İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/817 E. 2024/353 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/817
2024/353
21 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/817 Esas
KARAR NO :2024/353
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:15/12/2023
KARAR TARİHİ:21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili bankanın ... (...) müşterilerinden ... tarafından keşide edilmiş, 28/02/2022 keşide tarihli, 128.000-TL bedelli, ... numaralı çeki, yine müvekkili bankanın ... Şubesine 28/02/2022 tarihinde tahsil edilmek üzere ibraz etmiş olduğunu, ibraz anında mevzu çekin karşılığının bulunmadığının tespit edilmesi üzerine, çekin arka yüzüne karşılıksız kaşesi vurulmuş ve mevzu çek yaprağına ilişkin yasal yükümlülük tutarı olan 3.600-TL'nın davalıya ödenmiş olduğunu, ilerleyen zamanda, aynı çekin 09/08/2022 tarihinde müvekkili bankanın ... (...) Şubesine de ibraz edilmiş ve davalı tarafından önceki tarihte ibraz edilen ve yasal yükümlülük tutarı ödenen çekin sahte olduğunun anlaşılmış olduğunu, davalı tarafından ibraz edilen ve yasal yükümlülük tutarının müvekkili banka tarafından davalıya ödenen çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine, bu durumun .... Noterliği'nin 01/09/2022 tarih, ... yev. nolu ihtarnamesiyle davalıya bildirilmiş ve sahte çek yaprağının aslının ve kendisine ödenen yasal yükümlülük tutarının iade edilmesinin ihtaren bildirilmiş olduğunu ancak davalının kendisine ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen sahte çek aslını iade etmediği gibi kendisine ödenen yasal yükümlülük tutarını da müvekkili bankaya ödememiş olduğunu, davalıya gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine yasal yükümlülük bedelinin ...'e ödenmesi ile ilgili olarak -sehven yapılan işbu ödemenin- sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsili amacıyla ... hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından haciz yoluyla icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalının söz konusu icra takibine itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davaya konu sahte çeke ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasından davalı hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olup, yapmış oldukları şikayete ilişkin soruşturmanın devam etmekte olduğunu, davalının sahte olan bir çeke ilişkin yasal yükümlülük tutarını tahsil ederek ve sonrasında kendisine ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen söz konusu tutarı iade etmeyerek haksiz olarak elde ettiği tutarı müvekkili bankaya iade etmediği gibi söz konusu tutar için başlatılan icra takibine de itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından yürütülen icra takibine yönelik itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; asliye ticaret mahkemelerinde 1.000.000-TL.'yi geçmeyen davalarda basit yargılama usulü uygulandığını, huzurdaki davanın miktar itibari ile basit yargılama usulüne tabi olduğunu, basit yargılama usulünün düzenlendiği HMK 318 maddesine göre basit yargılama usulünde delil gösterme süresi dava cevap dilekçesinin sunulması ile sona ermekte olduğunu, davacının dava dilekçesinde yalnızca muavin defter kaydını sunmuş olduğunu, bunun dışında delil sunmadığını, işbu davanın itirazın iptali davası olduğunu, bu yönüyle takip talebi ile icra dosyasında yer alan belge dışında yeni bir belge sunulmasının mümkün olmadığını, davacının haksız taleplerine dayanak olarak sunduğu tüm fatura, dekont ve sözleşmeleri takip talebi ekinde sunmadığı gibi dava dilekçesi ekinde de sunmamış olduğunu, bu nedenle daha sonra sunulan tüm belgelere itiraz ettiklerini, bu belgelerin yargılamanın seyrinde dikkate alınmamasını talep ettiklerini, bankaların sorumlu oldukları karşılıksız çeklerin üst tutarının 28/01/2022 tarihinden geçerli olmak üzere 2.670-TL'ndan 3.600-TL.'na yükseltilmiş olduğunu, şahsı tarafından ... tarafından keşide edilen 28/02/2022 tarihinde tahsil etmek üzere ... (...) Şubesine ibraz edildiğini, sahte veya tahrif edilmiş çeklerin ödenmesinden kaynaklanan sorumluluğun TTK. m812 ile düzenleme altına alındığını, anılan madde ile bu hallerde düzenleyenin kusuru bulunmamak kaydıyla sorumluluğun muhatap bankaya yüklendiğini, muhatap bankanın sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemesi gerektiğini, ödeme yoksa bu madde çerçevesinde herhangi bir sorumluluğun söz konusu olmayacağını, muhatabın kusursuz sorumluluğunun varlığı için düzenleyenin kusurunun bulunmaması gerektiğini, düzenleyenin de kusurunun bulunduğu hallerde düzenleyen ve muhatap kusurları oranında zararı paylaşacaklarını, zira bir alacağına karşılık çekin hamili olmanın ve bankaya ibraz etmenin beraberinde iddiaya göre çekin sahte olmasından sorumluluğunu getirmeyeceğini, nitekim hamili olduğu ve davacı banka tarafından karşılıksız kaşesi vurulan çekteki alacağını tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında keşideci ve cirantalara karşı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını ve dosyada tahsilat yapılamadığını, borçluların tamamının borca batık insanlar olduğundan çekteki alacağının tahsil kabiliyetinin de bulunmadığını, açıklamış olduğu sebeplerden ötürü çekin sahte olduğu iddiası doğru ise tüm sorumluluğun keşideci, lehtar ve cirantalara ait olduğunu, lehtar ...'ın ciranta ..., keşideci ... ... ... İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd Şti'nin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, dava konusu çekin de .... İcra Müdürlüğü kasasında muhafaza edildiğini, her ne kadar ... CBS ... soruşturma numarası ile soruşturma başlatılmış olsa da ifade tutanaklarında ve yukarıda izah edildiği üzere hamili olduğu ve davacı banka tarafından karşılıksız kaşesi vurulan çekteki alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının açıldığını, bu sebeple davacı banka vekili tarafından 13/12/2022 tarihinde sunulan şikayet dilekçesinde bahsedilen 09/08/2022 tarihli işlemin, söz konusu çekin .... İcra Müdürlüğü kasasında muhafaza edilmesi sebebi ile taraflarına ait olmasının mümkün olmadığını, kaldı ki ... CBS tarafından başlatılan soruşturmanın devam etmekte olduğunu ve henüz verilmiş bir kararın da olmadığını, bu sebeple ikinci şubeye ibraz edilen çekin taraflarınca ibraz edildiği iddiasının ve çekin sahte olduğunun kanıtlanmamış olduğunu, davacının beyan ettiği üzere icra inkar tazminatının likit alacak mevcut olduğunda söz konusu olduğunu, borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, itirazın haksız olmasının gerektiğini, huzurdaki dava kapsamında talep edilen alacağın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı iddia edilen ancak mevzuat gereği bankaların karşılıksız çeklerde çeki ibraz edene ödemesi gereken garanti tutarı olduğunu, bu nedenle talep edilen alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceği gibi talebin haksız olduğunun da tüm dilekçe ile ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 28/03/2024 tarihli cevabi yazısı ile, davalının “… gerçek kişi işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunmadığı…”, ... Vergi Dairesi’nin 28/03/2024 tarihli cevabi yazısı ile de, “…gelir unsurunun ticari kazanç olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğunun…” bildirildiği, davanın, davalıya ödenen yasal sorumluluk tutarına konu çekin sahte olması nedeniyle sebepsiz zenginleşme nedeniyle, (İstanbul BAM 4.HD., 18/01/2023 T., 2021/919 E.- 2023/123 K.) ödenen tutarın davalıdan iadesi talebinden kaynaklandığı ve dava tarihi itibariyle davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RE’SEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına
-
HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına
Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzlerine karşı, miktara göre KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27