SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/538 E. 2024/559 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/538

Karar No

2024/559

Karar Tarihi

31 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/538 Esas

KARAR NO: 2024/559

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ: 21/01/2018

KARAR TARİHİ: 31/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ---------Ş. nezdinde ----------- sayılı ----------- Poliçesi ile ----------Üniversitesi Rektörlüğü adına sigortalı yapımı devam etmekte olan Rektörlük Binası İnşaatı mahallinde davalı tarafından imal edilen ve montajı yapılan 90 m3 hacimli su deposunun patlaması sonucu hasar meydana geldiğini, --------- Üniversitesi Rektörlük binasının kullanım ve yangın suyu ihtiyacının karşılanması amaçlı bodrum katına 2 adet 90 m3 kapasiteli su deposu tesis edildiğini, ---------- tarafından 2016 Nisan tarihinde imal edilerek yerine konmuş ve Mart 2017 tarihinde su alınmaya başlandığını, Depo şamandıra seviyesine kadar doldurulduktan sonra sızıntı olduğu sızıntının kaynağını çözmek için imalatçı ----------- firmasının eksik ve kusurların giderilmesi için çalışma yürüttüğü sırada yangın hattını besleyen galvaniz sacdan imal edilmiş deponun 07.06.2017 tarihinde bel kısmından açma yaparak içindeki 90 m3lük suyun büyük bir bölümü binanın bodrum katına basması sonucu hasara neden olduğunu, depodaki deformasyonlar nedeniyle onarım imkanı olmadığından yeni depo tedariki yapıldığını, ----------- su deposunun içine su alındığı ve sızdırmazlığı sağlamak için çalışmaların su varken yapılmış olması nedeniyle yan yüzeyler basınç altında olduğunu, deponun kurulumunda modülleri bileştirmek için kullanılan cıvata, pul, somunun ana malzemeden yırtılarak kurtulduğu görülmüştür. Hem depoyu imal eden hem de tamiratı yaparken hasara neden olan ---------- firmasının kusuru ve sorumluluğu aşikar olduğunu, ----------- firması tarafından 05/10/2017 tarihinde yapılan ekspertiz çalışmasına istinaden,, su yüksekliği yaklaşık duvarlarda 1 metreye kadar çıktığı için boya ve alçı kabarmaları oluştuğunu, müvekkil ----------- tarafından açılan ---------- nolu hasar dosyası kapsamında, sigortalısının mağduriyetini karşılamak üzere 19.10.2017 tarihinde sigortalısı ------------ Üniversitesi Rektörlüğüne 58.317,50- hasar ödemesi yapıldığını, davalının, müvekkil sigortalısına ait mahale zarar vermesinden doğan rücu hakkımız vukuu bulduğunu, Türk Ticaret Kanunu ve İnşaat Sigortası Genel Şartlarının öngördüğü maddeler ve halefiyet kuralları gereğince, sigortacının buradaki halefiyet hakkı şahsî ve cüz'i bir halefiyettir. Zira sigortacı sigortalının yerine geçmekte ve rücu yoluyla ancak ödediği bedelle sınırlı olarak bu hakkını kullanabildiğini, rücu şartların bulunduğu aşikar olup, zarara yol açan fiil, ister haksız fiilden, ister akitten, isterse kusursuz sorumluluk hallerinden doğsun, sigortacı sorumlu kişiye karşı rücu hakkını kullanabilmekte, bu sebeple de dava ve takip hakkımız bulunmaktadır. Davalı, müvekkil şirket sigortalısına ve dolayısı ile onun yerine kaim olan Müvekkil Şirkete karşı sorumlu bulunduğundan işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek açılan davanın kabulüne karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili -------- Şti. Vekili cevap dilekçesinde; Davacının sigortalısının yüklenicisi dava dışı ---------Şti. İle 24.03.2016 tarihli sipariş sözleşmesi ile müvekkil şirketinden hizmet almış olduğu bu sözleşme uyarınca 90 metre küp kapasiteli --------- yangın suyu deposu ve 56 metre küp --------- kalite paslanmış çelik kullanım suyu deposunun montajının müvekkil şirketçe 08.04. 2016 tarihinde bitirildiğini, müvekkili şirke yüklenici --------- ------------- seri numaralı 08.04.2016 tarihli fatura kestiğini, müvekkil şirketin bu işe karşılık 30.000,00 TL şahsi teminat senedini --------- teslim ettğini, sel baskınları, rögar taşmaları, kronik bina zemin problemlerinden kaynaklanmış hasarların kötü niyetli olrak sigorta bedeline eklendiğini ve bu davaya konu edildiğini, dava konusu olayla ilgili zararın meydan gelmesinden doğrudan sorumlu olan ---------- davanın ihbar edilmesi gerektiğini, ---------- olaydaki sorumluğu büyük olduğunu, davanın sonucundan etkileneceğini ileri sürerek haksız davanın reddine, davanın ---------- Şti. 'ne ihbarına karar verilmesini belirtmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 1472.maddesine dayalı rücuen tazminat davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Rücu ve halefiyet, --------- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Emsal mahiyette yer alan --------- sayılı ilamda belirtildiği üzere, vakıf üniversitesi; kazanç amacı olmamak şartı ile mali ve idari konular dışında akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olarak Yükseköğretim Kurulu'nun görüş ve önerisi üzerine kanunla, tüzel kişiliği haiz olmak üzere kurulmakta olup; bu tüzel kişiliğinde, gerek 2809 sayılı Kanun hükümleri ve gerekse ---------- sayılı kararı uyarınca kamu tüzel kişiliği niteliğinde olduğu tartışmasızdır.TTK m 16/2 ' ye göre Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuk hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.Vakıf üniversiteleri tacir sıfatına haiz değildir. Davaya konu somut olayda, davalı şirket tacir ise de, dava dışı sigortalı üniversite tacir sıfatına haiz olmadığından ve taraflar arasında hizmetin alınmasına yönelik sözleşme düzenlenmediği nazara alındığında, somut uyuşmazlıkta 07/06/2017 tarihinde meydana gelen su basması sonucunda oluştuğu iddia olunan hasar bedelinin tazmininde görevli mahkeme genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesidir.Yukarıda açıklanan sebeplerle mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nin 114-115 maddesi uyarınca davanın usulden reddine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. HMK'nun 114/1. c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,

  2. Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli. . . . . . . . . . Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,

  3. Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeye göre gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Tazminat)asliyeincelemeticaretmahkemesi(RücuenTazminatgereği

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim