SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/825 E. 2024/394 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/825

Karar No

2024/394

Karar Tarihi

4 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/825 Esas

KARAR NO:2024/394

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:13/08/2015

KARAR TARİHİ:04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 25/02/2011 tarihinden Bayilik Sözleşmesi akdettiklerini, bununlar birlikte 21/03/2011 tarihinde ayrıca protokol imzaladıklarını, bu sözleşmeler kapsamında davalı şirkete teslim edildiğini, 17/3/2015 tarihinde EPDK bayilik lisansını, Petrol piyasası lisans yöntemliğinin 17. Maddesinin birinci fıkrasının c bendi uyarınca davalı şirket talebi doğrultusunda sonlandırıldığının tespit edildiğini, ayrıca davalı şirketçe keşide edilen .... Noterliği 13/03/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin, herhangi bir haklı gerekçe gösterilmeksizin, bitiş süresinden 345 gün önce sona erdirildiğini belirterek fazlaya/hataya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketin ilişkinin başlangıçta öngörülen süre kadar devam edeceğini nazara alarak yapmşı olduğu işletme yatırım destek bedelenin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kulanılmayacak süresine karşılık gelen KDV hariç 8.638,38-TL'si ile KDV dahil toplam 10.193,28-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsilini, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı şirkete ait taşınmazların UYAP sisteminden tespiti ile tapu kayıtları üzerine teminatsız olarak veya sayın mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalarınnı kabulü ve fazlaya hataya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile müvekkili şirketin, ilişkinin başlangıçta öngörülen süre kadar devam edeceğini nazara alarak yapmış olduğu işletme yatırım destek bedelinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanıllamayacak süresine karşılık gelen KDV hariç 8.638,38-TL'si ile KDV dahil toplam 10.193,28-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsilini, fazlaya ve hataya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile mahrum kalınan kura karşılık gelen 162.755,87-TL + KDV/KDV dahil toplam 192.051,92-TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 21.05.2015 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsilini, 21/03/2011 tarihli protokolün 7. Maddesi uyarınca 25.000,00-USD + KDV cezai şart alacaklarının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 21/05/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dilekçesinde taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı bir gerekçe göstermeksizin sözleşme bitim tarihinden önce sonlandırıldığı beyan ettiklerini, ancak davacının bu iddialarının taraflarınca kabul edilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından cezai şart talep edilmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı taraf herhangi bir borcunun bulunmadığı vekili edene ait ticari defterler incelendiğinde tespit edilecek olduğunu, davacı taraf yatırım yaptığını ve bunun iadesini talep etmiş olduğunu, ancak bunun kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf müvekkili aleyhine zenginleşmeye çalışmata olduğunu, davacı tarafnı beyan ve iddialarına göre sözleşme geçersiz kaldığını, bu sözleşme boycuna elde ettiği edim ve kazançları da tüm faiz ve ferileri ile birlikte müvekkile iade etmesi ondan sonra müvekkilden verdiğini geri istemesi gerekmekte olduğunu, bunun yanında yapılan sözleşme gereği davacı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir faiz düzenlenmesi öngörülmemiş olduğunu ve kararlaştırılmamış olduğunu, müvekkili şirketin davacıya cari hesaplardan kalan hiçbri borcu bulunmamakta olduğunu, davacının iddia ettiği borç ve faturaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının iddiaları gerçeklikten uzak, haksız ve kötü niyetli olduğunu, usüle yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarınnı saklı kalması kaydı ile beyanlarının ve toplanacak deliller neticesinde yasal dayanaktan yoksun ve haksız açılan işbu davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

DELİLLER VE GEREKÇE;

Mahkememizin 24/12/2019 tarih, ... sayılı kararında; "...İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında 25/02/2011 Tarihli Bayilik Sözleşmesi, 21/03/2011 tarihli protokol imzalandığı ve 5 yıl süre ile davalı şirketin davacının bayiliğini üstlendiği, davalının, tek yanlı ve haksız olarak 13/03/2015 tarihli ihbarname ile sözleşmeyi fesih ettiği, davacının sözleşme kapsamında cezai şart ve hesaplanan oranda kâr kaybı talep edebileceği ancak davacının dava işletme yatırım destek bedelinin ödendiğine dair herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulü ile, kâr mahrumiyeti alacağına ilişkin davasının 3.195,24-TL. üzerinden kabulü ile, 25.05.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, cezai şart alacağına ilişkin davasının, 25.000-USD. üzerinden kabulü ile 25.05.2015 temerrüt tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, KDV istemi ile birlikte fazlaya ilişkin taleplerinin reddine..." karar verildiği,

Kararın taraflarca istinaf edildiği, 26/10/2023 tarih, 2020/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararında; "...Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uygulanmayan süreye tekabül eden yatırım destek bedeli, kar kaybı ve cezai şart alacağının tahsili davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve talebe konu alacakların istenebilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı ve cezai şartın fahiş olup olmadığı noktasındadır.

Taraflar arasında 25/02/2011 tarihinde 5 yıl süreli "bayilik sözleşmesi" ve 21/03/2011 tarihli protokol imzalanmıştır.

Davalı tarafından davacı muhatabına çekilen, .... Noterliğinin 13/03/2015 tarih ve ... YN'lu tarihli ihtarnamesi ile, bayilik sözleşmesinin feshedildiği ihbar ve ihtar edilmiştir.

Davacı tarafça, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiğinden bahisle uygulanmayan süreye tekabül eden yatırım destek bedeli, cezai şart ve kar kaybı alacağının tahsili istemiyle eldeki davayı açılmıştır.

Bayilik sözleşmesi ve protokolde bayi yönünden bir fesih sebebi öngörülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 123. maddesinde, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğerinin, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebileceği veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebileceği düzenlenmiştir.

Davalı fesih ihbarında herhangi bir sebep bildirmeksizin "gördüğüm lüzum üzerine aramızdaki bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ediyorum" gerekçesiyle bayilik sözleşmesini feshetmiştir. Bayi tarafından sözleşme herhangi bir sebep bildirilmeksizin feshedildiğine göre bayilik sözleşmesinin haklı yere feshedildiğinin kabulü mümkün olmayıp, fesih haksızdır. Bu sebeplerle davalı, bayilik sözleşmesinin haksız feshine bağlanan sonuçlardan davacıya karşı sorumludur.

Davacı tarafça, erken fesih nedeniyle yatırım destek bedelinin sözleşmenin uygulanmayan süresine tekabül eden kısmı bakımından istirdatı talep edilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle davalıya yatırım destek bedeli ödendiği ispatlanamamıştır. Davacı tarafça, istinaf dilekçesinde bahsi geçen alacağın kurumsal kimlik masrafına ilişkin olduğu ve yatırım destek bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, kurumsal kimlik ariyet niteliğinde olup yatırım destek bedeli olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

TBK'nın 126/1. Maddesine göre, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

Kar mahrumiyeti müspet zararlardan olup sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde aktin feshinden sonra talep edilemez. Yani ancak sözleşmede kararlaştırılmış olması halinde, sözleşmenin haksız feshinde kar kaybı zararı da istenebilir.

21/03/2011 tarihli protokolün 7. Maddesinde, bayinin, işbu protokoldeki maddelerden herhangi birine uymaması ya da yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi veya bayilik sözleşmesinin bayinin herhangi bir kusuruyla ... tarafından süresinden önce önce feshedilmesi durumunda, ...'in protokolü tek taraflı olarak fesih hakkına sahip olduğu, böyle bir durumda bayinin, ...'in İşbu protokole istinaden yaptığı tüm ödemeleri (yatırım bedelleri dahil) faizleriyle birlikte geri ödemeyi ve ...'in verdiği tüm ariyet malzemelerini normal kullanımından doğan yıpranma hariç kullanılabilir ve bakımlı bir halde ...'e iade etmeyi ve ...'e 25 000,00-USD (YirmibeşbinAmerikandoları) cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ayrıca protokol ve bayilik sözleşmesi hükümlerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan kar mahrumiyeti ve cezai şarta ilişkin dava haklarının saklı olduğu düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeler ve TBK'nın 126/1 maddesi uyarınca, bayilik sözleşmesini haksız fesheden davalı, davacının sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle oluşan kar mahrumiyeti zararından sorumludur.

Taraflar arasında imzalanan sözleşme 25/02/2016 tarihinde sona erecek iken 13/03/2015 tarihinde fesihle sona ermiş olduğundan davacının 13/03/2015-25/02/2016 tarihleri arasında o bölgede bayisiz kaldığı düşünülerek davacının davalı ile yaptığı sözleşmedeki miktarda akaryakıt satışından mahrum kaldığı varsayımı ile davacının kar mahrumiyeti talebinin bulunması mümkündür. Ancak bu halde, kar mahrumiyeti miktarı hesaplanırken davacının, yeni bir bayilik tesisi için ne kadar süre gerektiği konusunda bilirkişiye inceleme ve tespit yaptırılması ve davacının o bölgede yeni bir bayi tesis etmesi için gerekli makul süre kadar davalının hizmetinden mahrum kalacağı değerlendirilip sadece bu miktar için kar mahrumiyetine hükmedilmesi gerekir. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının yeni bir bayilik tesis etmesi için gerekli olan makul sürenin 3 ay olduğu ve bu süreye tekabül eden kar kaybının 3.195,24 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça, kar kaybının hesabında ilk mal alımı ile son mal alımı arasındaki satışların esas alınarak kar kaybının hesaplanması gerektiği yönünde rapora itiraz edilmiş ise de, son mal alım tarihi olan 02/04/2013 tarihi ile fesih tarihi olan 13/03/2015 tarihi arasında sözleşme geçerli olup, son mal alım tarihinde sözleşme sona ermediğinden sözleşmenin geçerli olduğu döneme ilişkin verilerin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Sözleşmenin süresinden önce veya sözleşmede feshe imkan tanıyan nedenler dışında sözleşmeyi fesheden tarafın cezai şart ödemesi kararlaştırılabilir.

21/03/2011 tarihli protokolün 5/H maddesinde, bayinin, bayilik sözleşmesi süresince akaryakıt istasyonunun kapanmayacağını ve akaryakıt istasyonu faaliyetinin inkitaa uğramayacağını kabul ve taahhüt ettiği ve akaryakıt istasyonunun bayinin herhangi bir kusuru ile kapanması, faaliyetinin inkitaa uğraması halinde, bayinin, ...'e bila itiraz 25.000.- USD * KDV cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. Yukarıda anıldığı gibi Protokolün 7. Maddesinde de cezai şarta ilişkin düzenleme mevcuttur. Davalı sözleşmeyi haksız feshettiğine göre kararlaştırılan cezai şarttan sorumludur.

Davalının dilekçelerinde cezai şartın fahiş olduğunu ve indirilmesi gerektiğini savunması karşısında cezai şarttan indirim yapılması gerekip gerekmediği, gerekiyorsa indirimin neye göre yapılacağının üzerinde durulması gerekir.

6102 sayılı TTK'nın 22 maddesi uyarınca; “Tacir sıfatını haiz bir borçlu Borçlar Kanunu’nun 161. maddesinin 3. fıkrasında yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması ve borçlunun bu yönde savunmasının bulunması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şart ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir.

Bilirkişiler tarafından yapılan incelemede cezai şartın davalı bayinin faaliyet konusu ve büyüklüğü itibariyle ekonomik mahvına neden olmayacağı rapor edilmiştir. Ancak bu tespitin gerekçeleri raporda açıklanmadığı gibi davalının ticari defterlerinin ve vergi beyannameleri de incelenmemiştir. Bu durum karşısında söz konusu bilirkişi raporu, cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağının tespiti için yeterli değildir.

Davalı şirketin ekonomik durumu yönünden talep edilen cezai şart alacağının davalının ekonomik mahvına yol açıp açmayacağının, tenkisine gerek olup olmadığının tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bir heyet marifetiyle davalının ticari defter ve kayıtları, güncel bilançoları, verilen vergi beyannameleri, şirket sicil dosyası vs. gibi başka bir deyişle ekonomik ve mali durumuna ilişkin belge ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirtilen indirim koşullarının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun cezai şart yönünden kabulü kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine..." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2023/825 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.

Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 25/02/2011 Tarihli Bayilik Sözleşmesi, 21/03/2011 tarihli protokol, Ürün alım taahhütnamesi,ihbarname, ihtarname, ticaret sicil kayıtları defter ve kayıtlar, vergi dairesi beyannameleri ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi raporu alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.

İhtilaf, taraflar arasında imzalanan, sözleşme, protokol ve taahhütname uyarınca, davalı tarafından fesih edilen sözleşme kapsamında, feshin haklı ve usulüne uygun olup olmadığı, davacının, davalıdan, işletme yatırım destek bedeli, cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacağı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti için takip dayanağı belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.

İstinaf kaldırma kararından önce, tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Ekonomi ve Finans Uzmanı Ticaret ve Borçlar Hukuk Öğr. Üyesi Dr. ... , Mali Müşavir Finans Uzmanı ...ve Akaryakıt ve LPG Sektör bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 04/04/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda,

"...Davacının talebinin, sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedilmiş olması nedeniyle sözleşmenin geriye kalan kısmına tekabül eden işletme yatırım destek bedelinin; kar mahrumiyetinin ve cezai şart tazminatının ödenmesine ilişkin olduğu, davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinin haklı nedene dayandığına dair herhangi bir somut delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinden kaynaklanan zararların davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, davacının işletme yatırım destek bedeli ödediğine ilişkin herhangi bir delil sunmadığı dolayısıyla davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı, davacının sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle uğramış olduğu kar kaybının 12.390,44-TL olarak hesaplabileceği, sektörel değrelendirme doğrultusunda, davacının dava konusu istasyonun bulunduğu "il" de, herhangi bir akaryakıt istasyon bayiliği anlaşması yapılabilmek için "Makul Süre olarak 3 ay ı tespitle " ve davacının uğramşı olduğu kar mahrumiyetinin üç ay ile sınırlı olması gerektiğinin sayın mahkemece de kabul edilmesi halinde, talep edilebilecek kar mahrumiyeti alacağının 3.195,24-TL olarak hesaplanabileceği, taraflar arasındaki 21/03/2011 tarihli protokolün 2/h maddesi uyarına davacının 25.000-USD + KDV şeklindeki cezai şart tazminatı talebinin yerinde olduğu, şirketin faaliyet konusu ve büyüklüğü dikkate alındığında kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğundan da sözedilemeyeceği, sektörel değerlendirme doğrultusunda KDV'ye de hükmedilmesinin gerekip gerekmediğinin takdirinni Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacının göndermiş olduğu ihtarnamenin davalıya 21/05/2015 tarihinde tebliğ edidiği anlaşıldığından, yukarıda belirtilen davacının alacaklarına anılan tarihten itibaren mevduat faizinin uygulanması gerektiği..." sonuç ve kanaatini mütalaa ettikleri anlaşıldı.

Davacı ve davalı vekilleri tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulmuş, davacı ve davalı vekillerinin itirazlarını değerlendirir ek raporu alınmasına karar verilmiş bilirkişiler tarafından hazırlanan 19/07/207 tarihli ek raporda sonuç olarak; "... bilirkişi kurulumuzun kök rapordaki görüş ve kanatinden bir değişiklik oluşmamıştır..." sonuç ve kanaatini mütalaa ettikleri anlaşıldı.

Davalı tarafından keşide edilen, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 13/03/2015 tarihli ihbarname ile, “…görülen lüzum üzerine sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini…” belirtilerek ve süre verilmeksizin tek yanlı olarak sözleşme feshedilmiştir. Süreli bir borç sözleşmesinde sözleşmeye aykırılık durumunda, BK.nun 106.maddesi hükmü gereğince (TBK.nun 123.) karşı yanın önce bir ihtarname göndererek ifa için uygun bir süre vermesi, aykırılığın bu sürede giderilmemesi durumunda sözleşmeyi feshetmesi gerekmektedir. Somut olayda davalı tarafça davacıyı temerrüde düşürecek herhangi bir ihtarname gönderilmeksizin sözleşme doğrudan feshedilmiştir.

Dosya içeriği delillere göre, davalı bayii tarafından süre tayini olmadan yapılan feshin haklı sayılmayacağı kabul edilmiştir. Başka bir anlatımla davalı tarafça yapılan fesih haksız fesih niteliğindedir. Davalının fesih beyanı haksız kabul edildiğinden, davacı tarafından fesih nedeniyle talep edilen işletme yatırım destek bedeli, cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacakları, sözleşme ve protokol hükümleri kapsamında değerlendirilerek sonuçlandırılmalıdır.

İstinaf kaldırma kararı sonrasında, kaldırma kararı göz önünde bulundurularak, davalının ticari defter ve belgelerinin incelenerek rapor düzenlenmesi için, Mahkememizin, 21/12/2023 tarihli tensip/ ara kararı ile “

"3-a)Belirlenecek olan inceleme günü ticari defter ve belgelerini sunması için TTK 'nun 83 ve HMK 'nun 219/2 ve 222 maddeleri gereğince KESİN SÜRE VERİLDİĞİ , MÜVEKKİLİNİN İNCELEME GÜNÜ TİCARİ DEFTER VE BELGELERİ SUNMADIĞI TAKDİRDE BUNLARI SUNMAKTAN KAÇINMIŞ SAYILACAĞINA KARAR VERİLECEĞİ KONUSUNDA MEŞRUHAT YAZILMASI SURETİYLE DAVALI VEKİLİNE tebligat yapılması,

b) DAVALININ ticari defter ve belgelerini sunması halinde, bunların ve dosya suretinin, mahkememizce resen seçilecek bir MALİ MÜŞAVİR, bir SÖZLEŞME UZMANI ve bir SEKTÖR UZMANI bilirkişisine dosyanın tevdi ile; davacının iddiası, davalının savunması, davalının ticari defter ve belgeleri, BA ve BS formları, kurumlar vergi beyannamesi ve ekleri (defterlerdeki gelir gider durumu ve bilançolar dikkate alınarak) ile tüm dosya kapsamına göre talep edilen cezai şartın, talep edildiği şekliyle ifası halinde cezai şartın davalının iktisaden mahvına sebebiyet verip vermeyeceği konusunda ve iktisaden mahvına sebebiyet vereceği tespit edilirse ne miktardaki cezai şartın bu koşulu taşıdığı başka bir deyişle bu miktardaki cezai şartın davalının iktisaden mahvına sebebiyet vermeyeceği konusunda, bilirkişi incelemesi yaptırılması için ... NÖBETCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE talimat yazılmasına,..." karar verilmiş, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Tal. Sayılı dosyası ile davalı vekiline ihtarlı davetiyenin tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde, inceleme gününden davalı yanca,defter ve belgeler ibraz edilemediğinden bilirkişi incelemesi yapılamadığı, talimatın iade edildiği görülmüştür.

Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi ve Protokol davalı tarafından haksız olarak ve süresinden önce feshedildiğinden bu kapsamda, davacı mahrum kalınan kâra ilişkin istemde bulunabilecektir. Davacının bu sözleşmenin feshi sonrasında aynı bölgede 3 aylık makul bir süre sonucunda yeni bayilik anlaşması yapabileceği kabul edilerek mahrum kalınan kâr kaybı tutarının 3.195,24-TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu taleple ilgili olarak KDV isteminde bulunulmuş ise de, bu konuda davacı tarafından herhangi bir faturanın düzenlenmemesi nedeniyle istemi yerinde görülmemiştir.

Taraflar arasındaki protokolün 7. maddesinde, belirtilen koşullarda davalının 25.000-USD tutarında cezai şart ödemesi kararlaştırılmıştır. Davalının sözleşmeyi feshinde haksız bulunduğu kabul edildiğinden protokolün 7. maddesinde öngörülen cezai şartın istenebileceği sonucuna varılmıştır. Davalı şirketin, cezai şartın fahiş olduğunu ve indirilmesi gerektiğini savunması karşısında, ticari defter ve belgelerini verilen kesin süre içerisinde incelemeye sunmadığı buna ilişkin savunmasını ispat edemediği, mahkememizce İstinaf kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporu ile de kararlaştırılan cezai şart miktarının, ekonomik yönden tacirin mahrumuna sebebiyet verebilecek derecede fahiş olmadığı ve belirlenen ticaret hacmine göre kararlaştırılan cezai şart tutarı ekonomik yönden mahvına sebebiyet verebilecek nitelikte olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, 25.000-USD. tutarındaki cezai şartın makul bir seviyede olduğu ve bu miktara hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu taleple ilgili olarak KDV isteminde bulunulmuş ise de, bu konuda davacı tarafından herhangi bir faturanın düzenlenmemesi nedeniyle istemi yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafından talep edilen, işletme yatırım destek bedelinin ödendiğine dair herhangi bir delil sunmadığından, davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı, alacağı ile ilgili olarak ....Noterliğinin 14/04/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş olup, ihtarnamenin tebliği ve verilen süreye göre davalının 25/05/2015 tarihinde temerrüde düştüğü sonucuna varılmış ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.

İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında 25/02/2011 Tarihli Bayilik Sözleşmesi, 21/03/2011 tarihli protokol imzalandığı ve 5 yıl süre ile davalı şirketin davacının bayiliğini üstlendiği, davalının, tek yanlı ve haksız olarak 13/03/2015 tarihli ihbarname ile sözleşmeyi fesih ettiği, davacının sözleşme kapsamında cezai şart ve hesaplanan oranda kâr kaybı talep edebileceği, davalının cezai şartın fahiş olduğunu ve indirilmesi gerektiğini savunmasını ispat edemediği, verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve belgelerini sunmadığı, İstinaf kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporu ile cezai şart tutarı ekonomik yönden mahvına sebebiyet verebilecek nitelikte olmadığının tespit edildiği, davacının dava işletme yatırım destek bedelinin ödendiğine dair herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulü ile, kâr mahrumiyeti alacağına ilişkin davasının 3.195,24-TL. üzerinden kabulü ile, 25.05.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, cezai şart alacağına ilişkin davasının, 25.000-USD. üzerinden kabulü ile 25.05.2015 temerrüt tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, KDV istemi ile birlikte fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacının davasının kısmen kabulü ile,

  1. Kâr mahrumiyeti alacağına ilişkin davasının 3.195,24. TL. üzerinden kabulü ile, 25.05.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,KDV isteminin ve fazlaya ilişkin talebin reddine

  2. Cezai şart alacağına ilişkin davasının, 25.000. USD. üzerinden kabulü ile 25.05.2015 temerrüt tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, KDV isteminin reddine,

  3. Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 4.961,54. TL. harçtan peşin alınan 4.112,81. TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 848,73. TL. harcın (Mahkememizce 24/12/2019 tarihli kararda verilen ve tahsil edilen harçlar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900. TL. vekalet ücretinin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 26.911,84. TL. vekalet ücretinin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

  7. Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 27,70. TL. başvurma harcı + 4.112,81. TL. peşin harç toplamı olan 4.140,51. TL.'nin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Davacı tarafından yapılan 3.000. TL. bilirkişi ücreti + 3.965,40. TL. tebligat. müzekkere masrafları + 253,80. TL. keşif harcı olmak üzere toplam 7.219,20. TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 2.176,58. TL'nin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,

  9. Davalı tarafından yapılan 151,50. TL. tebligat. müzekkere masrafları olan yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 105,82. TL'nin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,

10-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsuretiylemüşavirticariticaretTARİHİ13/08/2015sunmadığıincelemetakdirdenöbetcisayılacağınaverileceğikaçınmışvekilinesözleşmeistinafkesinyazılmasıkonusundakdvkdvistanbulmüvekkilininsektördeftermeşruhatdavalıverildiğimahkemesinebunlarıasliyedavalınınbelgelerisunmaktanuzmanı

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim