SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/898 E. 2024/298 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/898

Karar No

2024/298

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/898 Esas

KARAR NO: 2024/298

DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)

DAVA TARİHİ: 04/12/2023

KARAR TARİHİ: 16/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20/06/2022 tarihinde kiraya veren olduğu iddia edilen -------- iş yeri kiraladığını ve 11/06/2022 tarihinde vergi açılışını yaparak '' --------- '' isimli iş yerini açtığını, müvekkilinin iş yerini açtıktan sonra 02/06/2023 tarihinde davalı kurum yetkililerinin müvekkilinin iş yerini kontrol etmeleri sonucunda aynı tarihli ---------- seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı'nın düzenlendiğini ve 04/06/2023 tarihli --------- nolu fatura ile müvekkiline 210.342,55TL kaçak elektrik kullanımına ilişkin fatura kesildiğini, müvekkilinin iş yerini kiralaması akabinde hemen abonelik sözleşmesi yaptığını ve kiraladığı günden beri faturalarını zamanında ve eksiksiz olarak ödediğini, müvekkili kaçak elektriğin, iş yerindeki bir prizden kaynaklı olduğunu cezanın gelmesi ile birlikte öğrendiğini ve kaçak elektriği müvekkilinin yapmadığını, müvekkilinin bu hususu bilmesinin de mümkün olmadığını, söz konusu kaçak elektrik kullanımı gayesinde olan birisinin kiraladıktan hemen sonra abonelik sözleşmesi yapıp düzenli ve eksiksiz olarak faturalarını ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını ve sorumluların bulunması gerektiğini, davalı tarafça kaçak elektrik faturası düzenlenmesi akabinde müvekkili aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve müvekkilince takibe itiraz edildiğini, ayrıca borcu kabul anlamına gelememekle birlikte kesilen kaçak elektrik faturasının fahiş olduğunu ve tutarın bilirkişice değerlendirilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle, davalı tarafça düzenlendiği iddia edilen 02/06/2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk edilen 04/06/2023 tarihli ve 210.342,55TL bedelli fatura dayanak gösterilerek başlatıldığı iddia edilen------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kaçak elektrik kullanımında bulunduğunu ancak öncelikle dava bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacının -------- şirketi Elektrik perakende satış hizmeti sunduğunu, müvekkilinin ise kendi coğrafi bölgesinde elektrik şebekesinin kurulması ve işletilmesi , bu minvalde dağıtım hizmeti sağlamakla olduğunu, müvekkilinin saha ekipleri tarafından -------- Mah. ------- Cad. No:------- ---------- adresinde yapılan inceleme sırasında davacının mevcut kurulu olduğu iddia edilen sayaca hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini ve sayacın mühürlendiğini, kaçak elektrik bedelinin davacı tarafından ödenmesi hususunda iletişime geçilmiş ise de davacı taraftan olumlu bir dönüş olmaması sebebi ile-------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davacı tarafça dava dışı şirket ile abonelik sözleşmesi yapılmasının kaçak kullanım ile bir bağının olmadığını, davacı taraf her ne kadar kaçak elektrik kullanımının cezanın kesilmesi ile birlikte öğrendiğini ifade etse de bunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, davalı tarafça müvekkiline herhangi bir itiraz başvurusunda bulunmadığını, hesaplamanın tahakkuk tarihinde yürürlükte olan elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği ve mevzuata uygun olduğunu, davacı taleplerinin haksız olduğunu, bu nedenle, davanın görevsizlik nedeni ile reddine, dava müvekkil şirketin alacağının sürüncemede bırakılmak amacı ile açılmış olduğunu ve yasal dayanaktan yoksun olması sebebi ile davanın esastan reddine, davanın kötü niyetle açılmış olması sebebi ile davacı aleyhine, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının kaçak elektrik kullandığı iddiası ile davalı tarafından tanzim olunan 04/06/2023 tarihli -------- numaralı 210.342,55 TL bedelli faturaya dayalı olarak davacı aleyhine başlatılan-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyadan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1.bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemitir.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, ---------- 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve --------sayılı ---------- yayımlanan, -------- sayılı -------- Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen -------- kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan --------- kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.Menfi tespit davaları İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olup, TTK 4.maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir. -------- Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabında davacının 2021 yılından itibaren işletme hesabı usulüne göre defter tuttuğu belirtilmiştir. Yapılan incelemede davacının VUK'nin 177. maddesine göre esnaf sınırında kaldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. HMK'nun 114/1. c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine davanın usûlden reddine,

  2. HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli. . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  3. HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeMenfiticaretSözleşmesi)mahkemesi(AboneTespithükümgereği

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim