İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/185 E. 2024/62 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/185
2024/62
30 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/185 Esas
KARAR NO:2024/62
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:24/02/2017
KARAR TARİHİ:30/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın müşterilerinden olduğu belirtilen ... hakkında ... Şube Müdürlüğü nezdinde mevduat hesabı oluşturulduğunu, ...'in bankaları nezdindeki hesabı üzerinden internet bankacılığı ve fon işlemlerini yapabilmek adına internet bankacılığı şifresi aldığını ve banka işlemlerini internet üzerinden gerçekleştirmeye başladığını, müvekkili banka nezdindeki ...'in mevduat hesabından 15/01/2013 tarihinde davalı taraflardan ... adlı şahsın ... Bankası ... Şubesindeki hesabına EFT yolu ile 19.000 TL havale yaptığını, aynı gün bu kişi tarafından diğer davalı taraflardan ... ve ... isimli kişilerin ...şubelerindeki hesaplarına havale yaptığını, müvekkili banka, ilgili hesaptan aktarılan 19.000 TL tutarındaki paranın 10.600 TL tutarındaki kısmın henüz çekilmediğini bu nedenle hesaba bloke koyulduğunu, 8.400 TL tutarındaki kısmın ise davalılar tarafından çekildiğini, bu olayın üzerine müvekkili banka müşterisi ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava 14/04/2016 tarihinde müvekkili banka aleyhine kesinleşmiş ve dava konusu tutar davacı taraf ...'e Müvekkili bankaca ödendiğini, ödenen tutara ilişkin ... Şubesinden alınan 11/11/2016 ... sayılı yazı ve ilgili mahkeme kararının dava dilekçesinin ekinde olduğunu, davalı taraflardan ..., ... ve ... adlı şahısların internet bankacılığını kullanarak müvekkili bankanın müşterisi ...'in mevduat hesabından sebepsiz ve mesnetsiz olarak 8.400 TL tutarındaki parayı hile yolu ile kendi hesaplarına geçirdiklerini, diğer davalı ... A.Ş, (..., ..., ve ... Şirketlerinin bir araya gelmiş olduğunu) gerekli güvenlik önlemleri almadığını, dolandırıcılık olarında kusurlu olduğunu, ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyalarına müvekkili bankaca ödenen tutarların, 3095 sayılı kanun'un 2/2. Maddesine göre sebepsiz zenginleşmeye sebep olan davalı taraflardan ve kusurlu olan diğer davalı şirketten tahsili amaçlı iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu belirterek, davanın kabulü ile 12.778,06 TL'nin ödeme tarihi olan 30/04/2013 'ten itibaren ve 6.322,11 TL'nin de ödeme tarihi olan 04/06/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizinden aşağı olmamak üzere faizi ile bilikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı ...'un cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Davalı Asil ... cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediğini, bu dava ve ilgili suçlarla ilgi ve alakasının olmadığını, kimlik bilgileri kullanılarak bu suçların işlendiğini, kimlik bilgilerinin kullanıldığını eve tebligat gelince anladığını ve hemen akabinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma Sayılı dosyası ile kimlik bilgilerini kullanarak suç işlediğini belirttiği kişi veya kişilerden davacı ve şikayetçi olduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, davayı kabul etmediğini, hiçbir kurumdan hat ve internet ve ya da işlem yapmadığını, hakkında açılan bu davanın suçsuz ve mağdur olması sebebiyle işlemden kaldırılmasını, talep edilir ise imza örneklerini mahkemeye gönderebileceği talebi ile davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı Asil ... cevap dilekçesinde özetle; 15/01/2009 tarihinde, davacı bankanı n müşterilerinden olan ... isimli şahsın banka hesabından ... Bankası ... İli Merkez Şubesi nezdinde bulunan ...-1 nolu hesabına 19.000 TL tutarında para transferi yapıldığını, anılan işlemin ...'in adına kayıtlı 83.66.120.6 numaralı IP adresinden yapıldığını, aynı tarihte yani 15/01/2009 tarihinde ... Bankası ... İli Merkez Şubesi nezdinde bulunan ...-1 nolu hesabından saat 15:07'de ... adına İş Bankası Iban şubesi hesabına 5.000 TL EFT, saat 15:12'de ... adına ... Şubesine isme EFT olarak 5.000 TL, saat 15:21'de ... adına isme EFT olarak 4.800 TL, saat 15:29'da ... adına ... Şubesine isme EFT olarak 4.200 TL tutarında para transferi yapıldığını, yapılan bu para transferlerinin de ilk işlemde olduğu gibi ... adına kayıtlı 83.66.120.6 numaralı IP adresinden yapıldığını, ... Bankası yetkililerinin 15/01/2009 tarihinde kendisini telefonla arayarak hesabındaki bu işlemin şüpheli olarak düşündüklerini, bu transferlerden bilgisi olup olmadığını sorduklarını, kendisinin de bu işlemlerden haberi olmadığını ve bu işlemlere taraf olan kişileri de tanımadığını belirttiğini, bunun üzerine hesabına bloke koydurduğunu, bu işlem üzerine 19.000 TL'nin 10.600 TL tutarındaki bir miktarının çekilmesinin önlendiğini, olay tarihinde ... İli ... Köyünde devlet memuru olarak görev yaptığını, olayın ertesi günü yani 16/01/2009 tarihinde ... Bankası ... Şubesine giderek 15/01/2009 tarihinde hesabından yapılan işlemleri gösteren belgeyi aldığını ve ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, davacı bankanın müşterisi olan ...'in şikayeti üzerine ....Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucunda hakkında beraat kararı verildiğini, ...'in bu davada sanık sıfatıyla yargılandığını ve onun hakkında da beraat kararı verildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava üzerine (... Esas ve ... Karar sayılı kararı) şu an davacı olan ... Bankası A.Ş.'nin aleyhine karar verildiğini, müşterisi olan ...'in hesabının güvenliğini sağlayamadığını %75 kusurlu olduğu tespiti yapıldığını, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay kararının bozulduğunu ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın yeniden görüldüğünü, bu dava sonucunda ... bankasının bir güven kurumu olduğunu, nezdinde bulunan müşteriye yani davacı ...'e ait mevduatın kaybından kaynaklanan zararın tümünden sorumlu tutulmasının yani davacı tarafça talep edilen 8.400 TL'nin tamamlandığından sorumlu olduğunun tespiti yapıldığını ve %100 kusurlu olduğuna karar verildiğini, görev yönünden, şahsı ile davacı banka arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı banka ile aralarında yapılan ve davacı banka için ticari iş niteliğine haiz olan bir sözleşmenin olmadığını, devlet memuru olması sebebiyle tacir olmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, yetki yönünden, davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri mahkemesi dava konusu uyuşmazlığı görmekle yetkili olduğunu bu nedenle yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı yönünden, davacı bankanın ...'e ödediği 12.778,06 TL'nin 30.04.2013 tarihinde ödendiği davanın ise 24/02/2017 tarihinde açıldığını TBK 72. Ve 73. Maddelerinde belirtilen iki yıllık sürenin geçtiğini, bu miktar yönünden zamanaşımına uğradığı için reddi gerektiğini, ...'in ... Bankası nezdindeki hesabının şifrelerini ele geçirdiğini bu nedenle hukuka aykırı olarak bu hesaptan para transferi yapan kişilerin zarardan sorumlu olacağını, davacı banka müşterisi ...'e ait hesabın güvenliğini sağlayamadığını, bu nedenle %100 kusurlu olduğunu, kişinin kendi kusurundan faydalanması kendi lehine hüküm çıkarmasının mümkün olmadığını, bu yönden davanın reddi gerektiğini, davacı bankanın paranın ne şekilde kimler tarafından çekildiğini takip etmediğini, parayı çeken kişilerin tespitini istemediğini, dolandırıcılık yolu ile haksız bir şekilde uhdelerine geçirilen paranın ne şekilde söz konusu bankalardan çekildiğini yani paranın kimlik kartı gösterilerek mi yoksa ATMden banka kartı kullanılarak mı çekildiğinin araştırılmadığını ve kamera kaydının istenilmediğini, bu durumun kötü niyeti ortaya koyduğunu belirterek, danın reddine, Davanın ... Bankası A.Ş.'ne ihbarına, dava harç ve giderlerinin davacı taraf üzerine yükletilmesine daha sonra avukat ile temsil edilmesi durumunda lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın gerekli güvenlik önlemlerinin almadığından dolayı dolandırıcılık olayında kusurlu olduğu ifade ederek kendilerinin uğradığı zararın tazmininde müştereken diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmaları gerektiği yönünden talepleri bulunduğunu, ancak sadece sabit telefon hizmeti sunmakta olan müvekkili şirketin internet bankacılığı üzerinden yapılan dolandırıcılıkla ilgilinin nasıl kurulduğunun anlaşılamadığı, ... grubu şirketlerinin TV bandında faaliyet gösteren ..., ... ... markalarını "..."tek markası altında birleştirme kararı alarak ... markası altında entegre olduğunu, tek marka kullanılmasının hukuki ya da fiili bir birleşme olmadığını, ... markasının bu bağlamda mobil ve sabit internet hizmetleri için kullanılmaya başlanması bu hizmetlerin ... A.Ş. Tarafından sunulmaya başlandığı anlamına gelmediğini, mobil hizmetlerin ... ... A.Ş. Tarafından sunulduğunun açık biçimde belirtildiğini, ancak her halükarda ... A.Ş. ... ... A.Ş. Ve ... A.Ş. İki ayrı tüzel kişiliği olan şirketler olduğunu, davalı tarafa karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerekeceğini, davacı bankanın iddia ettikleri haksız fiilden 2009 tarihinden itibaren haberdar olduğunu, hatta 2013 yılında ödeme yaptığı dava dilekçesinde açıkça görüldüğünü, ancak işbu davanın iddia edilen fiilin öğrenildiği tarihten 7 yıl sonra, ödememeden ise 4 yıl sonra açılmış olduğunu bu nedenle rücu zamanaşımı dolduğunu, iş bu nedenle davanın zamanaşımından da reddi gerektiğini, müvekkili şirketin internet bankacılığı hizmeti vermediğini, bu konuda ne davacı bankaya ne de mudisiyle aralarında bir sözleşme bulunmadığını, davacı bankanın ödünç alan konumda olduğunu ve kendisine ödünç verilen parayı iadeye ve onu korumaya mecbur olduğunu, davacı tarafın kendi sorumluluğu nedeni ile müvekkili şirkete rücu etmesinin kabul edilemeyeceğini, borçlar kanunu hükümleri uyarınca tazminat talep edilebilmesi için zarar ile fiil arasında illiyet bağı olması gerektiğini, rücuen tazminat talebi için ise rücu edilen kişi ile müteselsil sorumluluk olması gerektiğini, belirterek davanın husumet ve zamanaşımı yönünden reddine, yasaya aykırı yere müvekkilinin aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, internet bankacılığı yoluyla haksız işlemi gerçekleştirdiği ileri sürülen davalı şahıslar ile internet hizmet sunumunda kusurlu olduğu iddia edilen davalı kurumdan oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; dosya üzerinden yapılan incelemeler neticesinde 83.66.120.6 nolu IP nın ... uygulamasında ... adına kayıtlı olmadığı, bu IP nın ... adına kayıtlı olduğu ve EFT işlemlerinin tümünün bu IP üzerinden yapıldığının gerçekleşmesi nedeniyle ...'ın sorgulamasının uygun olacağı ve açıklandığı üzere dosyada tespit edilemeyen bilgi ve belgelerin temini halinde davalılar hakkında görüş oluşturulabileceği mütalaa edildiği anlaşıldı.
....Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ... Esas ve ... karar sayılı dosyası incelendiğinde; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan mahkememiz davasına konu olay nedeniyle dava açıldığı yapılan yargılamada sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığından dolayı beraatlerine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili müvekkili bankanın müşterisi ...'in bankaları nezdindeki hesabı üzerinden internet bankacılığı ile 15/01/2013 tarihinde davalı ...'nin ... Bankası ... Şubesindeki hesabına EFT yolu ile 19.000 TL havale yapıldığını, aynı gün bu hesaptan diğer davalılar ... ve ...'un ...şubelerindeki hesaplarına havale yaptığını, müvekkili banka, ilgili hesaptan aktarılan 19.000 TL tutarındaki paranın 10.600 TL tutarındaki kısmın henüz çekilmediğini bu nedenle hesaba bloke koyulduğunu, 8.400 TL tutarındaki kısmın ise davalılar tarafından çekildiğini, ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava 14/04/2016 tarihinde müvekkili banka aleyhine kesinleşmiş ve dava konusu tutarın ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyalarından yapılan takip sonucu ...'e müvekkili bankaca ödendiğini belirerek yapılan ödemenin internet bankacılığı yoluyla haksız işlemi gerçekleştiren davalı şahıslar ile internet sağlayıcısı davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.
... Bankasının 13.11.2023 tarihli cevabi yazısı ile ... hakkında talep edilen bilgilerin tespit edilmesi amacıyla gerçekleştirilen araştırma sonucunda söz konusu kişinin banka müşterisi olmadığından herhangi bir kayda rastlanılmadığı, diğer tarafatan ilgili şahsa 15/01/2009 tarihinde gönderilen EFT kaydına rastlanılmadığı, evrak saklama süresinin 10 yıl olduğu belirtilmiştir.
... Bankasının ... hesabı ile ilgili 22.08.2023 tarihli cevabi yazı ile evrak saklama süresinin 10 yıl olduğunun belirtildiği, yazıya ekli hesap hareketleri incelendiğinde, 15.01.2009 tarihinde hesaba gelen 5.000,00 TL'nin 2.000,00 TL'sinin bankamatikten çekildiği, 1.350,00 TL'sinin internet alışverişinde kullanıldığı, 1.647,00 TL'sinin ... hesabına iade dildiği, kalan tutarın ise BSMV, masraf olarak bankaca kesildiği görülmüştür.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının müşterisi ... hesabından 15.01.2009 tarihinde gerçekleştirilen internet bankacılığı işlemlerinin .... Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında işlemin gerçekleştirildiği İP numarasının dava dışı ... olduğunun tespit ediliği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise işlemin gerçekleştirildiği İP'nin ... adlı kişiye ait olduğunun tespit edildiği, davalıların işlemi kendilerinin gerçekleştirmediğini beyan ettiği, hesaplardaki paraların çekilmesine ilişkin dekont bulunmadığı, paraların kim tarafından çekildiğinin belirli olmadığı, .... Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada davalılar ... ve ...'nin beraat ettiği, davalı ... adına yapılan havalenin hesaba da değil isme havale olduğu ve çekildiği, çekilen paraya ilişkin dekontun 10 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle temin edilemediğinin İş Banaksı tarafından bildiriliği, tüm dosya kapsamında göre davalı gerçek kişilerin davacı bankanın müşterisinin hesabından internet bankacılığı yoluyla işlem yaptıklarının ispat edilemediği, yine diğer davalı şirketin internet sağlamada bir kusurunun varlığının da ispat edilemediği değerlendirilmekle ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacının davasının reddine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 326,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 101,41 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 200 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı ve davalılar ... vekili ile Davalı ..., İhbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalılar ve ihbar olunanların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29