İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/760 E. 2024/2 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/760
2024/2
5 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/760 Esas
KARAR NO: 2024/2
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 27/09/2022
KARAR TARİHİ: 05/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;
her iki müvekkili şirketinde yönetim kurulu ortaklık yapısı aynı olan şirketler olduğunu, aralarındaki bağ nedeni ile aynı davada konkordato talebinde bulunulduğunu, Davacı -------- Şirketi yönünden; ---------- şirketlerinden olan müvekkil "--------- Şirketi "nin 09.02.2015 tarihinde, kamu taahhüt sektöründe inşaat alanında hizmet sunmak üzere kurulduğunu, bugüne kadar kamuya yönelik üstlendiği yatırım ve taahhüt projelerini başarıyla gerçekleştiren -------- tecrübesi ve uzmanlığının izleri havaalanı, demir yolları, kara yolları, kıyı yapıları, alt yapı ve her türlü bina yapımını içeren üst yapı projelerinde görüldüğünü, kamuya yapılan inşaat-taahhüt işlerinde tercih edilen bir firma haline geldiğini, son 2 yıldır dünyada ve ülkemizde olağanüstü gelişmeler yaşanmaya başladığını, kur dalgalanması ve ekonomik sıkılaşma piyasadaki likiditeyi azalttığını, özellikle Covid 19 pandemi sürecinde müvekkili şirketin finansal yapısının bozulmaması için şirket yöneticilerinin iyi bir süreç yönettiğini, fakat son 2 ayda dövizdeki olumsuz artışlar nedeniyle müvekkili şirketin faaliyet konusu olan inşaat sektörünü malzeme tedarikleri bakımından durma noktasına getirdiğini, İnşaat-yapı malzemeleri sektöründe yaşanan fiyat artışları, çimento ve demir gibi ana ürün fiyatlarında yaşanan fahiş fiyat artışları, hammadde tedarikinin dövize bağlılığı nedeni ve pandemi sebebi ile sektör çalışmalarını durma noktasına geldiğini, alınan İhaleli işlerinde üretim yapmakta büyük gerilemeler yaşandığını, gelinen noktada maliyetlerini karşılayamayan ve ---------- alacağını tahsil edemeyen müvekkili şirketin faaliyetine devam etmekte zorlanmaya başladığını, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği dönemde ülkemiz ekonomisine ve içinde bulunduğu sektöre çok ciddi katkılarda bulunduğunu, müvekkili şirketin konkordato başvurusu ile devam eden işlerini tamamlayarak hem bu süreçten çıkabilmek, borçlarını ödeyebilmek, hem de yarım kalacak işlerin Kamuya yaratacağı mağduriyetin önüne geçmek amacında olduğunu, alacaklılara olan borçlarını ödeyebilmenin tek çaresi işlerinin devam etmesi ve tamamlanmasından geçtiğini, bunun içinde yasanın düzenlediği konkordato tedbirlerime ihtiyaç bulunduğunu, şirket varlıklarının cebri icra yolu veya iflas ile parça parça satışa konu olması halinde alacaklıların da bu durumdan olumsuz etkileneceğini, şirketin iflası halinde hiçbir değer ifade etmeyeceğini ve alacaklıların alacaklarının halel göreceğinin kaçınılmaz olduğunu, konkordato mühleti verilmesi halinde ise, şirketin varlık bütünlüğü korunacağını, hem değerini artıracak hem de faaliyetlerini sürdürmesine imkân sağlanacağını, müvekkili şirketin nakit problemlerinin girdiği olumsuz döngüden çıkması, şirket yönetimi tarafından gerçekleştirilebilir bir yapılanma zemine oturtularak planlandığını, borçların ön projede sundukları vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi konusunda yönetimin kararı oluştuğunu, müvekkili şirketin mevcut borçlarını ön projede belirtildiği üzere, alacaklıların alacağının %100 şeklinde tamamını 53 aylık bir vadede ödeyeceğini, davacı işletmenin hali hazırda iflasına karar verildiği takdirde ise; işletmenin borca batık olması ve malvarlığının cebri icra yolu ile satılması durumunda alacaklılar alacaklarının sadece %44 gibi bir kısmını alabileceğini, Oysa müvekkili şirketin konkordato teklifinin kabulü halinde, alacaklarının tamamı (%100) 53 ay gibi bir vadede elde edeceklerini, bunun yanında davacı işletmenin faaliyetine devam ederek hem ülke ekonomisine katkıyı sürdüreceğini, hem de istihdam yaratmaya devam edeceğini, müvekkili şirketin, etkin bir varlık ve borç yönetimi ile 2026 yılı sonunda geçmiş borçların tamamını ödeyeceği gibi şu anda ödenebilirliği bulunmayan borçlarını konkordato projesi doğrultusunda tasfiye etmiş olacağını, Davacı --------- Şirketi yönünden; --------- şirketlerinden olan müvekkili " -------- Şirketi " 09.02.2015 tarihinde, kamu taahhüt sektöründe inşaat alanında hizmet sunmak üzere kurulduğunu, bugüne kadar kamuya yönelik üstlendiği yatırım ve taahhüt projelerini başarıyla gerçekleştiren -------- tecrübesi ve uzmanlığının izleri havaalanı, demir yolları, kara yolları, kıyı yapıları, alt yapı ve her türlü bina yapımını içeren üst yapı projelerinde görüldüğünü, kamuya yapılan inşaat-taahhüt işlerinde tercih edilen bir firma haline geldiğini, son 2 yıldır dünyada ve ülkemizde olağanüstü gelişmeler yaşanmaya başladığını, kur dalgalanması ve ekonomik sıkılaşma piyasadaki likiditeyi azalttığını, özellikle Covid 19 Pandemi sürecinde müvekkili şirketin finansal yapısının bozulmaması için şirket yöneticileri iyi bir süreç yönettiğini, fakat son 2 ayda dövizdeki olumsuz artışlar nedeniyle müvekkili şirketin faaliyet konusu olan inşaat sektörünü malzeme tedarikleri bakımından durma noktasına getirdiğini, İnşaat-yapı malzemeleri sektöründe yaşanan fiyat artışları, çimento ve demir gibi ana ürün fiyatlarında yaşanan fahiş fiyat artışları, hammadde tedarikinin dövize bağlılığı nedeni ve pandemi sebebi ile sektör çalışmalarının durma noktasına geldiğini, alınan İhaleli işlerinde üretim yapmakta büyük gerilemeler yaşandığını, müvekkili şirketin 2020 yılında başlayan ekonomik krizi en az hasarla atlatabilmek adına, alınması gereken tüm tedbirleri aldığını, ciddi tasarruf tedbirlerini uyguladığını ve işlerini sorunsuz şekilde yürütmeye gayret etmiş ise de yaşanan ekonomik krizin daha da derinleşmesiyle tahsilat sıkıntısı ciddi bir boyuta geldiğini ve yapımı devam etmekte olduğu işleri bitirmesi iyice güçleştiğini, gelinen noktada maliyetlerini karşılayamayan ve --------- alacağını tahsil edemeyen müvekkili şirketin faaliyetine devam etmekte zorlanmaya başladığını, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği dönemde ülkemiz ekonomisine ve içinde bulunduğu sektöre çok ciddi katkılarda bulunduğunu, müvekkili şirketin konkordato başvurusu ile devam eden işlerini tamamlayarak hem bu süreçten çıkabilmek, borçlarını ödeyebilmek, hem de yarım kalacak işlerin kamuya yaratacağı mağduriyetin önüne geçmek amacında olduğunu, alacaklılara olan borçlarını ödeyebilmenin tek çaresinin işlerinin devam etmesi ve tamamlanmasından geçtiğini, bunun içinde yasanın düzenlediği konkordato tedbirlerime ihtiyaç bulunduğunu, şirket varlıklarının cebri icra yolu veya iflas ile parça parça satışa konu olması halinde alacaklıların da bu durumdan olumsuz etkileneceğini, şirketin iflası halinde hiçbir değer ifade etmeyeceğini ve alacaklıların alacaklarının halel göreceğinin kaçınılmaz olduğunu, konkordato mühleti verilmesi halinde ise, şirketin varlık bütünlüğü korunacağını, hem değerini artıracağını hem de faaliyetlerini sürdürmesine imkân sağlanacağını, şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün görünmediğini, konkordato mühleti verilmesi halinde ise, şirketin varlık bütünlüğünün korunacağını, hem değerini artıracağını hem de faaliyetlerini sürdürmesine imkân sağlanacağını, müvekkili şirketin nakit problemlerinin girdiği olumsuz döngüden çıkması, şirket yönetimi tarafından gerçekleştirilebilir bir yapılanma zemine oturtularak planlandığını, borçların ön projede sunulan vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi konusunda yönetimin kararı oluştuğunu, müvekkili şirketin, mevcut borçlarını konkordato ön projede belirtildiği gibi, alacaklıların alacağının %100 şeklinde tamamını konkordato tasdik edildiği tarihten sonra 53 aylık bir vadede eşit taksitler halinde ödeyeceğini, müvekkili şirketin, hali hazırda iflasına karar verildiği takdirde ise işletmenin borca batık olması ve malvarlığının cebri icra yolu ile satılması durumunda alacaklılar alacaklarının sadece %15 gibi bir kısmını alabileceklerini, Oysa müvekkili şirketin konkordato teklifinin kabulü halinde, alacaklarının tamamı (%100) 53 ay gibi bir vadede elde edeceklerini, bunun yanında müvekkili şirketin faaliyetine devam ederek hem ülke ekonomisine katkıyı sürdüreceğini, hem de istihdam yaratmaya devam edeceğini, müvekkili şirketin etkin bir varlık ve borç yönetimi ile 2026 yılı sonunda geçmiş borçların tamamını ödeyeceği gibi şu anda ödenebilirliği bulunmayan borçlarını konkordato projesi doğrultusunda tasfiye etmiş olacağını beyan ederek, İK 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK 287/2 gereği Geçici Komiser tayini kararı verilmesini, davacı şirketlerin İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini, İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacı şirket aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini, müvekkili şirketlerin aktiflerinde bulunan taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerin şirket lehine alacaklılara tahsis ettiği rehin ve ipotek işlemlerine ilişkin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde satışların durdurulmasına karar verilmesini, şirketler aleyhine yapılmış ve yapılacak her türlü takipteki muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icra-i işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkil şirketlerin elde ettikleri gelirler ve mevduatlar üzerine haciz veya ihtiyati haciz uygulanması halinde şirketler faaliyetlerine devam edemeyeceğinden davacı şirketlerin hak ve alacaklarına haciz veya ihtiyati haciz yolu ile haciz ihbarnamesi gönderilmemesi, gönderilmiş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketler tarafından işletmenin faaliyeti nedeni ile alacaklılara/bankalara verilen teminat mektubu ve yine teminat amaçlı verilmiş müşteri çeklerinin konkordato komiserlerinin denetiminde işleyecek şirket hesabına yatırılmak üzere şirkete iadesine, davacı şirketlerin araçları üzerine haciz veya ihtiyati haciz yolu ile yakalama kararı konulmaması konulmuş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin çek hesabının yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme yetkilerinin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesine karar verilmesini, Geçici Mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra ve İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar tarafından, Mahkememizin 29/09/2022 tarihli tensip ara kararı ile verilen kesin süre içerisinde iflas avansı ve konkordato gider avansları yatırılmış olup, davacı şirketlerin sicil dosyalarının bir örneği celp edilmiştir.Mahkememizin 30/09/2022 tarihli ara kararı ile, davacılar lehine İİK'nin 287.maddesi uyarınca 30/09/2022 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verilerek aynı madde uyarınca iki kişilik geçici konkordato komiseri görevlendirildiği anlaşılmıştır. Şirketlerin ticari defter ve mali tablolarının incelenmesi, davacıların hali hazırdaki durumu, sunulan ön projelerin ticari kayıtlarla uyumlu olup olmadığı, eksiklik bulunup bulunmadığı, şirketin borca batık olup olmadığı ve davacıların konkordato şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda değerlendirme yapılabilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere üç aylık geçici mühlet kararı ile birlikte davacı şirketlere geçici konkordato komiseri atanmıştır.Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 30/12/2022 tarihli duruşmasında;'' Davacılar, ------ ŞİRKETİ ve ------ ŞİRKETİ hakkında 30/09/2022 tarihinde verilen konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 AY SÜRE İLE UZATILMASINA, Komiserlerin görevinin devamına " karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/02/2023 tarihli duruşmasında; " -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün;--------- sicil numarasında kayıtlı davacı ------- ŞİRKETİ ile ------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---------- sicil numarasında kayıtlı davacı --------- ŞİRKETİ'nin kesin mühlet taleplerinin Kabulü ile, İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 1 YIL SÜRE İLE KESİN MÜHLET VERİLMESİNE, Komiser heyetinin görevinin İİK.nun 290. Maddesi kapsamında devamına, Konkordato projesinde net olarak sınırları çizilmeyen ödeme planında 53 ay taksitle ödeneceği bildirilen konkordatoya tabi borçlarla ilgili inceleme ve denetim imkanı sağlayacak şekilde ödeme planının net olarak mahkemeye bildirilmesi için 2 hafta kesin süre verilmesine, Komiser heyeti raporuna göre şirketin mali durumu, borçları, borçlarının nitelikleri nazara alındığında 53 aylık ödeme takviminin ülkenin bulunduğu ekonomik şartlar nazara alındığında alacaklıların aleyhine olduğu kanaatine varıldığından ve sadece vade konkordatosu istendiği halde işlemiş ve işleyecek faizlerle ilgili hiçbir öngörü ve ödeme vaadi içermeyen ve bu haliyle tenzilat konkordatosu olduğu anlaşılan projenin revize edilmesi için 2 hafta kesin süre verilmesine, Revize projesi sunulduktan sonra komiser heyetine tevdii ile kesin mühlet içerisinde yapılması gereken işlemlerin zaman kaybına neden olmaksızın derhal icra edilerek konkordatonun tasdiki şartlarının olup olmadığı hususunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlenmesine," karar verildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili 16/10/2023 tarihli dilekçesi ile; müvekkili şirketler yönünden dosyada kesin mühlet kararı verildiğini, kesin mühlet aşamasında davacılardan --------- şirketi yönünden davada beklenen yararın sağlandığını beyan ederek bu davacı yönünden davanın feragat nedeniyle sonlandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkememizin 19/10/2023 tarihli ara kararı ile davacılardan --------- şirketi yönünden feragat beyanı ile ilgili İİK 291 ve 292 maddesi maddesi kapsamında komiser heyetinden rapor istenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Konkordato komiser heyeti mahkememize sunmuş olduğu 03/11/2023 tarihli raporunda; davacılardan -------- şirketinin 31/08/2023 tarihli rayiç değer bilançosuna göre özkaynak değerinin 590.985,25 TL. olup, şirketin borca batık durumda olmadığını, şirketin faaliyetlerine nezaret ettikleri dönem boyunca komiser talimatlarına aykırı bir faaliyet tespit edilmediğini, konkordato sürecinde şirket olağan faaliyetlerini sürdürdüğünü, şirketin, alacaklılarıyla görüşmeleri neticesinde artık alacaklılarının takip baskısı olmadan faaliyetini devam ettirebileceği öngörüsüyle ve konkordatodan beklenen faydanın sağlandığından hareketle, feragat talebinde bulunduğunu, herhangi bir maddi duran varlık (tesis, makine ve cihazlar, taşıtlar, demirbaşlar gibi) satışı yapılmadığını, İİK m, 292 kapsamında şirket borca batık durumda bulunmadığından şirketin feragat talebinin kabulü ile konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır. Davacılar vekili 25/12/2023 tarihli dilekçesi ile; müvekkili şirketler yönünden dosyada kesin mühlet kararı verildiğini, kesin mühlet aşamasında davacılardan -------- şirketi yönünden davada beklenen yararın sağlandığını beyan ederek bu davacı yönünden davanın feragat nedeniyle sonlandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkememizin 26/12/2023 tarihli ara kararı ile davacılardan-------- şirketi yönünden feragat beyanı ile ilgili İİK 291 ve 292 maddesi maddesi kapsamında komiser heyetinden rapor istenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Konkordato komiser heyeti mahkememize sunmuş olduğu 05/01/2024 tarihli raporunda; davacılardan------- şirketinin 31/10/2023 tarihli rayiç değer bilançosuna göre özkaynak değerinin + 11.572.458,39 TL. olup, şirketin borca batık durumda olmadığını, şirketin faaliyetlerini nezaret ettikleri dönem boyunca komiser talimatlarına aykırı bir faaliyet tespit edilmediğini, konkordato sürecinde şirket olağan faaliyetleri kapsamında stoklarının satışının gerçekleştirildiğini, bunun dışında herhangi bir maddi duran varlık (tesis, makine ve cihazlar, taşıtlar, demirbaşlar gibi) satışı yapılmadığını, şirket alacaklılarıyla anlaşmış olup konkordatodan beklenen yarar sağlanmış bulunduğundan feragat talebinde bulunduğunu,-------- şirketi yönünden konkordatodan beklenen yarar sağlanmış olduğundan ve şirket borca batık durumda bulunmadığından şirketin feragat talebinin kabulünün ve konkordato tedbirlerinin kaldırılmasının uygun olacağı şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamına göre; denetime ve hüküm kurmaya elverişli komiser heyeti raporları ve dosyanın geldiği aşama nazara alınarak Konkordatonun tasdik talebinden feragat eden ve borca batık olmadıkları anlaşılan her iki şirket yönünden davacıların konkordato taleplerinin feragat nedeniyle reddine, alacaklıların zararına herhangi bir eylemi ve işlemi olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacıların feragati nedeniyle kesin mühletin kaldırılmasına, davacı şirketler borca batık olmadıklarından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
-
Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine,
-
Kararın . . . . . . . ve. . . . . . . . . Kurumunun . . . . . . . . . ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,
-
İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar harcına karşılık peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Bakiye gider avansları ve iflas avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35