İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/952 E. 2023/947 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/952
2023/947
23 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/952 Esas
KARAR NO: 2023/947
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/12/2022
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket adına kayıtlı -------- plakalı araç -------- sevk ve idaresinde 23.03.2020 tarihinde saat 20:00 sularında ------- mevkiinde seyir halindeyken elverişsiz hava koşulları ve buna bağlı olarak yolun kayganlaşması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karayolunun sağ kısmında bulunan aydınlatma direğine çarptığını ve bu sebeple maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın Kasko poliçesi -------- poliçe numarası ile davalı -------- Şirketi tarafından düzenlendiğini, bu sebeple müvekkilinin aracında meydana gelen hasar sebebiyle, düzenlenmiş olan kasko poliçesi kapsamında, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunu, davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar tazmini için 13/05/2020 tarihinde mail yoluyla davalı sigorta şirketinin resmi mail adresine yazılı başvuru yapılmış olup bu yazılı başvurunun öncesinde ise söz konusu kaza akabinde müvekkilinin durumu hemen sigorta şirketine bildirdiği ve davalı sigorta şirketince ekspertiz çalışmalarının yapıldığı sabit olmasına mukabil başvuruların sonuçsuz kalması sebebiyle mevzu bahis olayın 09/07/2020 tarihinde -------- sayılı dosya ile başvuruda bulunulduğunu, bahsi geçen başvuru -------- Sayılı kararı ile başvurunun tahkim yargılaması ile çözülemeyeceği yönünde karar verildiğini, sonrasında yeniden -------- E. Sayılı dosyası ile ---------- başvuru yapılmış ancak başvurunun reddedildiğini, söz konusu ret kararları nedeniyle işbu davayı açma zarureti doğduğunu, dilekçemiz ekinde sunulan fotoğraflar ve eksper raporu incelendiğinde davaya konu kaza sonucunda müvekkili araçta çok yüksek bir hasar meydana geldiğinin açıkça görüldüğünü beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalması kaydıyla sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL hasar bedelinin davalı taraftan alınarak taraflarına ödenmesini, talep ve dava etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "ÖN RAPORUMUZDA; "Bilirkişi olarak görevlendirildiğimiz --------- Esas no lu dosyada sağlıklı bir inceleme ve değerlendirme yapabilmemiz için; DAVACI ŞİRKETTEN dava konusu --------- şase nolu --------- plaka sayılı aracın, dava konusu 23/03/2020 kazasına ilişkin değiştiği belirtilen yedek parçaların değişimine/onarımına alt onarım sürecine ait fotoğraflarının temini, onarımına alt ONARIM FATURASI (DETAYLI, FİYATLI VE PARÇA KODLU HASAR KALEMLERİ BULUNAN), servis kayıtlarının, ödeme belgelerinin teminine ihtiyaç duyulmuş ve SADECE FOTOĞRAFLAR ÜZERİNDEN GERÇEK HASAR TESPİTİNİN YAPILAMAYACAĞI sonucuna varılmış olup, --------- muayene sorgusundan da ONARILDIĞI ANLAŞILAN araç ile ilgili söz konusu belgelerin temin edilmesi halinde sorulan hususlar doğrultusunda sağlıklı bir inceleme yapılarak denetime elverişli sonuç bildirir rapor tanzim edilebilecektir." ŞEKLİNDE BELİRTİLDİĞİ, EK RAPOR TANZİM TARİHİ İTİBARİYLE DAVACI TARAFÇA DOSYAYA; dava konusu -------- plaka sayılı aracın, dava konusu 23/03/2020 kazasına ilişkin değiştiği belirtilen yedek parçaların değişimine/onarımına ait onarım sürecine ait ONARIM FOTOĞRAFLARI, onarımına ait ONARIM FATURASI (DETAYLI, FİYATLI VE PARÇA KODLU HASAR KALEMLERİ BULUNAN), servis kayıtlarının, ödeme belgelerinin SUNULMADIĞI, DOSYA KAPSAMINDAKİ MEVCUT HASAR FOTOĞRAFLARI DİKKATE ALINARAK HASAR DEĞERLENDİRMESİ YAPILDIĞI, Söz konusu -------- plaka sayılı --------- marka/tip, -------- model aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarından KDV dahil 200.023,23 TL olabileceği (Tablo 1), Bu husustaki hukuki durumun nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: Mülkiyeti davacı -------- Şti. adına kayıtlı ve 23.03.2020 tarih ve saat: 20:00 sıralarında --------- sevk ve idaresinde olduğu beyan edilen --------- plakalı aracın hasarı ile ilgili olarak, davacı yanın iddiasına göre değerlendirme yapılması gerektiğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde, bu taktirde, 200.023,23 TL.'nin 13.05.2020 başvuru talep tarihinden itaberen işleyecek avans faizi ile davalı yanın sorumlu olduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
ISLAH:Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle;Fazlaya ilişkin her türlü dava ve alacak hakkını saklı tutarak, ıslah dilekçelerinin kabulünü ve davalı yana tebliğ edilmesini, ıslah dilekçesi ile belirlediğimiz 200.023,23 TL bedelin mevduatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı yandan alınarak tarafımıza verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigortası altında bulunan --------- plakalı aracının23/03/2020 tarihinde tek taraflı kazaya karıştığını, davalı sigorta şirketinin kasko poliçesi nedeniyle meydana gelen hasar kaybının tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası sebebiyle davacının aracında meydana gelen hasardan kaynaklanan sigortalı tarafından kendi kasko sigortacısına karşı açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 23/03/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında --------- plaka sayılı aracın yol kenarındaki aydınlatma direğine çarpması nedeniyle oluşan hasar bedelinin talep edildiği, davalı sigorta şirketinin söz konusu kazada alkollü araç kullanımı ihtimali nazara alınarak ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 28/08/2023 tarihli heyet raporunda özetle, 23/03/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasar gördüğü bildirilen ---------- plaka sayılı --------- marka/tip, --------- model aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarından KDV dahil 200.023,23 TL olabileceği tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.Davacı vekili 19/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde dava bedelini 200.023,23 TL hasar kaybı bedeli olarak belirlediği anlaşılmıştır.İddia, savunma, bilirkişi raporu, hasar ve poliçe dosyası tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan aracın poliçesi incelendiğinde araç hasar kaybının rayiç değer olarak sınırlandırılarak teminat kapsamına alındığı, davacının sigorta şirketinden 200.023,23 TL hasar kaybı sebebiyle bu miktar üzerinden zararının oluştuğu ve bu miktar üzerinden talepte bulunulduğu anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketi alkollü araç kullanımından kaynaklı ödemeyi gerçekleştirmediği, tahkim komisyonu tarafından yapılan tahkikatta da bu duruma dikkat çekilerek görevsizlik kararı verildiği, hal böyle olunca davalı sigorta şirketinin bu yöndeki savunmalarının yerinde olup olmadığının irdelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Benzer konuya ilişkin ---------- numaralı ilamında; "...Poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Genel prensipler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer." şeklinde açıklamalar yer verildiği görülmüştür.Aynı şekilde --------- sayılı ilamında; " TTK'nın "Riziko gerçekleştiğinde" başlıklı 1446. maddesinde, " (1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir.(2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir.(3) Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.", "Bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğü" başlıklı 1447. Maddesinde ise; "(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlamak zorundadır. Ayrıca, sigorta ettiren, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almakla yükümlüdür.(2) Bu yükümlülüğün ihlal edilmesi sebebiyle ödenecek tutar artarsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemelere paralel olarak Kasko Sigortası Genel Şartları'nın " Hasar ve Tazminat: Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri" başlıklı B.1. Maddesinde; "Sigortalı ve/veya sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesi halinde aşağıdaki hususları yerine getirmekle yükümlüdür.1.1.Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmak,
1.2.Sigortalı değilmişcesine gerekli kurtarma ve koruma önlemlerini almak ve bu amaçla sigortacı tarafından verilen talimata elinden geldiği kadar uymak,
1.3.Aracın çalınması halinde, durumu öğrenir öğrenmez derhal yetkili makamlara bildirimde bulunmak,
1.4.Zorunlu haller dışında, rizikonun gerçekleştiği yer veya şeylerde bir değişiklik yapmamak,
1.5.Sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarıyla delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı, sigortalı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sigortacıya vermek,
1.6.Tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu haklarının saptanması için sigortacının veya yetkili kıldığı temsilcilerinin sigorta kapsamında yer alan şeylerde ve bunlarla ilgili belgeler üzerinde yapacakları araştırma ve incelemelere izin vermek,
1.7.Üçüncü kişilerin haksız veya kusurlu fiili sonucu meydana gelen kazalar varsa tanıkların kimlikleri ile adreslerini en yakın yetkili makama bildirmek ve mümkün olan hallerde bir görgü tutanağı sağlamak." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemeler çerçevesinde dosyanın yapılan incelemesinde; dava konusu trafik kazasının 09/05/2018 tarihinde gerçekleştiği, davalı Sigorta Şirketi'ne ise 02/06/2018'de başvurulduğu; hasar dosyasındaki kasko ekspertiz raporuna göre, kasko sigortacısı davalı tarafından görevlendirilen ekspere gerekli bilgi ve belgelerin davacı tarafça verilmediği, bu nedenle, tespitin yapılamadığı anlaşılmıştır. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, bu hususları ve yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeleri ileri sürerek, davacının tazminat talebinin teminat dışı olduğunu belirtmiştir. Ancak, Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve davalı tarafça ileri sürülen itirazlar konusunda gerekli araştırma yapılmadığı gibi herhangi bir değerlendirmede de bulunulmamıştır. Bir başka deyişle, eksik inceleme soncunda hüküm verilmiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin, istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar kabule şayan görülmüştür. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 156. maddesinde; " Aşağıdaki durumlarda Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir:
-
Kazaya bir aracın karışması (tek taraflı maddi hasarlı kaza ise),....
-
Kazada kamu malına veya üçüncü kişilere ait eşyaya zarar verilmiş olması." eklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut olayımızın değerlendirmelerinde söz konusu kazanın 23/04/2020 tarihinde gerçekleştiği, kazanın tek taraflı hasarlı trafik kazası olduğu, her hangi bir yaralanmanın mevcut olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanlarından kazayı sigorta şirketine 13/05/2020 bildirdiği, bu haliyle kaza ile ihbar arasında 21 gün sürenin olduğu, kazaya ilişkin tutulan her hangi bir trafik kazası tespit tutanağının bulunmaması hususları hep bir arada değerlendirildiğinde davacının üzerine düşen süresinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu haliyle davacının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmadığı, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği ancak rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyeti davacı yanca kasten yerine getirilmediği, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 156. Maddesinde tek taraflı gerçekleşen ve kamu malına zarar veren (aydınlatma direği) trafik kazalarında Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı tutma sorumluluğunun trafik zabıtası veya genel kolluk birimlerinde olduğu, söz konusu kazada bu hususa riayet edilmediği, bu haliyle davalı sigorta şirketinin alkollü araç kullanımına ilişkin ispat külfetinin yer değiştiği, davacının ise alkollü araç kullanımının olmadığına ilişkin her hangi bir ispat aracını dosyaya sunmadığı anlaşılmakla rizikonun bu sebeplerle teminat dışı kaldığı vicdani kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVACININ DAVASININ REDDİNE,
-
Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70 TL ve 3.420,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 3.230,85 TL harcın davacıya İADESİNE,
-
Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 32.003,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
-
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluklarında verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20