İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/304 E. 2024/343 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/304
2024/343
30 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/304 Esas
KARAR NO: 2024/343 Karar
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 26/04/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili --------, davalı firma ------- şirketi firmasının hissedarı olduğunu, uzun yıllardır aile şirketi olan davalı firmada hem Yönetim Kurulu Üyesi hem de hissedar olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, müvekkilinin davalı firmadaki hissedarlığının dışında, uzunca bir süre Yönetim Kurulu Üyesi olarak da çalışmalarını sürdürdüğünü, davalı şirket tarafından 20.12.2021 tarihli -------- numaralı Yönetim Kurulu kararı ile müvekkili davacı -------- temsil yetkisi hiçbir haklı gerekçe gösterilmeksizin sonlandırıldığını, 13.01.2022 tarihli şirket merkezinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda almış oldukları karara istinaden hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden müvekkilinin yönetim kurulu üyeliği de sonlandırıldığını, İşbu 13.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının çağrı usulüne uygun yapılmaması nedeniyle ve diğer gerekçelerle ------- E. Sayılı dosyası ile Genel Kurul Kararının iptali davası ikame edildiğini ve davanın derdest olduğunu, Kanunun 414. Maddesi genel kurulun toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkarılacağı gazeteler iadeli taahhütlü mektup ile pay sahiplerine bildirilmesi gerekirken, müvekkili --------- 13.01.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı iadeli taahhütlü mektup ile bildirilmemiştir. Yine TTK 414. Maddede Genel kurul toplantısının esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde yayımlanması gerektiği de belirtilmesine karşın şirketin internet adresi "----------" de 13.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının ilanı da yapılmamıştır. Müvekkil'in 13.01.2022 tarihinde yapılan genel kurul hakkında hiçbir bilgisi olmadığından genel kurula katılım sağlayamamış, müvekkilinin toplantıya katılması bu suretle engellenerek pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanmasına engel olunduğu, Davalı şirket yetkilileri tarafından 11.02.2022 tarihinde, müvekkilin "---------" kodu ile (istifa) çıkışı yapıldığı,17.02.2022 tarihinde davalı şirket tarafindan yeniden olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiği ancak şirket tarafından bu toplantı için de usulüne uygun çağrı yapılmadığı, 17.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararının da iptali talebiyle ------- Esas sayılı davası ikame edildiği, işbu dosyanın 07.02.2024 tarihli celsesinde davanın kabulüne ve genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği, 17.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının da müvekkiline usule uygun bildirilmediği, müvekkilinin toplantıyı toplantıdan kısa bir süre önce şifahi olarak öğrendiğini ve bunun üzerine genel kurul toplantısına katılım sağladığını, genel kurul toplantısının ilanının da yapılmadığını, müvekkilinin genel kurul toplantısında alınan kararların tümüne muhalefet şerhi konulduğunu, davacı --------, davalı şirkette %16 azınlık hissesine sahip olduğunu, azınlık pay sahipleri açısından, işbu kararların iptali zaman ve usul ekonomisi yönünden oldukça yıpratıcı olabildiği, ortaklar arasındaki menfaat çatışması ve ortakların kendi haklarını kullanmaları sonucunda şirketin karar alma mekanizmasının işleyememesi sebebiyle meydana gelen tıkanıklar, şirketin kilitlenmesine sebebiyet verdiğini, şirketin imkânlarının, kaynaklarının sistematik şekilde çoğunluğa aktarıldığını bu sebeple; davalı şirkete kayyum atanması ve tüm malvarlıklarına ihtiyati tedbir uygulanması taleplerinde bulunduklarını, Davacı müvekkilinin, yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve üyeliğinden çıkartıldıktan sonra müvekkilin ortaklık payını alamaması ve/veya minimum düzeyde alması için şirketin mali kayıtlarında gerçeği yansıtmayan şekilde iş ve işlemlerde bulunulduğu hususlarında ciddi duyumlar bulunduğunu bu sebeple -------- Soruşturma nolu dosyası ile şikayette bulunulmuş olup iddianamenin kabulü ile -------- Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, Taraflarınca 31.05.2022 tarihinde yapılan şikayetin ardından, davalı şirket yetkilileri tarafından 06.06.2022 tarihinde --------- Vergi Kimlik Numaralı, "-------- Şirketi" isimli şirket kurulduğunu, şikayetin hemen ardından, 6 gün gibi kısa bir süre içerisinde kurulmuş olmasının, davalı şirket yetkilileri tarafından mal kaçırma kastı ile kötü niyetli olarak kurulduğunun aşikar olduğunu, şirketin gayri resmi ortağı olan ------ ise müvekkiline, şirketin stok affına girdiğini beyan ettiğini, bu şekilde, faturasız satın alınan ve işletmede fiilen bulunup muhasebe kayıtlarında yer almayan makine, teçhizat ve demirbaşlar kayıtlara alınabilecek, yasal kayıtlar fiili duruma uygun hale getirilebileceğini, işbu usulsüzlüğin soruşturma dosyasında temin edilen 08.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda; 7326 sayılı kanundan yararlanılarak 25.654.786,00-TL'lik tutarın, -------- hesabına alacak olarak kaydedildiği, işbu durum şirketin büyük ölçüde zarara uğratıldığını gösterdiğini, ayrıca ------- üzerinden yaptıkları incelemelerde, 20.05.2022, 23.05.2022, 24.05.2022 ve 14.06.2022 tarihlerinde olmak üzere toplamda 16 adet şube tescili yapıldığını gördüklerini, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve şirketin mal varlığı değerlerinin gizlenmeye çalışıldığı hususunda şüphe uyandırdığını, müvekkili tarafından 2013 yılında sunulan projenin kabul gördüğünü hala devam etmekte olan projeden müvekkilinin paylarının ödenmediğini, müvekkilinin zararının her geçen gün arttığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulünü, Davalı şirketin yapmış olduğu iş ve işlemlere ilişkin --------- bildirimde bulunulmasını, davalı şirkete kayyum atanmasını, telafisi imkânsız zararları önlemek amacıyla davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malvarlığının tespiti ile işbu malların üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.Davacının yönetim kurulu üyeliği 20/12/2021 tarihli --------- sayılı genel kurul kararı ile sonlandırılmış ve davacı bu genel kurul kararının iptali için dava açmış olup, davanın -------- Esas sayılı dosyasında derdest olduğu dava dilekçesinden anlaşılmaktadır.Davacı dava dilekçesinde ; davalı şirketin yapmış olduğu iş ve işlemlere ilişkin mali suçları araştırma kurulu ------- bildirimde bulunulmasını, telafisi imkânsız zararları önlemek amacıyla tensiben davalı şirkete kayyum atanmasını, telafisi imkânsız zararları önlemek amacıyla davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malvarlığının tespiti ile işbu malların üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmektedir.Davacının dayanağı mevcut yönetim kurulunun şirketi kötü idare etmesine, usulsuz genel kurul toplantısı yapılmasına, davacının şirket yönetiminden uzaklaştırılmasına, şirket yetkililerinin kötüniyetine, şirket malvarlığının zarara uğratılmasına, şirket tarafından davacının hakettiği parının davacıya ödenmemiş olmasına, mali işlerin usulsüz yürütülmesine dayandırılmış olup bu gerekçenin her biri ayrı bir davanın konusunu teşkil edecek iddialardır.Kural olarak bir şirkete kayyum atanması için şirketin organsız kalmış olması şartı aranır. Ancak davalı şirket organsız değildir.6102 sayılı TTK'nun 630. Maddesine göre ise, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılması ve sınırlandırılmasını isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak dava dilekçe ve eklerine göre yönetim hakkını sınırlandıracak haklı sebeplere ilişkin bildirilen deliller yeterli bir kanaat oluşturmadığı gibi, davacı tarafından açılmış yönetim kurulu kararının iptali veya yöneticinin sorumluluğu davası yokken sadece tedbir yoluyla davanın netice-i talebine ilişkin bir karar verilmesi de mümkün değildir. Kaldı ki, belirtilen türde bir dava açılmış ise bu taleplerin ilgili davada değerlendirilmesi gerekir.Talep sonucunun tedbiren şirkete kayyım atanması ve şirketin malvarlığına tedbir konulması olduğu nazara alındığında tümüyle tedbir talebi içeren ve değişik iş olarak açılması gerekirken esastan açılan bu davanın açıklanan nedenlerle özel dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın HMK'nun 114/2, 115 ve 138. maddeleri uyarınca usulden reddine,
-
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39