İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/797 E. 2023/789 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/797
2023/789
5 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/797
KARAR NO: 2023/789
DAVA: Tazminat (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/12/2021
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------- Bakanlığı tarafından müvekkili ----------Federasyonu’nun 2015–2020 yılları arası işlemlerinin denetlenmesi amacıyla bir denetim gerçekleştirilmiş ve bu kapsamda, müfettiş yardımcıları görevlendirildiği, müfettişler tarafından müvekkilinin muhasebe kayıtları ve banka kayıtları denetlenirken çeşitli usulsüzlüklerin tespit edildiğine dair 26.03.2021 tarihli ----------- sayılı ihbar yazısı ile Federasyon Genel Sekreteri ---------- ve Federasyon Avukatı ----------- 26.03.2021 tarihinde tutanakla ilgili bilgi verildiği; bu bilgilendirme üzerine, müvekkili tarafından davalı bankanın ---------- Şubesi’nde bulunan ---------- ve --------- numaralı hesaplarından müvekkilinin imza yetkilerince yetkilendirilmemiş olan üçüncü kişilerce usulsüz para transferlerinin gerçekleştirilmek suretiyle zarara uğratıldığının tespit edilerek usulsüz para transferlerini gerçekleştiren kişiler ----------- ve ----------- hakkında---------- Bürosu nezdinde ------------Soruşturma numaralı dosya üzerinden suç duyurusunda bulunulduğu, daha sonra, 02.04.2021 tarihinde savcılık dosyasına sunulan ek beyan ile şüphelilerin yetkisi olmamasına rağmen online/mobil şube üzerinden işlem yapması nedeniyle, konunun aydınlatılması için ----------Şubesi yetkililerinin beyanlarının alınmasının talep edildiği, akabinde ---------- ve ---------- hakkında ----------- D. İş sayılı dosyası üzerinden tüm banka hesapları ve mal varlıkları üzerinde tedbir konulmasının talep edildiği, ----------- sayılı ilamı ile talebin kabulüne karar verildiği, ---------- ve ---------- aleyhine--------- E. sayılı dosyası ile davanın ikame edildiği, bunun akabinde müvekkili --------- yetkilileri tarafından davalı ... yetkililerine e-mail gönderilerek 2015 – 2020 arasındaki hesap hareketlerinin detaylarının talep edildiği, gönderilen listede, bazı para transferlerinin online/mobil sistemler üzerinden gerçekleştirildiği ve işlemlere ilişkin yazılı talimat bulunmadığının tespit edildiği, müvekkili ---------- uygulaması, tüm para transferlerinin yazılı talimat ile gerçekleştirilmesi yönünde olduğundan online/mobil bankacılık yetkisinin kim tarafından, kimlere ve hangi limitlerle verildiğinin bildirilmesi davalının --------- şube yetkililerinden 08.04.2021 tarihinde e-mail ile talep edildiği, bu talep üzerine davalı ----------- tarafından, 18.06.2021 tarihinde e-mail ile, müvekkili ----------- ile banka arasında imzalanmış olduğu belirtilen ancak tarihsiz ve imzalayan kişinin kimlik bilgilerini içermeyen, çoğu bölümü boş olan matbu bir İnternet Kurumsal Bankacılık Sözleşmesi ve altında da müvekkilince davalıya gönderilen bir takım yazılı talimatlar paylaşıldığı, bunun üzerine, müvekkili tarafından davalı banka yetkililerinden, online/mobil şube kullanımı için kimlerin, hangi işlemler için hangi limitlerle yetkilendirildiği bilgisinin talep edildiği, ancak davalı tarafından bu yöndeki müvekkilinin taleplerinin davalı tarafından karşılaşılmadığı, davalı tarafından bu bilgilerin paylaşılmaması, açıkça müvekkili tarafından bu yönde bir talimatın davalıya verilmediğini gözler önüne serdiğini; davalı ----------- tarafından 18.06.2021 tarihinde gönderilen cevap ve eklerinin tetkik edilmesi neticesinde ise, müvekkili ---------- banka hesaplarından online/mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak kademeli yetkilendirmeye (müşteri tarafından, kendi adına online/mobil şube üzerinden görüntüleme/işlem yapabilecek kişilere verilen ve işlem limiti ile işlem türü müşteri tarafından belirlenen yetkilendirme türü), limit belirlemeye ve işlem türü belirlemeye ilişkin bir talimat verilmediğinin tespit edildiği, yani müvekkili tarafından, online/mobil şubeden kimlerin hangi işlemleri hangi limitlerle gerçekleştirileceğine ilişkin herhangi bir talimat davalı bankaya iletilmemesine rağmen, davalı banka tarafından online/mobil şube üzerinden işlemler yapılmasına izin verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından keşide edilen -------- Noterliği’nin 23.06.2021 tarihli, ----------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme uyarınca müvekkili tarafından online/mobil şube üzerinden kimlerin, hangi işlemleri, hangi limitlerde yapacağına ilişkin limit ve yetki atamalarına ilişkin talimat olmaksızın online/mobil bankacılık sistemi üzerinden gerçekleştirilen para transferlerinin sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek müvekkili şirketin bu işlemler sebebiyle uğradığı zararın tazmin edilmesinin talep edildiğini, müvekkili ----------- tarafından keşide edilen ihtarnameye cevaben davalı ---------- tarafından keşide edilen ---------- Noterliği’nin 05.08.2021 tarihli, ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun gerekçeler ile müvekkilinin taleplerinin kabul edilmediğinin bildirildiğini; davalı tarafından haksız şekilde taleplerinin reddedilmesi akabinde, taraflarınca huzurdaki işbu davanın ikame edilebilmesi için dava şartı olarak ---------- Bürosu nezdinde ------------ büro dosya numarası ve ----------- arabuluculuk numarası ile Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, 14.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşmaya varılamadığı; müvekkili --------- tarafından ---------- sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmesine müsaade ettiği online/mobil para transferleri sebebiyle uğradığı zararın tazmini için tüm bu süreçler neticesinde müspet bir sonuç elde edilememesi akabinde, müvekkili tarafından uğradığı zararın tazmini amacıyla mahkeme huzurundaki işbu davanın ikame edilmesi gerekliliğinin hasıl olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın henüz tespit edilememiş olup bu sebeple davanın belirsiz alacak davası olarak ikame etmekte hukuki menfaatlerinin mevcut olduğunu; davalı ------------ tarafından online/mobil şube şifresini, müvekkili ---------- şifrelerini kendisine teslim edilmesi yönündeki yazılı talebinden önce, talimatsız olarak teslim edildiği, yetkisiz şekilde teslim edilen online/mobil şube şifresi ile gerçekleştirilen işlemler nedeniyle müvekkili ---------- uğradığı zararın davalı tarafından tazmin edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini; davalının yazılı talimat olmaksızın online/mobil şube şifrelerini üçüncü bir kişiye teslim etmesine ek olarak, müvekkili --------- tarafından sözleşme uyarınca işlem limitleri ve işlem türlerine ilişkin yazılı talimat ile yetkilendirme yapılmamasına rağmen, online/mobil şube üzerinden para transferleri gerçekleştirilmesinin sözleşmeye ve genel bankacılık düzenlemelerine aykırılık ihtiva ettiğini; müvekkilinin eski çalışanları ---------- ve --------- gerçekleştirdiği işlemlerin mevzuat gereği “şüpheli işlem” statüsünde olup, davalı ---------- bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilinin zararının büyümesine sebebiyet verdiğini; hiçbir şekilde davalı banka tarafından verilen şifreler bakımından, herhangi bir limit belirlendiğini ve işbu şifreler ile görüntüleme dışında herhangi bir işlem yapılabileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkeme aksi kanaatte olması hâlinde, 30.04.2014 tarihli talimat ile şifrelerin ---------- teslim edilmesine ilişkin talimatın yetkili kişilerce imzalanmamış olduğunun kabulü gerektiğini; davalı --------- tarafından online/mobil bankacılık şube şifrelerinin yazılı talimat bulunmaksızın üçüncü kişilere teslim edilmesinin ve sözleşme ile genel bankacılık düzenlemeleri uyarınca işlem türü ve limiti belirleme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi sebebiyle, davalının sorumluluğu bulunmadığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 2015 yılında müvekkili ---------yönetim kurulunun değişmesine ve yeni yönetim kurulunun online/mobil bankacılık hizmetlerinin kullanılmasına ilişkin bir talimatı olmamasına rağmen, online/mobil şubenin kullanıma açık tutulması hukuka aykırılık ihtiva ettiğini; müvekkilinin fazlaya ilişkin talepleri ile alacak tutarının yargılama sırasında belirlenmesi akabinde talebini artırma hakkı saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile davalıdan şimdilik 1.482.000,00 TL alacağın, her bir para transferinin gerçekleştirildiği tarihten itibaren o işlem tutarına 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkili ---------- ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava konusunun alacak miktarının tam ve kesin bir biçimde belirlenmesi mümkün olduğundan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, şüpheliler --------- ve --------- tarafından gerçekleştirilen işlemlere ilişkin tüm dekont ve hesap özetlerinin Federasyona iletildiği olup oluşan zararın davacı tarafından tespit edilememesi söz konusu olmadığını, dava konusu edilen alacak tutarının belli olduğu, bilirkişi raporu ve yargılama sonucu ortaya çıkacak mahiyette olmadığı, yargılama neticesinde davacı talebinin yerinde olup olmadığının belli olacağını, dava değerinin yargılama sırasında belli olmayacağını, alacak miktarının netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcın tamamlaması için davacı tarafa süre verilmesi, eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesini; husumet itirazlarının bulunduğunu; mahkemece bağlantılı bulunan soruşturmanın bekletici mesele-önsorun yapılarak sonuçlarının beklenilmesini de talep ettiklerini, huzurdaki davada maddi vakıaların ve kusur durumlarının belirlenebilmesi açısından, Federasyon personeli ---------- Ve ----------- hakkında görülen soruşturmanın neticesinin mahkemece beklenilmesi gerektiğini; internet bankacılığına ilişkin yetki tanımlaması davacının talebi üzerine yapıldığı ve işlem yapacak kişilerin yetki limitleri de yine davacı tarafından belirlendiğini, davacı ile bankaları arasındaki çalışmaların, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi’ nin Federasyon yetkilileri tarafından imzalanmasıyla 2014 yılında başladığı, davacı Federasyon' a ait internet bankacılığına ilişkin ilk yetki tanımlamasının 17.04.2014 tarihinde yapılmış ve internet bankacılığının kullanılabilmesine ilişkin şifre federasyon yetkililerinin imzasını içeren yazılı talimata istinaden federasyon çalışanı ----------- teslim edildiği, şifre teslimine ilişkin 30.04.2014 tarihli yazılı talimatın mali işler yöneticisi ------------ ve Yönetim Kurulu Başkanı ----------- tarafından imzalanmış olan işlem tarihinde Federasyonun günlük 40.000 TL' nin altındaki parasal konular ile parasal olmayan konularda temsilinin bir imza G. sekreter veya mali işler yöneticisi ------------ diğer imzanın ---------- Başkanı ---------- veya ----------- üyelerinden biri tarafından imzalanması suretiyle gerçekleştirileceğinin belirlendiğini, şifre tesliminin parasal değeri olmayan işlem olduğunun aşikar olduğu, dolayısıyla, mali işler yöneticisi ------------ ve yönetim kurulu başkanı ----------- tarafından imzalanmış talimatın yetkisiz kişilerce imzalandığı iddiasınnı da gerçeği yansıtmadığını; ana kullanıcı olan Federasyon tarafından internet şube üzerinden alt kullanıcı olarak yetkilendirilen ------------ için yetki limitleri tanımlandığı, alt kullanıcı olan ----------- vadesiz hesaplar kapsamında 20.000 TL’ lik üst limit tanımlanırken, belirlenen vadeli hesaplar için herhangi bir limit koyulmadığını; dava konusu işlemlerin federasyon talimatı veya ana kullanıcı olan federasyona ait kurumsal müşteri numarası ve telefon numarasına gönderilen şifrenin kullanılması suretiyle internet şubeye giriş yapılarak gerçekleştirildiği söz konusu işlemlerde bankalarının sorumluluğunun bulunmadığını; olayda asıl kusurlu olanın yetkilendirdiği elemanını gerektiği gibi denetlemeyen ve hesaplarını kontrolde açık ihmal gösteren davacı taraf olduğunun açık olduğunu; internet ve/veya mobil şube üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde müşteriden ayrıca yazılı talimat alınması gerekmediği gibi yazılı talimat alınmasına dair yasal bir zorunluluğun da bulunmadığı; usulsüz olduğu iddia edilen işlemler davacı federasyonun ilgili kurullarının bilgisi ve onayı dâhilinde olan işlemler olduğunu; federasyon yönetim kurulu üyelerinde değişiklik yapılmasının önceki yetkililerin yaptığı işlemleri ortadan kaldırmayacağı gibi aksi yönde bir talimat alınmadığı sürece internet bankacılığı ve diğer işlemlerin bankalarınca engellenmesinin de mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen yönetmeliklerde belirtilen "risk limiti" ve "risk iştahı" ifadelerinin müşteri limitinin belirlenmesi ile ilgili olmadığını; dava konusu işlemlerde masak mevzuatı kapsamında şüpheli işlem bildirimi yapılmasını gerektirir bir hususun da bulunmadığını; hırsızlık, dolandırıcılık, zimmet gibi suç unsuru oluşturan işlemlerin masak mevzuatı kapsamında şüpheli işlem kabul edilmediği ve sayılan suçlar için şikayet, savcılığa suç duyurusu gibi Kanun ve mevzuat kapsamında diğer yasal yollara başvurulması gerektiğini; federasyon veya benzeri büyük işletmelerde, kurumun mali işler yetkilisine veya başka personeline "iş avansı" açıklaması gibi açıklamalarla ya da herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin para gönderimi yapılması (hesap sahibinin şikayeti yok ise) bankaca denetlenmesi gerekli işlemlerden olmadığı, dava konusu işlemlerin tek seferlik görevi kötüye kullanma suçuna konu edilen işlemler olmayıp 5-6 yıldır devam eden ve peyderpey transfer edilen tutarlardan oluşan, federasyonun rızası dahilinde yetkili kişiler aracılığıyla gerçekleştirilen işlemler olduğu, dava konusu işlemlerde, federasyon tarafından kendi iç işlemlerinin denetlenmesi ve usulsüzlük yapıldığınınn tespit edilmesi durumunda gerekli önlemler alınarak bankaya şifre değişikliği, internet bankacılığının kullanıma kaptılması gibi talimat verilmesi gerekmekte iken kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen federasyon un işbu davada asıl kusurlu taraf olduğunun açık olduğunu; bankaların müşterilerin iç işlemlerini denetlemek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, bankanın davaya konu edilen işlemlerde üzerine düşen yükümlülükleri ve objektif özen borcunu yerine getirdiği, bankanın mevzuat gereği inceleme ve denetleme yükümlülüğü haricinde müşterilerin hesap hareketleri ve para transferleri açıklamasını denetlemesi gerektiğini söylenin ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu; hukuka, yasaya, bankacılık teamüllerine ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun ve özenle hareket eden müvekkili bankaya yöneltilen işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, müvekkili banka aleyhine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın öncelikle husumet ve diğer usule dönük itirazları dikkate alınarak reddini, işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde, birleştirme ve bekletici sorun talepleri nazara alınarak karara bağlanmasını, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı bankanın --------- şubesinden davacıya ait olan --------- ve ---------- numaralı hesaplardan 2015-2020 ( Bu yıllar dahil ) online/mobil şube üzerinden gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinden kaynaklı olarak davalı bankanın internet şubesi şifrelerini davacının yetkilisi olmayan bir kimseye talimat verip vermediği, taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesi kapsamında davacının işlem türlerinin ve işlem limitlerinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir yazılı talimatı olup olmadığı, davalının davacının böyle bir yazılı talimatı olmaksızın online/mobil şube üzerinden para transferine müsade ettiği iddiası kapsamında davacının bir zarara uğrayıp uğramadığı, zarar varsa miktarı, günlük 40.000 TL para altı ve parasal karşılığı olmayan işlemler ile bu miktarın üzerindeki işlemler kapsamında davacı firmanın temsiline dair hükümler kapsamında davalının bir ihmalde bulunup bulunmadığı, davacının eski çalışanlarının gerçekleştirdikleri bankacılık işlemlerinin şüpheli işlem statüsünde olup olmadığı, somut olayda davalı bankanın, davacının eski çalışanlarının ve davacının kusur oranlarının ne olduğu, tüm iddia ve savunmalar kapsamında davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı olup olmadığı, varsa miktarına ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişilerden rapor alınmıştır. Bilirkişiler 19.12.2022 tarihli raporunda özetle; "...Davalı bankanın ---------- şubesinden davacıya ait olan --------- no'lu mevduat hesabından 2015-2020 yılları arasında online/mobil şube üzerinden gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinden kaynaklı olarak davalı bankanın internet şubesi şifrelerini davacının yetkilisi olmayan bir kimseye talimatsız verip vermediği hususunda yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı cihetle; Davacı Federasyon'un davalı Banka'nın ---------- Şubesi nezdindeki ------------ numaralı mevduat hesabında internet bankacılığı hizmetlerinden yararlanmak maksadı ile İnternet Şubesi Kurumsal Kullanıcı Başvuru Formu'nun Yönetim Kurulu Başkanı ---------- ile Mali İşler Müdürü --------- tarafından imza edilmiş oldukları, internet bankacığı üzerinden “Federasyona ait hesapta işlem yapacak kişinin de ----------- olduğu " davalı Banka'ya yazılı olarak bildirilmiştir. İnternet Şubesi Kullanıcılarına ait Bilgiler Formu'nda ise “----------- yetkilendirilmiş olduğu”, yine Davacı ... ait 09.03.2018 tarihli yazılı talimat ile “Talimat ile yapılacak işlemlerde teyit vermeye ----------- yetkili olduğu “yine davalı bankaya yazılı şekilde bildirilmiş olduğu belge ile sabittir. Davacı Federasyon'un dava dilekçesinde; “müvekkilin yetkilendi kişilerce usulsüz para transferleri yapılarak zarara uğratıldığı usulsüz para transferlerini yapanların ----------- ve ---------- hakkında ---------- Soruşturma numaralı dosya üzerinden suç duyurusunda bulundukları, şüphelilerin yetkili olmadıkları halde mobil şube üzerinden yaptıkları işlemlerden dolayı müvekkilinin zarara uğratıldığına yönelik iddiasının , Yönetim Kurulu Başkanı ---------- ile Mali İşler Müdürü ------------- tarafından imza edilmiş İnternet Şubesi Kurumsal Kullanıcı Başvuru Formu ile “Federasyona ait hesapta işlem yapacak kişinin de ---------- olduğu,keza “internet bankacılığı Şifresinin ----------- verilmesi “ belgeleri yönündeki talimat belgeleri ile örtüşmediği görülmektedir. Davacı ... Federasyonun kişisel Muhafazasında olan ve üçüncü kişilere verilmemesi gerekirken, internet şifresinin teslim edildiği ------------ imza yetkilisi olmadığı, Müvekkilin şifre tesliminden haberdar olmadığı , ------------ şifreleri kiminle paylaştığının bilinmediği şeklinde ileri sürülen hususların TMK nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralına uygun düşmediği mahkemenin takdirleridir.Davacı Federasyon'un davalı ----------- Şubesi “nezdindeki hesaplarında işlem yapabilmek için gereken şifrenin Federasyon mensubu ----------- teslim edilmesi hususunda ” 30.04.2014 tarihli yazılı talimatın davalı bankaya ulaştırıldığı, “işbu talimata istinaden şifrenin ----------- teslim edilmiş olduğu “ yazılı talimat ve tesellüm makbuzu ile tespit edilmiştir. Buna göre davalı bankanın hazırladığı şifreyi davacı yanın yetkilendirdiği ---------- isimli kişiye teslim etmiş olduğu, talimata aykırı bir işlemde bulunmadığı tespit edilmiştir.Davacı ... davalı banka nezdindeki hesapları üzerinde internet bankacılığı işlemi yapacak kişiyi --------- olarak yazılı talimatla bildirmiş olduğu halde, Bankacılık Hizmet Sözleşmesinde Elektronik Bankacılık Hizmetleri başlıklı 4.maddenin 4.2 bendinde üstlenmiş olduğu Banka'nın koyduğu genel sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla Federasyon adına işlem yapabilecek her bir kişi için "Internet” ortamında işlem limiti de tanımlamak yükümlü yerine getirmediği görülmüştür. Davacı Federasyon tarafından işlem yapmaya yetkili kıldığı ---------- yapabileceği işlemin azami limiti hakkında yazılı bir talimatlarının olmadığı husus davacı tarafından da kabul edilmektedir. Davacı yan işlem limiti talimatlının bulunmadığını kabul etmekle beraber aşağıdaki şekilde itirazda bulunduğu görülmüştür.Davacı vekili itirazında “ Federasyon'un 16.12.2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararına göre ------------ Federasyonuna ait imza yetkisinin günlük 40.000 TL altında olan parasal ve diğer parasal olmayan konularda temsil ve ilzam yetkisinin Genel Sekreter ----------- veya Mali İşler Yöneticisi -----------,diğer imza Yönetim Kurulu Başkanı veya Yönetim Kurulu Üyelerinden birine ait “ olması gerektiğini ileri sürmektedir.İtirazın devamında “Günlük 40.000 TL nın üzerinde olan parasal olan konularda bir imza Yönetim Kurulu Başkanı----------,diğer imza Yönetim Kurulu Üyelerinden birine ait olması gerektiği” ileri sürülmektedir. Bankacılık uygulamasında ,banka nezdinde açılan mevduat hesabı üzerinde ,hesaba para yatırmak ve hesaptan para çekmeye yetkili kişilerin ortada imza sirküleri bulunur olsa dahi işlem limitlerinin açıkça bankaya bildirilmesi bir bankacılık uygulamasıdır. Nitekim taraflar arasında düzenlenen bankacılık Hizmet Sözleşmesinde Elektronik Bankacılık Hizmetlerine ilişin 4.2 maddesinde hesap sahibinin günlük işlem limitinin hesap sahibi tarafından bankaya bildirileceği Federasyon yetkilleri tarafından taahhüt edilmesine karşın, İntemet Kurumsal Bankacılık Hizmet Sözleşmesinde taahhüt ettikleri bildirim yükümünü yerine getirmedikleri sabit olup, bu hususta davalı bankaya izafe edilebilecek bir ihmal ve kusurunun bulunmadığı görülmüştür.Ancak, İnternet Kurumsal Bankacılık Hizmet Sözleşmesi kapsamında İnternet Bankacılığı Hizmetleri hükümlerine göre “Federasyon adına işlem yapabilecek her bir kişi için "Internet” ortamında işlem limiti” belirlemek ve bu limiti bankaya bildirmek yükümünü yerine getirmediğini kabul etmekle beraber, davacı Federasyon'un imza sirkülerine dayanarak davalı Banka nezdindeki hesabında yetkili kıldığı ----------- 20.000 TL nın üstünde icra ettiği işlemlere vaki itirazının hukuki değerlendirmesi sayın Mahkemenin takdirleridir.Davacı ... İnternet bankacılığı Hizmet Sözleşmesine göre görevlendirdiği yetkili kişilere hesapları üzerinde, bu sözleşme çerçevesinde işlem yaptırmak isterse kademeli yetkilendirme kapsamında bu kişilerin isimlerini BANKA'ya bildireceğini, Federasyon adına işlem yapabilecek her bir kişi için "İnternet” ortamında işlem limitini de tanımlamayı taahhüt etmiş olduğu halde bu yükümünü yerine getirmemekten dolayı kusurludur. Ana Kullanıcının Alt Kullanıcısı----------- için İnternet Şube Üzerinden vadesiz hesaplar için tanımlanan yetkilerin limitleri ve ---------- Federasyonu ---------- Adresleri ---------- kayıtlarına göre; İnternet şubeye giriş için gerekli tek kullanımlık SMS şifrelerinin 05.04.2017'ye kadar ------------- numaralı telefona, bu tarihten sonra ise İcra Koordinatörü ------------ ve Yönetim Kurulu Başkanı ------------ imzalı 05.04.2017 tarihli talimata istinaden ----------- numaralı telefona gönderilmiş oldukları Telefonların ve IP Adreslerinin Davacı Federasyon'a ait olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekilinin ileri sürdüğü Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterlilik Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik'in — 38. maddesi ile Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in - 34/12. Maddesinde yer alan düzenleme ile Müvekkilin eski çalışanları ----------- ve ----------- gerçekleştirdiği işlemlerin mevzuat gereği “şüpheli işlem” statüsünde olduğu, davalı ---------- bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilimizin zararının büyümesine sebebiyet vermiş olduğu yönündeki hususların olaya uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Şöyleki, huzurda görülmekte olan davaya konu olan olayda, ------------ Federasyonu personeli olan ---------- ve ----------- kendilerine verilmiş yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle , internet şifresini kullanmak suretiyle internet bankacılığı üzerinden fikir ve eylem birliği içinde bilerek ve isteyerek Federasyon paralarını zimmetlerine geçirmiş oldukları,Federasyon zararının bu haksiz eylemler sonucunda oluştuğu,buna istinaden davacı tarafından ------------ Cumhuriyet Başsavcılığına zimmet suçu işleyen personelin haklarında suç duyurusunda bulunulmuş olduğu, CMK 128 e göre adıgeçen şahısların mallarına el konulmuş olduğu, ---------- Mahkemesinde açılan tazminat davasının derdest olduğu gözetildiğinde ,şüphelilerin zimmetlerine geçirdikleri paranın kaynağının belirli olduğu, davacı Federasyon zararını oluşturan suça konu işlemlerin İnternet Kurumsal Bankacılık Sözleşmesindeki yükümünü yerine getirmeyen davacı idarenin yönetim ve denetimindeki zaafiyetinden ve göstermesi gereken dikkat ve özen yükümünü ihlalinden kaynaklandığı, Bankacılık Kanunu ile bankacılık usul ve teamülleri yönünden davalı ... Bankasının olayda kusurunun bulunmadığı,davacı Federasyon'un kendi kusurunun yol açtığı zararı davalı bankaya yüklemeye yönelik talebinin TMK 2.maddesindeki kurala uygun düşmediği sayın Mahkemenin takdirleridir. SONUÇ OLARAK; Yukarıda açıklanan gerekçelerden dolayı; İnternet Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin 4.6. maddesindeki hükme göre; Davacı ..., davalı banka'nın interaktif bankacılık işlemleri için belirlediği parola, şifre, tek kullanımlık şifre elektronik imza ve diğer kişisel bilgilerinin kendisine mahsus olduğunu, ---------- teslim edilen şifrenin başkaları tarafından kullanılmaması gerektiğini Federasyon yetkilisi ---------- özel olduğunu ve üçüncü şahıslarla paylaşılmaması gerektiğini bilmesine rağmen, bu bilgilerden herhangi birini Federasyon verkilileri üçüncü kişiler ile paylaştığında bundan dolayı oluşacak zarardan Banka'nın sorumlu olmadığını kabul ve taahhüt ettiği dikkate alındığında Federasyon zararının Federasyon çalışanları ----------- ile ---------- fikir ve eylem birliği içinde hareket ile güveni kötüye kullanmaları neticesinde Federasyon'a ait paralarını zimmetlerine geçirmeleri sonucunda oluşmuş bulunduğu, zararın oluşumunda ise davacı Federasyonun kişiye özel şifre, parolayı özenle korumamasından ve çalışanlarını denetim altına alma konusundaki kusurunun neticesinde oluşmuş bulunduğu mütalaa olunmaktadır.Davacının kendi kusurunun neticesinde uğradığı zararını olayda kusuru bulunmayan davalı bankaya yüklemek suretiyle tazminat talebinde bulunması hakkın kötüye kullanılması olduğu, hakkın kötü kullanılmasının ise hukuk düzeni tarafından korunmadığı sayın Mahkemenin takdirleridir... " şeklinde görüş belirtmiştir. Bu rapor hazırlanırken bilirkişilerden iki tanesi kendi ön tespitleri olan raporu UYAP sistemine yüklememeleri gerekirken yani 3. Bilirkişi banka nezdinde inceleme yapmamışken raporlarını sehven UYAP'a yüklemişler davacı yan da bu bilirkişilerin görüşünün belli olduğunu iddia ederek yeni rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkememizce davacının bu itirazı kabul edilmiş yeni bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek 2. Defa rapor alınmıştır. Yeniden teşekkül ettirilen bilirkişi heyeti 30.08.2023 tarihli raporunda ; "...Dava konusu olayın Davacı ... Başkanlığının Davalı ... ----------- Bankası ----------- Şubesi nezdinde ---------- ve ---------- numaralı hesaplarının Federasyonun eski çalışanları olan ---------- ve ----------- internet bankacılığı üzerinden usulsüz işlemler yapması olayına ilişkin olduğu, ----------- Federasyonu tarafından ---------- Bankası --------- Şubesine yazılan 30.04.2014 tarihli Federasyonun hesaplarına ait İnternet Bankacılığı şifrelerinin ------------ teslim edilmesi yönündeki talimatın altında Mali İşler Yöneticisi ----------- ile Yönetim Kurulu Başkanı ----------- imzalarının bulunduğu, 18/04/2014 tarihli İnternet Şifresi Şube Teslim Alındı Tutanağına göre üretilen internet şifrelerinin 30.04.2014 tarihli talimat sonrasında ----------- Federasyonuna ait internet şifresinin ---------- şahıs tarafından imzalanarak teslim alındığı Davalı bankanın, hazırladığı internet bankacılığı şifresini, davacı tarafından talimat ile yetkilendirilen ---------- isimli kişiye teslim etmiş olmasının Federasyon tarafından verilen talimata aykırı olmadığı,Taraflar arasında imzalanan İnternet Kurumsal Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin 4.7.Maddesine göre; “....Firma interaktif bankacılık işlemleri için belirlediği parola, şifre, tek kullanımlık şifre, elektronik imza, ve diğer kişisel bilgilerinin firma veya firma yetkilisine özel olduğunu, 3. Şahıslarla paylaşılmaması gerektiğini bilir, eğer bu bilgilerde herhangi birinin firma yada firma yetkilileri tarafından 3. Kişilerle paylaşıldığında bundan dolayı oluşacak zarardan bankanın sorumlu olmadığını kabul eder.” Hükmü yer almaktadır. Kendisine internet şifresi teslim edilen kişinin bunu üçüncü kişilerle paylaşması ve/veya Federasyon tarafından yetkilendirilen kullanıcıların bunu suistimaline yönelik uygulamalar nedeni ile bankanın sorumlu tutulamayacağı..." belirtilmiştir. Taraflar arasında imzalanmış olan kurumsal bankacılık sözleşmesi incelenmiş sözleşmenin 4.2. Maddesinde BANKA’nın koyduğu genel sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla, FİRMA adına işlem yapabilecek her kişi için davacı kurumun "İnternet” ortamında işlem limiti de tanımlamak zorunda olduğu, online/mobil şube üzerinden para transferi gerçekleştirilebilmesi için işlem limitinin belirlenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin 4.7. Maddesinin davacı kurumun interaktif bankacılık işlemleri için belirlediği parola şifre, tek kullanımlık şifre elektronik imza ve diğer kişisel bilgilerin Firmaya veya firma yetkilisine özel olduğunu ve üçüncü şahıslarla paylaşılmaması gerektiğini bilmesi gerektiğini, eğer bu bilgilerden herhangi birinin 3. Kişilerle paylaşılması durumunda oluşacak zarardan davalı bankanın sorumlu olmayacağının hükme bağlandığı görülmüştür. Keza sözleşmenin 4.16. Maddesi de uyuşmazlık açısından önem arz etmekte olup bu maddeye göre davacı kurumun tüzel kişiliğinde temsil yetkisi olan kimselerin yetkilerinin değişmesi , imza yetkilerinin kaldırılması vs. Durumlarında durumun bankaya bildirilmemesi durumunda sorumluluğun davacıya ait olacağı hükme bağlanmıştır. Davacının bilirkişi raporlarına karşı en önemli itirazı davacı bankanın işlem limiti tanımlama yükümlülüğüne aykırı davranmasıı ve zararın bu nedenle meydana geldiği iddiasına dayanmakta olup davacı iddiasının aksine sözleşmenin 4.2. Maddesi gereği bu yükümlülüğün davacı kuruma yüklendiği, davacının firma adına işlem yapabilecek her bir kişi için internet ortamında işlem limiti tesis etmekle yükümlü tutulduğu görülmüştür. Davacının kendi yapması gereken işlemi davalı bankanın yapması gerektiği yolundaki beyanlarına itibar edilmemiştir. Dosya kapsamında mübrez rapor üretim tarihi ------- saat:---------- sayfa ----------- nolu internet şifresi teslim alındı tutanağı incelenmiş şifrelerin davacı kurum yetkililerinin talimatına istinaden ------------ isimli kişiye teslime dildiği görülmüştür. Yine dosyada mübrez davacı kurumun 30.04.2014 tarihli talimatı incelenmiş hesaplarla ilgili şifrelerin ---------- teslimin istendiği, talimatı imzalayan kişilerin mali işler yöneticisi ----------- ile ---------- olduğu görülmüştür. Davacı talimatı 30.04.2014 tarihli iken şifrelerin teslim tarihinin evrakta 18.04.2014 tarihi olarak gözükmesini davalı yan maddi hata yapılmış olabileceği şeklinde izah etmiştir. Bu hususta maddi hata olmuş olabileceği açık olup davalı bankanın henüz talimat gelmeden davacı kurum adına şifreyi kimin teslim alacağını bilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup öte yandan bu evrakta gözüken işlem saatinin gece 00:35 olarak görülmesi de bu işlemde tarih kısmında maddi hata olmuş olabileceği şeklinde mahkememizce de yorumlanmıştır. Ancak davacı kurumun aksi yöndeki iddiası kabul edilse yani herhangi bir davacı talimatı olmadan şifrelerin bu çalışana teslim edildiği iddiası kabul edilse dahi 12 gün sonra davacı kurumun yetkililerinin yazılı talimatı bulunmakta olup, oluşan zararın da zaten bu 12 günde meydana geldiğine dair davacının bir iddiası da yoktur. Uzun yıllar davacı kurum söz konusu hesaplardan çok sayıda işlem yapmış bir çok havale/eft işlemi gerçekleştirmiştir. Bu işlemlerin bir çoğu benimsenirken kendi çalışanları üzerinde denetim görevini ihmal eden davacının sadece zarar meydana gelen eylemleri ileri sürmesi de TMK'nın 2. Maddesine aykırıdır. ----------Sayılı ilamında "...Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, alacağı temlik eden şirket yetkilisi ---------- tarafından şirketin eski çalışanı ----------- banka işlemleri yapmak üzere yetki verildiği, şirket hesabından yapılan 83 adet işlemin 47 adedine itiraz edildiği, itiraz edilen nakit çekim veya kullanılan kredinin nakit çekim işlemlerinin şirket yetkilisi tarafından imzalı faks talimatları ile gerçekleştirildiği, çalışan ----------- aynı yöntemle yapılan diğer ödemelere itiraz etmeyerek, bu işlemlere sessiz kalarak zımnen (örtülü olarak) icazet verdiği ve yapılan işlemlere itiraz etmeyeceği hususunda davalı bankada haklı bir güven uyandırdığı, dava konusu nakit para çekme işleminin 2008 ile 2012 yılları arasındaki döneme yayıldığı, temlik eden şirketin nakit çekilen kredileri geri ödediği, dava konusu edilen miktarda ödeme tutarından haberdar olmamasının basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, davalı banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve davalı bankanın sorumlu tutulması ve bankaya hafif kusur dahi izafe edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA.." belirtmiştir.
Bir kimsenin davranışlarında tutarlılık bulunmasını gerektiren bir prensip yoktur. Fakat bir hukuki ilişkide bir kimse davranışı ile karşı tarafta esaslı bir güven uyandırdıktan sonra, artık bu davranışına aykırı tutum takınamaz bir hakkın kullanılması açık bir haksızlık doğuruyorsa, kanun bu hak kullanmayı, bu hakkı korumaz..kötüye kullanmanın başladığı yerde kötüye kullanılan hak sona erer..Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması ilkeleri emredicidir..dürüstlük kuralı , hukukun tamamında geçerli bir genel ilke, üstün norm olduğu için hakimi hem bağlar hem de yol gösterir.Yasal sınırlar içinde kullanılan ve başkasını gereksiz yere zarara sokmayan hak gerçek hak, kötüye kullanılan hak ise görünüşte hak olarak adlandırılmıştır..hakkın kötüye kullanılması yasağı kamu düzeni ile ilgilidir.Karşı tarafta güven uyandırdıktan sonra davranışını değiştirmek veya yeni ya da öncekinden tamamen farklı bir davranışta bulunarak karşı tarafı hukuken elverişsiz duruma sokmayı hukuk düzeni kabul etmez.Çünkü karşı tarafın güvenini boşa çıkarmak, sonraki davranışı ile önceki davranışını ve sonuçlarını tamamen ortadan kaldırmak hakkın kötüye kullanılmasıdır.Karşı tarafta, önceki bir takım davranışları ile güven uyandırdıktan sonra, bu güveni sarsacak, boşa çıkaracak şekilde davranılmasına hukuk müsaade etmez..-----------…kimse önceki çelişkili fiiline dayanamaz.. Hak sahibi daha önceki davranışı ile bir hakkını kullanmayacağını açıklamışsa veya davranışlarından bu sonuç çıkıyorsa, daha sonra, bu davranışı ile çelişir biçimde o hakkı kullanırsa, hakkını kötüye kullanmış olur.Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan açıklamalar denetime el verişli bulunan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde söz konusu internet bankası şifrelerinin davacının yazılı talimatına istinaden ilgili kişiye teslim edildiği, yazılı talimat verilmeden şifre teslim edildiği şeklindeki davacı iddiası kabule dilse dahi arada 12 gün süre bulunduğu ve mevcut zararın bu günlerde gerçekleştiği şeklinde bir iddia da olmadığı, aksi durumda dahi bu kadar uzun yıllar boyunca bu hesaplardan yapılan işlemlere itiraz etmeyerek davalı bankada güven oluşturduğunun kabulü gerektiği, aksinin hakkın kötüye kullanılması ve kendi yarattığı güven ilkesine aykırılık durumu teşkil ettiği, İnternet bankacılığına giriş yapılan söz konusu telefon numaralarının davacı kuruma ait olduğu, her ne kadar davalı bankanın işlem limiti tesis etmediği bu nedenle sorumlu olduğu davacı yanca ileri sürülmüş ise de iddianın aksine sözleşmenin 4.2. Maddesinin bu yükümlülüğü davacıya verdiği, yetkililerin değişmesi ve değişikliğe rağmen bu kişilerce işlem yapılmasına müsaade edildiği davacı yanca ileri sürülmüş ise de iddianın aksine sözleşmenin 4.12. Maddesinin bu durumda değişikliği bildirme görevini davacıya verdiği, davacının kendi personeli üzerinde denetim görevlerini ihmal etmek sureti ile zararının oluştuğu, davalı bankaya bir kusur izafe edilemeyeceği anlaşılmış ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/4. Madde ve fıkrası maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi durumunda hükmedilecek avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının 2. Bölümüne göre hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dava mahiyeti itibarı ile bankanın sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile davacının uğradığı iddia edilen maddi zararın tazmini istemine dair bir tazminat davasıdır. Davanın tamamen reddi durumunda hükmedilmesi gereken vekalet ücreti de AAÜT'nin 13/4 madde ve fırkası gereği maktudur. Bu nedenle davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
-
Davanın REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu harcın peşin alınan 25.308,86 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 25.039,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı yanca yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara iadesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
-
Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, -----------Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25