İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/756 E. 2023/990 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/756
2023/990
14 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/756 Esas
KARAR NO: 2023/990
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/06/2018
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı ... aleyhine yürüttüğü icra takiplerinde alacağını tahsil edemediğini, dava dışı borçlu ------ Şti ve aleyhinde tedbir ve haciz talepli alacak davası ikame edilen gerçek ve tüzel kişiler arasında hukuki ve fiili irtibat mevcut olduğunu, davalı şirket ile dava dışı ... ve bu şirketin ortakları ... ile ... aralarındaki ticari ilişki nedeni ile alacaklı olduğunu davalı şirketin dava dışı adı geçen borçlulardan alacağının tahsili için -------- E. Sayılı dosya nezdinde 138.137,07 TL bedelle haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, sorgulamalarda borçluların borcu karşılayacak değerde gayrimenkul ve menkul malvarlığının tespit edilememiş olduğunu, ------, davacı şirkete borçlu -------- Şirketi'nin davacı şirkete olan borçlarından kefaleten sorumlu olduğunu, 14/05/2010 tarihine kadar yetkili ortağı olarak bulunduğunu, borçlu ------- ve ... ortaklarından -------- borçlu şirketteki hisselerini aleyhlerine takiplerin başladığı tarihlerde borçtan kurtulmak maksadıyla üçüncü kişilere devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, dava dışı borçlu şirketin hisselerinin devrinin olduğu 07/05/2010 beşk gün sonra -------- annesi ... ve kardeşi ... tarafından ... kurulduğunu, davacı şirkete borçlu------- Şti ile ------ ticari faaliyetlerini davalılar üzerinden sürdürerek davacı şirketin alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesine yol açtıklarını beyan ederek davalılara tebligat yapılmaksızın öncelikle davalılar adına kayıtlı menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava konusu alacak miktarı kadarının ihtiyaten haczini ve bu malların davalılar tarafından 3.kişilere rıza devir ve temliklerinin önlenmesi için tedbir konulmasını, yargılama sürecinde sabit alacak davasının gereği fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik faiz ve masraflar hariç 138.137,07 TL davalılardan alınmasını, tutar alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde --------Şti, ... ve ... davalı olarak gösterildiğini, davacının ------- İcra Müdürlüğü nezdinde başlattığı icra takibinde, müvekkil şirket, ... ve ------- taraf olmadığını, ilgili olayda davalı olarak gösterilen müvekkil şirket ile ... ve ... taraf husumeti bulunmadığını, müvekkil şirketin söz konusu borç ve ------Şti ile herhangi bir bağı bulunmadığını, şirketin ortaklarından ..., ------- Şirketini kurduğunu, telafuzu zor olduğu için kendi isminin ilk 3 harfi olan -------- ve ------- olan soyisimini kullanarak şirkete bu unvanı verdiğini, müvekkillerinin ile borçlu--------şti arasında Herhangi bir fiili ve hukuksal bağı olmadığını, HMK.'nun 9. maddesi, tersine bir yasa hükmü olmadıkça, her davanın, açıldığı tarihte davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini öngördüğünü, bu hükme göre genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesi olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili Mahkeme müvekkillerinin yerleşim yeri olan -------- Asliye Hukuk (ticaret )Mahkemesi olduğunu, Davacı taraf, ------- İcra Müdürlüğü nezdinden takip yürüttüğü --------Şti firmasının ticari faaliyetini, ------Şti’ye aktardığını ve ticari faaliyetini bu şirket üzerinden yürüttüğü yönündeki iddiaları gerçeklikten uzak olduğunu, -------Şti’den ------Şti’ ye herhangi bir mal aktarımı olmadığını, Müvekkili şirket ile -------Şti’nin malvarlığı incelemesi yapıldığında bu husus anlaşılacağını, ------Şti’nin malvarlığının incelenmesini talep ettiklerini, aralarında organik bağ olduğu iddia edilen her iki şirketin adresleri, ortakları ve temsilcileri farklı kişiler olduğunu, organik bağın var olduğunu iddia edebilmek için öncelikle somut delillere dayanması gerektiğini, salt akrabalık bağı ile organik bağ olduğunu iddia ederek müvekkillerinin şirketinden tamamen bağımsız farklı bir şirketin borcu müvekkile yüklenmek istendiğini, müvekkillerinden ... geçen yıl ortaklıktan ayrılmış olduğunu, tüm bu sebeplerle öncelikle davanın husumet , yetki ve dava şartı yokluğundan reddine, olmaması durumunda yargılama sonunda esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının ticari ilişki kapsamında alacağını tahsil edemediği dava dışı şirket ile davalılar arasında organik bağ bulunduğu ve tüzel kişilik perdesinin aralanmasına dayalı olarak davalı şirket ile davalıların bonolara dayalı başlatılan takip konusu alacaktan sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak davasıdır.Dava açıldığı tarih itibariyle basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensibe istinaden teati aşaması tamamlanmış, yapılan ön inceleme duruşmasında davalılar vekilinin süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak ileri sürdüğü yetki itirazının reddine karar verilerek tahkikat aşamasına geçilmiş, taraf delilleri toplandıktan sonra bilirkişi raporları alınmıştır. Davanın safahatı incelendiğinde, davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerinin reddine ilişkin muvakkat kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu; -------- sayılı ilamları ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.Davalıların yetki itirazına ilişkin olarak mahkememizce 28/05/2019 tarihli duruşmada Davanın, alacağın asıl dayanağı olan dava ve icra takibinin yetki hükümlerine tabi olacağı anlaşıldığından icra takibine konu edilen bonolarda mahkememizin yetkili gösterilmiş olması sebebiyle davalının yetki itirazının reddine karar verildiği görülmüştür. Taraflarca delil olarak dayanılan ve davacı alacağının dayanağı olan -------- E sayılı takip dosyası ile davalı şirket ile dava dışı şirketin 2010 yılı mizan kayıtları ile BA-BS formları celp edilmiş, davalıların defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak, davalıların dava dışı------ Şti. ile ekonomik bağlantılarının olup olmadığının ve dava dışı-------Şti.'nin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, şirketin ödeme güçlüğü içinde olup olmadığının tespit edilmesine ilişkin ------- Tal sayılı dosyası ile -------Tal sayılı dosyalarından bilirkişi raporları alınmış; akabinde dosya belirlenen uyuşmazlık noktalarının çözümü için mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetlerine tevdi edilerek kök ve ek raporlar alınmıştır. ------- E sayılı takip dosyası incelendiğinde alacaklısının dosyamız davacısı ------- Şirketi; borçluların ise dava dışı organik bağ iddiasına konu edilen --------Şti ile -------- olduğu, takibin alacaklının takip alacaklısı ve borçlusu ile avalistinin takip borçluları olan farklı vade ve düzenleme tarihli 22 adet bonoya dayalı olarak 134.733,00 TL asıl alacak, 2.516,34 TL işlemiş faiz, 664,73 TL protesto masrafı, 175,00 TL ihtiyati haciz avukatlık ücreti ve 48,00 TL iht.haciz masrafı toplamı 138.137,07 TL alacağın borçludan tahsili için girişilen kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip (Örnek no: 10) olduğu, dosyadan yapılan bir kısım haciz vs. işlemlerin olduğu görülmüştür. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının çözümü teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya talimat yazılmak ve mahkememizce heyet oluşturmak suretiyle bilirkişilere tevdi edilerek rapor alınmış, sunulan rapor içeriklerinde özetle, dava dışı --------Şti. ile davalı şirket arasındaki ilişkiler incelenerek davalı --------Şti. lehine malvarlığını azaltacak işlemler yapıp yapmadığı, dava dışı -------Şti.'nin malvarlıkları ve faaliyetlerinin davalı -------Şti.'nin alacaklarını zarara uğratmak borçlarından kurtulmak maksadıyla ticari faaliyetlerini davalı -------Şti üzerinden yürütüp yürütmediği konularında firmaların beyannameleri, detay mizanı ve defter kayıtları olmadığından incelemenin yapılamadığı, -------- E sayılı takip dosyasından yapılan haciz işlemleri sırasında organik bağ tespitinin yapılamadığı, davacının dava dışı firmanın ticari faaliyetlerine davalı firma üzerinden devam ettiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, dava dışı şirket ile davalı şirketin kurucu ortaklarının aynı soy isme sahip olması, aynı iş hanında farklı adreste faaliyet göstermeleri ve davalının ticari faaliyette bulunduğu 100'den fazla firmadan sadece üçü ile dava dışı firmanın ilişkisinin bulunması gibi sınırlı benzerliklerin bulunmasının organik bağın kurulması için yeterli olmadığı dolayısıyla davacı tarafından iddia edilen davalı şirketin merkezinde davacıya ait evrakların tespit edilmesi, davalı şirket ile davacı şirket arasında muvazaalı işlemler, dava dışı firmanın davacı firma lehine malvarlığını azaltacak işlemleri yapması, davacı firmanın faaliyetlerine davalı firma üzerinden devam etmesi, her iki şirket arasında nakit akışı gibi hususların ispatlanamadığı gerekçesiyle dava dışı firma ile davalı arasındaki benzerliğin organik bağ kurmaya yeterli olmadığının kabul edilebileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Yapılan bu tespitlerden sonra, davacının takip alacağı dayanağı ticari ilişki ve senetlere dayalı alacak iddiası kapsamında davalılar ile dava dışı şirket arasında organik bir bağ olduğunu iddiasını ispat edemediği, tüzel kişilik perdesinin aralanması olgusunun ispata muhtaç olduğu göz önüne alındığında, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki itirazına geri dönmek gerekmiştir.Huzurdaki dava, tüzel kişilik perdesinin aralanması doktrinine dayalı açılan davalarda HMK m.6 hükmü gereğince genel yetki kuralının uygulanması gerektiği ve bu nedenle davalının yerleşim yeri veya şirket adresinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olacağı açıktır. Bununla birlikte mahkememizce 28/05/2019 tarihli duruşmada davanın, alacağın asıl dayanağı olan dava ve icra takibinin yetki hükümlerine tabi olacağı gerekçesiyle icra takibine konu edilen bonolarda mahkememizin yetkili gösterilmiş olması sebebiyle davalının yetki itirazının reddine karar verilmiş ise de ne bonolar üzerindeki kayıtlardan ne de tarafların yerleşim yeri adreslerinden mahkememizin yetkili olduğu sonucu çıkarılamayacaktır. Bir an için takibe konu bonoların üzerinde -------- Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığına dair kayıt sebebiyle mahkememiz yetkili olduğu düşünülse bile -------- ibaresi ile ------- adliyesinin anlaşılması gerektiği yüksek mahkeme ilamları ile de sabittir.Yine mahkememizce duruşmada verilen karar gereğince -------- kaydına istinaden mahkememizin yetkili sanılarak en azından davalılar ile dava dışı şirket arasında organik bağın esasen araştırıldıktan sonra yetki itirazına ilişkin değerlendirmenin yapılacağı kabul edildiğinde de toplanan deliler kapsamında davalılar ile dava dışı şirket arasında organik bir bağın tespit edilemediği dolayısıyla takibe konu senet alacağından davalıların sorumlu olabileceği iddiasının ispatlanamadığı yönündeki tespitlere istinaden davacının, bonolara dayalı alacak iddiasında mahkememiz yetkili olmayacağından somut olayda genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği kanaatine varılarak; davalılar vekilinin usulüne uygun olarak ve süresinde yetki itirazının kabulü ile mahkememizin somut uyuşmazlığın çözümünde yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin yetki itirazında belirtilen davalıların yerleşim yeri olarak gösterilen ------- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitiyle dava dilekçesinin yetki ilk itirazı sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı yanca yapılan yetki itirazının HMK.6. maddesi gereğince kabulü ile, Mahkememizin yetkisiz olduğunun ve yetkili mahkemenin . . . . . . . . Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) olduğunun tespitine,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın yetkili . . . . . . . . . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine,
-
HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
-
HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49