Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/266
2024/669
26 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/266 Esas
KARAR NO: 2024/669
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/04/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, mülkiyetine sahip olduğu araçların uzun veya kısa dönemli olarak kiralanması üzerine ticari faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, müşterileri ile yaptığı sözleşmelerde kendisine ait araçları dönemsel olarak kiraladığını, sözleşmenin sona ermesi halinde kiraladığı aracı teslim aldığını, müvekkili ile davalı arasında bu kapsamda 16/11/2022 tarihli uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ve sözleşmenin hizmetler eki akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkiline ait olan -------- plakalı --------- marka, --------- model aracın aylık 42.500.-TL + KDV karşılığında 24 ay süreyle ve yıllık 40.000 KM ile sınırlı olmak üzere davalıya uzun dönemli olarak kiralandığını ve işleten sıfatının davalıya devredildiğini, sözleşme uyarınca müvekkili tarafından --------- ve ---------- ayrılmaz parçası ve eki niteliğindeki hizmetlere uygun bir şekilde kiracıya aracın teslimi ve kullandırılması hakkı tanındığını, karşılığında ise kiracı tarafından sözleşmede belirlenen şartlara uygun bir şekilde aracın kullanılması ve kira bedelinin ödenmesi sorumluluğunu üstlendiğini, sözleşme içerisinde aracın kullanımı açıkça davalıya bırakılmış olmasına rağmen sözleşmeye aykırı bir şekilde aracın alt kira sözleşmesine konu edilmiş olduğunun müvekkil tarafından tespit edilmiş olması neticesinde ---------- Noterliğinin 05/02/2024 tarihli ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ----------- sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin 12.1.b sayılı maddesi içerisinde kiralanan aracın kullanım hakkının yalnızca davalı şirket bünyesindeki personel tarafından kullanılabileceği, başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılamayacağı, hiçbir surette bir başkasına kiraya verilemeyeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin açık düzenlemelerine ve kiralama yasağına rağmen davalı tarafından -------- konu edilen ---------- plakalı aracın üçüncü kişiye kiralanması ve bu surette gelir elde edildiğinin müvekkil tarafından tespit edilmiş olması neticesinde sözleşme müvekkil tarafından haklı nedenle feshedildiğini, aracın yedek anahtarı ile birlikte müvekkile teslim edilmesinin talep edildiğini, kiralamaya konu edilen aracın davalı tarafından müvekkile yedek anahtarı ile birlikte teslim edildiğini, davalı tarafından sözleşmeye aykırı bir şekilde aracın üçüncü kişilere kiralandığı ve bu surette gelir elde edildiği, davalıya ait "----------" isimli sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda sözleşmeye konu --------- plakalı ----------- model aracın kiralamaya açık olduğuna yönelik paylaşımlar yapıldığı ve neticesinde aracın üçüncü kişilere kiralandığının müvekkil tarafından öğrenilmesinden sonra sözleşmenin ---------- Noterliğinin ihtarnamesi ile haklı nedenle derhal feshedilmiş durumda olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 19.5 maddesi içerisinde ise cezai şart düzenlendiğini, kiraya verenin haklı bir nedenle sözleşmeyi feshetmesi halinde muaccel hale gelen kira bedellerinin yanı sıra kira müddetinin sonuna kadar işleyecek kira bedellerinin yarısının nakden ve tek seferde kiraya verene ödeneceğinin düzenlendiğini, düzenleme neticesinde 24 ay süre ile 16.11.2022 tarihinde akdedilen sözleşme ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 06.02.2024 tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiği, 10 aylık kira bedelinin yarı oranında cezai şart ödeme yükümlülüğü doğduğunu, davalı tarafın işleten sıfatı ile aracı uhdesinde bulundurduğu dönem içerisinde ayrıca müvekkile ait araç ile kazaya karışılmış olması nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiğini, aracın tramer kaydının istenilmesi ve aracın karıştığı kaza bilgilerinin dosya arasına alınmasını talep ettiklerini, davalının sözleşmeye aykırı ve kusurlu davranışı nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybından dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil tarafından araç teslim alındıktan sonra meydana gelen hasarların düzeltilebilmesi amacıyla araçta tamir ve bakım işlemlerinin gerçekleştirilmiş olduğu, hasarlara yönelik faturaların dosya içerisine sunulacağını, tamir ve hasara yönelik olarak meydana gelen bu zararlardan da davalı firmanın sorumluluğunun bulunduğunu, Davalıya ait "-----------" isimli sosyal medya hesabı üzerinden kira sözleşmesine konu edilen --------- plakalı ---------- model aracın kiralanmak üzere sosyal medya hesabına fotoğraflarının ve videosunun yüklendiğinin müvekkili tarafından yapılan araştırmalar neticesinde tespit edildiğini, aracın kiralanmasına yönelik müvekkil firma tarafından gerçekleştirilen bu tespit üzerine yapılan araştırma neticesinde aracın günlük olarak kiraya verildiği ve günlük kira bedelinin ise neredeyse aracın aylık kira bedelinin yarısı olarak uygulandığının tespit edildiği, aracın kaç sefer ve hangi sürelerle kiraya verildiği ve ne kadar gelir elde edildiğinin tam olarak tespit edilemediğini, bu nedenlerle aracın alt kiraya verilmiş olması nedeniyle haklı nedenle fesihten kaynaklı olarak fazlaya ilişkin hakları ve talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle feshedilen sözleşmeden kaynaklı cezai şart bedelinin HMK 109 uyarınca kısmi dava olarak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 100,00.-TL üzerinden davalıdan tahsiline, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tespiti ile HMK 107 uyarınca talep artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL üzerinden davalıdan tahsiline, araçta meydana gelen hasarlar ve kazanç kaybı bedellerinin tespiti ile HMK 107 uyarınca talep artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL üzerinden davalıdan tahsiline, sözleşmeye aykırı alt kira ilişkisi nedeniyle elde edilen haksız kazancın tespiti ile HMK 107 uyarınca talep artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL üzerinden davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava görevsiz mahkemede açıldığından usulden reddinin gerektiğini, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerektiğini, mutlak ticari davaların 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalar olduğunu, Nispi ticari davaların ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalar olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 4/a Maddesine göre; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan kira davaları ile bu davalara karşı açılan davaların, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemeleri'nde görüleceğini, davacı ile davalı müvekkili arasındaki araç kiralama sözleşmesininin davalı, bünyesinde hizmet veren ---------Ş. adına yaptığını, bunun hakkında taraflar arasında sözlü olarak anlaşıldığını, Davacının, dava konusu kiralama sözleşmesinin araç kiralama şirketi olan ----------Ş. adına yapıldığının bilgisine haiz olduğunu, davacı ile davalı arasında yapılan araç kiralama sözleşmesinin de genel işlem koşullarından oluşan bir sözleşmenin usulen imzalandığını, davacı ile davalı arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi incelendiğinde baştan sona kiracıya yükümlülük yüklediği ve karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık barındırdığının da görüleceğini, dava konusu sözleşme hükümlerinin de baştan sona müvekkilinin menfaatine aykırı olduğundan genel işlem koşullarından oluşan hükümlerin yazılmamış sayılmasına hükmedilmesini ve sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleriyle değerlendirilmesini talep ettiklerini, davacının, müvekkil ile aralarında akdedilen sözleşme itibariyle sözleşme konusu aracın, müvekkilin bünyesindeki bir diğer şirket olan araç kiralama şirketi tarafından tekrar kiralanacağı bilgisine haiz olmasına rağmen müvekkilinin haklı güvenini boşa çıkararak çelişkili davranma yasağına aykırı hareket ederek sözleşme hükümlerine aykırılık bahsiyle bu davayı açtığını, davacı ile davalı arasında yapılan araç kiralama sözleşmesinin kurulması esnasında, taraflar arasında aracın, davalı müvekkili bünyesindeki dava dışı aracın kiralama şirketi olan ------------ adına kiralandığını, aracın ----------- şirketi tarafından alt kiraya verileceğinin asla kabul anlamında gelmemekle birlikte bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi açıkça konuşulması ve bu bilgiye haiz olmasına rağmen davacının kötü niyetle açtığı bu alacak davasının; müvekkilinin haklı güvenini boşa çıkarması, dürüstlük ve çelişkili davranmama kurallarına aykırı olması, dava dilekçesinde belirtilen koşulları barındırmaması sebebiyle hukuki anlamda korunamayacağından davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu sosyal medya ekran görüntüsünün davaya konu edilen araç olduğunu iddia ettiğini, fakat sosyal medyaya konulduğu iddia edilen aracın davaya konu edilen araç olduğuna ilişkin plaka vb. herhangi bir kanıt bulunmadığını, söz konusu görüntülerin tarihleri 28.03.2022 - 28.04.2022 - 07.07.2022 - 22.01.2023 - 13.06.2023 olup sözleşmenin başlangıç tarihinin 16.11.2022 olduğu dikkate alındığında paylaşımların bir kısmının sözleşmeden önceki tarih olduğunun görüleceğini, davacı tarafından gönderilen ihtarname tarihinin 05.02.2024 olduğu göz önününde bulundurulduğunda aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen davacı tarafın sessiz kalıp herhangi bir işlem yapmaması ve talepte bulunmamasının davacının davaya konu iddialarının gerçeğe aykırı ve samimi olmadığının açık göstergesi olduğunu, taşınır sözleşmelerinde alt kira kurulmasının kanuna uygun olduğu, davacı tarafın iddialarının kabulü mümkün olmadığını, taşınır kiralamalarında alt kira sözleşmesi, konut ve çatılı iş yerlerindeki alt kiralama sözleşmelerinin aksine, kural olup kiralayanın iznine tabi tutulmadığını, Alt kiralama sözleşmesinin kanun tarafından korunduğunu, dolayısıyla davacı tarafından iddia edildiği üzere kiralayanın izni olmaksızın yapılan alt kiralama sözleşmelerinin, asıl sözleşmeyi fesih yetkisi verdiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinin ortada olduğu, dolayısıyla davacının fesihten doğanlar dahil olmak üzere tüm taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafından mahkemeye sunulan --------- hesabının ekran görüntülerinin gerçeği yansıtmadığını, davacı ile müvekkil arasında akdedilen sözleşmenin tarihi Kasım 2022 olmasına rağmen davacı tarafından Mart-Nisan 2022-2023'ye ait görüntülerin paylaşılarak gerçeğe aykırı delil sunulduğunu, aynı zamanda, diğer görüntülerin de gerçekliği bir önceki cümlede bahsedilen nedenler neticesinde güven sarsıcı olduğundan dolayı hükme esas alınmasının kanun ve dürüstlük ilkesine ters düşeceğinden hukuka aykırı olacağını, davacı tarafından bu iddialar hakkında delil sunulmadığı, değer kaybına ilişkin iddialarını ispat edemeyen davacı iddialarının tamamen reddinin gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava dilekçesine ek olarak sunulan ve tarafları --------- Şirketi - ----------- olan e-fatura ve ------------ dekontu incelendiğinde; davacı vekilinin hukuka aykırı delil elde etme yasağını çiğnemek suretiyle meslek etiklerine aykırı olarak müvekkili lehine delil ortaya çıkarabilmek amacıyla kira sözleşmesini akdettiği ve ödeme yaptığının görüleceğini, davacı vekili hakkında bu kötü niyetli ve avukatlık meslek etiklerine yakışmayan davranışı sebebiyle her türlü dava ve şikayet haklarını saklı tuttuklarını, fazlaya ilişkin tüm dava, talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olmasından kaynaklı olarak usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalı arasında ----------- plakalı araca ilişkin uzun süreli kiralama sözleşmesine aykırı olarak davalının aracı alt kira sözleşmesine konu etmesi sebebiyle sözleşmenin 19.5 maddesi gereğince 10 aylık kira bedelinin yarısı oranında cezai şart bedelinin şimdilik 100.00 TL'si ile kiralama süresi içinde aracın kazaya karışması sebebiyle araçta meydana gelen şimdilik 100.00TL hasar bedelinin,araçta meydana gelen şimdilik 100,00 TL değer kaybının ve sözleşmeye aykırı olarak alt kira sözleşmesi sebebiyle davalının haksız kazancının tespiti ile HMK 107 gereğince belirsiz alacak olarak 100,00TL'nin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. -----------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Bunun yanında görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı ile davalı şirket arasında araç kiralama sözleşmesinin varlığı iddia edilerek bu şirkete karşı husumet yöneltildiği, bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığı, araç kiralama ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere, kiralama ilişkisinden doğan tüm hukuki uyuşmazlıklara konu alan davaların Sulh Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu temel ilişkinin araç kiralama sözleşmesinden doğması, HMK.'nın 1. maddesi gereğince görevin kamu düzeninden olması ve HMK.'nın 115. Maddesi uyarınca davanın her aşamasında dikkate alınabileceği gözetilerek Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın, HMK 4, 114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
HMK 20 ve 114 ve 115 maddeleri gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
-
Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli . . . . . . . . . . ADLİYESİ NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE HMK 20. maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde HMK 20. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
-
Yargılama harç ve masraflarının gönderilen mahkemede dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59