SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/778 E. 2024/147 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/778

Karar No

2024/147

Karar Tarihi

23 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/778 Esas

KARAR NO: 2024/147

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 19/11/2014

KARAR TARİHİ: 23/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı Firmanın 05.06.2012 tarihli kaşeli, imzalı ve antetli kağıdına çıkardığı siparişle davacı ..., toplam 249.100,35 EURO tutarında muhtelif ürün siparişi geçtiğini, davacının aldığı özel siparişe uygun olarak imalatın 120.530,84 EURO'luk kısmının imalatını gerçekleştirdiğini ve davalının mallarını çekmesi için kendisini bilgilendirdiğini ancak siparişi verilen malların teslim alınması sürecindeki kararsızlık, ciddi gecikmeler ve sürekli ertelemeler nedeniyle davacı ... siparişin geri kalan kısmının imalatını durdurduğunu sipariş formundaki şirket kaşesinin üstündeki imzanın -------- adlı şahsa ait olup kendisinin sipariş tarihi itibariyle şirketin müdürü ve hissedarı olduğunu, davalı firmanın bir takım vergisel işlemlerden bağ içinde bulunduğu ve ------- yasalarına tabi olan ve yasal merkezi -------, ------- --------- adresinde bulunan -------- ticari ünvanlı şirket tarafından teslim alınacağını ifade ettiğini davacının bu hadisenin kendisi açısından bir önem arz etmeyeceğini ifade ederek davalı firmanın talebi üzerine ürünlerin sadece 49.848,98 EURO'luk kısmı için, 4 adet fatura düzenleyerek ------- ticari ünvanlı ------- şirketine gönderdiği ve fatura bedellerini sorunsuz bir şekilde tahsil ettiğini 49.848,98 EURO değerinde ilk teslimatın ------ şirketinin davacı ... yönlendirdiğini nakliyeciler tarafından imza karşılığı teslim alındığını, ilk teslimattan sonra, üretilmiş halde bulunan ve davacının depolarında teslim edilmeyi bekleyen bakiye ürünlerin ne zaman teslim alınacağını öğrenmek amacıyla davacının sürekli olarak davalı ve davalının organik irtibat içinde bulunduğu -------- firmasına başvurduğu, ancak kendilerinden ürünleri teslim alma tarihiyle ilgili olarak herhangi bir bilgi alamadığı, haber alamaması, malların sipariş verenlerce teslim alınmasının ve her defasında ayrı gerekçelerin sıralanması nedeniyle davacının 120.530,84 EURO'nun haricinde başkaca ürün imalatına girişmediği, davacının pek çok girişiminden sonra davalının bakiye 70.681.86 EURO değerindeki ürünleri teslim almaktan ve bedelini ödemekten kaçtığına kani oldukları, davacının davalıya 29.11.2013 tarihinde ihtarname yollayarak, kendisini siparişe konu ürünlerin davacının depolarında hazır bulunduğunu, bu malların 10 gün içinde çekilmesi gerektiğini aksi taktirde davacının hukuki yollara müracaat edeceği ve hukuki yollara müracaattan mütevellit her türlü masrafın kendilerine yükleneceği hususlarının ihtar edildiğini, ancak davalının 18.12.2013 tarihli cevabi ihtarnamede ilginç ifadelere yer vererek, araştırma yapmak için zamana ihtiyaç duyduklarını ve bu hususun kabul veya ret anlamına gelmeyeceği gibi anlaşılması zor bir ifade kullandığını, ancak davalının bu konuyla ilgili davacıya herhangi bir geri dönüş yapmadığını, davacının bunun üzerine 03.01,2014 tarihinde------ ve------ lisanlarında, ürünler teslim edilmek üzere depolarımızda hazırdır ibaresini havi ------ sayılı ve 70.681,86 EURO tutarlı bir fatura tanzim ederek bu faturayı -------- hizmetiyle tebliğ ettiği, davalının faturayı tebellüğ ettikten sonra bir üst yazı refakatinde faturayı, ------- marifetiyle davacıya iade ettiği, faturanın iadesiyle birlikte davalı firmaca gönderilen üst yazıda; ------- herhangi bir sipariş geçilmediği, kendisinden herhangi bir ürün teslim alınmadığı ve bu nedenle faturanın hukuka aykırı olduğu ve bu veçhiyle iptalinin gerekli olduğu ifade edildiği, bu haksız ve mesnetsiz inkar yazısının altındaki imzanın da, sipariş formunda kaşenin üstünde imzasını atan ------- adlı şahsa ait olduğu, bu haksız, temelsiz ve kötü niyetli inkar karşısında davacının davalı firma hakkında icra takibi başlattığı, ancak davalı firmanın itirazıyla takibin durdurulduğu, davalı tarafından sipariş edildiği halde teslim alınmayan ürünlerin özel sipariş marifetiyle imal edildikleri için başka müşterilere satılarak davacının mali mağduriyetini gidermesinin de mümkün olmayıp bu ürünlerin halen davacının depolarında hazır bir şekilde bekletildiği, bu nedenlerle, ------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının takibe konu alacağa itiraz etmiş bulunması nedeniyle 209,060,84 TL' nin % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Gerek davalı şirketin ve gerekse temsilcisi ------- fatura kesilmesine neden olan ticari alışverişle herhangi bir alakası olmadığı, bu siparişin ------ihtiyaç sahibi bir şirket nam ve hesabına müvekkil şirket temsilcisi -------aracılığıyla davacı şirkete iletildiği, gerçek alışverişin ve doğan ticari akidin------- şirketi ile davacı arasında olduğu, davacı tarafından gönderilen e-postalarda da asıl sipariş verenin İran şirketi olduğunun açıkça kabul ve beyan edildiği, akidin ------- yapıldığı, mal imalatının ve teslimatın ------- fabrikada yapılacağı, dolayısıyla Milletlerarası Hukuk Mevzuatı uyarınca bu davanın -------- mahkemelerinde ve akidin diğer tarafı olan ------- şirketi aleyhine açılması gerektiği, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi gerektiği gibi ayrıca, taraf ehliyeti yönünden de davanın esastan reddinin gerektiği, davacı ... firmasının ------- menşeili bir şirket olduğu, ------ Hukuku bakımından yabancı şirket konumunda olduğu, 2675 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki kanunun 32, maddesi hükmüne göre, görülen davadan doğacak, harç ve avukatlık ücretleri ve başkaca zararları karşılamak üzere, sayın mahkemece takdir olunacak bir teminat miktarının davacı tarafından -------- döviz olarak yatırılmasından sonra davaya devam edilebileceği, bu açıdan mahkemece uygun bir teminatın takdir edilerek davacıya yatırtılmasını öncelikle talep ettiği , davalı şirket tarafından yazılan 14.01.2014 tarihli cevabi mektupta, açıkça izah edildiği üzere, davacının ticari piyasaya verdiği ilanlarda dava konusu malın sabit bir fiyat üzerinden imal edilip teslim edileceği teklifi üzerine, ------- kurulu bulunan bir şirketin bu mala olan ihtiyacı nedeniyle imalat yaptırmak istediği, lâkin --------- konulan ambargo nedeniyle -------- şirketlerinin doğrudan batılı firmalardan mal alamamakta olduğu, bunun için de malın doğrudan -------- değil de -------- üzerinden gönderilmesi şeklindeki bir uygulamanın ticaret hayatında oluştuğu, bu esasın göz önüne alınarak davacı firmaya ------- firma nam ve hesabına 10 bin adet malzeme sipariş verildiği, bu sipariş verilirken davacı şirketin, sorumlu ve salahiyetli İtalyan makamlarından, malların -------- intikalinden sonra ------- ülkesine ihracında hiçbir mahsur yoktur başlığı altında bir belge almalarının ve davalı şirkete vermelerinin kayıt ve şart edildiği, davacı şirketin verdiği cevapta bu belgeden hiç bahsetmeden verdikleri ilandaki fiyatın 10 bin adet sipariş için az olduğundan kabul edilmeyeceği, minimum siparişin 50 bin adet olacağını bildirmeleri üzerine siparişin arttırılarak 50 bin adede çıkarıldığı, siparişin olmazsa olmaz şartı olan-------- makamlarından alınması gereken resmi belgenin uzun bir süre olayda 2 yıl müddetle gönderilmemesi üzerine davacı şirket müdürü tarafından verilen e - postada halen resmi makamlardan cevap beklendiğini bildirdiği, bu yazışmadan sonra uzun süre geçmesine rağmen hiçbir geri dönüş yapılmadığından siparişin iptal edildiği, davalı şirket bahsi geçen -------- ve --------- şirketlerini aynı piyasada iş yapmalarından dolayı tanıdığı, ayrıca İran'dan ithal ettikleri elektrik kontrol ünitelerini ------- üzerinden davacı şirkete sattığı ve ihracatını gerçekleştirdiği, bu alışveriş nedeniyle davacı şirketten 30.000,00 + 48.000,00 = 78.000,00 EUR alacağının mevcut olduğu, davacının içinde bulunduğu ------- --------- iflas ettiği, bu nedenle borçlarını ödeyemediği, dolayısıyla davalı şirketin 78.000,00 EUR'luk alacağının da ödenmediği, davalı şirketin ortakları ------- ve ------- isimli şahısların bahsi geçen yabancı şirket ve onun ortakları ile hiçbir bağlantısı olmadığı, bu nedenlerle, öncelikle ilk itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine, davalı şirketin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi doğmamış bulunduğundan taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine, davalı şirket ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki mevcut olmadığı, herhangi bir alacak ve borç doğmadığı bahsi geçen siparişinde davalı şirket tarafından değil bir iran şirketi için yapıldığı ve yazışmaların da açıkça ortada olduğu, dolayısıyla takibe konmuş alacağı kabul etmedikleri, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, asıl alacağın % 20'si oranında davacıya tazminat yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyanlarında bulunmuşturMahkememizce verilen 05/04/2016 tarih ve ------- Esas -------- karar sayılı kararı ------ sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile taraflar arasındaki alım satım akdedilen sözleşmeye dayalı fatura bedelinin ödenmemesinden dolayı yapılan takibin itirazın iptali davasına ilişkindir-------- Ticaret Odası ve ------- ve --------- Asliye Ticaret Mahkemelerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 17/01/2014 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 27/01/2014 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.Dosya Bozma öncesi bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Tarafların beyanları ve delilleri ışığında, davacı yanın alacak talebinin kabul edilemeyeceğini belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır. Dosya Bozma sonrası bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 07/06/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; Mahkemenin görevlendirme kararı uyarınca dosyaya sunulu bilgi ve belgeler çerçevesinde bir değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olmadığını belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır. Dosya Bozma sonrası bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 19/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında:-------- İcra Müdürlüğü'nün --------E. sayılı dosyası ile davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde 208.390TL (asıl alacak) 670,84TL (işlemiş faiz) 209.060,84TL.nin ödenmesinin talep edildiği, “borcun sebebi” olarak ise “208.390TL fatura-03.01.2014 gösterildiği, --------- kararında ---------E., ---------K. sayılı kararına ilişkin olarak “davacı vekilince, davacı tarafça delil olarak dosyaya sunulan ve özellikle siparişe konu ürünlerin-------- ihracat şartı ile ilgili konularda taraflar arasında kararlaştırılan sipariş şartını ispatlayan, tercüme edilmiş ve noter tasdikli sertifikanın bilirkişi tarafından değerlendirilmediği iddia edildiğinden mahkemece bu konuda bilirkişiden ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi raporu alınarak taraflar arasındaki sipariş şartlarının gerek-------- ihracat kaydı gerekse ihraç edilecek malların yasaklı mallar arasında olup olmadığı konusunda rapor alınarak davacının itirazları ve deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” şeklinde karar verdiği, Noter tasdikli tercümesi bulunan, ---------- tarafından davacı şirket çalışanı --------- gönderilen 10.07.2012 tarihli e-postada “Şayet bize İhracat bildirimi alma olasılığı hakkında bilgi verirseniz bu siparişin geçerli olduğunu vurgulamak istediğini, aksi takdirde bir başka çözüm bulmak zorundayız. Bu nedenle lütfen bugün bu hususu takip ediniz ve sonuçlar hakkında bilgi veriniz.” şeklinde beyan yer verildiği; dolayısıyla sözleşme özgürlüğü prensibi uyarınca taraflarca “geciktirici koşulun (taliki şartın)” kararlaştırıldığının anlaşıldığı; geciktirici koşulun düzenlendiği TBK m.170/1 hükmünün “Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa, sözleşme geciktirici koşula bağlanmış olur.” şeklinde olduğu; taraflarca taşınır satış sözleşmesinin hüküm ifade etmesinin “ihracat bildirimi alma” koşuluna bağlandığı Yargıtay ilamı doğrultusunda değerlendirme yapıldığında: Dosyaya davacı vekilinin 25.03.2016 tarihli dilekçesinin ekinde EK-3 olarak sunulmuş noter tasdikli tercümesi bulunan, 09.07.2012 tarihinde --------- tarafından -------- şirketin çalışanı olan --------- gönderilen e-postada (geciktirici koşul olarak kararlaştırılan) ----------- gönderildiği beyan edilmiş olup yine tercümesi sunulan “ ---------- ürünlerin (ürün tanımları-miktarları boş geçilmiştir) davacı şirket tarafından tedarik edildiğinin ve ürün bedelinin 249.100,35Euro - olduğunun belirtildiği, bu sertifikanın kullanılacağı yer bilgisi olarak “-------- Caddesi No.------ -------- ---------- gösterildiği, sertifikada “İşbu belge sadece araç için kullanılacaktır. --------, yukarıda zikredilen ürünlerle bunların repliklerinin herhangi bir nükleer enerji dönüşüm faaliyetlerinde, kimyasal ve biyolojik silah üretiminde kullanılmayacağını ve sadece sivil amaçlarla kullanılacağını tasdik etmiştir. --------- ayrıca -------- Ofisinin bilgisi haricinde -------- bu ürünleri bir ülkeye ihracat etmeyeceğini de taahhüt etmiştir.” ifadesine yer verildiği, ancak işbu belgede ürün tanımlarının-miktarının yazılmadığı, eğer bu belgenin davaya konu edilen ürünlere ait olduğu kabul edilir ise bu halde sertifikanın kullanılacağı yer olarak --------- yazıldığı için TBK m. 170/1 hükmü gereğince geciktirici koşulun gerçekleştiği ve bu yönüyle sözleşmenin hüküm doğurduğu kanaatine varıldığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, ancak dosyaya davacı vekilinin 25.03.2016 tarihli dilekçesinin ekinde EK-S olarak tercümesi sunulmuş “-------- ihracat- ---------” konulu belgede, ürünlerin ------- ve -------- numaralı eklerinde açıklanan, kısıtlayıcı tedbirler öngören ürünler listesinde yer almadığının belirtildiği, ancak ürünlerin ne olduğunun işbu belgede açıkça yazmadığı; davaya konu edilen ürünlere ilişkin olarak bu belgenin düzenlenip düzenlenmediğinin uzmanlık alanımızca bilinmesinin mümkün olmadığı, Mali ve teknik yönden inceleme yapıldığında: Davacının alacak talebinin değerlendirilemediği yönündeki görüşte değişiklik olmadığını belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Davacı vekilinin, davalının toplam 249.100,35 Avro tutarında sipariş ettiği muhtelif ürünün 120.530,84 Avroluk kısmının imalatının müvekkilince gerçekleştirildiğini ve davalının mallarını çekmesi için bilgilendirildiğini, davalının talebi üzerine ürünlerin sadece 49.848,98 Avroluk kısmının dava dışı -------- ticari ünvanlı şirketçe alınıp, bedelinin ödendiğini, bakiye 70.681,86 Avro değerindeki ürünleri davalının teslim almaktan ve bedelini ödemekten kaçtığını, bakiye ürün ile ilgili davacının düzenlediği faturanın davalı tarafça iade edildiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ettiği,Mahkememizce davacının davalıya 10.07.2012 tarihinde göndermiş olduğu e-postada, ihracat bildirimi olma olasılığı hakkında bilgi verdikleri takdirde siparişin geçerli olacağını bildirdikleri, davacı yanın ihracat bildirimi hakkında ticaret odasından haber bekledikleri, haber kendilerine ulaşır ulaşmaz bilgi verileceğini belirttiği, böylece tarafların akdetmiş oldukları sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurmasını davacı tarafından ihracat bildirimi alınması şartına bağladıkları, bu bildirimin davacı tarafından alındığına dair bir delil sunulmadığı, davalının tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği,mahkememizce davanın reddine dair verilen kararır ------- sayılı ilamıyla Davacı vekilince, davacı tarafça delil olarak dosyaya sunulan ve özellikle siparişe konu ürünlerin --------- ihracat şartı ile ilgili konularda taraflar arasında kararlaştırılan sipariş şartını ispatlayan tercüme edilmiş ve noter tasdikli sertifikanın bilirkişi tarafından değerlendirilmediği iddia edildiğinden bu konuda bilirkişiden ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi raporu alınarak taraflar arasındaki sipariş şartlarının gerek -------- ihracat kaydı gerekse ihraç edilecek malların yasaklı mallar arasında olup olmadığı hususlarının araştırılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu,Bozma sonrası dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii edildiği,ancak davacı tarafça 25.03.2016 tarihli dilekçesinin ekinde (Ek 3) 09.07.2012 tarihinde gönderilen e postada sunulan belgede ürün tanımlarının ve miktarlarının yazmadığı,bu belgenin davaya konu edilen ürünlere ait olup olmadığının anlaşılamadığı,aynı şekilde davacı vekilinin aynı dilekçede Ek 5 olarak sunulu --------- konulu belgede ürünlerin kısıtlayıcı tedbirler öngören listede yer almadığının belirtildiği dolayısıyla dolayısıyla işbu belgelerin muteber kabul edilemeyeceği dolayısıyla siparişin bu hali ile geçerli olmadığı, sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı, anlaşıldığından davanın reddine, kötü niyet tazminatı için ispata yarar bir belge olmadığı, dolayısıyla kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından iş bu talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davanın reddine,

  2. Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

  3. Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60. TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.142,65. TL'nin yatıran tarafa iadesine,

  4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 33.258,50. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  6. Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.23/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeincelemeticaretİptaliİtirazınSatımdan(TicarimahkemesiKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim