İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/927 E. 2023/852 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/927
2023/852
31 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/927
KARAR NO : 2023/852
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı-müvekkili ... tacir olduğunu, uzun yıllardır müşterilerine taşımacılık sektöründe ulusal alanda kusursuz hizmet verdiğini, davalı-borçlu şirketin birtakım ürünlerin taşınması konusunda müvekkili ile anlaştığını, müvekkili tarafından davalı şirketin kendisinden yapılmasını istenen işlerin yerine getirildiğini ve müvekkilinin ilgili ürünleri alarak muhatabına ulaştırdığını, bunlara ilişkin taşıma irsaliyelerinin düzenlenmiş olduğunu (Ek-1), davalı şirkete yapılan taşımacılık faaliyetleri karşısında çeşitli tarihlerde faturalar kesildiğini, kendilerine gönderildiğini ve muhasebe kayıtlarına ilgili faturaların işlendiğini, devamında ise davalı şirket yetkilileri tarafından müvekkiline kendileri tarafından hazırlanan cari hesap ekstresinin mail olarak gönderildiğini, müvekkiline davalı şirket tarafından gönderilen bu mailde açıkça borç ikrarı içerdiğini, müvekkiline olan bakiye alacağın ödenmediğini, bu aşamadan sonra müvekkili tarafından -----Noterliği’nin 11.10.2021 tarih -----yevmiye numarası ile ihtar çekildiğini ve bakiye alacağın talep edildiğini, 11.10.2021 tarihinde söz konusu ihtarın şirket tarafından okunduğunu ve bir cevap verilmediğini, davalı şirketin borcunu ödememekte ısrarcı olması üzerine, taraflarınca ----. İcra Müdürlüğü’nün ------- sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin tebellüğ ettiği ödeme emrine itirazda bulunarak icra takibinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde durmasına sebep olduğunu, taraflarınca arabulucuya başvurulmuş olduğunu, arabuluculuk aşamasında da davalı şirket ile anlaşmaya varılmadığını, davalının haksız itirazları ile icra takibi durduğundan itirazın iptali davası açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı borcun tamamına itiraz ettiğinden ve davalı şirket aldığı hizmetin karşılığında açıkça müvekkili şirkete borçlu olduğundan, itirazın alacağı sürüncemede bırakmak gayesiyle yapıldığının izahtan vareste olduğunu, üzerinde davalı şirketin müşterilerinin kaşe ve imzası bulunan taşıma irsaliyeleri, faturalar ve taraflarınca gönderilen ihtar, davalı şirket tarafından gönderilen cari hesap ekstresi uyarınca alacağın likit olduğu göz önünde bulundurularak, davalının kötüniyetli itirazı sebebiyle % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemekle yükümlü tutulması gerektiğini belirterek, -----. İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyasındaki 34.555,04-TL tutarındaki asıl alacağa muaccel olduğu tarihten itibaren avans faizi yürütülerek, takibin icra masraf ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline olanak tanır biçimde devamını teminen, itirazın iptaline, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı/alacaklı tarafından müvekkili şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün-----Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davaya konu bahse konu işbu icra takibine yasal süresi içerisinde vekil sıfatıyla taraflarınca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HMK.nun 73, 81, 82, 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğunu, dolayısıyla vekil olarak taraflarınca takip edilen icra dosyası ile alakalı açılmış olunan itirazın iptali davasında; dava dilekçesi, tensip zaptı ve sair yargılama sürecinde tebliği gereken evrakların taraflarına tebliğ edilmesi gerekirken, sehven bu durumun atlandığını, görüleceği üzere yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu ve adil yargılanma hakkı kapsamında kendilerinin yokluğunda yapılan aleyhe işlemlere muvafakat etmediklerini ve taraf teşkili sağlanmadan kendilerinin yokluğunda yapılmış tüm işlemlerin iptali ile eski hale dönülmesine ve dava dilekçesinin taraflarına tebliğine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davaya cevap hakları saklı kalmak üzere müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, yalnızca fatura düzenlenmiş olmasının ve bu faturaların ticari defterlere işlenmesinin alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, faturanın tek taraflı bir işlem ile herkes tarafından düzenlenebilen bir belge olduğunu, yerleşmiş Yargıtay İçtihatları doğrultusunda da tek başına fatura düzenlenmiş olmasının ve bunların cari hesaba işlenmesinin alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, kaldı ki yukarıda da belirttikleri üzere müvekkili şirketin böyle bir borcunun da bulunmadığını belirterek, dava dilekçesine karşı cevap, ilk itirazlarını ve delillerini sunma hakları ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile; kendilerinin yokluğunda yapılmış tüm işlemlerin iptali ile eski hale dönülmesine ve dava dilekçesinin taraflarına tebliğine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
-----İcra ------.sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine üç adet fatura alacağının tahsili talebiyle ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Davaya konu takip, faturaya dayalı alacak tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Takibe konu fatura, faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğini, faturadan dolayı davacının alacaklı olduğunu göstermez.Mahkememizce ticari defterlerin incelenmesi amacıyla taraflara usulüne uygun olarak kesin ve ihtaratlı süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından 2021 yılına ait işletme defteri sunulmuş, davalı tarafından ise ticari defter sunulmamıştır. Bu doğrultuda davacı tarafından sunulan işletme defteri ve diğer bilgi ve belgeler ile birlikte dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş ve 03.08.2022 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.İşletme defterinde alıcılara düzenlenen faturalar defterin gelir hanesine, işletme faaliyetleri için yapılan giderler ile mal/hizmet alımları ise defterin giderler hanesine kaydedilmektedir. Düzenlenen faturalar karşılığında yapılan tahsilatlar ve gider kalemlerine ilişkin ödemeler işletme defterinde yer almaz. Her ne kadar davacı tarafından işletme defteri sunulmuş ve usulüne uygun olarak tutulmuş ise de davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen satışlara karşılık davalıdan tahsilat yapıp yapmadığı, yapmış ise ne kadar yaptığı, eksik veya fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı hususu denetlenememiştir.Davacı tarafından sunulan işletme defterine dava konusu icra takibinin dayanağı olan üç adet faturanın işlendiği, davalı tarafından ise verilen kesin süreye rağmen ticari defter sunulmadığı, davacının işletme defterine sahip olması sebebiyle HMK'nin 222/3 maddesi tatbik edilemeyeceğinden davacının söz konusu faturalara ilişkin malı teslim ettiğini veya hizmeti gerçekleştiğini ispatlaması gerekir.
Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan 33 adet e-irsaliye, 1 adet irsaliye yerine geçen e-arşiv fatura, 1 adet sipariş/iade formu ve 1 adet iş teklif formunun dava dışı şirketler adına olduğu, altına imzası bulunan kişilerin kim olduklarının ve taraflarla ilişkilerinin ne olduğunun belli olmadığı anlaşılmakla dava konusu icra takibinin dayanağı olan 14.07.2021 tarihli 23.452,00 TL ve 16.08.2021 tarihli 5.491,20 TL bedelli faturalar yönünden davacının hizmeti gerçekleştirdiğini ispatlayamadığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Ancak davalı şirket, takip dayanağı olan üç adet faturadan 26.04.2021 tarihli 5.278,00 TL tutarındaki faturayı, bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdirmiş, dolayısıyla Form BA belgesi ile takibe konu fatura karşılığı hizmet aldığını vergi dairesine beyan etmiştir. Bu durum faturada yazılı mal/hizmetin alındığı anlamına gelmektedir. (Aynı doğrultuda Yargıtay -----HD.-----Davalı, vergi dairesine bildirdiği davaya konu takip dayanağı faturalardan 26.04.2021 tarihli 5.278,00 TL bedelli faturanın bedelinin davacıya ödendiğine dair vakıa ileri sürmemiş, ödemeye ilişkin delil de bildirmemiştir. Bu nedenlerle davalının yalnızca işbu faturanın bedeli olan 5.278,00 TL yönünden yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalıya, icra takibinden önce----Noterliği 11.10.2021 tarih -----yevmiye numaralı ile ihtarname gönderilmiş, ihtarnamenin 11.10.2021 günü e-tebligat yolu ile davalıya tebliğ edildiği, davalının bu tarihte temerrüte düştüğü, takip tarihi olan 29.10.2021 ile temerrüt tarihi olan 11.10.2021 tarihi arasında geçen sürede 5.278,00 TL üzerinden hesaplanan 43,60 TL işlemiş faiz bulunduğu anlaşılmıştır.Tüm bu anlatılanlar ışığında davanın kısmen kabulüne karar verilerek davaya konu icra takibine davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, tabikin 5.278,00 TL asıl alacak, 43,60 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Davanın Kısmen Kabulü ile;. . . . . İcra Müdürlüğünün . . . . . . Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalının yaptığı itirazın iptali ile, tabikin 5.278,00 TL asıl alacak, 43,60 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarı 5.278,00 TL'nin %20'si oranında 1.055,60 TL icra inkâr tazminatının davalı. borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine,
-
Alınması gereken 363,52. TL karar harcına karşılık peşin alınan 417,37. TL harcın mahsubu ile bakiye 53,82. TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından sarfolunan 1.575,25. TL yargılama gideri, 363,52. TL harç ile 59,30. TL başvuru harç gideri toplamı 1.998,07. TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına isabet eden 307,70. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 5.278,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde . . . . . . Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.320,00. TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55