İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/978 E. 2024/371 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/978
2024/371
9 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/978 Esas
KARAR NO: 2024/371
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/03/2013
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette trafik sigorta poliçesi ile sigortalı -------- plaka sayılı aynı zamanda maliki olan davalının sevk ve idaresinde iken aynı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı --------- isimli şahsın yaralanarak devamlı maluliyete uğradığını, müvekkilinin 9.331,00 TL tazminatı dava dışı şahsa ödediğini, ayrıca tedavi gideri olarak 4.986,00 TL'yi hastaneye ödediğini, davalının kazada %100 kusurlu olduğunu, ödenen tazminatın davalıya rücu edilen 14.648,84 TL için-------- İcra Dairesinin -------- esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalının haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği ve alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, kaza kusur oranı tespitinin yapılmadığını beyan ederek davanın reddini ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; trafik kazası sebebiyle davacı tarafından üçüncü şahsa yapılan ödemenin davalı sigortalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Davanın safahatı incelendiğinde mahkememizce 07/04/2015 tarihinde -------- Esas -------- Karar sayılı ilam ile davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine --------- sayılı kararı ile ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu ancak davacının, sürücünün ehliyetsiz olduğunu ve alkollü bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle mahkememiz kararının bozulduğu, dosyanın mahkememizde aldığı yeni esas numarası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 19/11/2019 tarih ve -------- Esas ve --------- Karar sayılı ilamı ile yine davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın temyiz yolu açık olmak üzere verildiği, --------Hukuk Dairesi tarafından dosyanın, verilen kararın direnme niteliğinde olması gerekçesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderildiği ve -------- sayılı kararı ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile özel daire bozma kararına uyulması gerekirken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle mahkememiz kararının kesin olarak bozulmasına karar verildiği görülmüştür.Dava konusu uyuşmazlık, 25/12/2010 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından dava dışı şahsa yapılan ödemelerin kadri maruf olup olmadığı, davacının ödediği bedeli taraflar arasında düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği, davalı sürücünün ehliyetsiz olup olmadığı, alkollü araç kullanmadığı bu hususu ispat yükünün kime ait olduğu, bu kapsamda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının poliçe tanzim eden sigortacı, davalının ise sigortalı olduğu, dava konusu 25/12/2010 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında dava dışı --------- isimli şahsın yaralandığı ve davacı tarafından dava dışı şahsa toplam 14.648,84 TL ödeme yapıldığı ve bu tutarın olay yerini terk etmesi sebebiyle anılan poliçe genel şartlarının B.4 maddesi kapsamında davalıdan tahsilinin talep edildiği, anılan genel şartlar maddesi gereğince rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan hallerinin mevcut olduğunun ispat yükünün davacı sigorta şirketi uhdesinde olduğu, davacının bu hususu somut delillerle ispat etmesi gerektiği zira kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan poliçe genel şartları hükümleri uyarınca kaza yerini terk etmenin tek başına rücu hakkını vermeyeceği, B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğinin ispat edilmesi gerektiği ancak davacının, sürücünün ehliyetsiz olduğu veya alkollü bulunduğunu somut delillerle ispatlayamadığı, özel daire bozma kararı ile kesin olarak verilen Hukuk Genel Kurulu kararlarının da bu yönde olduğu anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın reddine,
-
Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 250,60. TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 14.648,84. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32