SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/762 E. 2023/971 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/762

Karar No

2023/971

Karar Tarihi

29 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/762

KARAR NO : 2023/971

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/12/2021

KARAR TARİHİ : 29/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ---- Şirketi tarafından şirket ortağı ---- tarafından keşide edildiği öne sürülen lehtarı ----olan, 25.01.2019 düzenleme tarihli, 30.11.2019 vadeli ve 490.000,00 TL bedelli senet, lehtarı ----- olan, 05.04.2019 düzenleme tarihli, 30.10.2019 vade li ve 281.000,00 TL bedelli senet ile ilgili olarak davalı ---- tarafından-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- Kararı ile kurulan ihtiyati haciz kararının, ----- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas nolu dosyası ile icra edildiği, ihtiyati haciz kararı kapsamında müvekkili şirketin banka hesaplarına bloke koyulduğu, müvekkili şirkete ait değeri milyonlarca Türk lirasını aşan taşınmazlara ihtiyati hacizler konulduğu, söz konusu icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiği, itiraz davasının yürütüldüğü -----. İcra Hukuk Mahkemesi----- Esas sayılı dosyada yerel mahkemece "Davacı yan,takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığını, İİK 169/a. maddesinde belirtildiği gibi resmi ya da imzasıalacaklı yanca kabul edilen yazılı bir belge ile kanıtlayamaması ve davacının borçlu olmadığının bono metninden de anlaşılamaması karşısında, davalının borca yaptığı itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." diyerek hukuka aykırı şekilde hüküm kurulduğu, söz konusu mahkeme ilamına ilişkin olarak taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğu, başlatılan haksız icra takibine ilişkin olarak, HMK. md. 389 ve İ.İ.K. m. 72/3 gereği tedbir talep etme zaruriyetinin doğduğunu, -----mafyatik kişilerle bir arada olduğu ve müvekkiline baskı yaptığı, şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan çek ve senetleri tanzim ederek şirketi borçlandırma çabasına girdiği, ihtiyati hacze konu senetlerin tarihlerinin sonradan düzenlendiği, herhangi bir şekilde şirket kayıtlarında yer almadığı, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, söz konusu senetlerin müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığının ortaya çıkacağını, yargılamayı gerektirir nitelikli uyuşmazlık kapsamında, kötüniyetle açılan takibin durudulması, akabinde iptaline, davanın kabulü ile müvekkili şirket aleyhine yürütülen icra takibinde müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkilinin ticari hayatlarına onarılamaz zararlar veren bankanın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu davacının iddia ve taleplerinin hukuki dayanağı olmadığı, doğruları ve gerçekleri yansıtmadığı, davanın hukuka aykırı olması nedeni ile reddi gerektiği, davacı borçlu şirketin UYAP sistem sorgulaması yapıldığında görüleceği üzere, davacı hakkında yaklaşık 80 dosyada icra takibi bulunduğu, davacının bu dosyalarda bankalara ve diğer alacaklılara yüklü miktarda borcu bulunduğu, bankaların taşınmazları satarak paraya çevirmeye başladıklarını, bu hususun İcra Tevzi bürosundan sorulduğunda ortaya çıkacak bir konu olduğu, davacı----hacizleri ve satışlarının mahkemeden gizlendiği, an itibarı ile borçluya ait bir çok taşınmazın icradan satılmış olduğu, alacaklı oldukları dosyalara sıra dahi gelmediği, davacı yanın borcunu ödemek yerine, bir taraftan alacaklı müvekkili hakkında asılsız mafya imasında bulunduğu, diğer taraftan adli yargıda hak aradığı için müvekkili hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu,----maddi sıkıntı çektiği, ortakların da borçlara sahip çıkmayıp birbirlerini suçladıklarını, davacı vekilinin meslek etiğine aykırı olarak gerek müvekkiline gerekse bu yolla bir meslektaşa mesnetsiz imalarda bulunmasının haksız olup bu dosyanın konusu olmadığı, dava dışı ---- alacaklı olduğu----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------sayılı dosyaya verdikleri itiraz dilekçelerinin 2. sayfası son kısmında ----- şirkete nakit sağlamak üzere 3. kişilerden nakit para aldığı, bu paraları şirkete getirdiğini, bu paraların alacaklılara ödenmesi için kıymetli evrakların -----verildiğinin açıkça ikrar edildiği, davacı borçlu tarafça hukuka aykırı şekilde ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava icra takibine konu edilen senetler nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiştir.

Davacı vekili şirketin eski yetkilisi ----davacı şirketi zarara uğratmak kastı ile eski tarihi bonolar düzenlediğini, şirketi davalıya karşı borçlu gösterdiğini, mart 2020 de çift imzaya döndüklerini, tarihlerin bilerek eski gösterilerek davacı şirketin zarara uğratılmaya çalışıldığını belirterek senetlerde bulunan mürekkep yaşının tespitini talep etmiştir. Her ne kadar davacı yanca senetlerdeki mürekkep yaşının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiş ise de Yerleşik Yüksek mahkeme, ---- kurumu kararları gereği yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel bir metod bulunmaması yolundaki kararları gereği davacının bu yönde araştırma yapılması yolundaki talebinin reddine karar verilmiştir. ( Bkz. Yargıtay Yargıtay ----. HD-----Yargıtay ----HD----- Yargıtay ----. HD----Sayılı ilamları) Davacı yan takibe dayanak senetlerde davalının ciranta olduğunu, davacı şirketin eski yetkilisi ----- kendi kendine senet düzenlediğini, kendini lehdar göstererek senet düzenlediğini iddia etmiş ise de takibe dayanak senetler incelendiğinde davacı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, 25.01.2019 keşide tarihli 30.11.2019 vadeli senedin lehdarının----- olduğu, keşidecisinin davacı şirket olduğu, bedelinin 490.000 TL olduğu, keza 05.04.2019 keşide tarihli 30.10.2019 vadeli senedin lehdarının -----olduğu, keşidecisinin davacı şirket olduğu, bedelinin 281.000 TL olduğu, davacı iddiası gibi davalının ciranta değil senet emrine keşide edilen lehdar olduğu görülmüştür. Ayrıca dava dilekçesinin 2. Sayfasında esasen davacının davacı şirket eski yetkilisinin şirketin zor dönemlerinde şirketi 3. Kişilere borçlandırdığı yolunda beyanı olduğu görülmüştür.

---- CBS'nin ------ Soruşturma sayılı dosyası incelenmiş davalı hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte yağma , tacir veya yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan takipsizlik kararı verildiği, KYOK kararına itiraz edildiği, itirazın red edildiği, verilen kararın 08/11/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Savcılık soruşturma dosyasında bulunan ifadeler incelenmiş davacı şirketin eski yetkilisi ----- ifadesinde ".... müşteki ile 23 yıl şirkette ortaklık yaptıklarını, diğer şüpheli----- kendi şirketlerine taşeron olarak iş yaptıklarını, kendi şirketlerinin 2019 yılından itibaren mali krize girdiğini, bunun üzerine müştekinin de bilgisi dahilinde ----- şirketi düzlüğe çıkarmak için borç para aldıklarını, bu paraları önce kendi hesabına, daha sonra müştekinin hesabına geçtiğini, ----- müştekinin talebi ve ısrarı üzerine mevcut şirketlerinin mali krizde olması nedeniyle yedek şirket olarak müştekinin çocuklarının küçük olması nedeniyle kendi kızı ---- üzerine yaptıklarını, müştekiye karşı tehdit ve hakarette bulunmadığını, dolandırıcılık ve yağmaya teşebbüs suçlarını işlemediğini, ------ isimli şirketin halen ortağı olduğu için şirketi iflasa sürüklemesinin mümkün olmadığını, yine şirkete ait kendisine bir evrak teslim edilmediği için güveni kötüye kullanmadığını, diğer şüphelileri kendisinin bularak hile ve desise ile borçlandırmadığını, mevcut şirketlerini mali krizden kurtarmak için müştekinin de ısrarlı talebi üzerine borç para bulduklarını, ----- aldıkları borç parayı da ----- isimli şirkete kullandıklarını, müştekinin iddialarının tamamen asılsız ve hayal ürünü olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir..." belirtmiştir.

Savcılık soruşturma dosyasında bulunan davalının ifadesi incelenmiş ".. inşaat sektöründe çalıştığı için ----ortaklarından ----- tanıdığını, şirketlerinin mali krizde olduğunu söyleyerek -----ve müştekinin kendisinden borç para istediklerini, aynı sektörde çalıştıkları için yardımcı olmak babında kendilerine borç para verdiğini, bu borçtan ---- ve müştekinin haberinin olduğunu, daha sonra alacaklarının ödenmediğini ve hukuki takipte bulunduğunu, alacağını almak için herhangi bir tehdit ve hakarette bulunmadığını.." belirttiği görülmüştür.

Mahkememizce deliller toplanmış dosya mali müşavir ve hukukçu bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti 23/06/2023 tarihli raporunda özetle ; "....Uyuşmazlık;“Davalı tarafından davacı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı icra takip dosyasında başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, söz konusu senetlerden dolayı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerden ötürü borçlu olmadığının tespiti isteminin yerinde olup olmadığı, senetlerdeki mürekkep yaşının ne olduğuna ilişkin olduğu” noktasında toplanmaktadır.

Şirket kayıtlarında yapılan inceleme sonucu dava konusu senetlerin verilmesindeki temelindeki alacak borç ilişkisine dair bir delil tespit edilememiştir. Diğer yandan davalı tarafından da dosyaya böyle bir ilişkiyi ortaya koyan herhangi bir delil sunulmamıştır. Sonuç olarak yapılan mali inceleme ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından davacı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün-----sayılı icra takip dosyasında başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, söz konusu senetlerden dolayı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerden ötürü borçlu olmadığının tespiti isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmaktadır.Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucu;Yapılan mali inceleme ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından davacı aleyhine -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı icra takip dosyasında başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, söz konusu senetlerden dolayı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerden ötürü borçlu olmadığının tespiti isteminin yerinde olduğu..." kanaatinde olduklarını belirtilmiştir.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (----).

Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Bir başka anlatımla, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlenmesi esastır (-----).

Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde şart olmamakla birlikte genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (-----). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.

Bedelsizlik iddiası, 6762 sayılı TTK’nın 599. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) m.687) maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.

Yargıtay----HD. ----. Sayılı ilamında "...Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı taraftadır. Ne var ki davaya konu alacak kambiyo senedinde kaynaklanıyorsa HMK 201. madde gereğince senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan hukuki işlemlerin kesin delillerle ispatı gerekir..." belirtmiştir.

Yargıtay HGK'nın ----- Sayılı ilamında "...Yukarıda vurgulandığı üzere, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bononun muvazaa nedeniyle verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Takibe konu yapılan senedin (bononun) metninden bu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunmamıştır. Zira, davacı şirket, senedin (bononun) keşidecisi, davalı da lehtarı bulunduğuna göre, senedin tarafı olan davacı üçüncü kişi olmadığından, muvazaa iddiasını tanıkla değil, usulün öngördüğü biçimde yazılı delille ispatlaması gerekir...." belirtmiştir.Bilindiği üzere bilirkişi raporları takdiri delil olup hukuki nitelendirme mahkemeye aittir. Davaya konu olay zorunlu unsurları tam olan kambiyo senetlerinden kaynaklanmaktadır. Takibe konu senetler incelendiğinde "bedeli nakden ahz olunmuştur" kaydı olduğu görülmüştür. Yukarıda menfi tespit davalarına dair genel açıklamalar yapılmış olup kambiyo senedine dayanan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığını iddia eden davacı ispat külfeti altındadır. Her ne kadar davacı yanca davalı ile arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davalının da bu hususta ifadesi olduğunu bu nedenle borçlu olmadıklarını ileri sürmüşse de davalının yargılamanın başından beri zaten davacı ile ticari ilişkisi olduğuna dair bir iddiası bulunmamaktadır.Nitekim 21.06.2021 tarihli ifadesinde de davacı şirket ile ticari ilişkisi olmadığını ancak borç para verdiğini belirtmiştir. Davalı savcılık soruşturma dosyasında ve gerekse de iş bu dosyada davacı şirketin kendisinden borç para aldığını, alacağını alamadığı için de senetleri takibe koyduğunu beyan etmiştir. Nitekim senetler incelendiğinde de malen kaydı olmadığı, bedelinin nakden alındığına dair kayıt olduğu görülmektedir.

Davacı senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürmekte olup 6100 sayılı HMK'nın 200 ve 201. Maddeleri gereği davacı yazılı delille iddiasını ispatla yükümlüdür. Her ne kadar bilirkişi heyeti davacı defterlerinde davalıdan borç alındığına dair kayıt olmadığı, davacı defterlerinde taraflar arasında ticari ilişki olmadığı bu nedenle davacının borçlu olmadığı yönünde tespit yapılmış ise de ispat külfetinde hataya düşülmüştür. Esasen yukarıda ifade edildiği üzere zaten bu hususta hukuki nitelendirme de mahkemeye aittir. Ticari defterler tek taraflı düzenlenen belgeler olup bir kambiyo senedinin davacı defterlerinde yer almaması veya taraflar arasında ticari ilişki olduğuna dair kayıt olmaması başlı başına ispat külfetinde yer değişikliğine yol açacak mahiyette değildir. Nitekim aşağıda kambiyo senetlerinin ticari defterlerine işlenme zaruriyeti olmadığına dair birkaç karar da alıntılanmıştır.Yargıtay ----. HD.-----Sayılı ilamında "....Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle takibin kambiyo senedine dayalı olup kambiyo senetlerinin ticari defterlere işlenme zaruretinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." belirtmiştir.Yargıtay ---- HD.-----. Sayılı ilamında "....kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydı zorunlu değildir. Mahkemece, dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olup sebepten mücerret olduğu ve davacının söz konusu senet nedeniyle borçlu bulunmadığını kesin delille ispat yükü altında bulunduğu gözetilerek ve ispat yükü kendisinde bulunan davacının delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..." belirtmiştir.Tüm dosya kapsamı, yukarıda anlatılan hususlar, atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının kambiyo senedi kaynaklı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği ve ispat külfeti altında olduğu, iddiasını dava miktarı nazara alındığında ancak yazılı ve kesin delillerle ispat edebileceği, ispat külfeti altında olduğu anlaşılmış, davacı vekiline davalı asile yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davacının temin teklif etmesi üzerine davalının da duruşmada yemini eda etmesi nedeni ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Her ne kadar mahkememizin 03.01.2023 tarihli kararı ile İİK 72/3 Maddesi gereği tedbir kararı verilmiş ise de, davacının teminat olarak istenen nakit veya teminat mektubu ibraz etmediği, teminatı yatırmadığı, tedbir kararının da bu nedenle uygulanmadığı, ihtiyati tedbir yolu ile alacaklının alacağına kavuşmasının ertelenmediği görülmekle davalı lehine tazminata hükmedilmemiştir. (Bkz -----. )

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. Davanın reddine,

  2. Her ne kadar mahkememizin 03.01.2023 tarihli kararı ile İİK 72/3 Maddesi gereği tedbir kararı verilmiş ise de, davacının teminat olarak istenen nakit veya teminat mektubu ibraz etmediği, teminatı yatırmadığı, tedbir kararının da bu nedenle uygulanmadığı görülmekle davacı aleyhine İİK'nın 72/4. Maddesi gereği tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,

  3. 492 Sayılı Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL maktu harcın, peşin alınan 15.789,00 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 15.519,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 131.700,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,

  7. 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının talep halinde taraflara iadesine,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, -----Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeMenfiticaretonanmasına"mahkemesi(KıymetliEvraktanTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim