SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/814 E. 2023/942 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/814

Karar No

2023/942

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2016/1084 Esas

KARAR NO:2023/861

DAVA:Alacak

DAVA TARİHİ:03/11/2016

KARAR TARİHİ:23/11/2023

Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davanın tarafları arasında akdedilen sözleşmenin, davalı tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın ve sözleşmeden belirlenen fesih koşullarına da uymaksızın, keyfi şekilde sözleşmeyi feshetesinden ötürü davacı müvekkili şirket nezdinde oluşan zararın tazmini talebine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin uğradığı zararın temel ve genel hukuki dayanağının da, davalı tarafından esasen taraflar arasındaki gerçek ve ortak iradenin ürünü olan sözleşmeye, yasal düzenlemelere ve hukuka, davalı tarafından gerçekleştirilen feshin açıkça aykırılık teşkil etmesi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 01/01/2012 başlangıç tarihli "... Sözleşmesi" imzalandığını, işbu sözleşme ile davalının ... Gazetesinin Türkiye ve KKTC. coğrafi sınırları dahilinde, sözleşmede belirlenen hususlar çerçevesinde ... hakkını, münhasıran tek dağıtıcılık sıfatını haiz olacak şekilde müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkili şirketin, işbu sözleşme ile bahsi geçen yayının sözleşmede belirlenen şartlar çerçevesinde ... yükümlülüğünü üstlendiğini, karşılığında da, sözleşmede mali konular kısmında belirlenen hususlar dahilinde ... bedeli almaya hak kazandığını, davalının haksız feshine dayanak olan ve davacı müvekkili şirkete gönderilen ... 15. Noterliğinin 10/06/2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; sözleşme gereği hak ve yetkinin bulunmasına karşın, müvekkili şirketin ... bedeli üzerinde talep ettiği değişiklikleri haklı kılan bir maliyet artışı göremedikleri, söz konusu talebin ekonomik gerçeklere, sözleşmeye, rekabet kurulu ilkelerine, iyiniyet ve hakkaniyete uygun olmadığını, sözleşmeden ... ... bedeli ödeme ediminin değişen hal ve koşullara rağmen aynen devam edeceğinin kabul edildiğinin müvekkili şirketçe bildirilmesi gerektiği yönünde iddia ve taleplere yer verilmekle, anılan talepleri kabul edip etmeme hususunda 13/06/2016 tarihine kadar karar verip bildirmeleri gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiğini, zira davalının, sözleşmeye uygun düşmeyen talepleri için bir de arada salt 1 gün süre tanımaları, esasen sözleşmeyi keyfi şekilde sonlandırma iradesi taşıdıklarını, anılan ihtarın da formaliten müvekkile gönderdiklerini ortaya koyan bir kötü niyet göstergesi olduğunu, davalının, haksız fesih yoluna giren ve içi boş, sözleşmeye dayanmayan, haksız ve mesnetsiz iddia ve taleplerden ibaret söz konusu ihtarına karşılık olarak, müvekkili şirket tarafından davalıya gönderilen ... 15. Noterliğinin 10.06.2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ise, özetle davalı tarafından gönderilen ihtarın haksız ve kötüniyetli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi için davalının sahip olduğu herhangi bir haklı sebebin bulunmadığını, ayrıca davalıdan bugüne kadar eksik komisyon alındığından eksik komisyona ilişkin hakların da saklı tutulduğu ve derhal davacı müvekkili şirkete ödenmesi gerektiği yönünde açıklamalara yer verilerek, ileri sürdükleri iddia ve taleplerin, taraflar arasındaki sözleşme ile hiçbir şekilde bağdaşmadığını, haksız ve dayanaksız taleplerde bulundukları ve bunlara dayanarak sözleşmeyi feshetmeleri halinde, bunun haksız fesih olarak değerlendirileceğinin ihtar edildiğini, gelinen aşamada müvekkili şirketin iyi niyetli uyarılarına ve sözleşmeye uygun davranma çağrısına davalı tarafça riayet edilmediğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi teşkil eden ve müvekkiline tek dağıtıcılık hakkı veren işbu ... sözleşmesinin gerekleri, müvekkili tarafından tam ve eksiksiz şekilde yerine getirilmekte olmasına karşın, davalı ne sözleşmede belirtilen fesih şartlarına, ne de haklı bir nedene dayanmaksızın kabul edilebilir hiçbir gerekçe göstermeden 13/06/2016 tarihi itibari ile sözleşmeyi haksız fesh ettiğini, davalının hukuka uygun ve haklı hiçbir gerekçesi olmaksızın gerçekleştirdiği haksız feshi sonucunda müvekkilini zarara uğramış olmakla, davalının işbu zarardan ötürü sorumluluğu doğduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin "Süre ve Son Hükümler" başlıklı 5.5 maddesi gereğince, taraflar anılan maddede, fesih bildirimine ilişkin şekle (yazılı) ve süreye (30 gün önceden) uymak şartıyla, haklı bir neden olmaksızın birbirlerine sözleşmeyi feshetme hakkı tanımış oldukları, ancak davalı tarafından haklı bir neden de içermeksizin gerçekleştirilen feshin, sözleşmenin 5.5. maddesine uygun düşmemekle, haksız fesih niteliğinde olduğunu, sözleşmenin 5.5 maddesindeki fesih bildirim şekli ve süresine uymaksızın sözleşmenin sona erdirilmesi halinde uygulanacak ve sonuç doğuracak olan düzenlemeye ise, 5.1. maddesinde yer verildiğini, anılan maddeye göre, “İşbu sözleşme 01.01.2012 tarihinde imza edilerek yürürlüğe girmiştir. 1 yıl süre ile yürürlükte kalacaktır. Taraflardan biri, sözleşme süresinin hitamından bir ay evvel yazılı olarak akdi feshetmek istediğini diğer tarafa bildirmediği takdirde Sözleşme kendiliğinden 1 (bir) yıl süre ile uzatılmış olur. Müteakip 1'er yıllık Sözleşme dönemlerinde aynı esas geçerlidir. Ancak bu şekilde Sözleşmenin fesih edilmeyerek süresinin uzaması, imza tarihinden itibaren en fazla 5 yıl için mümkün olacaktır. Bu şekilde Sözleşme'nin süresinin uzaması durumunda, ...'ın indirim oranlarını yeniden belirleme hakkı saklıdır." hükmünün bulunduğunu, taraflarca kararlaştırılan fesih bildirim süresi içerisinde fesih iradesinin yazılı olarak karşı tarafa iletilmemesi veya anılan bir aylık fesih bildirimi süresine riayet edilmemesi durumunda, sözleşmenin 1 yıl süre ile daha uzadığı açık bir şekilde düzenleme altına alındığını, işbu davaya konusu taleplerin miktar açısından hesabı ve tespitinde, davalı yanın hukuka ve sözleşmeye aykırı şekilde gerçekleştirdiği fesih bildirimini (13.06.2016 tarihini) kapsayan 1 yıllık sözleşme dönemi (01.01.2016 - 31.12.2016) esas alınacağını, feshe ilişkin sözleşmede maddelerinin son derece açık olduğunu, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi sona erdirebilmesi için, ya sözleşmede yer alan fesih şartlarına uygun hareket etmesi ya da işbu fesih şartına uyulmasına gerek kalmaksızın sözleşmeyi sona erdirebilmesi için gerçekten ortada bir haklı sebebinin var olması gerektiğini, sözleşmede yer alan süre şartına uymaksızın sözleşmeyi herhangi bir sorumluluğu doğmadan feshedebilmesi için, somut olay açısından sözleşmesel ilişkiyi “çekilmez hale” getiren bir haklı sebebin olması gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında akdedilen “... Sözleşmesi” nin niteliği itibariyle, sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme olduğunu ve bu tip sözleşmelerin sona erme biçimleri arasında, yasal sona erdirme nedeni olarak haklı sebeple fesihin de yer aldığını, haklı sebep, fesih beyanında bulunan için ilişkiye devamı “çekilmez hale getiren bir olgu” olarak kabul edilmekte olduğunu, ancak davalı sözleşmede kararlaştırılan olağan fesih düzenlemesine uymadığı gibi haklı sebep olduğu ileri sürülen bir çekilmezlik olgusunu da ortaya koyamadan, keyfi olarak sözleşme ilişkisini sonlandırma yoluna gittiğini, bunun uygulamada da kullanılan tanımlamasıyla, “Haksız Fesih” olduğundan şüphe olmadığını, davalının müvekkili nezdinde sebep olduğu zararları gidermekle yükümlü olduğunu, sözleşme şartlarına uyulmaksızın ve sürekli borç doğuran sözleşmelerde aranan "Haklı Neden" kriterini de sağlayabilen bir sebep olmaksızın gerçekleştirilen fesih karşısında, müvekkilinin uğramış olduğu ve davalının katlanması gereken zararın tayini ile sözleşmeden ... alacak hakları bakamından, sözleşmede yer alan mali hükümlerin yol gösterici olacağını, fesihten ötürü ... zararın tazmininin gerektiğini, haksız feshin gerçekleştirildiği sözleşme dönemi olan 01/01/2016 - 31/12/2016 tarihleri arasında tarafların hak ve yükümlülüklerinin karşılıklı olarak devam etmesi gereken sözleşme, davalı yanca süresinden önce haksız fesihle sonlandırıldığını, bu bağlamda dava konusu alacak kalemlerinden birini, davalı tarafından sözleşmenin feshi için 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmasının gerekliliğini gösterin süre (30 gün) ve şekil (yazılı) açısından sözleşme şartı olan hususlara uyulmadığını ve bu şarta uyulmaması neticesinde müvekkili şirketin, 01/01/2016 - 31/12/2016 sözleşme dönemi bakımından uğradığı gelir kaybı oluşturmakla, fazlaya dair her türlü talep ve dava ile ıslah haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sözleşme bağlamında hak kazandığı ... bedelinin eksik ödenmesi nedeniyle sözleşmeden ... alacağının da davalı yanca tazmini gerektiğini, sözleşmenin 3.8. maddesine göre yayının sözleşmede belirlenen piyasa satış fiyatının, işbu belirli fiyatların altına düşmesi durumunda, müvekkili şirketin sözleşmenin 4.2 maddesinde yer alan indirim oranlarının değiştirilmesini talep etme hakkının bulunduğunun düzenlendiğini, "yayının ŞİRKET tarafından belirlenen piyasa satış fiyatına ilişkin bilgiler aşağıdadır. Belirlenen fiyatın altına düşüldüğünde ... 4.2. Madde belirlenen indirim oranlarının değiştirilmesini isteme hakkını saklı tutar." hükmünün bulunduğunu, sözleşmenin 4.1. maddesinde, müvekkili şirketin davalı ile sözleşmenin 4.2 maddesinde belirlenen mali koşullarda işlem yapacağı hükmü altına alındığını, sözleşmenin 4.2 maddesine göre işbu maddede TC sınırları dahilinde dağıtılan yayın bakımından KDV dahil perakende satış fiyatı ile KKTC'nde dağıtılan yayın bakımından KDV dahil perakende satış fiyatı üzerinden uygulanacak indirim oranları belirlendiğini, yine maddenin devamında, bahsi geçen indirim oranlarının hesaplanmasında, sözleşmenin 3.8 maddesindeki satış fiyatlarının esas alınacağını, ancak sözleşmede belirtilen satış fiyatlarının altına düşülmesi durumunda, müvekkili şirketin anılan indirim oranlarının değiştirilmesini isteme hakkı bulunduğunun düzenleme altına alındığını, sözleşmenin 5.9 maddesine göre ise, müvekkili şirketin sözleşmeden veya kanundan ... herhangi bir hakkını süresinde kullanmamasının, bu hakkını sonradan ileri sürmesine ve talep etmesine engel olamayacağının açık şekilde düzenleme altına alındığını, "...'ın Sözleşme ile düzenlenen ya da kanunen mevcut olan herhangi bir hakkını süresinde kullanmaması, bu haktan feragat ettiği, vazgeçtiği ya da hakkı sonradan kullanamayacağı anlamına gelmez" hükmünün bulunduğunu, davalının sözleşme gereği ve sözleşme süresi boyunca müvekkiline ödemekle yükümlü olduğu ... bedelinin ne şekilde saptanacağını, anılan bedelin hesaplanmasında yayının sözleşmede belirtilen piyasa satış fiyatındaki düşmenin yapılması kararlaştırılan indirim oranları üzerinde değişiklik yapılmasını isteme hakkı verdiği tartışma dışı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen satış fiyatlarından davalı yanca farklı uygulamalara gidildiğini, bu bağlamda müvekkili şirketin sözleşmeden ... ... bedeli hakkı bakamından zarara uğradığının ortaya çıkmakta olduğunu, ... ... için 16/03/2009 tarihinde İstanbul, Ankara ve İzmir şehir baskıları için belirlenmiş olan 0,75 TL'lik satış fiyatı, 01/03/2010 tarihinde önce 0,50 TL'ye indirildiğini, 06/01/2014 tarihi itibariyle 0,60 TL'ye yükseltildiğini ve en sonunda 06/10/2014 tarihinde eski seviyesi olan 0,75 TL'ye yükseltildiğini, sözleşmede yer almasına karşın fiyat düşürülmesine gidildiği halde, gelir kaybı yaşanmaması adına komisyon oranlarında bir değişikliğe gidilmediğini, bu durumun ise ...'ın ... hizmet bedeli temini açısından gelir kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, ancak müvekkilinin sözleşme gereği oranlarında değişiklik isteme hakkının mevcut olduğunu, ... Gazetesinin 07/01/2013 tarihinde ağırlıklı olarak 3 büyük şehir ve yine ağırlıklı olarak önceki dönemlerde "..." ve sonraki dönemlerde ise "..." mağazalarında dağıtılmak üzere toplu satış projesi başlattığını, bu bağlamda 01/01/2012 tarihinde taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesi uyarınca toplu satışlara yönelik ... hizmeti yürütülmeye başlandığını, ... sözleşmesinde toplu satışa ilişkin herhangi ayrı bir fiyat belirlendiği halde; tezgah satış fiyatı 3 büyük şehir için hafta içi 0,75 TL, hafta sonu 1,00 TL iken toplu satış fiyatı 0,50 TL olarak tayin edildiğini, bu tutar üzerinden ... hizmet bedeli hesaplandığını, bu durum toplu satışın başladığı 07/01/2013 tarihinden ticari ilişkinin sonlandığı 13/06/2016 tarihine dek devam ettiğini, yaklaşık 3,5 yıl bir süre boyunca ... ... hizmet bedeli temini noktasında zarara uğradığını, müvekkili şirket nezdinde ... işbu zararın, sözleşmenin asli edimlerinden birini teşkil eden ... bedeline ilişkin sözleşmenin 5.9 maddesi ile getirilen düzenlemeye dayanmak suretiyle, davalı yanca karşılanması gerektiğini, diğer iki alacak kalemlerinin ise; dava konusu yayının piyasa satış fiyatından gidilen indirime karşın, yeni bir komisyon oranı belirlenmemesinden ... gelir kaybı olarak fazlaya dair her türlü talep ve dava ile ıslah hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 350.000 TL'nin, dava konusu yayının toplu satışından kaynaklanan ve sözleşmede bir hüküm bulunmamasına karşın satış fiyatının cari fiyatların gerisinde kalacak şekilde uygulanmasından ... gelir kaybı olarak fazlaya dair her türlü talep ve dava ile ıslah hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 350.000 TL'nin davalı yandan tahsilini talep ettiklerini belirterek; davalı tarafından sözleşmenin feshi için 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmasının gerekliliğini gösteren sözleşme şartlarına uyulmadığı ve bu şartlara uyulmaması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı gelir kaybıyla sözleşmenin 5.1. maddesindeki 1 yıllık sözleşme dönemine tekabül eden zararın gelir kaybı olarak tespiti ve hesaplanması ile şimdilik 300.000 TL'nin, dava konusu yayının piyasa satış fiyatında gidilen indirime karşı yeni bir komisyon oranı belirlenmemesinden ... gelir kaybı olarak şimdilik 350.000 TL'nin dava konusu yayının toplu satışından kaynaklanan ve sözleşmede bir hüküm bulunmamasına karşın satış fiyatının cari fiyatların gerisinden kalacak şekilde uygulanmasından ... gelir kaybı olarak şimdilik 350.000 TL olmak üzere toplam 1.000.000 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili Mahkememize verdiği ıslah dilekçesi ile; sözleşmenin erken feshinden kaynaklı tazminat talebinin 300.000 TL'den 3.208.099,74 TL'ye, İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 3 büyük şehirde 2010-2014 yılları arasında gazete fiyatının farklı uygulanmasından kaynaklı fiyat farkı talebinin 350.000 TL'den 1.000.000 TL'ye, ... - ...- Ekomini gibi toplu/kurumsal satışlarda gazete fiyatının 2013-2016 yılları arasında 50 kuruş uygulanmasından kaynaklı fiyat farkı talebinin 350.000 TL'den 2.023.037,88 TL arttırmak suretiyle davanın ıslah edildiğini, toplam 6.231.137,62 TL alacağın zararın gerçekleşme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve ıslah harcının yatırmıştır.

Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... Gazetesinin yayıncısı olduğunu, davacının ise kurduğu ... ağı ile çeşitli gazetelerin ve bu arada ... Gazetesinin Türkiye genelinde ... ve pazarlama faaliyetini gerçekleştirdiğini, davacının haksız taleplerinin reddinin gerektiğini, 01/03/2009 tarihinde yayın hayatına başlayan ... Gazetesinin, son satıcı nezdinde tezgah satışı için tüm Türkiye sathında dağıtımının ... ... Paz. A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, ... Gazetesinin 01/01/2012 tarihinden itibaren müvekkili şirket tarafından yayınlanmaya başlaması sebebiyle, davacı ile müvekkili arasında ... Gazetesinin münhasır dağıtıcılık hakkına ilişkin 01/01/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, tüm Türkiye sathında gazetelerin dağıtımının ... bünyesindeki ... ... A.Ş. ile ... Grubu bünyesindeki davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla ... sektörünün, 2 dağıtıcıdan müteşekkil ve hakim durumun mevcut olduğu bir sektör olduğunu, ... şirketlerinin yayıncı kuruluşlara, standart ve genel işlem şartı niteliğinde sözleşmeler imzalattıklarını, sözleşmenin bu gerçek doğrultusunda değerlendirilmesini talep ettiklerini, gazetenin taşra (saat:19.45) ve şehir (Saat:24.00) baskısı olarak 2 periyotta basıldığını ve bu baskı saatlerine uygun olarak davacı tarafından bölgelerine göre dağıtıldığını, taşrada ve şehirde satılan bu gazetelerin fiyatlarının da farklılık arzettiğini, huzurda görülmekte olan davada, ... Gazetesinin son satıcı nezdinde tezgah satışının yapıldığı İstanbul-Ankara-İzmir-Şehir Baskasının- hafta içi satış fiyatı ile ilgili olduğunu, diğer baskılarla ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını, sözleşmenin 3.8.maddesinde piyasa satış fiyatı ile ilgili bir düzenleme yapılmasına rağmen, davacının ... hizmet alacağının belirlenmesine yönelik indirim perakende satış fiyatı üzerinden yapılacağı sözleşmenin 4.2. maddesinde kabul edildiğini, ... Gazetesinin hafta içi - İstanbul/Ankara/İzmir "perakende satış fiyatı" nın müvekkili ile davacı arasında sözleşmenin imzalandığı 01/01/2012 - 06/01/2014 tarihleri arasında 50 kuruş, 06/01/2014 tarihinden sonra 60 kuruş, 06/10/2014 tarihinden sonra ise 75 kuruş olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki mutabakatlar, fatura işlemleri ve davacıya ödenen ... bedelinin belirlenmesi bu gazete üst fiyatı/perakende satış fiyatı üzerinden yapıldığını, müvekkili şirket ile 2012 yılında sözleşme imzalanmasından önce dava dışı ... A.Ş.'nin yayıncı olduğu dönemde 01/03/2010 tarihinde ... Gazetesinin perakende satış fiyatı 75 kuruştan 50 kuruşa indirildiğini, müvekkili sözleşmenin imzaladığı 01/01/2012 tarihinde ... Gazetesinin perakende satış fiyatı 50 kuruş olduğunu, herhangi bir indirim yapılmadığından müvekkili tarafından "piyasa fiyatında indirime gidildiği"ne ilişkin davacının iddiasının doğru olmadığını, davacı sözleşmeyi imzalarken ... Gazetesinin "perakende satış fiyatı"nın 50 kuruş olduğunu bilerek, sözleşmenin 4.2. maddesinde ... hizmet bedelinin "perakende satış fiyatı" üzerinden belirlenmesini kabul ettiğini, sözleşmenin 3.8. maddesindeki tabloda yer alan piyasa satış fiyatı üzerinden ... hizmet bedelinin belirlenmesi gerektiği iddiasına itibar edilmemesi gerektiğini, davacı alacağının, tablo halinde gösterilen ve gerçek satış bedeliyle uyumlu olmayan "piyasa satış fiyatı"na göre değil, sözleşmenin kurulduğu tarihte cari "perakende satış fiyatı"na göre hesaplanmasını kabul ettiğini, indirim oranını değiştirme hakkını hiçbir tarihte kullanmadığını, indirim oranlarının değiştirilmesini hiçbir zaman talep etmediğini, bilakis her hafta gönderdiği "fatura bilgileri dökümü" ile hakettiği ... bedeline esas olan indirimin perakende satış fiyatı üzerinden yapılmasını kabul ettiğini, her hafta davacı tarafından "fatura bilgileri dökümü" nün müvekkili şirkete mail yoluyla gönderilerek, gazetenin fiyatı - uygulanan komisyon oranı - gazete miktarı ve fatura tutarı bildirildiğini ve davacı tarafından gönderilen bu mailde yer alan miktar ve fiyat bilgilerine göre müvekkili şirket tarafından satış faturası tanzim edilmekte olduğunu, davacının düzenlenen faturaların hiçbirine itiraz etmediğini, ödemeleri de bu meblağlar üzerinden yaptığını, müvekkilinin alışveriş yapan müşterilere 07/01/2013 tarihinden itibaren bedelsiz olarak verilmesi karşılığında ... ... ile anlaştığını, bu anlaşmanın 31/10/2014 tarihinde kadar sürdüğünü, 31/10/2014 - 07/03/2016 tarihleri arasında ... veya ... ... nezdinde hiçbir işlem yapılmadığını, 07/03/2016 tarihinde ... ... ile 12/03/2016 tarihinde ise ... ... nezdinde kurumsal-toplu satışlara yeniden başlandığını, kurumsal-toplu satış sisteminin ilk olarak 07/01/2013 tarihinde uygulanmaya başlandığını, son satıcılar vasıtasıyla yapılan tezgah satışının düzenlendiği 01/01/2012 tarihli sözleşmede düzenlenmediğini, kurumsal-toplu satışlarda Mart 2016 tarihi öncesi ve sonrası olarak 2 farklı uygulama yapıldığını, gerek Mart 2016'dan önce, gerekse Mart 2016'dan sonra mailler ve faturalar incelendiğinde, ... ve ...'taki kurumsal dağıtımlarda, gazete fiyatının 50 kuruş olarak kabul edildiğini, uygulanan hizmet bedelinin/indirimin ise yine davacı tarafından bildirildiğinin açıkça görülmekte olduğunu, ... Gazetesinin gerek 01/02/2012 tarihli sözleşme çerçevesinde yürütülen son satıcılar vasıtasıyla tezgah satışı için dağıtımı, gerekse ... ve ... mağazalarındaki kurumsal-toplu satışı için dağıtımı davacı tarafından gerçekleştirilmekte iken, 18 Mayıs 2016 tarihinde davacı şirketin genel müdürü Faruk Öner tarafından, müvekkili şirketin ... genel müdürü Varol Köse'ye mail gönderildiğini ve talepte bulunulduğunu, Varol Köse tarafından da mail yoluyla cevap verildiğini, ayrıca ... 15. Noterliğinin 10/06/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacıya gönderildiğini ve davacı şirket vekiline tebliğ edildiği ve davacı tarafından da müvekkili şirkete cevabi ihtarname gönderildiğini, davacının haksız uygulamasından geri dönmeyeceğinin ihtarnamesinde açıkça anlaşıldığından 13/06/2016 tarihi itibariyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacının komisyon oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmemesi sebebiyle ... hizmet bedelinde gelir kaybı yaşadığı gerekçesiyle 2010-2014 döneminde yaşadığı gelir kaybının tahsilini istediğinin görüldüğünü ancak müvekkilinin davacı şirket ile 20/02/2009 tarihinde sözleşme akdettiği ve unvan değişikliği nedeniyle bu sözleşmenin feshedilerek 01/01/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yeni sözleşme akdedildiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin 20/02/2009 tarihli sözlemenin tarafı olmadığını, unvan değişikliğinin de bulunmadığını, müvekkili şirketin 03/11/2011 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, 2009 tarihli sözleşmenin tarafı olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 01/01/2012 tarihinde ... Gazetesinin "yayın sahibi" sıfatını kazandığını ve davacı şirket ile sözleşme imzaladığını, bu tarihten önceki (2010 ve 2011) dönemlerle ilgili alacak talebinin muhatabı olmasının mümkün olmadığını, davacının iddiası ve dilekçe ekinde inceleme raporunda göz önünde bulundurulduğunda davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının yanlış olduğunu, huzurdaki davada, davacının talebinin haksız fesih nedeniyle gelir kaybı iddiası ile belirlenen fiyattan satılmadığı gerekçesiyle gelir kaybı iddiasına dayanmakta olduğunu, haksız fesihle ilgili talep konusunda, fesih tarihi (13/06/2016) ve davacının gelir kaybına esas aldığı tarih (31/12/2016) olduğunu, davacının denetim elemanları tarafından düzenlenen inceleme raporunda bu tarihle arasında uğradığını iddia ettiği gelir kaybının 5.160.856 TL olarak açıkça hesaplandığını, davacının denetim elemanları tarafından düzenlenen inceleme raporunda bu fiyat uygulaması nedeniyle uğradığını iddia ettiği gelir kaybının (4.842.300 TL + 5.034.166 TL olmak üzere) cem'an 9.876.466 TL olarak açıkça hesaplandığını, huzurda görülmekte olan davada haksız fesih iddiası ile 300.000 TL'lik, farklı fiyat uygulanması nedeniyle ise cem'an 700.000 TL'lik belirsiz alacak davası ikame edildiğini, davacının denetim elemanları tarafından hazırlanan inceleme raporunda, davacının dava konusu ettiği zarar iddiasının meblağı kuruşuna kadar belli olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayandığını, davacının sözleşmenin haklı sebeple feshini gerektiren çekilmezlik olgusunun bulunmadığı ve sözleşmenin 5.1 ve 5.5 maddeleri gereğince 30 günlük süre verilmesi gerektiğine ilişkin hükümlerine uyulmadığına ilişkin iddiasının yerinde olmadığını, 18/01/2016 tarihinde ana gazete fiyatının 1 TL'ye çıktığını bildiği halde spor ilavesi ve magazin eki bulunmadığı için normal gazetenin yarısı kadar sayfa sayısı ve ağırlığı bulunan tahsilat riskinin bulunmadığı, iade ve tevziyat hizmeti vermediği, kurumsal-toplu satışa konu gazetenin üst fiyat olan 50 kuruş üzerinden dağıtılmasını Mart 2016 tarihinde kabul ettiğini, 18 Mayıs 2016 tarihinde gönderilen mailde; Mart 2016 tarihinde 50 kuruş üzerinden dağıtımı kabul ettiği tarihten sadece 2 ay sonra gazetenin fiyatının 75 kuruşa yükseltilmesini, mümkün değilse komisyon işlemlerinin 75 kuruş üzerinden yapılmasının talep edildiğini, ancak ... şirketinin gazetenin fiyatının artırılmasını isteme hakkının olmadığını, sözleşmede de ... şirketine gazetenin fiyatının artırılması isteme hakkının tanınmadığını, sözleşmede sadece 3.8 maddesinde tabloda yer alan fiyatların altına düşmesi durumunda indirim oranının yeniden belirleneceğinin ön görüldüğünü, davacının kurumsal toplu satışlardaki bu gazetenin fiyatında herhangi bir düşüş olmadığı için komisyon oranının yeniden belilenmesini isteme hakkının olmadığını bilmediğinden ticari tahammülleri, dürüstlük ve iyi niyet kurullarının kabul etmeyeceği şekilde 3.kişiye (... ve ...) satılan malın fiyatının artırılmasını ya da komisyon işlemlerine bu yüksek fiyatın uygulanmasını talep ettiğini, kurumsal firmalarla yapılan anlaşmalar nedeniyle fiyat artışı yapılmasının mümkün olmadığını ve 2 ay önce belirlenen fiyatın %50 artırılmasını gerektirecek maliyet artışı görülemediğinin belirtilerek "bu artışı talep etmenizi gerektirecek gider ve masraflarınızda ne gibi bir değişiklik olduğunu bizimle paylaşırsanız, daha doğru bir çözüm yolu bulabiliriz" şeklindeki cevabi maille davacı uzlaşmaya davet edildiğini, davacının ise bu çözüm arayışı karşısında tek bir kelime ve tek bir satırdan ibaret "18 Mayıs 2016 tarihinde size gönderdiği yazıda belirtilen şartlar geçerlidir" şeklindeki cevap ile tüm çözüm yollarının kapatıldığının, kurumsal-toplu satışa konu gazetenin fiyatında indirime gidilmediği için sözleşme uyarınca komisyon oranının değiştirmeyi teklif edemeyen davacının sözleşmede yer almayan gazetenin fiyatının yükseltilmesi konusunda müvekkilini zorlamasının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının sözleşme ile çelişen dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı bu haksız talebinin müvekkili şirkete yıllık 3.000.000 TL ilave yük getireceği hususu ve müvekkilinin mutabakat arayışının davacı tarafından yok sayılarak cevapsız bırakılması hususu birlikte değerlendirildiğinde bu davranışın sözleşmenin devamını çekilmez kıldığı ve müvekkili açısından haklı sebep oluşturduğunun aşikar olduğunu, aşırı ifa güçlülüğünün bulunduğu durumlarda fesih hakkının kullanılabileceğinin kabul edildiği, davacının talep ettiği sözleşmeye, tahammülle, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı talebin kabul edilmesi durumunda müvekkiline getireceği yükün 3.250.000 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda artış talebinin yaratacağı aşırı ifa güçlülüğünün müvekkili açısından sözleşmenin feshinin haklı kıldığının tartışmasız olduğunu, davacının müvekkilinin böyle bir değişikliğe icbar ederken müvekkilinin çözüm arayışına yönelik uzlaşma taleplerini cevapsız bırakırken, sektörün sadece iki ... firmasından ibaret olmasının verdiği güçle hareket ettiğini, rekabetçi piyasa koşullarının bulunmadığını, davacının hakim durumda olduğu bu sektörde kuralları belirleyen taraf olduğunu, davacının sözleşme hükümlerine aykırı bir artış dayatılarak müvekkili yönünden sözleşmenin feshedilmesine zorlandığını, davacının ve müvekkilinin konumu, sektörün şartları ve davacının talebinin haksızlığı göz önünde bulundurulduğunda, sözleşmenin kötü niyetle feshedildiği iddiasının doğru olmadığının açık olduğunu, davacının haksız talepleri nedeniyle sözleşmeyi fesh etmek zorunda kalan müvekkilinin diğer ... şirketi ile yapacağı anlaşmayı müzakere ederken pazarlık ihtimalinin oldukça kısıtlandığını ve bu adaletsiz duruma davacının sebep olduğunu, sonuç itibariyle müvekkilinin davacının haksız talepleri nedeniyle sözleşmeyi feshetmeye zorlandığını, müvekkilinin haklı nedenle sözleşmeyi fesih ettiğini, ayrıca davacının sözleşme süresinin sonuna kadar (31/12/2016) tazminat talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 5.5 maddesine göre taraflara herhangi bir neden göstermeksizin fesih hakkı tanındığını ve bu durumda dahil tazminat talebinde bulunacağı sürenin 30 gün olacağının kabul edildiğini, buna göre haksız olduğu halde önem vermeden akdi fesheden tarafın bile tüm sözleşme süresi ile değil 30 günlük süre ile tazminat sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, davacının kanuna, hak ve nesafete uygun düşmeyen gelir kaybı taleplerinin reddi gerektiğini, piyasa satış fiyatında indirime gidildiği iddiasının doğru olmadığını, sözleşme hükümleri ve aradaki ilişki nazara alındığında davacının gelir kaybı iddiasına dayanan talebinin reddi gerektiğini, 01/03/2010 tarihinde gazetenin perakende satış fiyatının 75 kuruştan 50 kuruşa indirilmesinin dava dışı eski yayıncı zamanında yapıldığını, müvekkili ile davacını sözleşme imzalandığı tarihte gazete fiyatının 50 kuruş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında sözleşme imzalandıktan sonra gazetenin perakende satış fiyatında düşüş yaşanmadığını, müvekkilinin sözleşme imza tarihi olan 01/01/2012 tarihinden önceki işlemlere ilişkin taleplerin muhatabı olamayacağını, sözleşmenin davacıya piyasa satış fiyatı tablosuna göre alacak talep etme hakkı vermediğini, zira davacının sözleşmenin 4.2. maddesinde alacağının (3.8. maddede) tablo halinde gösterilen ve sözleşmenin kurulduğu tarihteki gerçek satış bedeli ile uyumlu olmayan piyasa satış fiyatına göre değil, sözleşmenin kurulduğu tarihte cari, perakende satış fiyatına göre hesaplanmasını kabul ettiğini, saklı tuttuğu bu hakkını hiçbir zaman kullanmadığını, sözleşmenin 5.9. maddesi kapsamında da alacak talebinde bulunamayacağını, varılan mutabakat ve aradaki ilişki nazara alındığında davacının kurumsal-toplu satışının cari fiyatların geresinde kalacak şekilde uygulanmasından kaynaklanan gelir kaybı iddiasına dayanan talebinin reddi gerektiğini, kurumsal-toplu satış sisteminin ilk olarak 07/01/2013 tarihinde uygulamaya başlandığını, son satıcılar vasıtası ile yapılan tezgaz satışının 01/01/2012 tarihinde düzenlenmediğini, kurumsal toplu satışlarda spor ilavesi ve magazin eki bulunmadığını, sadece ... Gazetesinin davacı tarafından dağıtıldığını, gazetenin üst fiyatının bu sebeple 50 kuruş olarak belirlendiğini ve bu fiyatın hiç değişmediğini, buna göre ekleri bulunmayan bu gazete ile şehir baskısının karşılaştırılması ve zarar hesabının buna göre yapılmasının anlamsız olduğunu, gerek mailler gerekse faturalar incelendiğinde ... ve ...'taki kurumsal dağıtımlarda gazete fiyatının 50 kuruş olarak kabul edildiğini, uygulanan hizmet bedelinin/indirimin ise davacı tarafından bildirildiğini belirterek sözleşmede düzenlenmeyen bu işlem ile ilgili olarak müvekkili ile vardığı mutabakat doğrultusunda mailleri bizzat göndererek faturaların buradaki fiyat-adet ve komisyon bilgilerine göre tanzim edilmesini isteyen ve Mart 2016'dan sonra faturaları bizzat düzenleyen zaten gönderdiği döküme göre tanzim edilmiş faturalara itirazda etmeyen davacının sözleşmenin müvekkili tarafından feshinden sonra geçmiş 3,5 seneye ilişkin alacak talebinde bulunmasının haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; sözleşmenin fesih nedeniyle alacak davasıdır.

Taraf delilleri toplanmış, sözleşme, mutabakat, İhtarnameler, mailler, ticaret sicil kayıtları, e-faturalar incelenmiş ve bilirkişi raporları alınmıştır.

Bilirkişi... ve Prof. Dr. ..., Mahkememize sundukları 14/05/2018 tarihli raporlarında; taraflar arasında 01/01/2012 başlangıç tarihli ... sözleşmesi akdedildiğini, tarafların yasal defter tasdiklerinin kanuni sürelerinde yaptırıldığını, davalı tarafın taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi ... 15. Noterliğinin 10/06/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 13/06/2016 tarihinden geçerli olmak üzere feshettiğini, dava konusu davacı talepleriyle ilgili olarak öncelikle hukuki değerlendirme yapılması gerektiğinden ve bundan sonra dava konusu talepler yönünden mali değerlendirme yapılabileceğinden dava konusu alacak taleplerinin mahkemenin takdirine göre seçenekli olarak hesaplandığını, mahkeme davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği kanaatinde ise bu durumda davacının sözleşmenin kalan kısmıyla ilgili olarak talep edebileceği herhangi bir alacak tutarının bulunmadığını, mahkeme davalının sözleşmeyi feshinde haksız olduğu kanaatinde ise sözleşmenin kalan süresi yönünden davacının talep edebileceği alacak tutarının 1.070.150,13 TL olarak hesaplandığını, mahkeme dava konusu yayının piyasa satış fiyatında gidilen indirime karşılık yeni bir komisyon oranı belirlenmemesinden kaynaklanan gelir kaybını talep edebileceği kanaatindeyse bu durumda davacının talep edebileceği gelir kaybı tutarının 1.442.586,28 TL olarak hesaplandığını, mahkeme dava konusu yayının toplu satışından kaynaklanan ve sözleşmede bir hüküm bulunmamasına karşın satış fiyatının cari fiyatlarının gerisinde kalacak şekilde uygulanmasından ... gelir kaybı talep edebileceği kanaatinde ise bu durumda davacının talep edebileceği gelir kaybı tutarının 1.859.137,75 TL olarak hesaplandığını belirtmiştir.

Bilirkişiler... ve Prof. Dr. ..., Mahkememize sundukları 15/09/2019 tarihli tarihli raporlarında; Mahkeme komisyon oranının % 18,5 olduğu kanaatinde ise davacının dava konusu yayının piyasa satış fiyatında gidilen indirime karşılık yeni bir komisyon oranı belirlenmemesinden kaynaklanan gelir kaybı tutarının toplam 4.641.364,55 TL olarak hesaplandığını, uzmanlık alanları dikkate alındığından bu bağlamda ayrıca sektörel analiz ve değerlendirme yönünden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması hususunun Mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmişlerdir.

Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Dr. ..., Mahkememize sundukları 17/02/2020 tarihli tarihli raporunda; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının indirim oranlarının değiştirilmesini talep edebilmesi için “sözleşmede belirlenen piyasa satış fiyatının altına düşülmesi” gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme döneminde davalı tarafından yapılmış herhangi bir satış fiyatı indirimi bulunmadığı, bu bakımdan davacının indirim oranlarının değiştirilmesini talep etme hakkı bulunmadığından, davacının bu haksız talebinin karşısında davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğunu, bir an için sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğinin kabul edilmesi durumunda, yoksun kalınan kar miktarının, sözleşmenin ifa edilmeyen kısmına tekabül eden kâr kaybının tamamının değil, aynı şartlarla yeni bir iş bulunması için geçmesi gereken makul süre ile sınırlı olarak hesaplanması gerektiğini, somut olayda davacının aynı şartlarla yeni bir iş bulunması için geçmesi gereken makul sürenin, Yargıtay içtihatları ve yine bir aylık mehil süresi verilmesi halinde sözleşmenin her zaman feshedilebeleceği hususu da dikkate alınarak, bir ay olarak takdir edilmesi gerektiğini, davacının 30 günlük kar kaybının istenebileceği dikkate alındığında, davacının talep edebileceği kar kaybı tazminatının %11,5 oranı üzerinden 465.411 TL, %18,5 oranı üzerinden ise 748.706 TL olarak hesaplandığını, sözleşmenin davalının fesih bildirimiyle ileriye doğru sona erdiğinden, fesih bildirimine kadar taraflar arasında geçerli bir şekilde yürürlükte olduğundan, fesih bildirimine kadar sözleşme uyarınca ödenmeyen bir komisyon alacağının bulunması halinde, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olup olmadığına bakılmaksızın bu alacağın davacıya ödenmesi gerektiğini, ancak dava konusu yayının satış fiyatında taraflar arasındaki sözleşme tarihi olan 01.01.2012'den sonra indirime gidilmediği, dolayısıyla davacının ödenmeyen bir komisyon alacağının bulunmadığını, eğer mahkeme dava konusu yayının piyasa Satış fiyatında indirime gidildiği kanaatindeyse bu durumda davacının talep edebileceği gelir kaybı tutarının %11,5 komisyon oranı üzerinden 1.474.137,18 TL, %18,5 komisyon oranı üzerinden 2.371.438,06 TL olduğunu, Mahkeme dava konusu yayının toplu satışından (... ve ... mağazalarına) kaynaklanan ve sözleşmede bir hüküm bulunmamasına karşın satış fiyatının cari fiyatlarının gerisinde kalacak şekilde uygulanmasından ... gelir kaybı talep edebileceği kanaatinde ise; bu durumda davacının talep edebileceği gelir kaybı tutarının 1.859.137,75 TL olarak hesaplandığını, davacının dava dilekçesinde yer almayan daha sonra talep etmiş olduğu Ekomini mağazası toplu satışlarına ilişkin satış miktarlarını ayrıca ibraz edemediği, bu satışların ... kodu ile kodlandığı, bu nedenle toplu satıştan kaynaklanan gelir kaybı tutarı içerisinde Ekomini mağazası satışlarının da yer aldığını belirtmişlerdir.

Bilikişiler Prof. Dr. ... ve Prof. Dr...., Mahkememize sundukları 07/10/2020 tarihli tarihli ek raporunda; kök rapordaki kanaatlerinin aynen devam ettiğini belirtmişlerdir.

Bilirkişi Dr. ... sunduğu 16/09/2020 tarihli ayrık ek raporunda; somut olayın özellikleri çerçevesinde davalı şirketin sözleşme ile bağlı kalmasının dürüstlük kurallarına göre beklenemez hale geldiğini, davacı şirketin yıllarca kesintisiz devam eden sözleşme uygulamasına aykırı direngen tutumunun ... sözleşmesinin devamını davalı şirket bakımından çekilmez hale getirdiğini, bir an için sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğinin kabul edilmesi durumunda yoksun kalınan kâr miktarının sözleşmenin ifa edilmeyen kısmına tekabül eden kâr kaybının tamamının değil aynı şartlarla yeni bir iş bulması için geçmesi gereken makul süre ile sınırlı olarak hesaplanması gerektiğini, somut olayda yeni bir iş bulması için geçmesi gereken makul sürenin 1 ay olarak takdir edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bilirkişiler ..., Mahkememize sundukları 30/06/2021 tarihli tarihli raporunda; taraflar arasında imzalı sözleşmenin 01.01.2012 başlangıç tarihli olup, sözleşmenin 5.1. maddesine göre 1 yıllık imzalandığını, yine sözleşmenin 5.1. maddesine göre taraflardan biri, sözleşme süresinin hitamından bir ay evvel yazılı olarak akdi fesih etmek istediğini diğer tarafa bildirmediği takdirde sözleşme kendiliğinden 1 (bir) yıl süre ile uzatılmış olacağı, buna göre sözleşme nin 1'er yıllık sürelerle uzamış olduğunu, 01.01.2016 tarihinde 4. uzama döneminin bitişi de 31.12.2016 tarihi iken, davalı tarafça 13.05.2016 tarihinde süresinden önce feshedildiğini, 13.06.2016 tarihi ile 31.12.2016 tarihi arasında 201 günlük süre mevcut olduğunu, Mahkemece davalının feshinin haksız olduğu kanaatine varılırsa, davacının talep edebileceği zarar miktarı 201 günlük süreye ilişkin olduğu, tezgah satışlarının 1 TL, market satışlarının 0,50 TL üzerinden fiyatlandırıldığı, davacı taraf komisyon oranının %18,5 üzerinden hesaplanması gerektiğini beyan ettiği davalı taraf bu duruma itiraz ederek %7 oranındaki komisyonun dağıtıcının değil bayinin komisyon oranı olduğunu ifade ettiği, buna karşı davacı taraf bayiyi de desteklemesi gerektiğini beyan ederek, bu zararın da dolaylı da olsa kendisine yansıdığını beyan ettiği, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere iki komisyon oranı üzerinden de hesaplama yapıldığı, gelir kaybının, %18,5 üzerinden hesaplandığı takdirde; tezgah satışları toplam miktarının 9.678.797 x 1 TL = 9.678.797 TL, 9.678.797 TL / %18,5 = 1.790.577,45 TL, Market satışları toplam miktarı 36.435.445 x 0,50 = 18.217.722,50 TL, 18.217.722,50 TL / %18,5 = 3.370.278,66 TL, tezgah ve market satışları toplamı: 1.790.577,45 TL + 3.370.278,66 TL = 5.160.856,11 TL, Gelir kaybı, %11,5 üzerinden hesaplandığı takdirde; tezgah satışları toplam miktarı 9.678.797 x 1 TL = 9.678.797 TL, 9.678.797 TL / %11,5 = 1.113.061,66 TL, Market satışları toplam miktarı 36.435.445 x 0,50 = 18.217.722,50 TL, 18.217.722,50 TL / %11,5 = 2.095.038,09 TL, tezgah ve market satışları toplamı: 1.113.061,66 TL + 2.095.038,09 TL = 3.208.099,75 TL olduğunu, davacı taraf davaya açarken bu talebini 300.000 TL olarak belirttiği, 11/06/2020 tarihinde talebini ıslah ederek bu rakamı 3.208.099,74 TL'ye artırtığı, davacı taraf sözleşme devam ederken İstanbul, Ankara ve İzmir'de, sözleşme ile belirlenen satış fiyatlarının davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak farklı uygulandığını ileri sürdüğünü, davacı bu sebeple komisyon bedelinin azaldığını ve zarara uğradığını beyan ettiğini, davacının bu talebinin 01/03/2010 ile 06/10/2014 tarihleri arasını kapsadığını, davalı taraf ... ... için İstanbul, Ankara ve İzmir baskıları için sözleşmede belirlenen 0,75 TL satış fiyatını, 01.03.2010 tarihinde 0,50 TL'ye indirmiş, 06.01.2014 tarihinde 0,60 TL'ye yükseltmiş ve 06.10.2014 tarihinde 0,75 TL'ye yükseltildiği, bu bilgiler ışığında 01.03.2010 ile 06.10.2014 tarihleri arası zararın hesaplanması gerekmekte olduğu, davaya dayanak sözleşmenin imza tarihi olan 01.01.2012 tarihi öncesi taleplerin kabulüne dair takdir Mahkemeye ait olduğu, hesaplama davacı tarafın Basın İlan Kurumundan resmi olarak temin ettiğini belirttiği adetler esas alınarak yapıldığını, yine takdiri Mahkemeye ait olmak üzere % 18,5 ve % 11,5 komisyon oranları üzerinden iki ayrı hesaplama yapıldığını, %18,5 oranına göre alacağın 4.842.299,98 TL, % 11,5 oranına göre alacağın 3.010.078,42 TL olduğunu, takdiri Mahkemeye ait olduğu, davacı taraf davayı açarken bu talebini 350.000 TL olarak belirtmiş, 11.06.2020 tarihinde talebini ıslah ederek bu rakamı 1.000.000 TL'ye artırdığı, davalı taraf sözleşme süresi içerisindeki bir uygulamaya ilişkin zarar talebinin, sonradan ileri sürülemeyeceğini belirttiği, davacı taraf ise alacağını ve talebini, taraflar arasındaki sözleşmeye ve sözleşmenin 5.9. maddesine dayandırmakta olduğunu, bu konudaki değerlendirme ve takdir Mahkeme'ye ait olduğu, davacı taraf dava dilekçesinde ... ve ... marketlere ilişkin toplu satışlardan kaynaklanan gelir kaybı talebinde bulunduğu, sonrasında bir dilekçesinde Ekomini marketlere ilişkin gelir kaybı talebini de dile getirdiği, davalı taraf davanın başında talep edilmeyen bu zararın, sonradan talep edilemeyeceğini ileri sürdüğü, ancak dava dilekçesine ekli tablolar ile davacının talepleri göz önünde bulundurulduğunda, bunun yanı sıra dava konusu yayının toplu satışından kaynaklı muhasebesel kayıtların kolaylık olması açısından tek bir yerde toplandığı dikkate alındığında, sonradan talep edilen bir zarar talebi bulunmadığı, davanın başından bu yana taleplerin aynı olduğu anlaşıldığı, davalı taraf gazete bedelini toplu satışlarda 0,50 TL olarak uyguladığı, davacının ise bu kısımda talep ettiği zararın dayanağı, sözleşmenin 3.8. maddesinde düzenlenen gazete fiyatına karşı davalının bu maddeye aykırı uygulaması olduğu, bu zarar talepleri 07.01.2013 tarihinden, sözleşmenin feshedildiği 13.06.2016 tarihine kadar olan süreyi kapsamakta olduğu, dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında imzalı tek sözleşme bulunduğu görülmekte olduğu, 01.01.2012 başlangıç tarihli bu sözleşmenin 3.8 maddesinde ücret konusu düzenlendiği, buna göre İstanbul, Ankara ve İzmir'de gazete fiyatı hafta içi 0,75 TL, hafta sonu ise 1 TL olarak belirlendiği, her ne kadar davalı taraf 0,50 TL üzerinden anlaşıldığını ileri sürse de, dosyada buna dair bir belgeye rastlanılmadığı, bu bakımdan hesaplamalar, sözleşmenin 3.8. maddesine göre yapıldığı, 2016 yılı Ocak ayında hafta içi 0,75 TL, hafta sonu 1 TL olan gazete fiyatı, 2016 yılı Şubat ayından itibaren hafta içi ve hafta sonu 1 TL olduğunu, hesaplamaların 0,75 TL ve 1 TL'den ... zararlar olarak hesaplandığını 0,75 TL olarak uygulanması gereken gazete adetinin 59.402.443, 1 TL olarak uygulanması gereken gazete adetinin 31.137.909 olduğunu, %18,5 oranına göre toplam zarar tutarının 5.627.619,58 TL, %11,5 oranına göre toplam zarar tutarının 3.498.250 TL olduğunu belirtmişlerdir.

Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Mahkememize sundukları 01/07/2022 tarihli tarihli raporlarında; davaya konu uyuşmazlığın taraflarca imzalı 01/01/2012 başlangıç tarihli ... sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların yasal defterlerinin süresinde yaptırıldığı ve lehlerine delil teşkil ettiği, davalının ... sözleşmesini ... 15. Noterliğinin 10/06/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresinden önce feshettiği, feshin 13/06/2016 tarihinden itibaren geçerli olduğu, feshin haklı neden teşkil etmediği ve davacının fesih tarihinden itibaren sözleşme süresi sonuna kadar tazminat talebinde haklı olduğu, bunun %18,5 oranı üzerinden 5.179.473,31 TL, %11,5 oranı üzerinden 3.219.672,60 TL olduğu, davacının ıslah ile artırdığı talebinin 3.208.099,75 TL olduğu, sözleşmenin 4.6. ve 5.9. maddeleri gereğince davacının sözleşme süresince talep etmediği zararlarını talep etme hakkı bulunduğu, 3 büyük şehirde yapılan satışlardan kaynaklı olarak %18,5 oranı üzerinden 4.482.300 TL, %11,5 oranı üzerinden 3.010.078,42 TL olduğu, davacının ıslah ile artırdığı talebinin 1.000.000 TL olduğu, toplu satışlardan kaynaklı olarak ise %18,5 oranı üzerinden 5.627.619,58 TL, %11,5 oranı üzerinden 3.498.250 TL olduğu, davacının ıslah ile artırdığı talebinin 1.673.037,62 TL olduğunu belirtmişlerdir.

Bilirkişiler ..., Mahkememize sundukları 15/09/2023 tarihli tarihli raporlarında; davacı tarafın 18/05/2016 tarihli e-mailde davalı tarafa bir öneride bulunmuş olduğu, kabul edilmeyen bu beyanın sözleşme ilişkisi üzerinde herhangi bir etki doğurmadığı ve bu nedenle akdi ilişkinin o ana kadarki şartlarla devam ettiğinin kabul edilmesi gerekeceği, bu durumun bir akdi ilişkiyi tek taraflı olarak sona erdirmek için haklı bir sebep olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda TBK m.138'in şartlarının oluşmadığı, feshin haksız olması sebebiyle taraflar arasındaki akdi ilişkinin 31/12/2016 tarihine kadar devam edeceği, akdi haklı nedene dayanmaksızın 10/06/2016 tarihinde fesheden tarafın 201 gün daha bu akitle bağlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.9 ve 4.6 maddeleri göz önünde bulundurulduğunda tarafların sözleşme süresi boyunca birbirlerine karşı ileri sürmedikleri ve birbirlerinden talep etmedikleri hakkı her zaman ileri sürebilecekleri hususunda anlaştıkları, yine sözleşmenin 3.8 ve 4.2 maddeleri gereğince davacı tarafın sözleşme ilişkisi içerisinde davalı tarafın fiyat düşürmesinden kaynaklanan gelir kaybını talep edebileceği, davalı ....'nin akdi yükümlülüklerinin 01/01/2012 tarihi itibariyle başladığı, bu sebeple davacının 2009-2012 yılları arasındaki süre bakımından taleplerinin kabulü kanaatlerinde mümkün olmamakla beraber, daha önce dosyaya sunulan mütalaa ve bilirkişi raporlarında ileri sürülen "tüzel kişilik perdesinin aralanması" teorisinin uygulanarak davalının bu dönem için de sorumlu tutulup tutulmayacağı hususunda takdiri Mahkemeye ait olacağı, davacı şirketin uğramış olduğu zarar toplam tutarı komisyon oranlarının %18,50 olması halinde 13.263.884,69 TL, Komisyon oranlarının %11,50 olması halinde 8.245.117,51 TL olduğunu belirtmişlerdir.

Davacı vekili tarafından sunulan Doç. Dr. ...'ya ait Uzman görüşünde; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin özgün edimler ihtiva eden atipik bir sui generis sözleşme olduğunu, davacının gazete fiyatlarına ilişkin beyanlarının icap niteliğinde olduğunu, davalı tarafından e-mail yolu ile reddedilmekle icap beyanlarının hukuken ortadan kalktığı, bu sebeple esasen herhangi bir sonuç doğurma kudretinden yoksun olan reddedilen icabın sözleşmenin devam etmesi noktasında çekilemezliğe ve takiben fesih için haklı sebebin varlığına da evveliyetle işaret edemeyeceğini, mevzubahis beyanların aşırı ifa güçlüğüne sebep olmadığı, gerçekte haklı sebebe dayanmayan fesih ihbarnamesiyle sözleşmesel borçların sona ermeyeceği ve fesih ihtarnamesinin feshi sonuçlarını doğurmayacağını, kaldıki TTK m. 22 hükmü dolayısıyla tacir sıfatını haiz davalının uyarlarma hâli ayrık kalmak üzere aşırı ifa güçlüğü dolayısıyla ücrette indirim talep edemeyeceği, somut uyuşmazlıkta da uyarlamayı gerektirir bir durumun bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih ihbarnamesi ile sona ermemiş olması ve sözleşmenin kendiliğinden 31.12.2016'da sona erecek olması sebebiyle ... AŞ'nin bu tarihe kadar elde etmesi beklenen ... ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği, zararın zaman bakımından sınırlandırılmasına ilişkin emsal Yargıtay kararının somut ihtilafa uygun düşmediği, ... AŞ'nin sözleşme çerçevesinde yahut kanunen hak kazandığı ancak o anda ileri sürmediği taleplerinin sözleşmenin 5.9. hükmü uyarınca işbu dava ile ileri sürülebileceği, davacı ... AŞ'ye indirim oranlarında değişiklik yapılmasını talep etme hakkının tanındığını belirtmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan Prof. Dr. ,... ait Uzman görüşünde; ... Sözleşmesinin 3.8. maddesinde piyasa satış bedelinin öngörülmüş olduğunu, 4.2. maddesinde ise, ... hizmet bedelini belirleyen indirim oranının perakende satış bedeli üzerinden hesaplanacağının düzenlendiğini bu iki sözleşme hükmünün birbirinden farklı olduğunu, Tarafların uzun yıllara dayalı kesintisiz davranışlarıyla ... Sözleşmesini değiştirdiklerini, davacı şirketin ... Sözleşmesinin kuruluşundan itibaren yaklaşık dört buçuk yıl boyunca kesintisiz devam eden uygulamalarla bağdaşmayan maddi talepler ileri sürmesinin ve satış tahsilatlarını bizzat yapmasının sağladığı avantajı da kullanarak bu maddi taleplerini dayatmasının, taraflar arasındaki güven ilişkisini sarstığı ve davalı şirketin ... Sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kabul edilecek olursa, haksız fesih işleminin, olağan feshe tahvil edileceği ve davalı şirketin, en fazla otuz günlük feshi ihbar süresi kadar tazminat ödemekle sorumlu tutulabileceğini, davacı şirketin yıllar sonra talepte bulunmasının uyandırdığı güvenin ihlali sonucunu doğurduğu ve bunun çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir

Davalı vekili tarafından sunulan Prof. Dr.... ve Prof. Dr. ...'a ait Uzman görüşünde; Davacı ..., davalı Şirket ile yaptığı ... Sözleşmesinden ... ... bedeli alacağını, sözleşmenin kurulduğu 01.01.2012 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 13.06.2016 tarihine kadar ya kendisinin gönderdiği fatura bilgileri dökümüne göre davalı Şirketin düzenlediği faturalara ya da doğrudan doğruya kendisinin düzenlediği faturalara göre tahsil ettiğini, 18.05.2016 tarihine kadar da herhangi bir talep ve itirazda bulunmadığını, dolayısıyla sonraki her dağıtımda da sürekli, düzenli ve eylemli olarak sözleşme değişikliğini birlikte itiraz etmeden uyguladıklarını, her şeyden önce davalı şirket nezdinde yarattığı güveni sarsıp, sözleşme ilişkisini devamını çekilmez hale getirdiği gibi ayrıca ve açıkça dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde çelişkili davranış yasağını da tipik bir örneği oluşturduğunu, bu nedenle de, davalı şirket davacı ... aralarında sürekli sözleşme niteliğinde yapmış oldukları ... sözleşmelerini kendisi için çekilmez hale getirdiği için haklı sebeple fesh ettiğini, ayrıca davacı ...'ın ileri sürdüğü böyle talep ve davranışın çelişkili bir davranış ve talep olduğu için zaten Türk Medeni Kanunu m. 2'ye göre her türlü hukuki korumadan yoksun olduğunu, davacı ... tacir olup, 01.01.2012 ve 07.01.2013 tarihli ilk faturadan 13.06.2016 tarihli son faturaya kadar da hiçbir zaman fatura içeriğine itiraz etmediğinden, TTK m. 21/1 ve 2'ye göre artık daha sonra itiraz ve dava hakkını kaybetmiş bulunduğunu, ayrıca taraflar tezgahta satış için ... sözleşmesinde ilk faturadan itibaren satış fiyatının piyasa satış fiyatınım altına düşmesi halinde bunun piyasa satış fiyatı seviyesine yükseltilmesini isteme hakkını da, piyasa satış fiyatını yaptıkları sözleşme değişikliği ile kaldırdıkları için sözleşmenin 5.9. maddenin de bu davada uygulama alanı kalmadığını belirtmişlerdir.

Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 01/01/2012 tarihli ve 1 yıl süreli ... Sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeye göre davalının hak sahibi olduğu ... Gazetesinin ... hakkının münhasıran davacıya bırakıldığı, sözleşmenin 2.1 maddesine göre gazetenin tek dağıtıcılık hakkının davacıya devredildiği, davacının sözleşme süresi boyunca baş bayi olacağının belirtildiği, sözleşmenin TBK'nın 26.maddesi kapsamında yapılmış atipik sözleşme olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1. maddesine göre sözleşme süresinin 1 yıl olarak belirlendiği ve sözleşme süresinin bitiminden 1 ay önce yazılı feshedilmediğinde 1'er yıllık sürelerle uzayacağının belirlendiği, sözleşmenin 01/01/2016 - 31/12/2016 4. döneminde davalı tarafından 10/06/2016 tarihinde feshedildiği, buna göre fesih tarihi itibariyle kalan sürenin 201 gün olduğu, davacının sözleşmenin haklı neden olmadan fesih edildiğini ileri sürerek erken fesih nedeniyle gelir kaybı, fiyat farkı uygulamasından dolayı gelir kaybı ve toplu satışlardan kaynaklanan alacak talebinde bulunduğu, davalının ise sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki 01/01/2012 tarihli ... sözleşmesinin incelenmesinde;

Sözleşmenin 2.1.maddesinde; "Şirket, 01.01.2012 tarihinde yayınlamaya başlayacağı "...'' isimli gazetenin (Bundan sonra “Yayın' olarak anılacaktır.) Türkiye ve K....C. Coğrafi sınırları dahilinde ... hakkını, yayına başlama tarihinden itibaren işbu Sözleşme süresi boyunca geçerli olmak üzere münhasıran ...'a devrettiğini ve 'Yayın'ın tek dağıtıcılık hakkını (başbayiliğini) bu tarihten itibaren ...'a verdiğini beyan, kabul ve taahhüt eder. Şirket işbu Sözleşme süresi boyunca ... dışında hiçbir dağıtıcı ve satıcı kuruluşa ... ve satış amacı ile 'Yayın' veremez. Fuar ve festivallerde eski sayılarının satışı haricinde ...'ın yazılı izni olmadıkça kendisi bizzat perakende satış ve ... yapamaz. Ayrıca Şirket ...'a teslim ettiği “Yayın'ın piyasadaki sayısından talep edemez."

Sözleşmenin 3.8.maddesinde; "Yayın'ın ilk tirajı Şirket tarafından belirlenir. Belirlenen tirajın bayilere ... planı münhasıran Şirket tarafından yapılır.'Yayın'ın Şirket tarafından belirlenen piyasa satış fiyatına ilişkin bilgiler aşağıdadır. Belirlenen fiyatın altına düşüldüğünde ... 4.2 madde de belirlenen indirim oranlarının değiştirilmesini talep etme hakkını saklı tutar. İstanbul, Ankara ve İzmir için hafta içi 75 kuruş, hafta sonu 1 TL, Adana ve taşralar için hafta içi 50 kuruş hafta sonu 75 kuruş, Kıbrıs için hafta içi 1.5 TL, hafta sonu 1.5 TL'dir."

Sözleşmenin 4.1.maddesinde; "..., şirket ile 4.2 maddede belirtilen mali koşullarda işlem yapacaktır. Şirket ...'a faturalarını düzenlerken; önce perakende satış fiyatının KDV”'sini, sonra 4.2 maddede belirtilen ... hizmet bedelini düşecek ve kalan değer üzerine KDV ekleyecektir. ... indirim oranlarına yetkili satıcılara ( bayilere) uygulanacak indirimler dahildir. Yetkili satıcılara uygulanacak indirimlerde yapılacak artışlar Şirket'e aynen yansıtılır. Şirket, ...'ın kendi bayileri dışında kalan ve özel anlaşmalar yaptığı ... vb. market zincirlerinde satışa sunulmasını ve 'yayın'ın sadece bu marketlerde yapacağı net satış miktarı üzerinden, 4.2 maddede belirtilen indirim tutarlarının dışında ayrıca “Yayın' üst fiyatının %9 + KDV oranındaki hizmet masraflarının tamamını fatura karşılığı ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. ... vb. market zincirlerine ilişkin uygulamalarda oluşabilecek her türlü ekstra maliyet ... tarafından Şirket'e ayrıca fatura edilecektir. Bu hususu peşinen kabul etmektedir."

Sözleşmenin 4.2.maddesinde; " İşbu sözleşme süresi boyunca ...'a uygulanacak indirim oranları aşağıdaki gibi olacaktır. TC sınırları dahilinde dağıtılan “Yayın'larda (gazete) KDV dahil perakende satış fiyatı üzerinden %24, KKTC' de dağıtılan “Yayın'larda (gazete) ise KDV dahil perakende satış fiyatı üzerinden %35 indirim uygulanacaktır. İşbu sözleşme gereği tahakkuk ettirilecek olan indirim oranlarının hesaplanmasında, Yayın'ın işbu sözleşme 3.8 maddesinde belirtilen piyasa satış fiyatı esas alınmıştır. “Yayın'ın piyasa fiyatının 3.8 madde de belirtilenin altına düşmesi halinde ...'ın indirim oranlarının değiştirilmesini isteme hakkı saklıdır."

Sözleşmenin 5.1.maddesinde; "İşbu sözleşme 01.01.2012 tarihinde imza edilerek yürürlüğe girmiştir. 1 yıl süre ile yürürlükte kalacaktır. Taraflardan biri sözleşme süresinin hitamından bir ay evvel yazılı olarak akdi feshetmek istediğini diğer tarafa bildirmediği takdirde Sözleşme kendiliğinden 1 yıl süre ile uzatılmış olur. Müteakip birer yıllık sözleşme dönemlerinde aynı esas geçerlidir. Ancak bu şekilde sözleşme'nin fesih edilmeyerek uzaması, imza tarihinden itibaren en fazla 5 yıl için mümkün olacaktır. Bu şekilde sözleşmenin süresinin uzaması durumunda ...'ın indirim oranlarını yeniden belirleme hakkı saklıdır."

Sözleşmenin 5.5.maddesinde; "... ve Şirket'ten herbiri Sözleşme süresi içerisinde her zaman herhangi bir neden göstermek ve ayrıca bir bedel ya da tazminat ödemek zorunda olmaksızın, 30 (otuz) gün önceden yazılı bildirimde bulunmak sureti ile tek taraflı olarak işbu Sözleşmeyi feshedebilirler. İşbu maddeye dayalı olarak sözleşmenin feshi halinde fesih eden tarafın diğer tarafa karşı hiçbir sorumluluğu olmayacaktır."

Sözleşmenin 5.9.maddesinde; "..."ın iş bu sözleşme ile düzenlenen ya da kanunen mevcut olan herhangi bir hakkını süresinde kullanmaması, bu haktan feragat ettiği, vazgeçtiği yada bu hakkı sonradan kullanamayacağı anlamına gelmez."

hükümlerinin bulunduğu görülmüştür.

Davalı şirket, davacı şirkete gönderdiği ... 15. Noterliğinin 10.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmiştir.

Bu ihtarnamede; "01.01.2012 tarihli sözleşme ile ... ...'nin münhasır dağıtıcılık hakkını elinizde bulundurmaktasınız. 18 Mayıs 2016 tarihli elektronik posta mesajınız ile 0l Haziran 2016 tarihinden itibaren ... ...'nin kurumsal satışlardaki 0,50 TL'Ik fiyatının 0,75 kuruşa çıkartılması, fiyatın 0,50 TL'de kalması gerekiyorsa komisyon - işlemlerinin 0,75 TL üzerinden yapılması gerektiğini bildirmeniz üzerine 25 Mayıs 2016 tarihli elektronik posta mesajımız ile bu talebi haklı kılan bir maliyet artışı görmediğimizi belirterek, anlaşma sağladığımız günden bu yana gider ve masraflarınızda bu artışı talep etmenizi gerektirecek ne gibi bir değişiklik olduğunu bildirmeniz talep edildiği halde, 31 Mayıs 2016 tarihli posta mesajınızda izahatta bulunmadan 18 Mayıs 2016 tarihinde belirttiğiniz şartların geçerli olduğuna dair cevap verdiğiniz görülmüştür. Ekonomik gerçeklerle, sözleşmedeki taahhütlerinizle, Rekabet Kurulu'nun belirlediği ilkelerle, iyiniyet ve hakkaniyet kuralları ile çelişen bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün olmadığından, yeni çalışma şartlarını kabul etmediğimize dair 2 Haziran 2016 tarihli elektronik posta mesajımıza herhangi bir cevap vermediğiniz gözönünde bulundurularak, 13 Haziran 2016 günü saat 12:00'ye kadar sözleşmenin eski şartlarda devam edeceğine dair yazılı bildirimde bulunmanızı aksi takdirde 01.01.2012 tarihli ... Sözleşmesi'nin haklı sebeple feshedilmiş sayılacağını ve 14 Haziran 2016 tarihli ... ...'nin ... için 13 Haziran 2016'da teslim edilmeyeceğini ihtar, ihbar ve tebliğ ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu ve bu ihtarnamenin davacı şirkete 10/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.

Davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen .... Noterliğinin 13/06/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde; "... 15. Noterliği 10.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile yeni şartları' kabul etmediğinizden bahisle, 13 Haziran 2016 günü saat 12:00'ye kadar taraflar arasındaki münakit 01.01.2012 tarihli ... Sözleşmesi'nin eski şartlarda devam edeceğine dair yazılı bildirimde bulunulmasını aksi takdirde taraflar arasında sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş sayılacağını ifade etmektesiniz. Öncelikle belirtmek isteriz ki; 11 Haziran 2016 tarihinde saat 11:51'de Müvekkil Şirket'e tebliğ edilen bir evraka verilecek cevap için sadece 1 gün süre verdiğinizi ifade etmeniz dahi, ne denli kötü niyetle hareket ettiğinizi açıkça göstermek için yeterlidir. Keza, ihtarnamenizde belirttiğiniz ve afaki olduğu açıkça anlaşılan sebepler hiçbir şekilde haklı sebep olarak nitelendirilemez. Bu nedenle, haklı sebeple feshe hiçbir şekilde hak sahibi olmadığınızı ifade ederiz. Taraflar arasındaki 01.01.2012 tarihli ... Sözleşmesi'nin 3.8 inci maddesinde ... hafta içi fiyatının İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde 0,75 TL, hafta sonu fiyatının 1 TL olduğu açıkça ifade edilmiştir. Sözleşme imza edildikten sonra da taraflar bu hususa ilişkin bir ek sözleşme imzalanmamıştır. Kısaca bu ücretin bugün de geçerli olduğu tartışmasızdır. Dolayısıyla, bu sözleşmede belirtilen ücretlere bakıldığında, müvekkil şirketin şirketinizden geçmişe yönelik olarak alacaklı olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. İhtarnamenizde kurumsal satış dediğiniz satışlardan eksik komisyon alındığı anlaşılmaktadır. Eksik alınan komisyonların tamamına ilişkin hakkımızı saklı tutarak, Müvekkil Şirket'e derhal ödenmesini talep ediyoruz. Yine muhataba hatırlatmak isteriz ki, taraflar arasındaki sözleşmenin gerek 3.8 inci ve gerekse 4.2 inci maddeleri yayının piyasa satış fiyatının 3.8 inci maddede belirtilenin altına düşmesi halinde müvekkile indirim oranlarının değiştirilmesini isteme hakkı vermektedir. İlaveten sözleşmenin 5.9 uncu maddesinde müvekkil şirketin sözleşmede düzenlenen ya da kanunen mevcut olan herhangi bir hakkını süresinde kullanmamasının, bu haktan feragat ettiği, vazgeçtiği ya da bu hakkı sonradan kullanmayacağı anlamına gelmez düzenlemesi mevcuttur. Neticeten; Muhatabın gönderdiği ihtarnamenin haksız ve kötü niyetli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi için muhatabın sahip olduğu herhangi bir haklı sebebin bulunmadığını; muhataptan bugüne kadar eksik komisyon alındığından, eksik komisyona ilişkin haklarımızı saklı tuttuğumuzu ve eksik alınan komisyonun derhal müvekkil şirkete ödenmesini ihtar ederiz." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.

Davalı taraf ... 15. Noterliğinin 10.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini davacıya göndererek, e-mail yazışmaları ile iletilen yeni çalışma şartlarını kabul etmediklerini, 13.06.2016 tarihi saat 12.00'ye kadar sözleşmenin eski şartlarda devam edeceğine dair yazılı bildirimde bulunulmasını, aksi takdirde 01.01.2012 tarihli ... Sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş sayılacağını ve 14.06.2016 tarihli ... Gazetesinin dağıtımı için teslim edilmeyeceğini ihtar etmiştir. Davacı taraf da .... Noterliğinin 15.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek, davalının gönderdiği ihtarına cevap için 1 günlük süre tanınmasının kötüniyetli olduğunu, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkı bulunmadığını, taraflar arasında imzalı sözleşmenin 3.8. maddesinde gazete satış fiyatının açık bir şekilde belirlendiği, sözleşmede belirlenen ücrete göre davacının geçmişe dayalı olarak alacağının bulunduğunu cevaben ihtar etmiştir. Buna göre davacının, feshin haklı olmadığını ileri sürdüğü, davalının ise aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin çekilmez hal aldığı gerekçesiyle feshin haklı olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Davalı fesih sebebini, davacının kendisini gazete fiyatlarının artışını yapmaya zorlaması, bu durumun aşırı ifa güçlüğüne sebep olması ve bu şekilde ilişkinin çekilemez hale gelmesi olarak göstermiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.8.maddesinde yayının hangi fiyatla satılacağına ilişkin düzenleme bulunduğu, 4.2. maddesinde ise sözleşme boyunca davacıya uygulanacak indirimin oranlarının belirlendiği, indirim oranlarının hesaplanmasında sözleşmenin 3.8. maddesinde belirtilen piyasa satış fiyatının esas alınacağının belirlendiği, sözleşme maddelerinden ve sözleşme süresince devam eden uygulamalardan anlaşıldığı üzere davalı, kurumsal (toplu) satış olarak ifade ettiği satışlarda gazete başına 0,50 TL olarak uygulamaya gittiği, ancak sözleşmede buna ilişkin bir düzenleme bulunmamasından ötürü davacı bu satışların da artık sözleşmeye uygun hale getirilerek 0,75 TL üzerinden satılması yönünde e-mail aracılığıyla davalıya bir bildirimde bulunduğu, bu bildirim, sözleşmeyi ifaya davet olduğu, davalının bu daveti kabul etmediği, henüz davalı açısından bir zararın bulunmadığı, davalı daveti kabul etmeyerek davacının önerisini reddederek, öneriyi ortadan kaldırdığı, dolayısıyla davalı açısından sözleşmenin çekilmez bir hal almasının da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan aşırı ifa güçlüğünün varlığından söz edilebilmesi için sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi beklenemeyecek bir olgunun, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple oluşması ve mevcut durumu, ifanın kendisinden beklenemeyeceği ölçüde değiştirmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta sözleşmenin yapıldığı sırada davalının öngöremeyeceği bir durumun, sonradan ortaya çıkması hali bulunmadığı, ayrıca davalının basiretli bir tacir olarak sözleşmede düzenlenen ve tarafları bağlayan düzenlemelerden farklı bir uygulamaya gidecekse, bu durumu yazılı hale getirmesi ve taraflar arasında imza altına alınmasını sağlaması gerekmektedir. Kaldı ki aşırı ifa güçlüğü, davalının mahvına sebebiyet verecek bir durumun ortaya çıkması demektir. Davalının mahvına sebebiyet verecek bir durum ise görülmemektedir. Davalının TBK.nın 138. maddesi gereği sözleşmenin uyarlanmasını talep etmediği de anlaşılmıştır. Buna göre davacı tarafın önerisinin davalı tarafından kabul edilmediğinden akdi ilişkinin o ana kadarki şartlarla devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumun bir akdi ilişki tek taraflı olarak sona erdirmek için haklı bir sebep olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle davacının zararlarının tazminini davalıdan talep hakkı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

Davacının sözleşme süresi içerisinde talep etmediği alacaklarını talep edip edemeyeceğine ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin 5.9. hükmü aynen şu şekildedir; “...'ın işbu sözleşme ile düzenlenen veya kanunen mevcut olan herhangi bir hakkın süresinde kullanmaması, bu haktan feragat ettiği, vazgeçtiği ya da bu hakkı sonradan kullanamayacağı anlamına gelmez.” Sözleşmenin bu maddesi, davacıya tanınan bir hakkın sözleşme süresinde ileri sürülmemiş olmasının, sonrasında talep etmeyi engellemeyeceğini belirtmektedir. Bir başka değişle davacının haklarını kanunen belirlenen sürelerde ve fakat sözleşme süresi dışında da talep etme hakkının saklı tutulduğuna ilişkin bir düzenlemedir.

Yine sözleşmenin 4.6. hükmünde de;“Şirketin yayını sonlandırması ya da her iki tarafın ya da taraflardan birinin işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, kat'i hesaplaşma süresi yayını kapatma veya fesih bildirimi anlaşmasının yapılması anından itibaren 2 (iki) aydır bu sürenin sonunda karşılıklı ödemeler tamamlanacaktır...” denilmektedir.

Sözleşmenin bu 2 hükümüne göre tarafların sözleşme süresi boyunca birbirlerinden talep ve tahsil etmedikleri veya birbirlerine karşı kullanmadıkları haklarını sözleşme süresinden sonra da talep edebilecekleri ve sözleşme ilişkisinden sonra da tasfiye edebilecekleri yönünde anlaştıkları görülmektedir. Bu bakımdan davacının sözleşme süresi boyunca talep etmemiş olduğu alacaklarını, sonradan talep edebileceği anlaşılmaktadır.Davacı, davalı ile ticari ilişkisi çerçevesinde İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde yayının sözleşmede belirlenen bedelin altında satılmasından kaynaklı olarak zararının tahsilini talep etmektedir. Davacı, bir de davalı tarafından toplu satış olarak nitelendirilen zincir market satışlarında yayının fiyatının, sözleşmede belirlenenin altında satılmasından kaynaklı olarak zararının tahsilini talep etmektedir. Dava konusu yayının satış fiyatı sözleşmeye göre belirlidir ve sözleşmenin 3.8. maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşme süresince İstanbul, Ankara ile İzmir illerinde ve zincir market/kurum/vb. satışlarında sözleşmede belirlenen fiyatın altında yapılan satışlardan dolayı davacı zarara uğramış durumdadır. Bu zararını geriye dönük olarak talep etme hakkı da sözleşmenin 5.9. hükmünden doğmaktadır. Davalı, Ekomini marketlere yönelik olarak davacının dava dilekçesinde bir talepte bulunmadığını ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinde talep bölümünde herhangi bir zincir market ismi ile sınırlandırma yapılmadığı ve talebin dava konusu yayının toplu satışından kaynaklanan ve sözleşmede bir hüküm bulunmamasına karşın satış fiyatının cari fiyatların gerisinde kalacak şekilde uygulanmasından ... gelir kaybı olarak ifade edildiği buna göre davalının buna ilişkin itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı akdi ilişkinin 2009 yılında başladığını ileri sürerek dava konusu taleplerine 2009 - 2012 yılları arasında geçen süreyi de dahil ederek talepte bulunduğu, davalının ise 2012 yılı öncesi sözleşmenin kendileri ile ilgili olmadığını, 2012 öncesi dönemin muhatabının ... A.Ş. olduğunu, müvekkilinin unvanının ise başka olduğunu ve müvekkili ile 01/01/2012 tarihinde sözleşme imzalandığını belirterek 2012 yılı öncesi döneme ait müvekkilinden alacak talebinde bulunamayacağını ileri sürmüştür. Davanın taraflar arasındaki sözleşmenin 01/01/2012 tarihli olduğu, bu tarihten önceki sözleşmenin ise davalı .... tarafından değil, ... A.Ş. tarafından imzalandığı, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ....'nin 03/11/2011 tarihinde kurulduğu, 2012 tarihinden önceki sözleşmenin tarafı olan ... A.Ş.'den farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan 20/02/2009 tarihli sözleşmenin 31/12/2011 tarihinde fesih mutabakatı ile sona erdirildiği anlaşıldığından davalının tarafı olmadığı 2012 yılı öncesi sözleşme dönemine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.

Bilirkişiler tarafından yapılan incelemeler sonucunda ve son raporda tablolar halinde gösterildiği üzere yapılan hesaplamalar neticesinde sözleşme feshinden 2016 yıl sonuna kadarki geçen sürede (36.437.975 Kurumsal + 9.601.796 bayiler) 46.039.771 adet gazete satışı gerçekleştiği, davacının komisyon oranın % 11,50 olduğu, kalan % 7 nin ise bayi komisyon oranı olup davacı tarafından talep edilemeyeceği bu nedenle davacının % 11,50 oranında komisyon alacağı talebinde bulunabileceği kabul edilerek, Kurumsal satış kapsamında satışı gerçekleşen 36.437.975 adet gazeteden % 11,50 oranında komisyon elde edilmesi durumunda 2.095.183,56 TL kar kaybının bulunduğu, davalı şirketin bayilere 1 TL tutarla satışını gerçekleştirdiği 8.896.318 adet gazeteden % 11,50 komisyon oranına göre 1.023.076,69 TL kar kaybının bulunduğu, davalı şirketin bayilere 1,25 TL tutarla satışını gerçekleştirdiği 705.478 adet gazeteden % 11,50 komisyon oranına göre 101.412,58 TL kar kaybının bulunduğu buna göre sözleşmenin 201 gün erken feshinden kaynaklı 2016 yıl sonuna kadar davacının talep edebileceği kar kaybının 3.219.672,83 TL olduğu anlaşılmıştır.

Davalı şirketin İstanbul, Ankara ve İzmir bölge satış fiyatlarını 0,75 KR olarak belirlediği, ancak sözleşme süresi içerisinde gazetelerin 0,50 ve 0,60 KR olarak satışının gerçekleştiği buna bağlı olarak da davacının komisyon tutarının düştüğü iddia edilmiş olup bu doğrultuda bilirkişilerce yapılan hesaplama ve tablolar son bilirkişi raporunda gösterildiği üzere; Davalı şirketin 06.01.2014 tarihine kadar gazeteleri 0,50 KR olarak, 31.12.2014 tarihine kadarsa 0,60 KR olarak satışının gerçekleştirildiği, 2012-2013-2014 yıllarında satışı gerçekleşen 57.649.021 adet gazetenin satış fiyatı sözleşmede belirlenen 0,75 KR olması halinde 43.236.765,75 TL gelir elde edilecekken yapılan indirim neticesinde gazete sözleşmede belirlenen tutar altında (0,50 KR-0,60 KR) satıldığı için 29.956.812 TL gelir elde edildiği, davalı ....'nin akdi yükümlülüklerinin 01.01.2012 tarihi itibariyle başlamış olduğundan 01.01.2012 tarihi itibari ile satışlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda % 11,50 komisyon oranına göre kar mahrumiyeti toplamının 1.527.194,68 TL anlışılmıştır.

Davacı şirket kurumsal şirketlere ilişkin toplu satışlardan kaynaklı yapılan indirimlerden komisyon zararına uğradığını iddia etmiştir. Bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda sözleşmede yıllık olarak detaylandırılan satışlarda hafta içi satışlarını 0,75 KR, Hafta sonu satışlarını ise 1,00 TL olarak yapılması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada % 11,50 komisyon oranına göre davacı şirketin zarar tutarının 3.498.250 TL olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, taraflar arasındaki sözleşme, 15.09.2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sonuç olarak, sözleşmenin davalı tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği ve davacının sözleşme kapsamında davada talep ettiği kazanç kayıplarını davalıdan talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak; dava ve ıslah dilekçesi göz önüne alınarak davanın kabulü ile; Sözleşmenin erken feshi nedeniyle gelir kaybından dolayı 3.208.099,74 TL, Üç Büyükşehirde gazete fiyat farkı uygulamasından kaynaklanan fiyat farkından dolayı 1.000.000 TL ve toplu satışlardan kaynaklanan alacak 2.023.037,88 TL olmak üzere toplam 6.231.137,62 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. DAVANIN KABULÜ İLE; Sözleşmenin erken feshi nedeniyle gelir kaybından dolayı 3.208.099,74 TL, Üç Büyükşehirde gazete fiyat farkı uygulamasından kaynaklanan fiyat farkından dolayı 1.000.000 TL ve toplu satışlardan kaynaklanan alacak 2.023.037,88 TL olmak üzere toplam 6.231.137,62 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 425.649,01 TL harçtan peşin alınan 17.077,50 TL ve 89.335 TL ıslah harcı toplamı olan 106.412,50 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 319.236,51 TL harcın davalıdan tahsiline,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 366.311,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 17.077,50 TL peşin harç, 89.335 TL ıslah harcı, 495 TL tebligat. müzekkere ve 21.000 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 127.936,70 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2023

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kktc'istanbulTARİHİ03/11/2016şirket

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim