SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/979 E. 2024/389 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/979

Karar No

2024/389

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/979 Esas

KARAR NO: 2024/389

DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 28/12/2023

KARAR TARİHİ: 14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olduğu ve davalı sigorta şirketinde --------- poliçe numarası ile kasko sigortası bulunduğu iddia edilen --------- plakalı aracın park halinde iken başka bir araç sürücüsünün park halindeki aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve yapılan tespitler sonrasında müvekkiline ait aracın perte ayrıldığını, kasko poliçesine göre müvekkilinin aracı tam hasara uğradığından aracın hasar anındaki rayiç değerinin ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda aracın hasarlı hali için 685.600,00TL sovtaj bedeli, belirlenerek 164.400,00TL tazminat ödemesi yapılacağının tespit edildiğini ve aracın rayiç değeri 850.000,00TL olarak değerlendirildiğini, ancak kaza tarihinde bahse konu aracın rayiç değerinin ödeme yapılan tutardan çok daha fazla olduğunu, tutarın müvekkilinin zararını karşılamadığını, araç fiyatlarındaki artış sebebi ile müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması adına sigorta şirketince yapılan teklifin kabul edildiğini ancak ilgili kanun maddeleri gereğince gerçek zarar ilkesini göz önünde bulundurularak davalı şirketin müvekkilinin gerçek zararını ödemesinin gerektiğini, müvekkilinin süresi içerisinde ibranameden vazgeçerek iptal ettiğini, müvekkiline ait aracın rayiç bedelinin belirlenmesini ve oluşan farkın sigorta şirketinden tahsil edilmesini, bu nedenlerle, bilirkişi marifeti ile aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ve gerçek zararın tespitini, şimdilik 20.000,00TL tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı taraf arasında poliçe konusu ------- plakalı aracın kasko sigortası ile teminat altına alındığını ve taraflarca poliçe yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, 03/03/2023 tarihinde meydana gelen kazada aracın ağır hasar almış ve davacı sigortalının hasar ihbarı ile sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper raporu doğrultusunda araç pert ihalesine çıkarılmış ve mutabakat sonucu davacıya ödemenin yapılmış olduğunu, hasar dosyası incelendiğinde piyasa rayiç değeri 900.000,00TL, sovtaj bedeli 735.000,00TL ile bakiye 165.000,00TL'nin davacı tarafa ödendiğini, bu nedenle davacı tarafın taleplerinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacı tarafın müvekkilini ibra ettiğini ve ödemeyi kabul ederek aldığını, bu nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiştir.6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri"nin görevli olduğu belirtilmiş; 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmüne yer verilmiştir.6502 sayılı Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden" gerçek veya tüzel kişi; tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tarif edilmiştir. Bu nedenlerle, mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin "Ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukuki işlem bulunması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında kasko sigortasına dayanan sigortacı-sigortalı ilişkisi olduğu, davacı sigortalının gerçek kişi, sigorta edilen aracında hususi nitelikte araç olduğu, bu kapsamda davacı sigortalının tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu, mahkemelerin görevine ilişkin hususun dava şartı olduğu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. HMK'nun 114/1. c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna,

  2. Karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli . . . . . . . . Tüketici Mahkemelerine gönderilmek üzere, tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,

  3. Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(ÖzelasliyeincelemeticaretmahkemesiSigortagerekçeSözleşmesindenKaynaklanan)Tazminatgereği

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim