İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/368 E. 2023/885 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/368
2023/885
2 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/368 Esas
KARAR NO: 2023/885
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/09/2020
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
Davacı vekili 11/09/2020 harç tarihli dava dilekçesinde özetle;
Taraflar arasında kurulan ticari ilişkiye binaen Müvekkili Şirket tarafından 14.02.2019, 01.03.2019 ve 01.04.2019 tarihli 3 adet faturanın tanzim edildiği ve davalı'ya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından 14.02.2019 tarihinde banka kanalıyla yapılan kısmi ödeme haricinde Müvekkili Şirket'e herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple davalı'ya -------- Noterliğince 20.05.2019 tarihli ve -------- yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ihtarname ile tanınan sürenin dolması üzerine --------- Esas numaralı doya ile takip başlatıldığını, ancak borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine icra taki binin durdurulduğunu;-------- Arabuluculuk Bürosu nezdinde anlaşma sağlanamadığını, İtiraz edilen icra takibi, borçluya kesilen faturalar ve taraflar arasındaki cari hesaba dayanmakta olup yapılan ödenen/ödenmeyen faturalar Müvekkili Şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi sabit olacağını davalarının haklılığının ortaya çıkacağını, alacağın likit fatura alacağı olduğunu, haksız şekilde ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin gerekeceğini belirterek itirazın iptaline ve takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte takibin devamına karar verilmesini, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettikleri ile dilekçeleri ekindeki Arabuluculuk Son Tutanağı, 5 adet Fatura, İhtarname, Cevap ve faturaya itiraz ihtarnamesi, e-posta yazışmaları görülmüştür.
Davalı vekilinin 23.10.2020 tarihinde esas dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle;
Dava şartı olan arabuluculuk son tutanak aslının ibraz edilmediği tespit edildiğinden bu dava şartı noksanlığının derhal ve kesin süre tayin edilerek yerine getirilmesinin gerektiğini; Dava dışı ... müvekkilinin esas ticari muhatabı ve alacaklısı/borçlusu olduğunu, davacı şirketin tek sahibi ve tek yetkilisi aynı zamanda gerçek kişi tacir olup müvekkili ile ticari ilişki içinde olan esas muhatap olduğunu, kendisi tarafından verilen hizmetlerin faturalandırmasının kısmen davacı tüzel kişilik üzerinden kısmen de kendi şahıs şirketi --------- üzerinden yapıldığını;Davacı taraf ile ticari münasebeti boyunca Müvekkilinin ödemediği hiçbir borcu olmadığını, ödemelerin tümünün banka üzerinden yapıldığını;Davacı tarafın dilekçesinin ekinde aynı ortağa ait şahıs şirketi tarafından kesilen faturaları da sunduğunu, bu durumun davacı tarafın ticari münasebetini bir tüzel kişilik ile yürütmediğinin de en büyük göstergesi olduğunu, müvekkili ile davacı ----------- İletişim'in tek sahibi ve tek yetkilisi ... arasında tanıtım ve benzeri etkinlik faaliyetlerinin yapılmasına yönelik bir ticari ilişki/anlaşmanın mevcut olduğunu, bu hizmetlere ilişkin faturalandırmanın bir kısmı --------- tarafından şahıs şirketi olan "--------" üzerinden bir kısmının ise ---------- İletişim üzerinden yapıldığını, dava dosyasında mübrez faturaların bu durumu göstermekte olduğunu, müvekkiline hizmet sunan ve fatura kesen gerçek kişi tacir faturalandırmalarının bir kısmını tüzel kişilik vesilesi ile yapmış olsa da tüm ödemeleri kendi şahsi hesabı üzerinden aldığını ve kabul etttiğini, -------- Bankası'ndaki------- ve-------- IBAN numaralı hesaplarına toplamda 100.000,- TL'den fazla ödeme yapıldığını;Davacı tarafın düzenlediği faturalardan 01/04/2018 tarihli 13.019,- TL tutarındaki faturanın hiçbir mesnedi olmadığından bu faturaya itiraz edildiğini ve------- Noteri marifeti ile davacı tarafa gönderilen ihtarnamenin ekinde bu faturanın iade edildiğini, davacı tarafından da müvekkiline ödenmemiş olan bir adet fatura bulunmaktadır, tüm ödemeler ve faturalar karşılaştırıldığında müvekkilinin borçlu çıkmasının mümkün olmadığını; Davacı limited şirketi tarafından kesilen faturaların bedelinin müvekkili tarafından limited şirketin ortağı ve aynı zamanda gerçek kişi tacir ... şahsi hesaplarına ödendiğini, müvekkilinin kendisine bildirilen farklı hesaplara borcunu ödediğini, dava dışı gerçek kişi tacir tarafından davacı ve şahıs şirketi üzerinden kesilen ve müvekkili tarafından kabul edilen faturaların bedelleri ile dava konusu icra dosyasındaki talep miktarı karşılaştırıldığında müvekkili tarafından şahsi hesaplara yapılan ödemelere itiraz edilmemiş olduğunun da anlaşılacağını, aksi halde yapılan ödemelerin müvekkiiline davacı tüzel kişinin hesabına yapılmak üzere iade edilmesinin gerektiğini belirterek Sayın Mahkeme'den davanın önce dava şartı yokluğundan ve hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğundan işbu davanın usulden reddine, aksi halde yapılan tüm ödemeler ilgili banka vasıtası ile teyit edilerek müvekkilinin borcunun kalmaması sebebi ile esastan reddine karar verilmesini icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhinde dava konusu meblağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçeleriekindeki --------- Firma Detayları, Ödeme Dekontları, Faturaya itiraz ve iadesine ilişkin İhtarname, Faturalar görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İİK'nun 67/1 fıkrası; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmünü amir olup, itirazın iptali davası bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
Bu süre borca itirazın öğrenilmesi ile değil alacaklıya tebliği ile işlemeye başlar. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 01.11.2021 tarihli kök ve 25.02.2022 tarihli ek bilirkişi raporları düzenlenmiş olup bahse konu raporda taraf kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu ancak kayıtların birbiriyle uyumlu olmadığı ve farklılık taşıdığı tespitine yer verildiği bu haliyle de davacının HMK 85 ve 222 maddeleri uyarınca defter kayıtları ile alacağını ispatlayamadığı yine yazılı delil başlangıcı göz önüne alınarak dinlenen tanık beyanları ile de alacağını ispatlayamadığı görülmüştür. Bir davada ileri sürülen maddi vakıayı ispat yükü kendisine düşün taraf, o vakıayı başka türlü ispat edemezse, delil listesinde dayanmış olmak koşuluyla HMK 225 vd. md. uyarınca ispat için son çare olarak karşı tarafa yemin teklif edebilir. Yemin teklifi için ileri sürülen maddi vakıanın karşı taraftan kaynaklandığı iddia olunmalıdır. Koşullarına uygun şekilde yemin teklifi halinde, karşı taraf ya yemini eda, ya da yemini iade (ret) edebilir. Yemin davetiyesinin, yemin teklif edilen gerçek veya tüzel kişinin bizzat kendisine çıkartılması ve usulüne uygun bir biçimde tebliği zorunludur. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır (6100 sayılı Yasa Md. 227-228). Somut olayda davacı taraf yemin deliline dayanmış olup yemin delili hatırlatılması üzerine sunulan yemin metnine ilişkin yemin davetiyesi davalı tüzel kişilik adresine 29.07.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ancak 02.11.2023 tarihli duruşmada davalı şirket yetkilisinin geçerli bir mazeret sunmadan duruşmada hazır olmadığı tespit edilmiş ve davalı tarafın yemin edasından kaçındığı kabul edilmiştir.Davalı tarafın yemin edasından kaçınması nedeniyle dava konusu alacak yönünden yemin konusu vakıaların davalı tarafça ikrar edilmiş sayıldığı kabulüyle davanın ispatlandığı anlaşılmış olup 35.194,81 TL asıl alacak ve 40,98 TL işlemiş faiz olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine uygun temerrüt ihtarına ilişkin noter ihtarı tebliğin 23.052019 tarihinde yapıldığı 3 iş gün sonrası olan 29.05.2019 tarihi ile takip tarihi olan 31.05.2019 tarihleri arasında mahkememizce yapılan hesaplama ile tespit edilen 40,98 TL miktar ile takip öncesi işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.Asıl alacak faturalara bağlı olduğundan belirlenebilir ve likit olmakla kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Yukarıda beliritlen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın Kısmen Kabulü ile;
---------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 35.194,81 TL asıl alacak ve 40,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.235,79 TL üzerinden iptaline, takibin kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 35.194,81 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
-
Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 35.235,79 TL lik kısım yönünden alınması gereken 2.406,95 TL harçtan peşin alınan 425,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.981,05 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
-
Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 425,90 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 27,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 1.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 250,20 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.550,20 TL yargılama giderinden kabul. red oranına göre belirlenen 1.548,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Kabul red oranına göre belirlenen 1.318,95 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1,05 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55