SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/543 E. 2024/504 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/543

Karar No

2024/504

Karar Tarihi

16 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/543 Esas

KARAR NO :2024/504

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:13/09/2024

KARAR TARİHİ:16/09/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkili şirket tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı araç, 08/04/2023 tarihinde davalının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde ağır yaralandığını, meydana gelen kaza nedeniyle söz konusu araç tam kusurlu bulunduğunu, söz konusu kaza sebebiyle müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı araacın ekspertiz Raporu ile pert olduğu ve piyasa rayiç değerinin 900.000 TL ve sovtaj bedelinin 600.000 TL olduğu tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracın sovtajı sigortalısan bırakılarak 300.000 TL bedelin ödendiğini, davalıya ait aracın trafik sigorta poliçesinin bulunduğu ... Sigorta A.Ş den tahsil edilen poliçe limiti olan 120.000 TL davalıya rücu edilen tazminat miktarından düşüldüğünü, davalı aracın maliki ve sürücüsü olduğundan müvekkili şirkete sigortalı araçta meydana gelen hasardan hukuken sorumlu bulunduğunu, bunun için icra takibi başlatıldığını, icraya yapılan itiraz sonucunda icranın durduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görüldü.

Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, sigorta tarafından yapılan ödemenin rücuen tahsili istemi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

HMK'nın 115/1. maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.

HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.

HMK'nın 114/1-c maddesine göre Mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.

TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.

Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur. Davacı sigorta şirketi ile sigortalısı tacir ise de davalının gerçek kişi olduğu, uyaptan alınan tescil kayıtlarına göre kazaya karışan davalı aracının hususi olduğunun yazılı olduğu, davacı ile dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen poliçeninde kasko sigorta poliçesi olduğu, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmakta olduğu, dava halefiyet esaslarına dayalı olarak açıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

Mahkememizin bu davada görevli olmadığı anlaşıldığından Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi nazara alınarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşılmakla HMK 114/1 c ve 115/2 maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,

  2. Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

  3. Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

  4. HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına

  6. Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.

16/09/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulhükümTARİHİ13/09/2024

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim