İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/920 E. 2023/871 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/920
2023/871
26 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/920 Esas
KARAR NO: 2023/871
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2022
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
:Davacı vekili dava dilekçesinde . müvekkili şirketin nakliye ve lojistik hizmeti vermekte olduğunu, müvekkili, davalıdan almış olduğu siparişlerini yerine getirerek, davalıya fatura kesmekte ve davalı tarafından da kendisine ödeme yapılmakta olduğunu, icra takibine konu hizmetler karşılığında da aynı şekilde müvekkil faturalarını kesip davalıya göndermiş ise de davalı bu sefer ekonomik olarak zor durumda olduğunu iddia ederek ödeme yapmaktan imtina ettiğini, davalı tarafın icra takibine konu alacağı ödememesi sebebiyle davalı hakkında -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurmuş olduğunu, davalı şirket ile yapılan mail ve-------- yazışmaları ile faturalar yapılan hizmeti açıkça ispatlamakta olduğunu, borçlu olmadıklarına dair iddialarının yerinde olmadığını, somut uyuşmazlıkta borçlu/davalı, cari hesabın her aşamasından haberdar olduğunu, borçlu olduğunu bildiği halde, müvekkilin zararını ödemekten imtina ettiğini, alacağın likit bir alacak olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, davalının takip konusu alacağın tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itiraz haksız ve mesnetsiz olduğundan, takibin devamı için işbu davayı açma zorunluluğu olduğunu, arz ve izah olunan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle; takibe konu itiraza uğrayan asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.941,76-TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine davalının kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE. ; İcra takibine konu faturalara ilişkin hizmet, davacı tarafından gereği gibi ifa edilmemiş olup müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında, müvekkil şirketin iki farklı müşterisine ilişkin eşyaların, --------- Limanından --------- ve -------- adreslerine nakliyesi hususunda anlaşma sağlanmış olduğunu ancak davacı müvekkil şirket ile arasındaki anlaşma kapsamında, takip konusu faturalara ilişkin hizmeti gereği gibi yerine getirmemiş olup müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı yönündeki iddiamız baki olmakla birlikte, davacı tarafından, icra takibine konu takip talebinde fatura tarihleri itibariyle takip öncesi faiz işletilmiş olduğunu, Ticaret Kanunu m. 1530'a göre, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse, alacaklı, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda faize hak kazanır. Borçlu faturayı veya eşdeğer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda faize hak kazanır. Bu kapsamda, davacı tarafından, fatura tarihleri nazara alınarak takip öncesi faiz işletilmesi hatalı olduğunu, bu hususlara ilaveten, davacının icra takibinde, takip öncesi ve takip sonrası talep ettiği faiz oranları da fahiş olup , işbu faiz oranlarına da itiraz ettiklerini, fazlaya dair her türlü cevap ve beyan hakları saklı kalmak üzere, davanın tüm talepler bakımından reddine, davacı aleyhinde, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda : Davacının da kalem odasında yapılacak ticari defter incelemesine gelmediği, ancak belirlenen süre içinde yerinde inceleme talepli dilekçesinin bulunduğu doğrultusunda ; Davacının yerinde 2022 Yılı ticari defterleri, kayıtları ve dayanak belgeleri incelemesi yapılmıştır. Davacı --------- Lojistik - ... incelenen 2022 yılı yasal ticari defterlerinin ; 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun esaslarda ve usulüne göre tutuldukları, açılış kapanış tasdiklerinin, kanuni sürelerinde yapılmış, onaylı oldukları, ticari defterlerin birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine delil olma niteliklerinde oldukları tespit edilmiştir. Sayın Mahkemenin, tarafların mükellefi bulunduğu Vergi Daireleri Müdürlüklerinden celp ettirdiği ve dosya kapsamında görülen Form Ba - Bs beyanlarının birbiri ile örtüştüğü tespit edilmiştir. Davacı -------- Lojistik - ... Davalı --------- Şti/nden , yukarıda muavin defterde görüldüğü üzere, takip tarihi itibariyle 15.513,20 TL. alacağı bulunduğu, , ancak icra takibine, söz konusu son iki faturası toplamı olan 14.643,20 TL. tutarı, konu ettiği, İcra takibine konu, iki fatura toplam tutarı (4.576,00 + 10.067,20) 14.643,20 TL. alacağı için, davacının davalıyı takip öncesi TBK madde 117 "ye göre ihtarname keşide ederek ihtar etmediği, bu nedenle, temerrüde düşürmediği, işlemiş faiz talep edemeyeceği, Taraflar tacir olduklarından, 3095/2 sayılı yasaya istinaden, davacının takibe konu 14.643,20 TL. asıl alacağına, 12.10.2022 takip tarihinden itibaren başlamak üzere % 15,75 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak---------Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Taraflar arasında 2 adet fatura bedelinin ödenmemesinden kaynaklı hukuki ihtilaf çıktığı, davacı yanın takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı yan süresinde cevap dilekçesi sunarak davanın reddini savunduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmadığı, vekillikten istifa dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. Davalı yan ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine esas olmak üzere mahkememize ibraz etmediği görülmüştür.Davacı şirketin davalı şirket aleyhine başlatmış olduğu ---------- esas sayılı takipteki ödeme emri incelendiğinde 14.941,76 TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, borcun sebebi kısmına;" 1) 22/08/2022 ---------- Nakliye Bedeli - ----------- 4.576,00 TL 2) 26/08/2022 ----------- Nakliye Bedeli - ---------- 10.067,20 TL"yazıldığı görülmüştür.Davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; " Davacı --------- Lojistik – ... Davalı --------- Şti.’nden , yukarıda muavin defterde görüldüğü üzere, takip tarihi itibariyle 15.513,20 TL. alacağı bulunduğu, , ancak icra takibine, söz konusu son iki faturası toplamı olan 14.643,20 TL. tutarı, konu ettiği " tespit edilmiştir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Mahkememizce 24/02/2023 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı vekilinin hazır olduğu duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ----------- yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağının belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan 15.513,20 TL TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan taleple bağlılık ilkesi gereği 14.643,20 TL (asıl alacak üzerinden) alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Eldeki dosya incelendiğinde davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere ibraz etmediği ve bu nedenle usulüne uygun tutulmuş davacı kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak davacı lehine delil teşkil ettiği görülmüş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davacı vekili takipte temerrüd fazi talep etmiş ise de takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamaması karşısında faiz alacağına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit olması konusunu ---------- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayımızda alacağın faturalara bağlı olduğu göz önüne alındığında likit ve belirlenebilir olduğu görülerek icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Davada hükmolunün miktarın 2023 yılı kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---------- sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından . . . . . . . . . . sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 14.643,20 TL üzerinden iptaline takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
14.643,20 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.000,27 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 180,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 819,81 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 180,46 TL peşin harç toplamı 261,16 TL ile 2.210,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 2.471,16 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,98 ve red 0,02 oranına göre hesaplanan 2.421,73 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin kabul oranına göre 3.057,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin red oranına göre 62,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
-
Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 14.643,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 298,56 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.26/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55