SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/917 E. 2023/1028 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/917

Karar No

2023/1028

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/917

KARAR NO : 2023/1028

DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

DAVA TARİHİ : 25/11/2022

KARAR TARİHİ : 14/12/2023

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 25/11/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ----davalı şirketten 166.257,28 TL'ye 07.05.2022 tarihinde 1904 adet 80x120 ebatlarında ahşap palet satın almıştır. (EK-1: Davalı şirketçe müvekkil şirkte kesilen fatura) Müvekkil şirket satın aldığı bu paletleri (80x120 ebatlarında 1904 adet) dava dışı 3. Şahıs ------- 168.504 TL fiyatla fatura etmiştir. (----müvekkil davacı şirketle aynı gruba ait olup her iki şirketin merkez ve idari binası aynı adres olan aile şirketidir.) Dava dışı 3. Şahıs-----müvekkil şirketten satın aldığı 80x120 ebatlarında 1904 adet olan bu paletlerin tamamını yine dava dışı ----- 190.971,20 TL'ye satarak fatura ile teslim etmiştir. Dava dışı ----- firması satış akdine konu paletler ayıplı imal edildiği için bu satışa ilişkin olarak 1138 adet paleti 3 ayrı iade faturasıyla ----- iade etmiştir. (EK-2: 15.06.2022 tarihli, 376 adet, 37.712,80 TL bedelli; 15.06.2022 tarihli 442 adet 44.302,66 TL; 14.06.2022 tarihli 320 adet 32.096 TL bedelli iade faturaları) ayrıca ----- firması dava konusu paletlerin iade faturasına konu kısmı hakkında müvekkil şirket çalışanı ...'un mailine konu hakkında bilgilendirme maksatlı mail göndermiştir. (EK-3:Konuya ilişkin olarak----- firmasınca gönderilen açıklamaya ilişkin mail çıktısı) Yukarıdaki paragrafta yazılı olan iade edilen bu paletlerin tamamı ---- Mobilya tarafından----- isimli gerçek kişi tacire 05.06.2022 tarihinde 60.427,80 TL bedelle satılmıştır. Bu nedenle ----firmasının iade fatura bedeli olan 114.140 TL' den 60.427 TL çıkarıldığında kalan bedel olan 53.713,60 TL zarar oluşmuş olup, bu zarar ilişkin olarak da ----- tarafından da müvekkil şirkete iade faturası kesilmiştir. (EK-4: 53.713,60 TL bedelli iade faturası örneği) Yukarıda anlatıldığı üzere müvekkil davacı şirket tarafından dava dışı ---- satılan paletlerin ----- satılan ve iade edilen kısmından müvekkil şirketin zararı 53.713,60 TL zararı oluşmuştur ve müvekkilin oluşan bu zararının, zararın oluştuğu 22.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile davacı müvekkile iadesi gerekmektedir. Bu konuya ilişkin olarak müvekkil şirketçe 22.06.2022 tarihinde 53.713,60 TL bedelli iade faturası kesilerek davalı şirkete gönderilmiş ise de davalı şirket tarafından----- Noterliğinin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 24.06.2022 tarihi itibarıyla söz konusu bu fatura müvekkil şirkete iade edilmiştir. Bu satış akdi ile birlikte müvekkilin nezdinde oluşan 53.713,60 TL zararın dışında ayrıca davalı şirket tarafından müvekkil şirkete kesilen satış akdine konu paletler hakkındaki faturaya ilişkin vergi iadesi hakkı sebebiyle vergi dairesine yapılan başvuru üzerine vergi dairesince verilen cevapta faturayı düzenleyen davalı----- sahte fatura düzenlediği gerekçesiyle dava konusu satış akdine ilişkin düzenlenen 07.05.2022 tarih ve------sayılı faturadan kaynaklı 25.361,28 TL KDV iadesinin müvekkil şirkete iade edilmeyeceği beyan edilmiştir. Bu sebeple bu miktar üzerinden ayrıca davalı şirketçe müvekkil şirketin ikinci bir zararın oluşmasına sebebiyet verilmiş olup, oluşan bu zararın da davalı tarafından giderilmesi gerekmektedir. Bu hususa ilişkin dava açma hakkımızı saklı tutuyoruz. (EK-5:Konuya ilişkin vergi dairesine müvekkil şirket tarafından yazılan yazı ve vergi dairesi tarafından yazılan cevabı yazı örnekleri) 6100 sayılı HMK ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi uyarınca müvekkilin zararının tazmini için dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olup huzurdaki davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. (EK-6: Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı)Yukarıdaifade edilen ve mahkemenizce resen gözetilecek hususlar uyarınca fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 53.713,60 TL zararın faturanın davalıya tebliğ edildiği 23.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulana en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi vekaleten arz ve talep olunur." denmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafça dava dilekçesinde satış akdine konu paletlerin ayıplı olduğu iddiası mevcut olup haksız ve hukuktan yoksun davanın kabulü mümkün değildir. Şöyle ki; Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunulmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesi ışığında dava dilekçesinin incelenmesiyle de görüleceği üzere müvekkilimiz tam ve sağlam paletlerin satışını yaptıktan sonra davacı şirket tarafından dava dışı 3. Şahıs ----- ve yine dava dışı ----- paletlerin satışını gerçekleştirmiş olup satış akdine konu paletin ayıplı olduğuna dair süresinde hiçbir bildirim yapılmamıştır. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında ise ; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesi ışığında incelemeyle satış akdine konu tam ve sağlam paletlerin ayıplı olduğunu kabul etmemekle, paletler ayıplı dahi olsa davacı tarafın paletleri gözden geçirerek uygun süre içerisinde müvekkil şirkete bildirim yükümlülüğü mevcuttur. Fakat davacı alıcı şirket uygun süre içerisinde satış akdine konu paletleri gözden geçirmemiş yada herhangi bir bildirimde bulunmamış olması sebebiyle satış akdine konu paletleri kabul etmiştir. Hatta Yargıtay -----Hukuk Dairesi’nin 16.03.2006 tarihli bir kararında da; “… davacı kömür ticareti işiyle uğraştığını davalıdan aldığı torba kömürlerinin ayıplı olduğunu iddia ederek ayıplı kömürlerin aynen davalıya iadesiyle tazminat talebinde bulunmuştur. Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi feshetmek amacıyla yapılan ihtar veya ihbarların geçerli olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla ya da telgrafla yapılması şarttır. Ticari satışlarda ayıp ihbarları TTK.nın 25. maddesinde belirtilen süreler içinde yapılması zorunludur. Dosya kapsamında ayıp ihbarının süresi içinde ve belirtilen şekillere uygun yapılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur…” şeklinde ki hükümü mevcuttur. Yargıtay -----Hukuk Dairesi süresinde ayıp ihbarında bulunmamanın sonucuna ilişkin 13.11.2007 tarihli bir kararında; “…Taraflar tacir olup tacirler arasındaki satışlarda ayıp ihbar süreleri TTK’nın 25/3. Maddesinde 2 ve 8 gün olarak belirlenmiştir. … satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette gerek ttk 25. ve gerekse bk’nın 198. maddelerinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmazlar. Bu nedenle o malın alıcısı olan kişinin, “satıcının ayıba karşı tekeffülü’’ hükümlerinden yararlanabilmesi için mutlaka TTK.’nın 25. ve BK.’nın 198. maddeleri hükümlerinde, açık ve gizli ayıplar için öngörülen yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmuş olması şarttır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulmasına,” şeklinde karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, -----tarihli kararında; “Gizli ayıplar da, ayıp ortaya çıktığında veya iş sahibi tarafından öğrenildiğinde yükleniciye bildirilmesi gerekir. Bu yönden eserin hiçbir itiraz ileri sürmeden teslim alınması iş sahibini bu yöndeki hakkını kullanmaktan yoksun bırakmayacağı gibi yükleniciyi de sorumluluktan kurtarmayacaktır. Borçlar Kanunu’nda açık-gizli ayıp ayrımına gidilmiş olması, yüklenicinin sorumluluktan kurtulması farklılığındandır. Gerçekten, yüklenici açık ayıplı eserdeki sorumluluğundan iş sahibinin işlerin mutat cereyanına göre imkân bulur bulmaz muayene ve varsa ayıpları ihbar etmediği zaman kurtulduğu hâlde, gizli ayıplı işlerde yüklenicinin sorumluluğu zamanaşımı süresince devam eder.” hükmü mevcuttur. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin 15.09.2014 tarihli, ---- Esas ve-----Karar sayılı kararında; "Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafça davacıya teslim edilen mallara karşılık verilen senetlerle ilgili olarak malın bir kısmının ayıplı olduğu iddiasıyla, ayıplı olduğu iddia edilen mala karşılık senet bedelinden kısmen borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayanmaktadır. Davalı vekili süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Taraflar tacir olup, iş ticaridir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23/c maddesi uyarınca “… Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür”. Bu durumda bilirkişi kurulu raporunda ayıbın “açık ayıp” olduğu saptandığına göre, anılan madde hükmü gözetilerek, ayıp ihbar süreleri üzerinde durulup değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, anılan yasa hükmü gözetilmeden ayıp ihbarının makul sürede yapıldığından bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulmasına, şeklinde karar vermiştir." Müvekkil şirket herhangi bir ayıplı mal imalatında yada satış yoluyla devrine ilişkin harekette bulunmamış olmakla hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. Tacirler için basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında gözden geçirme ve ayıp bildiriminde bulunma yükümlülüğü bir külfet olarak değerlendirilmektedir. Külfet, hukuk düzeninin bir kişiye diğer bir kişi karşısında yüklemiş olduğu davranış olup yükümlü bu davranışı yerine getirmediği takdirde ya elde edilmesi mümkün olan bir hakkı kazanamamakta ya da böyle bir hakkı kaybetmektedir. Zira külfet, tacirler için aynen edim yükümlülüğü gibi bir davranışı konu edinmektedir. Davacı şirket tarafından müvekkil şirkete ihtar çekilmiş ise de bildirim uygun zamanda gerçekleşmediği açık olup kabulünün mümkün olmadığına ilişkin ihtara cevabımız dilekçenin ekinde mevcuttur. Anılan konu hakkında Yargıtay------Hukuk Dairesi’nin 02.07.2018 tarihli kararında ayıp ihbarlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiğini, alacak talebi içerir ihtarnamenin geçerli bir ayıp bildirimi niteliği taşımadığını, ortada süresinde ve geçerli bir ayıp ihbarı bulunmadığından ayıp iddiasının dinlenemeyeceğini de ifade etmiştir. Son olarak Sahte fatura düzenlemek gibi haksız ve mesnetsiz iddialarında kabulü mümkün olmamakla haksız, mesnetsiz ve hukuktan yoksun davanın reddine karar verilmesini harç ve giderler ile vekalet ücretini davacı yana yükletilmesini talep ederiz." denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağını teşkil eden akdi ilişkinin, hukuki nitelik itibariyle satım sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.Tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin TBK.nun 207 ve devamı maddelerinde yer alan "menkul eşya satımı" na ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı satılanın ayıplı olduğu, bu sebeple kendisinin zarara uğradığını, söz konusu zararların ve davalıya ödenen bedelin davalı satıcı tarafından kendisine ödenmesi gerektiğini iddia etmiştir. Bu durum, uyuşmazlığın "ayıba karşı tekeffül" hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. TBK.nın 219.maddesinde satıcının, satılanın ayıplarından ve bu sebeple uğranılan zararlardan sorumlu olduğu, ancak bu sorumluluğun gündeme gelebilmesi için alıcının da TBK.nın 223 ve TTK.nın 23/c maddeleri hükümleri gereği muayene ve ihbar külfetini (açık ayıplarda 2 gün, gizli ayıplarda 8 gün içerisinde) yerine getirmiş olmasının şart olduğu, aksi takdirde mal ayıplı olsa bile satılanı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacı tarafça satıcıya süresinde ayıplı ifa bildiriminde bulunulmadığı, her ne kadar davacı taraf beyanlarında ayıp halinin davalı tarafa derhal bildirildiği belirtilmiş ve mail yazışması sunulmuş ise de usulüne uygun olarak ayıp ihbarının yapıldığına yönelik bir delil sunulmadığı,(Alıcı, yaptığı ayıp bildiriminde şeydeki ayıpları açık bir biçimde tanımlayıp belirtmeli ve satılan malı kabul etmeme iradesini satıcıya kesin bir ifadeyle bildirmelidir. Alıcının, satıcıya sadece devredilen mal ayıplı, sözleşmeye uymuyor demesi yeterli değildir.Bu anlamda herhangi bir eleştiri, bildirim anlamına gelmeyeceği gibi, malın bir uzmana gözden geçirmek için gönderilmesi de bildirim sayılmaz. ----- )bu durumda davacı alıcının TBK.nun 223 ve TTK.nun 23.maddeleri hükümleriyle kendisine yüklenilen ihbar külfetini yerine getirmediği, ayıbın zamanında ve usulüne uygun olarak satıcıya ihbar edilmiş olmaması nedeniyle "satılanın ayıpla birlikte kabul edilmiş" sayılması sonucunu doğurmuştur. Her ne kadar davacı tarafça gizli ayıp ve ağır kusur iddiasında bulunulmuş ve süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı iddiası kabul edilmemiş ise de bu hususta da ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispata yönelik bir delil sunulmadığı dava konusu paletlerin ise dava dışı bir firmaya satılmış olduğu bu nedenle gelinen aşama itibariyle ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanma imkanını kaybettiği sonucuna varılmış ve ayıp sebebiyle uğranıldığı iddia olunan zarar ve iade talebini içeren davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Peşin alınan 917,30 TL harçtan, alınması gerekli 269,85 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 647,45 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  3. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,

  4. Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  5. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. 3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapKonuasliyeSatımaticaret(TicarimahkemesiMalınİadesi)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim