SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/517 E. 2024/18 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/517

Karar No

2024/18

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/517 Esas

KARAR NO :2024/18

DAVA:Alacak

DAVA TARİHİ:28/07/2022

KARAR TARİHİ:17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın "kredi tahsis ücreti" adı altında 10.02.2021 tarihinde müvekkiline ait ... Bankacılık Şubesi ..-...-MT-1 nolu (... iban nolu) hesabından 22.341,00 TL çektiğini ancak müvekkili firmanın davalı yandan bir kredi talebi olmadığı gibi bir herhangi bir limit tahsis çalışma talebinde de bulunmadığını, davalı yan iş bu tutarı hesaptan çekerken müvekkili firmaya paranın çekileceğine dair bir bilgi vermediği gibi her hangi bir onay da almadığını, müvekkilinin davalı yandan kredi tahsis çalışmasına ilişkin bir talebi olmadığı gibi belirtilen tarihlerde herhangi bir kredi kullanımının da söz konusu olmadığını, davalı yan herhangi bir talep olmaksızın bu yönde bir çalışma yapmış ise dahi bu hususta müvekkili firmanın herhangi bir talebinin kesinlikle olmadığını, dava şartı olan arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlayamadıklarını belirterek davalı bankanın müvekkili hesabından haksız ve hukuki dayanağı olmadan çektiği 22.341,00 TL'nin çekim tarihi olan 10/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili banka arasında kredi sözleşmesi düzenlendiğini, Tüketici Kânunu gereğince tüm masraflara ve diğer detaylara ilişkin bilgiler kredi sözleşmesinden önce davacı tarafından imzalanan sözleşme öncesi bilgilendirme formu ile sözleşme öncesi bilgilendirme yapıldığını, davacı tarafından imzalanan geri ödeme planında bu masrafların işlem masrafları kısmında açıkça belirtildiğini ve faiz oranı, taksit tarihi ve diğer tüm kalemler de ayrıca ve açıkça yer aldığını, davacının sözleşme ile bankanın talep edeceği her türlü ücret komisyon ve masrafı ödemeyi kabul ettiğini ve sözleşmeyi imzaladığını, müvekkili banka tarafından dava konusu tutara ilişkin kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle alınan ücret ve masrafların yasaya ve taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aynen uygun olduğunu, yapılan tahsilatların da sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, sözleşmede açıkça yer almayan ve kendisinin de bilgilendirilmediği herhangi bir tahsilatın yapılmadığını, BDDK’nın risk yönetim ilkeleri kuralları ve mevzuatı gereğince kredi kullandırım sırasında Kredi Kayıt Bürosu, Mernis, SGK, TCMB, Vergi Dairesi, Muhtarlık, Elektrik ve Su İdaresi..vb. kurum ve kuruluşlar nezdinde araştırmalar, sorgulamalar ve veri transferleri yapıldığı gibi tüm bu işlemlerin bir maliyeti bulunduğundan (dosya – istihbarat masrafının) alınmasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, davacının hesabından yapılan kesintinin iadesi talebine ilişkindir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 08/12/2022 tarihli bilirkişi kök ve 01/04/2023 tarihli ek raporuna göre; davalı bankanın davacıdan masraf ve komisyon alabilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede

masraf ve komisyon alınacağının kararlaştırılmış olması gerektiğinin Yargıtay içtihatlarında vurgulandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2018 tarihli, 2018/... K. 2018/... sayılı ilamında :“…Bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle hizmet bedeli, kredi kullandırma ücreti masraf gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kredi kullandırma ücreti bedelinin ne oran ve miktarda alınacağına dair bir açıklık yer almamaktadır. Bu bakımdan bankacılık işlemleri hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınması diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması dahi bozmayı gerektirmiştir. ”denildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ nin 20.10.2014 tarih ve 2014/... E., 2014/... K. sayılı ilamında; “Dava, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi uyarınca davalıya kullandırılan kredi nedeniyle alınan hizmetin bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kredi sözleşmesinin sair kısımları değerlendirilmemiştir. Mahkemece sözleşme, sözleşme öncesi bilgi formu, banka kayıtlarının tamamı celbedilerek dava konusu ücretin davacı tarafından alınabileceğine ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı değerlendirilip eğer bu yönde bir hüküm varsa diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal

uygulamaları gözetilerek davalıdan tahsil edilen tutarın uygun olup olmadığı ...” yönünde davalı yararına bozulmasına karar verildiğini, mahkememizce 18.11.2022 tarihinde davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşme ve hesap

hareketleri sunulması için müzekkere yazılmış ise de dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, yukarıda açıklandığı üzere, 2006/... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesi TCMB’na bırakılan hususlara ilişkin olarak TCMB 9.12.2006 tarih, 26371 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesaplan Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği" nin “Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler” başlıklı 4 üncü maddesinde bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak âzami faiz oranlan ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil

olunacak masrafların nitelikleri ve azami sınırlarının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiğini, düzenleme kapsamında davalı banka tarafından kredi işlemlerinde sağlanacak faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların, TCMB’na bildirdiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, bu nedenle davacının kredi talebinde buluınup bulunmadığı, bulundu ise miktarı, davalı banka tarafından kredi tahsisi yapıldığına ve akabinde kredi kullandırıldığına ilişkin herhangi bir dayanak belge sunulmadığıından 22.341.00 TL nin iade edilip edilmeyeceği sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğunu, mahkememizce de davacının talebinin yerinde olması halinde dava tarihinden itibaren avans faizi istenebileceğini, hukuki değerlendirmesinin mahkememizde olduğunu mütalaa etmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 15/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; taraflar arasında 22.06.2020 tarihinde genel iletişim talimatında,” Bankanızdan Şirketimize gönderilecek borç hatırlatma, yasal bildirimler ve her türlü bilgilendirmeye ilişkin olarak aşağıda yer alan iletişim adreslerimizin kullanılmasını talep ederiz. Şirketimiz tarafından aksi bildirilmediği sürece aşağıda yer alan iletişim adreslerimize gelen her türlü bilgilendirmenin

şirketimize ulaştığını kabul ederiz...”denildiğini, iş talimata istinaden talimatta bilgisi verilen ...@... iletişim adresine davalı banka personeli Handan Urfalıoğlu tarafından ,”Talebiniz doğrultusunda Bankamızca limit tahsis

çalışması yapılarak firmanız lehine 10/04/2020 tarihinde, 8,750,000 tutarda kredi limiti tahsis edilmişti, işbu tahsis İşlemi neticesinde Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Tebliğ İle Bankamız ücret Tarifesi gereğince 12,341 TL (BSMV dahil) tutarında limit tahsis ücreti tahakkuk edıldiğini, İşbu tahsis ücretinin Firmanızca bankamıza ödenmesini rica eder, bilgilerinize sunarız.”bilgilendirildiğini, davacı tarafından iletişim talimatında belirlenen “Şirketimiz tarafından aksi bildirilmediği sürece aşağıda yer alan iletişim adreslerimize gelen her türlü bilgilendirmenin Şirketimize ulaştığını kabul ederiz….”taahhüdü doğrultusunda dosyaya davacı tarafından aksi bildirildiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanılamadığından iletişim talimatı doğrultusunda davacıdan 8.750.000 TL kredi tahsisi için 10.02.2021 tarihinde x % 2.5533 oranında tahsil edilen = 223.341.00 TL' lık tahsilatın, 10.02.2020 Tarih 31035 Sayılı Resmi Gazete ,Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ (sayı: 2020/4) doğrultusunda yerinde olduğunu, hukuki değerlendirmesinin mahkememizde olduğunu mütalaa etmiştir.

İstanbul Bam 43.Hukuk Dairesi 2020/... E., 2021/... K. Sayılı ilamında "Öte yandan, bankacılık teamüllerine göre ilk kredi kullandırımında yapılması gereken istihbarat, haberleşme ve operasyonel vs. gibi işlemlerin bir maliyeti bulunduğundan müşteriden "Kredi Tahsis Ücreti" adı altında ücret talep edilebilecektir. Ne var ki bu düzenlemeler kredi kullandırılması halinde uygulanabilecek olup, herhangi bir kredi kullandırımı söz konusu olmadığı hallerde böyle bir kesintinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/... esas, 2017/... karar sayılı 27.03.2017 tarihli ilamı). Somut olayda, mahkemece davalı bankaya yazı yazılarak kredi tahsis komisyon kesintisine dayanak belgelerin gönderilmesi istenmekle birlikte ayrıca davalı vekiline de bu belgeleri sunması için süre verilmiş olup, davalı tarafından, taraflar arasında imzalanan genel kredi yahut bankacılık hizmet sözleşmesi veya kredi kullandırıldığına ilişkin belge yahut kayıt ibraz edilememiştir. Dava konusu kesintinin, davacı şirkete yönelik olarak kredi limit yenilenmesi ve tahsisine istinaden yapıldığı savunulmuş olmakla birlikte yargılama sırasında bu konuda hiç bir delil sunulamadığı gibi istinaf dilekçesi ekinde dan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile kredi tahsis ücreti kesintisi için kredi kullanılması gerektiği, kesintinin kredi limit yenilenmesi ve tahsisine istinaden yapıldığının ise ispatlanması gerektiği belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendisinden kredi tahsis ücreti adı altında kesinti yapıldığını, ancak belirtilen tarihlerde bir kredi kullanılmadığını belirterek yapılan kesintinin iadesini talep ettiği, davalının cevap dilekçesi sunulduktan sonra yaptığı savunmasında yapılan kesintinin limit tahsis ücreti olduğunu belirttiği, davacının hesap hareketlerinin mahkememizce incelenmesi ile davacıdan kredi tahsis ücreti adı altında bir ücretin kesildiğinin anlaşıldığı, davacının kesinti tarihinde herhangi bir kredi kullanımının söz konusu olmadığı, davalı tarafından bu kesintinin limit tahsis ücreti olduğu savunulsa da, bu savunmanın savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu ve davacının kredi limiti tahsisine ilişkin bir talebinin olmadığı bu nedenle davacıdan bu gerekçeyle de bir kesintinin yapılamayacağı gözetilerek davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

K A R A R : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın kabulü ile 22.341 TL’nin 10/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Alınması gereken 1.526,11 TL harçtan, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1.144,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 381,53 TL peşin harcın toplamı olan 462,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan ‭2.380 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. (11). (13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,

  7. Artan gider avansının ilgilisine iadesine,

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 17/01/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdeğerlendirilmesidelillerinistanbultalepTARİHİ28/07/2022gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim