SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/963 E. 2023/698 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/963

Karar No

2023/698

Karar Tarihi

14 Eylül 2023

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/963

KARAR NO : 2023/698

DAVA : Menfi Tespit (Dava sırasında yapılan ödeme sebebiyle İİK m.72/VI hükmü kapsamında istirdat davası)

DAVA TARİHİ : 19/02/2019

KARAR TARİHİ : 14/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---- adresinde inşaat elektrik bağlama ve sözleşme için randevu aldığını, ----- gelen ekibin elektrik direğinden bağlantı yapıp şantiyeye elektrik verildiğini ve sözleşme yapılmadan 500 KW kadar elektrik harcayıp bu şekilde kullanılabileceğini söylediklerini, daha sonra sözleşme yapıldığını, sözleşme yapıldıktan sonra 2-3 ay fatura gelmediğini,----- Şirketi'nin ise faturanın kesildiğini ve şantiyeye bırakıldığını söylediğini, fakat kesildiği söylenen faturanın şantiyedeki herhangi birine teslim edilmediği gibi şantiyeye de bırakılmadığını, fatura ödemesinin yapılmadığı için ilk üç ay ---- tarafından elektrik kesinti, kaçak kullanım, kaçak tüketim bedeli şeklinde kaçak cezasına ilişkin tutanaklar tutulduğunu, daha sonraki gelen faturaların her ay düzenli olarak ödendiğini, davalı şirket tarafından tutulan 01/02/2018 tarihli----- numaralı ve 28/12/2018 tarihli ----- numaralı kaçak tutanaklarının toplam bedelinin 13.056,14-TL olduğunu bu tutanakların kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca bu tutanaklardan farklı olarak 22/01/2019 tarihli ------ numaralı kaçak tutanak tutulduğunu ve 4.905,00TL bedelin tahakkuk edildiğini, müvekkilinin faturalarını eksiksiz ödediğini, tutulan tutanaklar ile davalı şirket tarafından haksız kazanç elde edilmek istenildiğini, davalı -----şirketi tarafından müvekkili aleyhine -----. İcra Müdürlüğü'nün-----ve -----. İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını itiraz edildiğini, arabuluculuk ile de uzlaşma sağlanılamadığını, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüyle, dava konusu kaçak tutanaklara dayalı olarak yapılacak elektriği kesme işleminin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına, elektrik kesilmiş ise açılması, kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi, yeni abonelik sözleşmesi yapılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ------ adresinde 09/04/2018 ve 26/11/2018 tarihlerinde borç nedeniyle kesme ve mühürleme tutanağı düzenlenerek davacıya taksitlendirildiğini, borcu zamanında ödenmediği gerekçesi ile Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri doğrultusunda enerji kesintisinin yapıldığını ve kesme noktasının mühür altına alındığını, ihtaratın da davacıya yazılı olarak yapıldığını, yetkili şirket tarafından usulüne uygun olarak kesilip mühürlenen enerjiyi yükümlülükleri yerine getirilmeden açıp kullanıldığı tespit edilerek tutanak altına alındığını, elektrik borcundan dolayı müvekkili şirket tarafından kesinti yapılmasına rağmen davacı tarafından elektrik kullanımının son bulmadığını, kesilen enerji usulsüz olarak açılıp kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, bedellerin tahsili amacıyla -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı icra dosyaları ile ilamsız takibi yapıldığını, ödeme emri gönderildiğini ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi kötü niyetli olarak borcun tahsilini geciktirmek amacı ile ilgili icra dosyalarına itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından hiç kimseye abonesiz olarak sözleşme imzalanmadan 500 KW enerji kullanımı imkanının sağlanmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hukuki ve maddi dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK m.72 madde hükmü kapsamında açılmış menfi tespit davası iken yargılama sırasında yapılan ödeme sebebiyle İİK m.72/VI hükmü gereğince istirdat davasıdır.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine-----Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ----Hukuk Dairesi'nin ---- sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği dosyanın mahkememize gönderildiği ve yeni esas alınmak suretiyle BAM ilamında belirtilen hususlarda rapor alınmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.İstinaf ilamı sonrası yapılan yargılamada henüz toplanmadığı anlaşılan ----. İcra Müdürlüğü'nün----sayılı dosyaları celp edilmiş, aynı zamanda tensiben kurulan ara karar ile 22/01/2019 tarihli tutanak kapsamında yapılan tahakkukların bildirimi için verilen süre içerisinde davalı vekilince ilgili tahakkuk hesap dökümlerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda, öncelikle davacı tarafından yapılan ödeme miktarının ve dolayısıyla menfi tespit istemine konu tutarın 19.471,11 TL olmasına rağmen dava dilekçesinde dava değerinin 17.961,14 TL olarak gösterilmesine istinaden harç eksikliği tamamlatılmış kabinde her bir tutanak tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik hükümleri gözetilerek davacının dava konusu tutanaklar kapsamında yapılan tahakkuklar nedeniyle sorumluluğunun doğup doğmadığı, tahakkuktaki hesaplamanın doğru olup olmadığı, tahsili gereken borç miktarının ne olduğu, ödeme tutarına göre iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi -----tarafından dosyaya sunulan ön rapor içeriğindeki eksiklik sebebiyle 01/02/20218 tarihli tespite ilişkin, bu tespitin öncesinde elektriğin neden ve hangi gerekçeyle kesildiğini açıklamak ve buna ilişkin tüm belgeleri ibraz etmek, 23/06/2017 tarihli tutanağın düzenlenme gerekçesine ilişkin açıklama yapmak, yapılacak açıklamalara ilişkin tüm belgeleri sunmak ve tesisata ilişkin KW-TL tüketim ekstresinin de dosyaya sunmak üzere davalı vekiline süre verilerek bu eksiklik giderilmiş anılan bilirkişiye tekrar tevdi üzerine sunulan 31/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Davacının kullanımında olan tesisat üzerinde tüketilen elektrik enerjisinden ve karşılığında tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, bu sebeple kaçak değil usulsüz kullanım olduğu kanaatine varılan 15.06.2017- 01.02.2018 tarihleri arasındaki dönem için normal tarifeden tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, 23.06.2017 ve 01.02.2018 tarihli tespitlerin kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, 28.12.2018 ve 22.01.2019 tarihli tutanaklarında baştan hatalı değerlendirmelerle işlem yapıldığı anlaşıldığı için yine kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla yapılması gerekenin davacının ilgili tesisattaki tüketim miktarına karşılık sorumlu olduğu gerçek fatura bedelinin hesaplanması olduğu, tamamı normal tarifeden tutanaklarda kayıt altına alınan tüketim miktarları üzerinden yapılan fatura hesapları sonucunda, davacın dava dışı-----tarafından da tahakkuk ettirilmemiş tüketimlerin karşılığı olarak sorumlu olduğu toplam tüketim karşılığı fatura bedelinin 7.336,42.-TL olduğu hesaplanmış olup, bu durumda davacı tarafın yaptığı toplam 19.467,08.-TL ödemenin 12.130,66.-TL fazladan yapılmış bir ödeme olduğu" yönündeki kanaat dosya kapsamına uygun ve HMK m.282 hükmü gereğince denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.

Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında elektrik tüketimine ilişkin abonelik ilişkisi kurulup kurulmadığı, davacının dava konusu tutanaklar kapsamında yapılan tahakkuklar nedeniyle sorumluluğunun doğup doğmadığı, tahakkuktaki hesaplamanın doğru olup olmadığı, tahsili gereken borç miktarının ne olduğu, ödeme tutarına göre iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususunda, dava sırasında yapılan ödeme sebebiyle İİK m.72/6 hükmü uyarınca ıslaha gerek kalmaksızın istirdat davasına dönüşen davada istenmemiş olsa dahi faize dair hüküm kurulup kurulmayacağı noktasında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacının ----- adresinde inşaat faaliyetine başladığı, 20/04/2017 tarihinde davacının inşaat sahasında elektrik kullanımına ilişkin olarak "abonelik sözleşmesi kurulması" için davalıdan randevu aldığı, davalı tarafından davacı adına söz konusu yer aboneliğinin 15/06/2017 tarihinde başlatıldığı, akabinde ise 23/06/2017 tarihinde ---- tesisat nolu ve -----seri nolu sayacın değerinin 692 kwh olduğu belirtilerek mühürleme işlemi yapıldığı ancak mühürleme işleminin hangi nedenle yapıldığı hususunun tutanakta belirtilmediği, istinaf mahkemesi ilamında belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yapılan tespitler ile davalı tarafından düzenlenen 28.12.2018 tarihli tutanağın ödenmeyen kaçak tüketim faturası olduğu, söz konusu faturanın 26.11.2018 tarihinde kesilen elektriğin açılarak kullanılması tespiti ile düzenlendiği, öncesinde hatalı işlemler tesis edildiği dolayıyla da 28.12.2018 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının da artık kaçak değil, usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve varsa tahakkuk ettirilmemiş tüketim varsa tespit edilip tahakkuk yapılması gerektiği, bu kapsamda kaçak elektrik kullanımına ilişkin davalı tutanaklarında belirtilen hususların aksinin tespit edildiği ve bu tutanaklara dayalı işlem tesisinin somut duruma uygun olmadığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının usulsüz elektrik tüketiminin 7.336,42 TL olduğu, davacının yargılama devam ederken 3 ayrı tutanak için aleyhine girişilen ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyaları için cebri icra tehdidi altında 25/04/2019 tarihinde toplamda 19.467,08 TL'yi davalıya haricen ödediği dolayısıyla anılan tarihten itibaren huzurdaki borçlu olunmadığının tespiti isteminin ıslaha gerek kalmaksızın İİK m.72/6 hükmü uyarınca istirdat istemine dönüştüğü, dosya kapsamı itibariyle davacının faize ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığı ancak davanın ıslaha gerek olmaksızın kanunen istirdat davasına dönüştüğü hususunun taleple bağlılık kuralının istinasını teşkil eden kanuni hallerden olması ve istirdat davasının kaynağını TBK m.77 hükmünde düzenlenen sebepsiz zenginleşme borç ilişkisinden alması sebebiyle anılan borç ilişkisi hükümleri uygulanmak suretiyle aynı istisna halinin faiz yönünden de uygulanması gerektiği, somut olayda iadenin, TBK m.77/II hükmü gereğince "geçerli olmayan sebep" hükmüne dayalı olarak istendiği ve TBK m.117/II hükmü uyarınca sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği anda temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, TBK m.117/II hükmünün son cümlesinin somut olaya uygulanamayacağı ve davalının iyiniyetli sayılamayacağı zira, davacının, cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığı, TMK m.3 hükmü gereğince iyiniyetin ancak kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda söz konusu olabileceği, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı, TMK m.4 hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede, somut olayda hatalı kaçak tutanağı düzenleyen davalının iyiniyetli kabul edilemeyeceği, davanın istirdat davasına dönüşmesi sebebiyle taleple bağlılık kuralının istinası olma hususunun faize ilişkin hususlarda da uygulanması gerektiği ve nasıl ki ıslah kurumu işletilmeksizin dava istirdat davasına dönüşmekte ise ayrıca faiz talebinde bulunulması gerekmeksizin davacı lehine hükmedilecek iadenin faiz ile birlikte hükme geçirilmesi geçirilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile davacının fazla ödeme yaptığı anlaşılan 12.130,66 TL'yi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep yönünden ise borçlu olmadığı isteminin ve ödeme sebebiyle istirdat isteminin reddi gerektiği, bunun yanında yargılama sırasında ödeme yapılmış olması sebebiyle davanın istirdat davasına dönüşmesi sebebiyle reddedilen kısım yönünden davalı alacaklının alacağını geç tahsil etmiş olmaması sebebiyle davalı borçlu lehine tazminat hükmü kurulmasına yer ve gerek olmadığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın İİK m.72/6 hükmü uyarınca istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla, kısmen kabulü ile 12.130,66 TL'nin 25/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  2. Alınması gereken 828,65 TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 306,74 TL peşin harç, 30,00 TL tamamlama harcı toplamı 336,74 TL'den tahsili ile bakiye 491,91 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından bilirkişi, tebligat ve yazışma gideri olarak yapılan 4.436,35 TL yargılama gideri ile 306,74 TL peşin harç, 30,00 TL tamamlama harcı, 44,40 TL başvuru harcı toplamı 4.817,49 TL'nin (harç eksikliği tamamlatılmak suretiyle dava değerinin 19.467,08 TL olarak belirlenmesi ile hesaplanan % 62 kabul oranına göre) davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında bakiye 2.987,00 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davanın kabul oranı dikkate alındığında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 12.130,66 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  6. Davanın ret oranı dikkate alındığında davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 7.336,42 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

  7. Her ne kadar menfi tespit davası zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olan davalardan değilse de davanın istirdat davasına dönüşmesi ve dava öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmesi sebebiyle kamu yararı gözetilerek . . . . . Arabuluculuk Bürosu . . . . . Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 1.320,00 TL'nin davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında bakiye 818,00 TL'sini davalıdan, bakiye 502,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  8. Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kabul ve reddedilen miktarlar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça olunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

m.72/VIsebebiyleticaretyapılanistirdatdavası)İİKincelemehükmüTespitödemegerekçe(DavasırasındahükümcevapkapsamındaasliyeMenfimahkemesi

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim