SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/871 E. 2023/916 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/871

Karar No

2023/916

Karar Tarihi

7 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/871 Esas

KARAR NO:2023/916

DAVA:Alacak- Teminat Mektuplarının İadesi

DAVA TARİHİ:03/10/2017

KARAR TARİHİ:07/12/2023

Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, inşaat sektörü başta olmak üzere temiz su atık su tesisleri, güneş ve rüzgar enerjisi santralleri, enerji nakil hatları tesis edilmesi gibi alanlarda özelikle Enerji Bakanlığı bünyesinde Türkiye'nin dört bir yanında EPDK, ... ve bağlı ortaklıklar bünyesinde yaptırılan elektrik şehir şebekeleri tesisleri, dağıtım, bakım ve onarım işiyle iştigal ettiğini, bu kapsamda davalı ...'ın AG-YG(OG) Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve YG(OG) Havai Hatları Arıza Onarım ve Bakım İşlerinin yükleniciye verilmesi hususunda düzenlendiği ihalelere katılarak uzun yıllardır İstanbul'un birçok semtinde yüklenici sıfatıyla elektrik tesisi yapımı, bakım ve onarım işlerini yürütmekte olduğunu, açık ihale usulü neticesinde yapılan hizmet alım sözleşmelerine konu işlerin tamamlanmasıyla hak edişler yapılmakta ve son hak edişin onaylanmasıyla birlikte geçici kabul tutanakları düzenlenerek akabinde kesin kabuller yapılmakta olduğunu, taraflar arasında çeşitli tarihlerde yapılan "AG-YG(OG) Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve YG(OG) Havai Hatları Arıza Onarım ve Bakım İşleri" sözleşmeleri kapsamında müvekkili şirketin, davalı kuruma ait ... gibi bölgelerde yüklenici sıfatıyla hizmetin ifasını gerçekleştirdiğini, ihale konusu arıza, bakım ve onarım işleri müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak ve sözleşmeye uygun biçimde yerine getirildiğini, tüm hak edişlerin davalı yanca itirazsız ve kayıtsız onaylandığını, taraflar arasındaki sözleşmeye konu hak edişler onaylanıp işlerin kesin teslimleri yapılmış olmasına karşın davalı yanca bazı işlere ilişkin bakiye ödemelerin yapılmadığını, 8 ihale dosyasından kaynaklı olarak toplamda bakiye 228.227,38 TL hak ediş bakiye alacağının bulunduğunu, bu hususta davalıya 18/02/2014 tarih ve ... kayıt, 23/08/2016 tarih ve ... kayıt, 27/12/2016 tarih ve ... kayıt nosu ile gerek bakiye alacak gerekse de iade edilmeyen teminat mektuplarının iadesi konusunda talepte bulunulduğunu ancak taleplerinin cevapsız kalması üzerine 23/01/2017 tarihinde ... .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek bakiye ödemelerin yapılmasının ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 27/01/2017 tarihinde tebliğ edildiğini ancak cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin üstlendiği işi tamamlamasına rağmen 10 adet teminat mektubunun müvekkiline iade edilmediğini, bu hususta davalıya 18/02/2014 tarih ve ... kayıt, 23/08/2016 tarih ve 26312 kayıt, 27/12/2016 tarih ve ... kayıt nosu ile talepte bulunulmuş ise de; davalı tarafından boşa düşen teminat mektuplarının iade edilmediğini, bunun üzerine 23/01/2017 tarihinde ... .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile talepte bulunulduğunu ancak davalı tarafından banka teminat mektupları müvekkiline iade edilmediği gibi banka teminat mektuplarının iadesi ile teslimdeki gecikmeden kaynaklı ödenmek zorunda kalınan komisyon giderlerini de müvekkiline ödenmediğini belirterek, müvekkili şirketin davalıdan olan 228.227,38 TL bakiye alacağının her bir hak ediş faturasının düzenleme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ihale konusu işler kesin kabulle sona ermiş olduğundan banka ve sayı numaraları bildirilen teminat mektuplarının taraflarına iadesine, banka teminat mektuplarının teslimindeki gecikmeden kaynaklı olarak dava tarihine kadar bankalara ödenmiş ve ödenecek olan komisyon, vergi, fon ve vs. masrafların bankadan istenecek müzekkere cevapları neticesinde gelen yazılar sonucunda hesaplanabileceğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL tutarın her birinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili Mahkememize sunduğu 05/10/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde 10.000 TL olarak talep edilen banka teminat mektuplarının teslimindeki gecikmeden kaynaklı olarak dava tarihine kadar bankalara ödenmiş ve ödenecek olan komisyon, vergi, fon ve vs. masraflar ile ilgili taleplerini 191.827,34 TL arttırarak 201.827,34 TL çıkarttıklarını belirterek, bu miktar alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen 01.11.2013 tarihli “Elektrik Dağıtım Şebekeleri, YG(OG) Dağıtım Hatları Yapım Sözleşmesi-...-... GRUP NOLU KÜÇÜK EK TESİSLERİ YAPIM İŞİ” Sözleşmesinin “Kesin Teminatın ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi” başlıklı 9.3.1. maddesi “Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından ve Yüklenicinin bu işten veya Şirket nezdinde gerçekleştirdiği veya gerçekleştirmekte olduğu tüm işlerden dolayı Şirkete herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten, Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişkisizlik belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar Yükleniciye iade edilir. Yüklenicinin sözleşme konusu iş nedeniyle Şirkete ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin kesin kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir.” hükmünü içermekte olduğunu, aynı hükümlerin sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 44. maddesinde de mevcut olduğunu, aynı hükümlerin diğer sözleşme ve şartnamelerde de olduğunu, sözleşme hükmünün çok açık ve yoruma ihtiyaç duymamakta olduğunu, davacı şirketin sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine riayet etmediğini, işçilerinin alacağını ödemediğini, işçilerin müvekkili şirkete karşı dava açtığını, müvekkili şirket dava sonunda bu işçilerin bazılarına ödeme yaptığını, diğerlerine de ödeme yapmak durumunda kalacağını, bu davaların davacıya ihbar edildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete borcunun bulunmakta olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre davacı şirketin işçilerinin İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik hukuku yönünden doğacak alacak ve tazminatlarının ödenmesinden davacı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelleri fatura karşılığı ödediğini, davacı şirketin de kendi işçilerinin hak ve alacaklarını hem yasal mevzuat hem de sözleşme uyarınca ödeme zorunluluğunun bulunmakta olduğunu, davacı şirket işçilerinin müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu davaların davacı şirketin işçilerine eksik ödeme yapmış olduğunu gösterdiğini, işçilerin hak ve alacaklarının ödenmesinden davacı şirketin sorumlu olduğunu, bu ödemelerin zamanında yapılmamış olması nedeniyle müvekkili şirketin bu bedelleri ödemek zorunda kalacağından ve sonra davacı şirkete rücu edeceğinden davacı şirketin müvekkili şirkete hala borcunun bulunduğunun ortada olduğunu, sözleşme gereği yüklenicinin ihale makamı olan müvekkili şirkete borcu bulunduğu sürece teminatları iade etmemesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davacı tarafın hukuka aykırı tüm iddia ve taleplerinin haksız ve yersiz oluşu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın banka teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle bankaya ödenmek zorunda kalınan komisyon, vergi, fon ve vs. masraflar yönünden taleplerinin türünü belirsiz alacak davası olarak tespit ettiğini, davacının bu taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuka uyarlılık bulunmamakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; hak ediş alacağı, teminat mektuplarının iadesi ve teminat mektupları nedeniyle bankalara ödenen vergi ve masraf gibi giderlerin ödenmesine ilişkin alacak davasıdır.

Mahkememizde yapılan yargılamada taraf delilleri toplanmış, davalı tarafından bildirilen İş Mahkemeleri ve İcra Müdürlüğü dosyaları UYAP'tan celp edilmiş, banka kayıtları celp edilmiş ve bilirkişi raporları alınmıştır.

Bilirkişiler ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...; Mahkememize sundukları 10/09/2020 tarihli raporlarında; davacı firmanın kesin hakediş imzalanma tarihlerinden sonra davaya konu edilmiş kesin teminat mektuplarının iade edilmesi gerektiğine kanaat getirildiğinde, davacı firmanın kesin hakediş tarihlerinden sonraki dönemler için bankaya konu teminat mektupları adına .... Noterliğinin 23/01/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi tarihi itibariyle ödemiş olduğu toplam komisyon tutarlarının 123.740,69 TL olduğunu, davacı firmanın kesin hakediş imzalanma tarihlerinden sonra davaya konu edilmiş kesin teminat mektuplarının iade edilmesi gerektiğine kanaat getirildiğinde, davacı firmanın kesin hakediş tarihlerinden sonraki dönemler için bankaya konu teminat mektupları adına dava tarihi itibariyle 179.929,44 TL'nin tahsil edilmiş olduğunun tespit edildiğini, davacının sunmuş olduğu muavin defter kayıtları ve dava dosyasındaki hakkediş faturalarının incelenmesi sonucunda ödenmeyen hakkediş bedellerinden kaynaklanan davacının davalıdan alacaklı olduğu tutarın 228.227,38 TL olduğunu, davalının kendisine açılan işçilik alacaklarına ilişkin davalar bakımından taşıdığı ve rücu imkanı olan ekonomik risk olan İş Mahkemesi davaları sonucu kesinleşmiş dava kararları ile kesinleşmemiş davaların her biri için de işçilik ana paralar + işleyecek faizler + harçlar + vekalet ücretleri ile diğer giderler bakımından alacağın hesabı tarafın daha sonra artıracağı talep sonucuna bağlı olduğundan, davalının taşıdığı ekonomik riskin tam olarak tespitinin şu aşamada mümkün görülememekte olduğunu belirtmişlerdir.

Bilirkişiler ..., ...ve Doç.Dr. ...; Mahkememize sundukları 26/08/2022 tarihli raporlarında; tarafların ticari defter, kayıt, fatura ve sair belgeleri üzerinden yapılan incelemeler, davalı tarafından davacı şirkete ihale edilen ve hizmet alım sözleşmeleri kapsamında gerçekleştirilen işlere ilişkin kesin kabul tutanakları da göz önüne alındığında, yapılan hesaplamalar doğrultusunda davacı şirketin, davalı şirketten 228.227,38 TL tutarında hakediş alacağı bulunduğunu, hakediş alacağı bakımından davalının ilk kez temerrüde düşürüldüğünü, 24.08.2016 tarihinden itibaren faiz uygulanma imkanının bulunduğunu, davalının işçilik alacaklarına yönelik savunmasının takas def’i niteliği taşıyıp taşımadığına ilişkin hukuki takdirin Mahkemeye ait olmakla birlikte dava tarihi itibariyle henüz muaccel hale gelmemiş alacaklar yönünden değerlendirme yapılmasının imkanı bulunmayacağını, bununla birlikte davalı savunmasının takas def’i niteliğinde olduğunun kabulü halinde tüm hizmet alım sözleşmeleri ve eki şartnameleri sunulu bulunmadığından ve kesinleşmiş ve davalı tarafından ödemelerinin yapıldığı dava dosyalarının (özellikle eski tarihli dosyalarda belge eklerine yönelik taramaların sağlıklı yapılmamış olması nedeniyle) celbedilmemiş olması nedeniyle, takas def’ine yönelik bir değerlendirmede bulunulamayacağını, davacı tarafından yukarıda ayrıntıları ile belirtilen işler kapsamında davalıya sunulan teminat mektuplarının, işlerin kesin kabul tutanakları ile sonuçlandığının açıkça belirtilmesi ve teminatların nakde çevrilmemesi karşısında, davaya konu teminat mektuplarının yukarıda açıklanan gerekçelerle iade koşullarının oluştuğunu, davacı tarafından davalıya verilen teminat mektuplarının yukarıdaki tabloda gösterildiği şekilde her birinin dava tarihi itibariyle geçerlilik sürelerinin dolmuş olması nedeniyle, bu talep yönünden istemin konusuz kaldığını, davalı tarafından kesin kabullere rağmen süresinde iade edilmeyen teminat mektupları nedeniyle davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı komisyon bedelleri yönünden ise varsa davacı şirketin zararının tazmini gerektiğini, bu çerçevede davacının teminat mektupları nedeniyle komisyon ve sair bankacılık muamele masrafları kapsamında toplam zararının 201.827,34 TL olduğu, bunun 145.764,84 TL’sine ihtarname kapsamında 31.01.2017 temerrüt tarihinden faiz uygulanabilme imkanının olacağını, bakiye tutar bakımından ise herhangi bir temerrüt oluşmadığından dava tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini, şayet zararın teminat mektuplarının geçerlilik tarihlerine kadar geçen zaman zarfında yapılan zararın menfi zarar olduğu ve davalı sorumluluğunun bulunduğunu, geçerlilik tarihinden sonraki masrafların ise davalı sorumluluğunda bulunmadığının kabulü halinde ise toplam zararın 66.881,45 TL olacağını ve ihtarname kapsamındaki tutar çerçevesinde tamamına temerrüt tarihi olan 31.01.2017 tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini belirtmişlerdir.

Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 15/02/2023 tarihli ek raporlarında; kök raporlarındaki değerlendirme, tespit ve hesaplamalardan dönmeyi gerektirir bir husus bulunmadığını belirtmişlerdir.

Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket taraflar arasında çeşitli tarihlerde yapılan "AG-YG(OG) Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve YG(OG) Havai Hatları Arıza Onarım ve Bakım İşleri" sözleşmeleri kapsamında davalıya ait ..., ..., ..., .... gibi bölgelerde yüklenici sıfatıyla hizmetin ifasını gerçekleştirdiğini, ihale konusu arıza, bakım ve onarım işlerinin tarafından eksiksiz olarak ve sözleşmeye uygun biçimde yerine getirildiğini, tüm hak edişlerin davalı yanca itirazsız ve kayıtsız onaylandığını ancak davalının bazı işlere ilişkin bakiye ödemeleri yapmadığını, 8 ihale dosyasından kaynaklı olarak toplamda bakiye 228.227,38 TL hak ediş bakiye alacağının bulunduğunu ve davalı tarafından boşa düşen teminat mektuplarının iade edilmediğini, banka teminat mektuplarının iadesi ile teslimdeki gecikmeden kaynaklı ödenmek zorunda kalınan komisyon giderlerini de davalı tarafından ödenmediğini belirterek, hak ediş alacağı, teminat mektuplarının iadesi ve teminat mektupları nedeniyle bankalara ödenen vergi ve masraf gibi giderlerin ödenmesini talep ettiği, davalının ise tüm sözleşme ve şartnamelerde bulunan açık hüküm nedeniyle davacının taleplerinin yerinde olmadığını, davacının işçilerinin alacağını ödemediğini, işçilerin kendisine karşı dava açtığını, bu nedenle işçilerin bazılarına ödeme yaptığını, diğerlerine de ödeme yapmak durumunda kalacağını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre davacı şirketin işçilerinin İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik hukuku yönünden doğacak alacak ve tazminatlarının ödenmesinden davacı şirketin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı şirket tarafından bildirilen İş Mahkemeleri dava dosyaları ve İcra Müdürlüğü dosyaları UYAP'tan celp edilmiş ve incelenmesinde; işçiler tarafından davalı şirketin de davalı olduğu işçilik davaları açıldığı ve bu Mahkemelere ilişkin ilamların takibe konu edildiği anlaşılmıştır.

Davacı şirketin taleplerinden biri teminat mektuplarının iadesi ile, teminat mektupları nedeniyle ödemek zorunda kaldığı vergi ve masraf gibi giderlerin tahsili talebidir.

Taraflar arasında akdedilen 01.11.2013 tarihli “Elektrik Dağıtım Şebekeleri, YG(OG) Dağıtım Hatları Yapım Sözleşmesi-...-... GRUP NOLU KÜÇÜK EK TESİSLERİ YAPIM İŞİ” Sözleşmesinin Kesin Teminatın ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi” başlıklı 9.3.1. maddesinde; “Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından ve Yüklenicinin bu işten veya Şirket nezdinde gerçekleştirdiği veya gerçekleştirmekte olduğu tüm işlerden dolayı Şirkete herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten, Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişkisizlik belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar Yükleniciye iade edilir.

9.3.2. maddesinde; " Yüklenicinin sözleşme konusu iş nedeniyle Şirkete ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin kesin kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir.” hükmü bulunmaktadır.

Sözleşme eki ... A.Ş. Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 44. maddesinde de aynı hükmün bulunduğu görülmüştür.

Davalı şirket aleyhine birçok işçilik davası açıldığı ve davaların aleyhe sonuçlandığı ve halen devam eden davaların bulunduğu anlaşıldığından ve teminat mektuplarının teminat olgusunun devam ettiği anlaşılmakla; taraflar arasındaki sözleşme ve ekindeki yapım işleri genel şartname hükümleri doğrultusunda teminat mektuplarının davalı tarafından iade edilmemesinin haklı bir nedene dayandığı, bu aşamada davacı tarafından teminat mektuplarının iadesinin talep edilmeyeceği (Yargıtay 11.HD.nin 22.03.2016 tarih ve 2015/... E., 2016/... K., 23. HD. nin 11.03.2020 tarih ve 2017/... E., 2020/... K. sayılı içtihatları da bu yöndedir.) anlaşılmakla halen geçerli olan teminat mektuplarının iadesi davasının reddine karar verilmiştir.

Dava konusu ... Bankasının 26.01.2009 tarih ve 274.638 TL bedelli, ... Bankasının 19.10.2010 tarih ve 308.435 TL bedelli, ... Bankasının 08.10.2013 tarih ve 49.000 TL bedelli teminat mektuplarının süreleri dolup hükümsüz hale geldiklerinden bu mektupların iadesi davası konusuz kaldığından bu teminat mektuplarının iadesi davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Teminat mektuplarının iadesinin bu aşamada davacı tarafından talep edilemeyeceğinden, teminat mektupları için davacı tarafından yapılan vergi ve masraf gibi giderlerin de davalıdan talep edilmeyeceği anlaşılmakla davacının bu davasının reddine karar verilmiştir.

Davacı şirket sözleşmeler gereği yerine getirdiği hizmetler nedeniyle hak ediş alacağı talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmeler, hak ediş raporları, tarafların ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi raporlarına göre davacı şirketin davalı şirketten yerine getirdiği hizmetler nedeniyle 228.227,38 TL hak ediş alacağı bulunduğu, bu hak ediş alacağının ödenmemesini gerektirir bir durum bulunmadığı gibi, hak edişin ödenmemesini gerektirir sözleşmede veya yapım işleri genel şartnamede her hangi bir hüküm bulunmadığı, davalı şirketin işçilik davaları nedeniyle zarara uğrama ihtimaline binaen davacıya iade etmediği teminat mektuplarının bulunduğu, sözleşme ve genel şartnameye göre zararı olursa bu teminat mektuplarından karşılanması gerektiği, bu nedenle hak ediş alacağını davacıya ödemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacının bu davasını kabulüne karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

a)228.227,38 TL hak ediş alacağının temerrüt tarihi olan 31.01.2017 tarihinde itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

b)... Bankasının 26.01.2009 tarih ve 274.638 TL bedelli, ... Bankasının 19.10.2010 tarih ve 308.435 TL bedelli, ... Bankasının 08.10.2013 tarih ve 49.000 TL bedelli teminat mektuplarının iadesi davası konusuz kaldığından bu teminat mektuplarının iadesi davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu diğer teminat mektuplarının iadesi davasının ve teminat mektupları için ödenen komisyon ve masrafların tahsili davasının reddine,

  1. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 15.590,21 TL harcın peşin alınan 59.538,68 TL harçtan ve 3.275,93 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 47.224,4‬0 TL.nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

  2. Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile ilam harcı 15.590,21 TL toplamı 15.621,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 36.234,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre hesaplanan 305.499,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 6.000 TL bilirkişi ücreti, ve 468,30 TL tebligat. müzekkere masrafları olmak üzere toplam 6.468,30 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 401,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalı tarafından yapılan 7.500 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.034,64 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulTARİHİ03/10/2017yapımagygog"agygogküçüktesisleri

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim