SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/899 E. 2023/941 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/899

Karar No

2023/941

Karar Tarihi

23 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/899

KARAR NO : 2023/941

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 18/11/2022

KARAR TARİHİ : 23/11/2023

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 18/11/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; ----müvekkili sigorta şirketince ---- poliçe numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını beyan etmiştir. Dava dışı sigortalı ----- firmasından 2 kap yedek parça sipariş ettiğini, 26.08.2021 tarihinde davalı taşıyıcıya teslim edilen yedek parçaların, ----Türkiye'ye hava yolu ile taşıması ---- konşimento numarası ile sağlanmaya çalışıldığını, ancak taşıyıcı firmanın gönderilen 2 kaptan birini kaybettiğini iddia ermiştir. Ulaştırılamayan bir kap içerisinde bulunan yedek parçaların listesinin dilekçe ekinde olduğunu beyan etmiştir. Dava dışı sigortalı, kaybedilen ürünlere ilişkin davalı taşıyıcıya ihbarda bulunulduğunu, bunun üzerine davalı tarafından özür mahiyetinde mektup gönderildiğini belirterek, müvekkili sigorta şirketi sigortalısının kayıp nedeni ile uğramış olduğu zararı 27.10.2021 tarihinde 5.786,63 EURO ödeyerek karşıladığını beyan etmiştir. Müvekkili, sigortalısının uğramış olduğu zararı tazmin etmesi nedeni ile haklarına halef olduğunu ileri sürerek, bu nedenle davalı şirkete önce mail yolu ile ihtar metni gönderildiğini, daha sonra-----İcra dairesi ---- Esas numaralı dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak davalı şirket icra dosyasına kısmı itirazda bulunduğunu ve takibi durdurulduğunu belirtmiştir. Davalarının kabulüne, başlattıkları----- İcra dairesi ----numaralı dosyada yapılan itirazın kısmi olarak iptal edilerek, 5.260,57 EURO ödemenin sigortalıya yapıldığı tarihten itibaren mevduatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte takibin devamına karar verilmesine, %20'de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, uyuşmazlık konusu gönderinin geliş adresinin ------olması nedeniyle söz konusu ilişkinin uluslararası bir taşıma ilişkisi olduğunu, Müvekkili Şirket’in söz konusu ilişkide uluslararası taşıyıcı olduğunu, gönderinin geliş-varış yeri devletlerinin uluslararası sözleşmelere tabi olması ile uyuşmazlığın çözümünde 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu (“Varşova Sözleşmesi”) ve Protokolleri ile 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi’nin uygulanacağını ileri sürmüştür. Davacı, dava dilekçesinde gönderinin Müvekkili Şirket’in kusuru ile kaybolduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirket tarafından kesinlikle teslim süresine ilişkin hiçbir taahhüt verilmediğini ileri sürerek müvekkili şirket tarafından bildirilen sürelerin tahmini süreler olduğunu, ayrıca, Davacı’nın iddialarının aksine Müvekkili Şirket gönderiyi Davacı’ya teslim etmek istediğini ve gönderinin alıcı tarafından teslim alınması için bildirimde bulunduğunu, ancak davacı tarafından yeni sipariş verilerek başka bir ürün temin edildiği beyan edilerek gönderinin teslim alınmayacağı ve imha edilmesi talebi bildirildiğini beyan etmiştir. Bu nedenle, Davacı’nın gönderiyi teslim almamasında Müvekkili Şirket’in hiçbir kusuru olmadığını savunmuştur. Davacı’nın dava dışı sigortalısının ----- konşimento numaralı gönderisi için özel bir fayda beyanında bulunulmadığını ve gönderisinin sigortasız olduğu da gözetildiğinde somut olayda Müvekkili Şirket’in sadece sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini ileri sürmüştür. Emsal Mahkeme Kararları ile Yargıtay içtihatları uyarınca da taşıyanın sınırlı sorumlu olduğu ve Varşova Konvansiyonu ve Protokolleri ile Montreal Sözleşmesi’nin uluslararası taşımacılığa uygulanacağı kabul edildiğini belirtmiştir. Müvekkili Şirket’in sınırsız sorumluluğu olduğunun kabulü mümkün olmadığını belirterek, sözleşmelerde sınırsız sorumluluk halleri yalnızca yolcu ve bagaj taşımaları için düzenlendiğini belirtmiştir. Davacı’nın iddia ve taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu halde, Müvekkili Şirket’in herhalükarda sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini savunmuştur. Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek sebeplerle; öncelikle işbu davanın aydınlatılması, aksi halde usulden reddedilmesinin gerektiğini savunarak, her halükarda Davacı’nın Müvekkili Şirket aleyhindeki sair iddia ve taleplerini kabul etmediklerini belirterek açılan işbu davanın reddini talep etmiştir. Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle; öncelikli olarak usule ilişkin itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, 2. bentte yer alan taleplerinin reddi halinde, tümü ile haksız ve hukuka aykırı davanın tüm fer’ileri ile birlikte esastan reddine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava hukuksal niteliği itibariyle, emtia nakliyat poliçesi kapsamında taşıma esnasında sigortalıya ait emtialardan bir kısmının kaybolması sebebiyle uğranılan zarardan dolayı ödenen tazminatın TTK'nın 1471. maddesi uyarınca sorumlu taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Hasara uğrayan emtianın 26/08/2021 günü----numaralı taşıma senedi(-----) ile toplamda 16.915 kg olarak taşımaya alındığı, kaplardan birinin teslim edildiği ancak dava konusu 126 kg kabın bir süre kayıp olarak göründüğü sonrasında ise 24.09.2021 tarihli mail ile bulunduğu bildirilen kabın davacı sigortalısının emtianın kayıp yazısı alındıktan sonra başkaca yollardan temin edildiği bildirilerek 08.10.2021 tarihli talebi üzerine tasfiye edildiği taraflar arasında ki yazışmalar ve dosyada mevcut belgelerden anlaşılmıştır.Dosyada mübrez 22/06/2022 tarihli EFT dekontu incelendiğinde davacı sigortacının 5.786,63 Eur sigortalısına ödeme yaptığı çekişmesizdir.Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi incelendiğinde havayolu taşımacılığı esnasında meydana gelen zararlar da poliçe teminatı kapsamında olup, dava konusu hasar bedelinin de bu kapsamda olduğu belirgindir.

Taşımacılık ----türkiye arası uluslararası havayolu kargo taşımacılığına ilişkin olup, her iki devlette Montreal Konvansiyonuna taraftırlar. Dolayısıyla somut ihtilafa bu uluslararası normun tatbiki lazımdır.

(Buna göre, her ne kadar eşyanın “hiç teslim edilmemesi” eşyanın zıyaa anlamına gelmekle birlikte, uluslararası düzenlemelerde zıya karinesine başvurabilmek için belirli sürelerin geçmesi gerekmektedir. CMR Sözleşmesi'nin 20. maddesinin birinci paragrafı ile Varşova Sistemi/Montreal Konvansiyonu'ndan Montreal 13'ün üçüncü paragrafı uyarınca bu sürelerin geçmesine rağmen eşya halen daha taşıyıcı tarafından gönderilene teslim edilmediği takdirde, taşıyıcı aleyhine aksinin ispatı mümkün olmayan bir karine işletilmek suretiyle söz konusu olayda eşyanın zıyaa uğradığı kabul edilerek taşıyıcının sorumluluğu eşyanın zıyaa hükümleri çerçevesinde değerlendirilecek ve eşya üzerinde hak sahibi olan kişi taşıyıcıdan zıya sorumluluğuna dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilecektir. ----,)

Montreal Konvansiyonu 13/3: Taşıyıcı eşyanın kaybolduğunu kabul ederse ya da eşya ulaşması gereken tarihten sonraki yedi günün sonunda da varış yerine ulaşmazsa gönderilen, taşıma sözleşmesinden doğan haklarını taşıyıcıya karşı dermeyan etme hakkına sahiptir.Somut olayda davacı sigortalısı eşyanın ulaşması gereken 27.08.2021 tarihinde ulaşmaması sebebiyle 07.09.2021 tarihli mail ile kayıp yazısı talep edildiği ve kabın verilen sürede temin edilememesi sebebiyle yeni sipariş verildiği bu haliyle Montreal Konvansiyonu 13/3 maddesi uyarınca 7 günlük sürenin geçirildiği sonrasında kabın bulunmasının kendisine teslime yönelik bir talebi bulunmayan aksine başkaca yollardan emtiayı temin eden davacı sigortalısı açısından bir öneminin bulunmadığı ve eşyanın zıyaa uğramış kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Montreal Konvansiyonu'nun 19. maddesi uyarınca kargonun hasara uğraması durumunda havayolu ile taşıma kargosunda kargoya konu emtianın taşıyıcı sorumluluğu altında bulunduğu, zararın taşıma sırasında meydana geldiği davalı hava taşımacısının sorumluluk alanında kaldığı ve davalı açısından MK.19 uyarınca herhangi bir kurtuluş kanıtı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Aynı konvansiyonun 22. maddesinde de sorumluluk sınırı belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğunun hasar gören kargonun beher kg başına 22 SDR ile sınırlı olduğu düzenlenmekle her ne kadar 14.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda Montreal Konvansiyonunun 18. ve 22.maddeleri gereği birim kg başına 22 SDR(sehven 19 SDR olarak belirtilmiştir.) üzerinden gerçek zararın üst limitin üzerinde kalma ihtimaline binaen hesaplama yapılması istenmiş ve hatalı, yetersiz bir şekilde hesaplama yapılmış ise de usul ekonomisi ve hesaplamanın karar tarihi itibariyle yapılması gerekliliği de dikkate alınarak mahkememizce yapılan hesaplamada; hasarlanan 1 kap emtianın 126 kg(Konvansiyonu'nun 22.maddesi gereği dosyada mübrez taşıma senedinde--- malların toplam brüt ağırlığı(----) 16.915 kg ile ücrete esas ağırlığı (----) 16.915 kg aynı olduğu anlaşılmıştır.) miktarında olup, davalının sorumluluğunun üst sınırının 126x22 SDR = 2.772 SDR olduğu, duruşma tarihi (karar) tarihi itibariyle 1 SDR'nin 1.33093 USD olduğu dikkate alınarak üst limit 2.7721.33093=3.689,33 USD olup çapraz USD/Euro kuru= 1.09013.689,33=3.384,39 Euro olduğu ve davacının rücu edebileceği miktarın bu bedel ile sınırlı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.Eldeki dava, temelinde taşınan emtiada meydana gelen zarar nedeniyle ödene tazminatın rücusuna ilişkin olup, tazminat miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit(belirlenebilir) değildir dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın Kısmen Kabulüne;

-Davalı tarafından ----. İcra Dairesinin -----Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 3.384,39 Euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair istemin reddine,

-Takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizinin işletilmesine,

  1. Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

  2. Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 3.384,39 Euro (65.480,83 TL) lik kısım yönünden alınması gereken 4.472,99 TL harçtan peşin alınan 1.221,87 TL harcın ve 305,46 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.527,33 TL'den mahsubu ile bakiye 2.945,66‬ TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,

  3. Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 1.221,87 TL peşin harç, 305,46 TL tamamlama harcı ve 80,70 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

  6. Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 183,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.183,75 TL yargılama giderinden kabul. red oranına göre belirlenen 2.048,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Kabul red oranına göre belirlenen 1.003,62 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 556,38 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretİtirazınİptalimahkemesi(HaksızEylemdenZararKaynaklanandevamınaNedeniyle)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim