,
4.Davacı ve Davalı Firma Defter kayıtlarında cari hesap farkının : 5.976,37 TL olduğu, farkın 0,07 TL Küsürat farklarından , Davalı Firma tarafından Davacı firmaya düzenlenen 11.05.2022 tarihli ----- numaralı 226,56 TL tutarlı faturanın davacı defter kayıtlarında olmamasından ve Davacı firma tarafından Davalı Firmaya düzenlenen 30.06.2022 tarihli ----- numaralı 5.749,74 TL tutarlı faturanın Davalı firma defter kayıtlarında olamamasından kaynaklandığı
5.Davacı ve Davalı Firma BA ve BS formlarının birbiri ile örtüştüğü
6.Davalı ve Davacı tarafından düzenlenen faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediği,
7.Davalı ve Davacı Tarafından Kayıtlara alınmayan faturalar eklendiğinde İcra Takip tarihi itibari ile Davacının 36.000,51-226,56 (davalının düzenlediği fatura) = 35.773,95 TL alacağı olacağı,
8.Davacının takip tarihindeki 35.773,95 TL alacağına 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereği takip tarihinde itibaren avans faizi oranında faiz talep edebileceği," şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ve 30.024,14 TL yönünden kayıtların birbirini doğruladığı bununla birlikte bakiye alacak yönünden ise davalının BA formları ile davacıdan alım yaptığını beyan ettiği ve bu beyanların davacının BS formları ile uyumlu olduğu böylelikle davacının 35.773,95 TL alacaklı olduğu görülmüş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturalara bağlı olması nedeniyle belirlenebilir ve likit olduğu görülmekle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile . . . . . İcra Müdürlüğünün . . . . . Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 35.773,95 TL üzerinden iptaline, takibin kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına,
-
Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 35.773,95 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.443,71 TL harçtan, peşin yatırılan 80,70 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.363,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL Peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 162,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.823,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
-
3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğundan verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20