İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/559 E. 2023/1012 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/559
2023/1012
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2017/559 Esas
KARAR NO:2023/1012
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:15/06/2017
KARAR TARİHİ:28/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davalı ... A.Ş. nin, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterilerek, çeşitli firmalara ait posta tekeline tabi gönderilerin kabul, taşıma ve dağıtım faaliyetlerinde bulunulduğunun tespit edildiğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilmiş hizmet sağlayıcılar arasında yer alan davalı ... firmasının, "Posta Tekeli"ne ilişkin kanuni düzenlemelere aykırı olarak, haberleşme niteliği taşıyan fatura, banka kredi kartı hesap özeti ve banka kredi kartlarını taşıdıklarını, aynı zamanda toplu gönderi kabul ve dağıtım hizmeti verdiklerine ilişkin tanıtım faaliyetlerinde bulundukları hususunun, http://www.....com.tr/ linkinden ve diğer davalı ... bankasına ait 3 adet gönderi üzerindeki "..." logolu damgalardan anlaşılmakta olduğunu, davalıların posta tekeline aykırı faaliyetlerine konu gönderiler nedeniyle, müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminata hükmedilmesi ve 6475 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyet göstererek kabul, taşıma ve dağıtımını yaptıkları/yaptırdıkları çeşitli firmalara ait gönderilerin gerçek adedinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek her bir gönderi için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminata hükmedilmesi ve muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesi istemi ile dava açtıklarını belirterek şimdilik 48 TL'nin ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ... bankası tarafından davalı ... firmasına kabul, dağıtım ve taşıma işi yaptırılan ihlal kapsamındaki tüm gönderilerin gerçek adedinin objektif olarak belirlenebilir nitelikte olmadığından, ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiyle tespiti ile alacağın belirlenebilir hale getirilmesine ve her bir gönderi için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı ... firmasınca posta tekel hakkının ihlali niteliğinde gönderi kabul, taşıma ve dağıtımı yaptıran ancak taraflarınca ticaret ünvanı belirlenemeyen dava dışı diğer firmaların ticaret unvanlarının ve bu firmalara ait gönderilerin gerçek adedinin ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiyle tespiti ile alacağın belirlenebilir hale getirilmesine ve her bir gönderi için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile ... firmasından tahsiline ve muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 03/11/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; 48 TL olarak belirttikleri dava konusu taleplerini 16.04.2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda 21.247.554 TL arttırarak; dava değerini 21.247.602 TL'ye arttırdıklarını belirtmiş ve tamamlama harcını yatırmıştır.
Davalı ... A.Ş. vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; posta tekeline aykırı herhangi bir eylem ve işlemin söz konusu olmadığını, davacının beyan ve iddialarının son derece soyut ve afaki olduğunu, dolayısıyla ispata muhtaç olduğunu, davacının hem tespit hem de eda davasını birlikte ve bir arada açtığını, davacı bir yandan alacak talebinde bulunmakta ve fakat dava konusu hakkında ispat yükü kendisinde olduğu halde bu yükümlülüğünü yerine getirememiş olsa gerek ki diğer yandan da iddialarına yönelik ve dosya taraflarının da dışında olacak şekilde tespit isteminde bulunduğunu, davacının bu beyan ve isteminin usule aykırı olduğunu, mahkememin hem tespit ve hem de eda davası yargılaması yapmasının HMK'ya aykırı bir durum olduğunu, davacının tespit isteminin inceleme, irdeleme, değerlendirme ve dolayısıyla muhakeme konusu edilmesi mümkün olmayıp davacının usule aykırı bu talebinin mesmu olmadığından usulden reddinin gerektiğini, muarazanın meni ve müdahalenin önlenmesi isteminin şartları oluşmadığından usulden reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesi ile tespit, alacak ve muarazanın meni taleplerinde bulunmasının mümkün ve doğru olmadığını, muarazanın meni ve müdahalenin önlenmesi davası da ayrıca harca tabi olmakla işbu dava konusuna ilişkin olarak muarazanın ne olduğunun ayrıca ve açıkça belli edilmek suretiyle dava harcının ayrıca ikmal edilmesinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK'ya aykırı olduğunu, müvekkilinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından Türkiye genelinde posta hizmetleri sunmaya yetkilendirildiğini, müvekkilinin faaliyetinin yasal ve mevzuat kapsamında olduğunu, 5584 sayılı yasa sonrası yürürlüğe giren 6475 sayılı yasa dolayısı ile posta tekeli kavramı ve uygulamasından ne anlaşılması ve ne şekilde hareket edilmesi gerektiğine yönelik hukuki mütala alınmak suretiyle müvekkili şirketin konuya ilişkin faaliyetleri yürüttüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası A.Ş. vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacının tazminat talebiyle huzurdaki davayı açması ve bu konuda yargılama yapılabilmesinin mümkün olmadığını, mülga 5584 sayılı Kanunda davacının bu tür bir tazminat talep etme hak ve yetkisinin bulunmadığını, böyle bir ihlalin söz konusu olması halinde sadece idari para cezasının uygulanabileceğini, 59. maddede bahsi geçen idari para cezasını verme yetkisinin mülki amirde olduğunun düzenlendiğini, ancak davacının geçici 8. maddeyi tamamen lafzı ve amacına aykırı olarak yorumlayarak kanunun 6. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının yürürlükte olmadığını ancak 3. fıkrasının yürürlükte olduğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğunu, müvekkili bankaya husumet yöneltilmesi ve müvekkili bankadan tazminat talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının 6475 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca tazminat talep edebilmesi için, posta tekelinin ihlal edildiğinin hukuken geçerli belgelerle tespit edilmiş olması önşartının yerine getirilmemiş olduğunu, 6. maddenin 3. fıkrasına göre tazminat talep edilebilmesi için ihlale konu gönderilerin önceden tespit edilmiş olmasının zorunlu olduğunu, bunun dava şartı olduğunu, HMK.nın 119 ve 194. madde hükümleri uyarınca davacının ileri sürdüğü vakıaları somutlaştırması gerektiği halde, huzurdaki davanın tümüyle soyut, afaki ve delilsiz iddialara dayalı olarak açıldığını, davaya konu mevzuat konusunda alınan özel mütalaada davacının dayandığı maddelerin incelendiğini ve diğer davalının hizmet sağlayıcı olarak posta hizmetlerini verebileceğinin belirtildiğini, davacının tazminat taleplerinin bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası vekili Mahkememize sunduğu 16.01.2023 tarihli davaya cevaplarının kısmen ıslahı dilekçesi ile; zamanaşımı savunmalarının cevaplarına dahil edilmesini ve davanın nedenle de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; tazminat davasıdır.
Mahkememizde yapılan yargılamada taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporları alınmıştır.
Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 14/10/2019 tarihli raporlarında; davalı şirketin ticari defter, kayıt ve belgelerinde gördüğü hizmetin tam olarak ortaya konulmadığını, açıklayıcı belgeleri sunmadığını, envanter sunmadığını, sadece 2017 büyük ve yevmiye defterlerini sunduğunu, bu nedenle kanaat verici verilere ulaşılmadığını, davalı bankanın 2016-2017 ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, yerinde yapılan incelemede diğer davalının davalı bankaya ait posta tekeli kapsamında değerlendirilen kredi kartı hesap özetleri gönderilerinde birim fiyatı 61 kuruştan hizmet verdiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın ticari defterlerine göre 2016 yılında bu kapsamda 631.935 adet, 2017 yılında ise 775.032 adet gönderisinin davalı şirket tarafından taşındığı ve böylece 858.249,87 TL faturalı hizmet verildiğini, davacının birim fiyatlarının 60 kuruş olduğu ve toplam 1.406.967 adet gönderi için 844.180,20 TL hizmeti sunabilecek iken; davalı şirketin bu işi tekel hakkını ihlal ederek gördüğü gözetilerek; 10 kat tazminat yasal hükmü gereği, 8.441.801,62 TL tazminatın davacı tarafından davalı şirketten talep edebileceğini, davalı bankanın posta göndereni olduğunu, ticari olarak bu işi yapmadığı gözetilerek, tekel hakkı ihlalinden sorumlu tutulamayacağını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 12/06/2020 tarihli ek raporlarında; kök raporda varılan sonuç ve hesaplamalardan farklı olarak 2016 birim fiyatlarının 60 kuruş (0,60 TL); davacı yanın geçerli olduğunu beyan ettiği 2017 yılı birim fiyatlarının ise 75 kuruş (0,75 TL) olarak dikkate alınması gerektiğini, ancak 60 kuruş birim fiyatı 2016, 75 kuruş birim fiyatı 2017 yılı için geçerli fiyatlar olduğunun davacı yanca kaşe ve imzalı tarife bilgi ve belgeleri ile ortaya konulması gerektiği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı yanın 2017 birim fiyat beyanı, taraflarında bulunan 2016 birim fiyatları gözetilerek davacının toplamda 9.604.350 TL ceza tutarı talep edebileceğinin hesaplandığını, hakkaniyet ve nesafet ilkeleri bakımından hesaplanan ceza miktarının, tazminat hesaplama ilkeleriyle uyum denetimi ve sair hususlarda takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler Dr. Öğr. Üyesi ... Mahkememize sundukları 26/02/2021 tarihli raporlarında; davalı ... bankasının muhasebe kayıtlarından yola çıkılarak davalı ... tarafından davalı ... bankasına; 2014 yılında 19 adet fatura ile KDV dahil 319.823,78 TL, 2015 yılında 11 adet fatura ile KDV dahil 365.556,33 TL, 2016 yılında 51 adet fatura ile KDV dahil 731.613,73 TL ve 2017 yılında 61 adet fatura ile KDV dahil 894.764,71 TL olmak üzere; "motorlu kurye hizmet bedeli" açıklamaları ile toplamda 142 adet fatura ile KDV dahil 2.311.758,58 TL faturalı hizmet verildiğinin tespit edildiğini, davalı ... tarafından incelemede talep edilen hususlarda, yani davalı ... tarafından 2014-2015-2016-2017 yıllarında verilen hizmetin "ayrıntıları (alınan hizmetin türü sayısı, incelemeye sunulan faturalarla ilişkilendirilerek" ibraz edilmediğinden davalı ...'nın davalı ...'e verdiği hizmetin türü ve sayısının tespitini yapmanın mümkün olmadığını, davalı ...'nın davalı ...'e kestiği faturalar üzerinde tek kalem halinde "Motorlu Kurye Hizmet Bedeli" açıklaması ile ve toplam tutarın yer almakta olduğunu, bu nedenle davalı ... tarafından fatura içerikleri hakkında (alınan hizmetin türü, sayısı vs) mahkemeye bilgi verilmeden davalı ...'nın davalı ... dava konusu edilen "postalama" hizmetinin tespiti tam olarak mümkün olamadığını, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu madde 6/1a uyarınca haberleşme gönderileri bakımından ... A.Ş.'ye tekel hakkı verildiği ve aynı kanunun m.6/3 uyarınca da tekel hakkını ihlal edenler, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle yükümlü oldukları; somut uyuşmazlıkta davalılar arasındaki gönderilerin tekel hakkı kapsamında haberleşme gönderileri olarak kabulü ile davalıların davacının tekel hakkını ihlal edip etmediğinin takdir hakkının Mahkemeye ait olduğunu, Mahkememizce davalılar arasındaki gönderilerin tekel hakkı kapsamındaki haberleşme gönderileri olduğu ve davalıların tekel hakkı ihlal ettiği kanaatine varılması halinde tespit edilen 20 gr ve altındaki haberleşme gönderileri için ilgili yıllardaki ücret tarifesindeki tutarlar dikkate alınarak tazminat istenebileceğini, davalı ... şirketinin BTK'dan aldığı yetkinin dışında çıkarak tekel hakkı kapsamındaki haberleşme gönderilerini taşıması sebebiyle davacı şirketin kanuni tekel hakkını ihlal ettiğinin söylenebileceği, buna karşılık diğer davalı ... bankasının kanunen yetkilendirilmiş bir şirketten hizmet alması sebebiyle davacının kanuni tekel hakkını kusuru ihlal edip etmediği ve sorumlu tutulup tutulmayacağı konularında takdir hakkının mahkemede olduğunu, davalı ... vekilinin heyetlerine 23/01/2021 tarihli mailde bildirdiği hususlara göre mahkemece hesap yapılmasının benimsenmesi halinde; davacının davalıdan belirtilen ayrıntılı değerlendirmeler ışığında 21.247.602 TL ceza tutarı talep edebileceğinin mütalaa edildiğini, ancak hangi gönderinin 20 gr ve altında haberleşme gönderisi olduğunun kesin ve tartışmasız olarak tespit edilemediğinden, bu hususta takdirin mahkemede olduğunu, heyetleri tarafından davaya konu edilen gönderilerin fiziken kontrolü ve teyidinin yapılmasının mümkün olmadığını, söz konusu gönderilerin 2014-2015-2016- 2017 yıllarında ve geçmiş dönemlere ait olduğunu, bu hususta dava dosyası içeriğinde de tespit yer almadığı mütalaa edilmekle birlikte; bu hususun takdirinin Mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 28/08/2021 tarihli raporlarında; inceleme sırasında davacı vekili tarafından "gönderiler hakkında ... kayıtlarında herhangi bir husus tespit edilemeyeceği" beyan edildiğinden iş bu dava açısından davacı ... ticari defterlerinin taraflarından incelenmediğini, davalı ... Dağıtım ve Loj. Hizm. A.Ş.'nin yasal defterlerinin incelemeye ibraz edilmediğini, bu nedenle davalı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden inceleme yapılamadığını, davalı ... Bankası A.Ş. tarafından incelemeye ibraz edilen 2014,2015,2016 ve 2017 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğunu, davalı ...'nın davalı ... bankasına kestiği faturalar üzerinde tek kalem halinde"Motorlu Kurye Hizmet Bedeli" açıklaması ile ve toplam tutar yer almakta olduğunu, alınan hizmetin türü, sayısı v.s. hakkında bilgi bulunmadığını, davalı ...'nın ve davalı ... bankasının dava konusu edilen "postalama" hizmetinin tespitinin ve miktarının tam olarak mümkün olmadığını, dava konusu olayda, Davalı ... Bankası A.Ş.'nin ticari defter incelemelerinde, dava konusu fatura, hesap özeti ve kredi kartlarının taşınmasından elde edilen gelir tespit edilebilmişse de; birim fiyatlarının dönem içinde farklılık arz etmesi sebebiyle, kaç adet fatura, hesap özeti ve kredi kartı taşındığının tespit edilemediğini, evrensel hizmet yetkilisi ve hizmet sağlayıcılığı sıfatı bakımından, davalının posta tekeline giren gönderileri iletmesi durumunda, yetki belgesine rağmen, posta tekelini ihlal edeceğini, posta tekeli bakımından, posta tekelinin kapsamının genişlemesi, fatura, hesap özeti ve kredi kartlarının, reklam, broşür, bilgilendirme formu vb. sair evrak içinde bulunsa dahi,dava konusu fatura, hesap özeti ve kredi kartlarının taşınması halinde, posta tekelinin ihlal edileceğini, müdahalenin meni bakımından, posta tekelinin ihlali tehlikesi mümkün olduğu düşünülmekle beraber, takdirin Mahkemede olduğunu, hesaplama bakımından, tazminat hesaplanması için esas alınan 23.05.2013 ila dava tarihleri arasındaki taşınan, fatura, hesap özeti ve kredi kart adedi ile ilgili dönemlerdeki, ... birim fiyat listesinin celbi gerektiğini, kayıtların büyüklüğü ve elektronik ortamda tutulması nazara alındığında, ilgili dönemde elektronik ortamdaki verilerin tespiti uzmanlık alınları dışında olduğundan bu hususta takdirinin Mahkemede olduğunu, husumet bakımından, davalılardan ... Bankası A.Ş.'nin de kendi posta gönderileri ile sınırı olmak kaydıyla, posta tekeli tazminatından sorumlu olacağını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 06/10/2022 tarihli ek raporlarında; posta tekeli ve husumet noktalarında kök rapordaki görüşlere bağlı kalındığını, dosya içerisinde birim fiyat listesi olmakla birlikte taşınan fatura, hesap özeti ve kredi kartı adeti tespit edilemediğinden nihai bir hesaplama yapılamadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 16/04/2023 tarihli ek raporlarında; dosyadaki ıslah beyanı da nazara alınarak tarafların beyan ve itirazları Mahkemeye sunulan raporlardaki hesaplama yöntemleri ve zamanaşımı yönünden tetkik edildiğini, hesaplama yöntemi bakımından, tazminata esas gönderi adedinin dosyadaki mevcut verilerde, davalı kargo ve davalı banka cari kayıtlarında yer almadığını, adet bilgisine sadece davalı bankanın cari kayıt ve beyanlarına göre toplam posta gönderisi bedelinin, davalılar arasındaki taşıma birim fiyatına göre bölünerek tespit edilebildiğini, fakat bu kayıt ve beyanlarda da, 2016 yılından önce davalılar arasındaki cari ilişkide, tekel kapsamına giren işlemlere dair bir veri, kayıt ve beyana ulaşılamadığını, 2016 ve 2017 yılındaki ticari defterlerdeki kayıt ve beyanlar nazara alındığında ise, davalı kargo şirketinin, diğer davalı bankanın posta tekeline giren toplam 1.406.967 adet gönderisini taşıdığının tespit edilebildiğini, bu durumda davacının davalılardan, toplam 21.247.602 TL tazminat talebinde bulunabileceğini, Mahkemece davalıların 2016 ve 2017 yıllarında posta tekelini ihlal ettiğine kanaat edilmesi durumunda, ilgili zaman dilimindeki eylemler için dava tarihi itibarıyla 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediğini, dosya içerisindeki davacı iç yazışmalarından, davacının posta tekelini ihlal eden eylemleri, ne zaman öğrendiğine dair bir veriye rastlanılmadığından, ilgili hususta bir değerlendirme yapılamadığını belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... A.Ş. davalı ... Bankası A.Ş. ile bu gönderileri kabul eden, taşıyan ve teslim eden davalı ... A.Ş.'nin posta tekelini ihlal ettiğini ileri sürerek, 6475 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren tüm gönderilerin adetlerinin tespit edilerek, kendilerince belirlenen posta gönderi ücretinin her gönderi için 10 katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ve murazanın men'i ile müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ettiği, davalıların ise posta tekeline ilişkin düzenlemenin ihlal edilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, buna göre taraflar arasındaki ihtilafın davalı ... A.Ş.nin 6475 sayılı yasanın Tekel Hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı olarak davalı ... Bankasına ait ürünleri taşıyıp taşımadığı, davacının zararının oluşup oluşmadığı ve davalıların bu olaydan sorumlu olup olmadığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yetki belgesi verdiği davalı ... A.Ş. tarafından dağıtımı yapılan hizmetlerin, 6475 sayılı yasanın 6. maddesi ile ... A.Ş.'ne tanınan Posta Tekeli hakkını ihlal edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
İhtilaf ile ilgili yasal mevzuatın 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu olduğu anlaşılmıştır.
6475 sayılı Kanunun tanımlar başlıklı 3. maddesinde;
g) Evrensel posta hizmeti: Belirlenmiş ilke ve kurallar çerçevesinde, bir posta hizmetinin coğrafi alan farkı gözetilmeksizin ülke sınırları içerisinde tüm kullanıcılar için karşılanabilir ücretlerle kesintisiz olarak sağlanmasını,
ğ) Evrensel posta hizmet sağlayıcısı: Evrensel posta hizmetini yetki belgesi uyarınca yürütmekle yetkili kılınan hizmet sağlayıcısını,
h) Evrensel posta hizmet yükümlüsü: Evrensel posta hizmetini görev sözleşmesi uyarınca sağlamakla yükümlü kılınan hizmet sağlayıcısını,
ı) Görev sözleşmesi: ...’nin posta hizmetlerini sunmak üzere hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşmeyi,
İfade ettiği düzenlenmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile ... A.Ş. arasında imzalanan Posta Hizmetlerinin Yürütülmesine ilişkin Görev Sözleşmesinin 10. maddesinde ....nin evrensel posta hizmetlerini ilgili mevzuat ve iş bu görev sözleşmesi çerçevesinde yürüteceğinin düzenlediği, buna göre ....nin evrensel posta hizmetleri yükümlüsü olduğu anlaşılmıştır.
Posta hizmetleri başlıklı 5. maddesinde; "(1) Posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimini kapsayan posta hizmetleri, bu Kanun hükümlerine göre faaliyet gösteren hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilir."
Posta tekeli başlıklı 6. maddesinde;" (1) Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir:
a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi.
b) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dâhil her türlü tebligatın kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi.
c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri.
ç) Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartları ve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılması.
(2) Birinci fıkranın (a) bendine göre belirlenmiş olan ağırlık ve ücret limiti gönderi içerisindeki haberleşme mahiyetindeki maddeye ilişkindir. Reklam, tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskonto usulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılır.
(3) Posta tekelini ihlal edenler, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle yükümlüdür. Bu tazminat, evrensel posta hizmet yükümlüsüne irat kaydedilir. Bu kapsamda tespit edilen gönderiler, evrensel posta hizmet yükümlüsü tarafından gecikmeksizin alıcısına sevk edilir. Posta tekeli ihlali hakkındaki yaptırımlara ilişkin diğer mevzuat hükümleri saklıdır."
Düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür.
Ağırlık ve ücret belirlenmesi başlıklı geçici 8. maddesinde;" (1) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Cumhurbaşkanı tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." Hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
Kanuni düzenleme, bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; 23.05.2013 tarihinde yürürlüğe giren Posta Hizmetleri Kanununda evrensel hizmet, belirlenmiş ilke ve kurallar çerçevesinde, bir posta hizmetinin coğrafi alan farkı gözetilmeksizin ülke sınırları içerisinde tüm kullanıcılar için karşılanabilir ücretlerle kesintisiz olarak sağlanması olarak tanımlanmış, görev sözleşmesi uyarınca evrensel posta hizmet yükümlüsü de ... olarak kabul edilmiştir. ... haricinde, alınacak yetki belgesiyle posta hizmetlerinin tamamının veya bir kısmının, hizmet sağlayıcı olarak kabul edilen sermaye şirketlerince verilmesi de mümkündür. (6475 sayılı Kanunun 3. Maddesinin l bendinde; Hizmet sağlayıcısı: ...’yi ve bu Kanun hükümlerine göre posta sektöründe faaliyet göstermek üzere yetkilendirilmiş 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sermaye şirketlerini,) Ancak 03.06.2014 Tarihli Posta Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğine göre, hizmet sağlayıcılarının evrensel hizmet yükümlüsünün posta tekeline uyma yükümlülüğü de bulunmakta olup; davalıya verilen yetki belgesinde posta tekeline giren işlere dair bir yetki verildiğine dair hüküm bulunmadığı gibi, evrensel posta yetkisi de ancak görev sözleşmesi ile verilebilmektedir.
03.06.2014 Tarihli Posta Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin Hizmet sağlayıcılarının hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 16. maddesinde Hizmet sağlayıcısının ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemeleri ile bu maddede yer alan kayıt, kural ve yükümlülüklere uygun olarak posta hizmetini sunma hakkına sahip olduğu ve 2.fıkrasının d bendinde; Hizmet sağlayıcısının Evrensel posta hizmetleri ve posta tekeli ile ilgili mevzuat hükümlerine uymakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
5584 sayılı mülga Posta Kanunun Posta tekelini düzenleyen 2. maddesinde; "P.T.T. İdaresinin tekeli altında olan maddeler şunlardır:
A) Açık ve kapalı mektuplar;
B)Üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartlar"
Şeklinde düzenleme mevcut iken 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununda posta tekeline ilişkin hükümler korunmuş, kapsamı genişletilmiş ve posta tekeline aykırı hareket edenlere, posta ücretinin 10 katına kadar tazminat ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Posta Hizmetleri Kanunu ile sadece mektup değil, ağırlığına göre bütün haberleşme gönderileri, tebligatlar, TSK posta hizmetleri, pul, posta kartları ve ilk gün zarfları da tekel kapsamına alınmıştır.
Buna göre davalı banka tarafından gönderilin fatura, hesap özeti ve kredi kartlarının taşınması da, posta tekelinin ihlali kapsamında kalmaktadır. Bu nedenle davalı ... A.Ş. nin posta tekeline giren gönderileri ilettiğinden yetki belgesine rağmen, posta tekelini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.
TTK.nın 55/1-c-e bendinde; "İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur."
hükümü ve Posta Hizmetleri Kanunu birlikte değerlendirildiğinde; posta tekelinin kanunla belirlendiği, bu durumun ihlalinin, TTK.nın 55. maddesi kapsamında, hukuki niteliği itibarıyla haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
TTK.nın 56/1-b maddesine göre, haksız rekabet sebebiyle zarar gören kişinin, haksız rekabetin men'ini talep edebileceği ve aynı maddenin d bendinine göre kusur var ise zarar ve zıyanın tazminini talep edebileceği düzenlenmiştir.
6475 sayılı Kanunun 6/3 maddesine göre; Posta tekelini ihlal edenler, tazminat ödemekle sorumlu oldukları düzenlendiğinden; davalı ... Bankasına ait gönderilerin davalı ... A.Ş. tarafından taşındığından her iki davalının sorumlu oldukları, davalı bankanın husumet itirazının yerinde olmadığı ve davacının her iki davalı yönünden murazanın önlenmesini ve müdahalenin men'i talep edebileceği ve tazminat talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığından, davanın kabulü ile; taraflar arasındaki murazanın men’ine, davalıların posta tekeline aykırı işlemlerinin men’ine karar verilmiştir.
Davacı 6475 sayılı Kanunun 6/3 maddesine göre tazminat talebinde bulunmuştur.
6475 sayılı Kanunun 6/3 maddesine göre Posta tekelini ihlal edenler, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere; tazminata esas gönderi adedinin dosyadaki mevcut verilerde, davalı kargo ve davalı banka cari kayıtlarında yer almadığı, adet bilgisine sadece davalı bankanın cari kayıt ve beyanlarına göre toplam posta gönderisi bedelinin, davalılar arasındaki taşıma birim fiyatına göre bölünerek tespit edilebildiği, Fakat bu kayıt ve beyanlarda da, 2016 yılından önce davalılar arasındaki cari ilişkide, tekel kapsamına giren işlemlere dair bir veri, kayıt ve beyana ulaşılamadığı, sadece 2016 ve 2017 yılındaki ticari defterlerdeki kayıt ve beyanlar nazara alındığında ise, davalı kargo şirketinin, diğer davalı bankanın posta tekeline giren toplam 1.406.967 adet gönderisini taşıdığının tespit edilebildiği, bu durumda davacının davalılardan, toplam 21.247.602,00 TL tazminat talebinde bulunabileceği anlaşıldığından davacının tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... Bankası vekili Mahkememize sunduğu 16.01.2023 tarihli davaya cevaplarının kısmen ıslahı dilekçesi ile; zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de; TTK.nın 60. maddesine göre haksız rekabette zamanaşımı sürelerinin öğrenmeden itibaren 1 yıl ve haksız eylemin meydana geldiği tarihten itibaren 3 yıl olarak düzenlendiği, davacının posta tekelini ihlal eylemini ne zaman öğrendiğinin belirlenemediği, tazminata konu posta tekelini ihlal eylemelerinin 2016-/2017 yıllarına ait olması ve davanın açılış tarihinin de 15.06.2017 olduğu göz önüne alındığında zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşıldığından davalı bankanın zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
a) 21.247.602 TL tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)Taraflar arasındaki murazanın men’ine, davalıların posta tekeline aykırı işlemlerinin men’ine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre, alınması gereken 1.451.423,69 TL harçtan, peşin alınan 31,40 TL ve 362.855,10 TL ıslah harcı toplamı olan 362.886,50 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 1.088.537,19 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
-
Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 362.855,10 TL ıslah harcı, 11.200 TL bilirkişi ücreti ve 487,45 TL tebligat. müzekkere gideri olmak üzere toplam 374.605,35 TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 516.476,02 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35