SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/936 E. 2024/423 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/936

Karar No

2024/423

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/936 Esas

KARAR NO: 2024/423

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 18/12/2023

KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle davalı tarafın muhtelif tarihlerde müvekkilinin satmış olduğu ürünlerden satın aldığını, bu ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin satmış olduğu bu ürünlere karşılık fatura ve irsaliyeler düzenleyerek davalıya gönderdiğini, fiili bir cari hesap ilişkisi oluştuğunu, borçlarının bir kısmını ödediğini, kısmi olarak gerçekleştirdiği bu ödeneler esnasında müvekkilinden ürün ve mal almaya da devam ettiğini, borcunun tamamını müvekkil şirkete ödemediğini, davalı tarafın borçlarını ödemeyi kesmesi üzerine müvekkili şirketin davalı taraftan muhtelif faturalara dayalı olan cari hesap bakiyesi alacaklarının tahsili amacıyla-------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takiplere mahsus yöntemle icra takibi başlattığını, davalı tarafından takip konusu borca ve takipten sonraki dönem için değişen oranlarda talep edilen ticari reeskont avans faizine ve borcun ferilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğunu, icra takibine yapmış olduğu itirazında tamamen kötü niyetli hareket ettiğini, fatura kapsamında müvekkilinin alacağı olan takibe konu alacağın, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın -------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu yetki itirazı ile borca itirazının iptali ve icra takibinin devamına, davalının takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacının cari hesap alacağı sebebiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibini davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre,--------- 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve--------- sayılı --------- yayımlanan, --------sayılı ---------- Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen ---------- kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan -------- kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Davalı için Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında; davalının yapılan sistem sorgulamalarında; 17/02/2014 - 15/11/2021 tarihleri arasında "Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda (Büfeler Dahil) Ekmek, Pasta Ve Unlu Mamullerin Perakende Ticareti (Ekmek, Bisküvi, Pasta, Çörek, Dondurma Külahı Vb)" faaliyetinden mükellef olduğu, 15/11/2021 tarihinde mükellefiyetini terk ettiği, 04/10/2022 tarihinden itibaren ise "Minibüs Ve Dolmuş İle Yapılan Şehir İçi ve Banliyö Yolcu Taşımacılığı (Belirlenmiş Güzergahlarda)" faaliyetinden faal mükellefi olduğu, mükellef tarafından 18/03/2023 tarihinde elektronik ortamda beyan edilen 2022 dönemi gelir vergisi beyannamesinin tetkikinde gerçek usulde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun tespit edildiği, kazançlar toplamının VUK 177.maddesinde düzenlenen sınırların altında kaldığı dolayısıyla tacir olmadığı anlaşılmıştır.Davalının faaliyetlerinin sınırı esnaf faaliyetlerinin altında kalıp tacir olmadığından, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur. Somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmekte olup Mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. HMK'nun 114/1. c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,

  2. Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli . . . . . . . . Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,

  3. Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeincelemeticaretİtirazınİptalimahkemesiSatımdan(TicariKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim