SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/309 E. 2024/482 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/309

Karar No

2024/482

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:2024/309 Esas

KARAR NO :2024/482

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:21/05/2024

KARAR TARİHİ:16/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 25/05/2023 tarihli Tedarik Sözleşmesi kapsamında taraflar arasında bir ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasında mevcut ticari ilişki devam ederken davalı-borçlunun satın aldığı ürünlerin karşılığını müvekkili şirkete ödememiş olduğunu, müvekkili şirkete olan borcunu ödemeyen davalı-borçlu aleyhine müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılarak davalı-borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, ancak davalının borçlarını ödemediği gibi kötü niyetli olarak itiraz ederek takibini de durdurduğunu, davalının hiçbir haklı gerekçe göstermeden sırf müvekkili şirket alacağını sürüncemede bırakmak ve ödememek için hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu, davalının borcunun olmadığını iddia etmekteyse de müvekkili şirketin fatura, cari hesap ekstreleri ile ticari defter ve kayıtları üzerinden yerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında; müvekkili şirket alacağının gerçek, talep edilebilir bir alacak olduğu ve davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunun görüleceğini, dolayısıyla davalı-borçlunun haksız, yasal dayanaktan yoksun ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamını sağlayabilmek amacıyla huzurdaki işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, taraflar arasında imzalanan Tedarik Sözleşmesinde taraflar arasında doğabilecek ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun açıkça belirtilmiş olduğunu, bu nedenle, davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, öte yandan davalının ödeme emrine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olsa da işbu itirazların haklı ve geçerli bir yanı bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen Tedarik Sözleşmesinin 13. maddesinde taraflar arasında çıkabilecek ihtilaflarda İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili olacağının açıkça belirtildiğini, davalının yetki itirazının haksız olduğunun açık olmakla yetki itirazının reddi gerektiğini, açıklanan halde davaya konu icra takipleri ve huzurda açtıkları işbu dava bakımından İstanbul İcra Daireleri ile Mahkemeleri'nin yetkili olduğundan davalı-borçlunun davaya konu icra takibinin açıldığı icra müdürlüklerinin yetkisine ilişkin yaptığı itirazları kabul etmediklerini, müvekkili şirketin alacaklarının likit ve talep edilebilir alacak olduğundan ve davalı-borçlunun sırf müvekkili şirkete olan borcunu ödememek ve sürüncemede bırakmak için takibe konu borçlarına itiraz ettiğinden; mahkememizden, yapılacak yargılama sonunda davalı-borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, işbu dava ikame edilmeden önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olup dava dilekçesi ekinde sunulan 17/05/2024 tarihli e-imzalı Son Oturum Tutanağı'ndan anlaşılacağı üzere taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü, davalı-borçlu tarafın davaya konu icra takibine yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz borca itirazının iptalini ve takibin, takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, kötü niyetli davalı-borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, ödeme emrinde davacı tarafın müvekkili şirketin defter ve kayıtlarına borçlu ile aralarında imzalanan 25/05/2023 tarihli tedarik sözleşmesi ve faturalara dayanan borcun tahsilini talep ettiğini, ancak dava dilekçesinde alacağını ... numaralı 08/06/2023 tarihli faturaya dayandırmış olduğunu, davacının takipteki talebi ile işbu davada taleplerinin farklı olduğunu, itirazın iptali davalarının tür itibariyle icra takibindeki taleple sıkı sıkıya bağlı davalar olduğunu, davacının icra takibi ile dava dilekçesindeki talepleri farklı olduğundan davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında hali hazırda devam eden uzun yıllara dayanan bir cari ilişki olduğunu, davacı şirketin, müvekkili şirketten cari hesaptan ve faturalardan alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bahse konu iddianın gerçeği yansıtmadığını, devam eden cari ilişki neticesinde veya faturadan kaynaklı müvekkili şirketin davacı şirkete bir borcu olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirketten bir takım ürünler aldığını ancak ürünlerin bir kısmının yanlış gelmesi, bir kısmının ise depoda bulunması ve daha sonradan tekrar sipariş verilecek olması sebebiyle ürünlerin geri iadesinin istenmiş olduğunu, ancak davacı tarafın gelip ürünlerini almadığını, bu sırada da müvekkili tarafından iade faturası düzenlenmiş olduğunu, akabinde ürünlerin gelip davacı şirket tarafından teslim alındığını, müvekkili şirketin hakimiyet alanına giren, teslim edilen bir ürün kalmadığını, ürünlerin davacı tarafından teslim alınmasıyla müvekkili şirketin satın almadan sorumlu çalışan ile davacı şirkette çalışan ... isimli çalışan ile 04/12/2023 tarihinde görüşmüş ve "bu faturaya işlem yapmıyoruz" diyerek anlaşmış olduklarını, mesajların bulunduğunu ve dilekçenin ekinde sunduklarını, mesajın içeriğindeki faturanın ise davacının davaya konu ettiği ... numaralı 08/06/2023 tarihli fatura olduğunu, mesajda da görüldüğü üzere müvekkili şirketin davacı şirkete bir borcu bulunmadığını, davacının davasına konu ettiği faturadaki ürünlerin iade edildiğini ve başkaca borç - alacak kalmadığını, ancak davacı tarafın müvekkilinin teslim almayıp geri iade ettiği ürünlerin bedelini isteyerek haksız kazanç elde etme niyetliyle işbu davayı açtığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin temerrüte düşürülmemiş olduğunu, müvekkiline icra takibinden önce gönderilmiş bir ihtarname vs. Bulunmadığını, davacı tarafın takip talebinde faiz alacağı talep ettiğini ancak faiz oranı, faiz başlangıç ve bitiş tarihinin belirtilmediğini, istenen faiz miktarının fahiş olduğunu, bu sebeple davacı tarafın faiz talebinin reddi gerektiğini, davacının bütün iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddi gerektiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut delile dayanmayan iddialardan ibaret olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; yetkisizlik kararı verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde, haksız ve yersiz olarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

DELİLLER VE GEREKÇE;

Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.

Uyap üzerinden entegre edilen .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 25/05/2023 tarihli tedarik sözleşmesi ve faturalardan kaynaklı toplam 11.655,53 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu ve takibin 12.07.2024 tarihinden haricen tahsil ile kapatıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili 12/07/2024 tarihli dilekçesi ile; Mahkememize ait işbu dosya ile ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali talepli dava ikame edildiğini, gelinen aşamada müvekkili şirket ile davalı tarafın sulh olduğunu ve 09/07/2024 tarihinde ekte yer sulh protokolünü imzaladıklarını, bu kapsamda vekalet ücreti ve yargılama gideri talepler bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların sulh olduğunu ve ekte sunulan 09/07/2024 tarihli sulh protokolü gereği yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, Mahkememizce de bu doğrultuda karar verilmesini talep ettikleri görüldü.

Davalı vekili 16/07/2024 tarihli dilekçesi ile; Mahkememiz dosyasında tarafların karşılıklı görüşerek sulh olduklarını, davacının dosyaya sulh sözleşmesini sunduğunu, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını, sulh sözleşmesi uyarınca davanın sulh ile hitamına karar verilmesini ve gereğini talep ettikleri görüldü.

Davacı vekili 18/07/2024 tarihli dilekçesi ile; davalı taraf ile sulh olunmuş olup icra inkar tazminatı talepleri bulunmadığını ve arabuluculuk ücretinin davalı taraf ile yarı yarıya paylaşılacak şekilde ödenmesi talep ettiği görüldü.

Davalı vekili 18/07/2024 tarihli dilekçesi ile; davacı tarafı ile yapılan görüşmeler neticesinde davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi olmadığı ifade ettiğini, müvekkilinin de davacı taraftan herhangi bir tazminat talebi olmadığını, ayrıca taraflarıın arabuluculuk ücretinin %50-50 şeklinde ödenmesini kabul ettiklerini, işbu beyan dilekçeleri ve mahkememize sunmuş oldukları 09/07/2024 tarihli sulh sözleşmesi uyarınca davanın sulh ile hitamına karar verilmesini, yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların sulh olduğunu ve beyanları kapsamında karar verilmesini talep ettikleri görüldü.

Taraf vekillerinin, dava tarihinden sonra sulh olunduğunu ve böylece davanın konusuz kaldığını bildirmiş olmaları ve icra dosyasının da haricen tahsil ile kapatılması karşısında, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, tarafların yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı taleplerinin bulunmadığı beyanı karşısında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücreti konusunda da talep gibi yarı yarıya hükmedilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60. TL maktu karar ve ilam harcı dava açılırken peşin alındığından, bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  3. Davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  4. Davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  6. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. (11). (13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600. TL arabuluculuk ücretinin 1.800. TL.'lık kısmının davacıdan, geri kalan 1.800. TL.'nın da davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,

  7. Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.16/07/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinistanbulTARİHİ21/05/2024

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim