İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/818 E. 2024/604 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/818
2024/604
11 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/818 Esas
KARAR NO: 2024/604
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 26/03/2018
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında bayilik ilişkisinin bulunduğunu, davalı ----------- 700.000,00 TL'ye kadar davalı şirketin müvekkili şirkete olan borçlarına karşı müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile ipotek borçlusu olduğunu, davalı şirketin birikmiş borcunu tasfiye etmek amacıyla ilk kez 21.01.2014 tarihli Borç Tasfiye Sözleşmesi ile 29.04.2015, 25.04.2016 ve 15.02.2017 tarihli Yapılandırma ve Ödeme Planı Protokollerinin imzalandığını, davalı/borçlu tarafından söz konusu protokollere uygun davranamadığını ve ödemenin yapılmadığını, 15.02.2017 tarihli protokole de aykırı davranılarak borcunu ödemek üzere davacı şirkete tevdi edilen çek ve senetlerin vadelerinde ödenmemesi üzerine davalı/borçluya ---------Noterliğinin ---------- Yevmiye nolu 15.09.2017 tarihli ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarname ile davalı/borcunun ihtar tarihi itibariyle vade farkları ile birlikte 16.988.076,00 TL olduğunun ihtar edildiğini, sonrasında davalı/borçlu tarafından bu kez ve son olarak davacı şirketin uygun bir süre vermesi halinde borcunu nakden ve defaten peşin olarak ödeyeceğine ilişkin taahhütte bulunulması üzerine davalı/borçlu ile 09.10.2017 tarihli bir protokol daha yapıldığını ve bu protokol ile borcun büyük kısmının 28.12.2017 tarihine kadar ödeneceği, şayet ödeme yapılmaz ise daha önce imzalanmış bulunan 15.02.2017 tarihli protokolde yazılı tüm borcun ödenmesinden sorumlu olacağı, işbu ödeme taahhüdünün teminatını oluşturan taşınmaz ipoteklerinin de borcun ödenmesinin teminatını oluşturmaya devam edeceği hususlarının imza altına alındığını, ancak borçlunun protokolde yazılı olan süre içinde yine hiçbir ödeme yapmadığını, taraflar arasında düzenlenen protokoller ile kabul edilen dava tarihi itibariyle vade farkları hariç toplam borcun 12.968.446,93 TL olduğunu, icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalının---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; borç yapılandırılmalarına dava dışı ---------- Şti. ve ----------Ş.'nin borçlarının dahil edildiğini, bu nedenle dava dışı şirketlerin borçları için kendisine takip yapılamayacağını, gerek bayilik sözleşmeleri ve gerekse borç yapılandırılmasına dair sözleşme hükümlerinin davalı aleyhine aşırı orantısız hükümler içerdiğini, müvekkillerinin bu sözleşmeleri, davacının taşınmaz teminatlarını nakde çevirme tehdidi ile imzaladığını, bu nedenle yapılandırma sözleşmelerinin geçerli sözleşmeler olmadığını, 2010 yılından bugüne kadar yapılan mal alımları incelendiğinde, kendilerine gönderilen fatura içeriklerinde yer alan emtiaların 2010 yılında 46.972,72 TL, 2011 yılında 507.445,17 TL, 2012 yılında 1.562.280,72 TL, 2013 yılında 1.394.353,44 TL, 2014 yılında 1.632.165,35 TL, 2015 yılında 114.182,75 TL, 2016 yılında 1.097.056,37 TL ve 2017 yılında 1.247.680,13 TL olmak üzere toplam 7.602.136,65 TL bedelinde emtianın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, fakat borç yapılandırmalarında cari hesapta davalı aleyhine borç olarak yazıldığının tespit edildiğini, kredi limiti olduğu halde talep edilen malları zamanında teslim etmediğini ve bu nedenle müşterilere karşı davalıyı itibarsızlaştırma çabası içine girdiğini, ek sözleşmede kararlaştırılmış olmasına ve bayilik sözleşmesinin de feshedilmemiş olmasına karşın diğer bayilere uygulanan imkanların davalıya uygulanmadığını, ek protokollerden sonra davacının sözleşmelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve özellikle teslim etmeyi taahhüt ettiği emtiaları teslim etmemesi nedeniyle davalının beklenen ciroları yakalayamadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiştir.----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ---------Ş. vekili tarafından, 02.01.2018 tarihinde, davalı/borçlular ---------- Şti. ve ------------ aleyhine, 700.000,00 TL ipotek alacağı için--------- İli, ----------- İlçesi, --------- Mah., --------- ada, --------- parselin -------- hissesi üzerine konulan ipotek dayanak gösterilerek İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takibi başlatılmış olduğu, borçluların borca itirazları üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık; borçlu ve ipotek borçlusu davalıların takip konusu borçlarının olup olmadığı varsa miktarı, borcun dava dışı şirketlere ait olup olmadığı, bayilik sözleşmesinde tarafların edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmedikleri noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizin 12/02/2020 tarih, -------- Esas, ---------- karar sayılı kararı davalılar tarafından istinaf edildiği, ------------ sayılı ilamıyla "... davacının, dava konusu alacağına yönelik hangi dosyalardan takip başlattığı tam olarak tespit edilemediğinden, bu husus taraflara sorularak ilgili dosyalar getirtilip incelenerek dosya numarası belirtilmek suretiyle tahsilde tekerrür olmamak ve ipotek limitiyle sınırlı olmak kaydıyla hüküm kurulması gerektiğinden, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi ve HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ..." şeklinde karar verilerek dosya mahkememize iade edilerek yukarıdaki esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davaya konu borcun dava açıldıktan sonra davalı tarafça ödendiği anlaşılmakla dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL karar ilam harcından peşin ödenen toplam 8.454,25. TL harcın mahsubu ile artan 8.026,65. TL harcın davacıya iadesine,
-
Talep edilmediğinden davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Tarafların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair,davacı vekilinin mahkeme duruşma salonunda yüzüne karşı, davalı ---------- vekilinin e-duruşma yöntemi ile yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58