SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/372 E. 2024/476 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/372

Karar No

2024/476

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/372 Esas

KARAR NO:2024/476

DAVA:Tapu İptali tescil-alacak

DAVA TARİHİ:05/04/2018

KARAR TARİHİ:11/07/2024

Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacılar vekili .... Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile, müvekkili ... Şirketinin maliki bulunduğu ve tapunun İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain ... DT - ... Pafta, ... Ada, ... parsel sayısında kayıtlı taşınmazı 26.02.2013 tarihinde ... ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 646.000 TL satış bedeli karşılığında sattığını ve tapuda arsa olarak tescil ettiğini, ancak tapuda arsa olarak tescil edilen bu taşınmaz üzerinde gerçekte davacının 5 katlı binasınında satışının yapıldığını, taraflar arasında yapılan 646.000 TL satış bedelinin defaten satıcıya ödenmesi kararlaştırıldığını, ancak müvekkili davacı şirket tarafından, davalı şirket adına güvene dayalı olarak tapuda 26.02.2013 tarihinde tescil yapılmasına ve fiilen beş katlı bina teslim edilmesine rağmen, davalı şirket ile kurucu ortaklarının, satış bedeli olan 646.000 TL'yi ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla cari hesaptan kaynaklanan 904.875,30-TL taşınmaz satış bedeli alacağının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000-Tl lik kısmının tahsilinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından icra dosyasına itiraz edilmesi üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kesinleşme tarihinden sonra müvekkilinin tapuya gittiğinde davalı şirket tarafından taşınmazın şirketin kurucu ortaklarının kendileri üzerine satış yaptıklarını ve borcun ödenmemesi için taşınmaz malı kaçırdıklarını öğrendiğini, şirket ortakları tarafından muvazaalı olarak taşınmazın kendi adlarına tapuya tescil edilmesi nedeniyle tapunun iptaliyle müvekkili şirket adına tesciline, bu talebin yerinde görülmediği takdirde fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir,

Davalılar ..., ... ve davalı şirket vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, bu itibarla tapu iptali davası niteliğindeki bu davanın; dava konusu taşınmaz üzerindeki ayni bir hak olan mülkiyet hakkına ilişkin olmakla, bu davada dava konusu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacılardan ... tarafından açılan davanın hukuki yarar yokluğu ve sonuçta aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle husumetten reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle husumetten reddine, davacıların taşınmazın satış bedelinin ödenmediğini iddia etmiş ise de; bu hususun gerçeği yansıtmadığını, resmi senette satış bedelinin nakden ve tamamen alındığının açıkça beyan edildiğini, buna göre artık satıcının satış bedelini kendisine ödenmediğini ileri süremeyeceğini, resmi senette yazılı hususların aksini ancak resmi senedin sahteliğinin kanıtlanması ile mümkün olduğunu, satış işleminde satış bedelinin ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir satış bedeli borcunun bulunmadığını, dava konusu taşınmazın maliki olan gerçek kişi davalıların dava konusu taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldıklarını, bedeli ödenerek satın alınan taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptalinin istenemeyeceğini, davacılar ile dava konusu taşınmazın maliki olan davalılar arasında tapu kaydının iptalini gerektiren hiçbir hukuki ilişki ve sebep bulunmadığını davacıların muvazaa iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili sunmuş olduğu cevaba cevap dilekçesi ile; talep ettikleri alacağı 640.000 TL olarak talep ettiklerini belirtmiş ve eksik harcı yatırmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi 03/12/2020 tarihli kararıyla mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava şartı noksanlığından dolayı davanın usulden reddine karar vermiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.

Dava; terditli dava olup tapu iptali ve tescil veya satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 03/03/2022 tarih ve .... sayılı kararı ile; davacı ...’un açtığı davanın aktif husumet yönünden reddine, davacı ... San. Ltd. Şti. tarafından açılan davada; davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddine, davalı ... Halinde ... ...San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki terditli taleplerinden tapu iptal davasının reddine, taşınmazın bedelinin tahsili davasının kabulü ile; 646.000 TL satış bedelinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.

Mahkememiz kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi sonucunda, İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.HD.nin 27.05.2024 tarih ve 2022/1665 E.- 2024/1271 K.sayılı ilamı ile; "... Her ne kadar, davanın taraflarından olan davacı şirket ve davalı şirket tacir iseler de yapılan alım satımların ticari niteliklerinin bulunmadığı, dava konusu ihtilafın da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı, bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, TTK'nın 6335 sayılı Kanun'la değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürüldüğü, davanın 6335 sayılı Kanun ile değişik TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 07.03.2014 tarihinde açıldığı, görev, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, bu durumda Mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı anlaşılmaktadır... " gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.

Mahkememiz kararının kaldırılmasından sonra dosya yeni esasa kaydedilmiş ve yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacılardan ve davalılardan birinin şirket olması nedeniyle tacirler arasındaki bu davada Mahkememiz görevli olduğu anlaşılmakta ise de; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair kararı kesin olduğundan ve HMK.nın 23/2. maddesi gözönüne alınarak, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  2. Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, resen HMK.nın 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanan 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,

Davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulhükümTARİHİ05/04/2018

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim