SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/303 E. 2024/375 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/303

Karar No

2024/375

Karar Tarihi

28 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/303 Esas

KARAR NO :2024/375

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:18/05/2024

KARAR TARİHİ:28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müteahhit olan müvekkili tarafından "..." adresinde şantiye elektriği alarak inşaata başlamak için davalı kuruma başvuru yapmış, akabinde davalı kurum tarafından müvekkiline sayaç verilmiş olduğunu, dava konusu yere ... görevlilerinin muayeneye çok geç gelmiş olduğunu, ... görevlileri gelmeden önce de geldikten sonra da müvekkilinin ekonomik nedenlerden henüz inşaata hiç başlamamış olduğunu, dava konusu yere ... görevlileri geç geldiğinden sadece birkaç gün kurumun verdiği sayaçtan elektrik geçirilerek yalnız bir adet konteynerde çok cüzzi miktarda elektrik kullanılmış olup kullanılan elektrik miktarının sayaçta belli olduğunu, birkaç günlük kullanımda davalı kurum elemanlarının geç gelmesinden zaruri olarak yapılmış kullanılan elektrikte davalının verdiği sayaçtan geçirilmiş olduğunu, davalı kurum elemanları tarafından muayeneye gelindiğinde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak tutulmuş bu tutanak karşılığında ilk endeks tarihi 24/02/2023 son endeks tarihi 25/05/2023 tarihi olan 90 günlük ve dava konusu ilk endeks tarihi 24/01/2023 ve son endeks tarihi 23/06/2023 tarihli 150 günlük usul, yasa ve hukuka aykırı olarak fahiş miktarlı kaçak kullanım faturaları kesilmiş olduğunu, davalı tarafından kesilen faturaların hem sürelerinin yasaya aykırı olarak uzun olduğunu hem de tüketimin (KWH) fahiş olduğunu, müvekkilinin yalnızca konteynırda davalı şirket çalışanları tarafından muayeneye geç gelinmesinden kaynaklı davalı şirket tarafından verilen sayaç takıldıktan sonra sayaçtan geçirerek çok düşük miktarda kullandığı elektrik için kesilen faturanın yönetmeliğe, kanuna ve hukuka aykırı olarak fahiş olduğunu, müvekkilinin kullanım tarihi yaptığı kullanım miktarının sayaç kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin haksız olarak kesilen faturayı (itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla) açıklaması ile Ziraat Bankası 04/07/2023 işlem tarihli 46.038,91-TL bedelli ödeme dekontu ile ödemek zorunda kalmış olduğunu, taraflarınca arabulucuya başvuru yapılmış olup anlaşma sağlanamadığını, işbu nedenlerle müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen bedelin tespiti ve faizi ile iadesi için işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile ... seri numaralı, 03/07/2023 son ödeme tarihli ve 45.993,68-TL bedelli faturaya istinaden müvekkilinden haksız tahsil edilen paranın bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

DELİLLER VE GEREKÇE;

Dava, faturaya istinaden ödenen tutarın iadesi talebine ilişkindir.

26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.

Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.

Somut olayda, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün22/05/2024 tarihli cevabi yazısı ile, “…davacının ... Ld.Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, davacının gerçek ticari işletme kaydının bulunmadığı…”,... Vergi Dairesi’nin 27/05/2024 tarihli cevabi yazısı ile de, “…davacının herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığının…” bildirildiği, davacı her ne kadar Limited şirket ortağı ise de, tacir sıfatı şirkete ait olup, ortakları tacir olmadığından, (TTK m. 16/1) dava tarihi itibariyle davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. (İstanbul BAM 37.HD. 11/11/2022 T. 2022/567 E.-2022/2788 K. sayılı ilamı)

TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.

Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.

HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,

  2. Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

  3. Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına

  4. HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.28/05/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafistanbulTARİHİ18/05/2024

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim