Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/401
2024/685
3 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/401
KARAR NO :2024/685
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:10/07/2024
KARAR TARİHİ:03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin hizmet tespiti için açtıkları davanın, .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında devam etmekte olduğunu, söz konusu davada davalının ...ne kayıtlı ...-0 sicil numaralı ... olduğunu, söz konusu iş mahkemesi dosyasının derdest olduğunu, ancak ...nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenildiğini, bu nedenle mahkemece, açılan tespit davasında taraf teşkilinin sağlanması açısından, taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini, bu nedenlerle ...nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, husumetin şirketin son tasfiye memuru ...'a da yöneltilmesi gerektiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun, şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Dahili davalı vekili cevap dilekçesi ile: Davacının, müvekkilinin tasfiye memuru olduğu davalı şirket bünyesinde 05/09/1996 tarihinden, 21/12/2000 tarihine kadar çalıştığını, emekliliğe hak kazandığı 15/02/2002 tarihi ile 20/03/2013 tarihleri arasında da müvekkili şirketteki çalışmasına ayda 4-5 gün olmak üzere danışmanlık verme şeklinde devam ettiğini, dolayısıyla davacının, emekli olduğu 2002 yılından sonra tam zamanlı olarak müvekkili şirkette çalışmadığını, part time olarak ayda birkaç gün tecrübelerinden istifade edilmesi adına iş yerine gelmek suretiyle çalıştığını ve bir nevi danışmanlık hizmeti alındığını, 1990-1996 yılları arasında kendi adına kurmuş olduğu şahıs firması ile ... ... olarak faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davacının, emekliliğe hak kazanmış olduğu 15/02/2002 tarihinden sonra görevini ayda 4-5 günlük çalışma ile danışmanlık şeklinde sürdürdüğü göz önüne alındığında, söz konusu davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun izahtan vareste olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, ...nin ihyası istemine ilişkin bulunmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ihyası talep olunan ...nin ... ...'nün ...-0 sicil numarasında kayıtlı bulunduğu, ... ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin resmi websitelerinden mahkememiz dosyası arasına alınan sicil kayıtlarından, şirketin 24/02/2005 tarihinde tasfiye işlemlerinin sona erdiği hususunun, 08/03/2005 tarihli ve 6255 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilerek şirket tüzel kişiliğinin son bulduğu anlaşılmıştır.
.... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyanın incelenmesinden; davacı ... tarafından 08/12/2016 tarihinde davalılar ... Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Madencilik Ve Elektrik Üretim Sanayi Ticaret Anonim Şirketine karşı, prime esas olmak üzere SGK'ya işveren tarafından bildirilen ücretinin gerçek ücretine göre belirlenmesi ve çalışma süresinin 01/01/1990 tarihinden 19/12/2015 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak tespiti talepli dava ikame edildiği, mahkemenin 11/01/2024 tarihli celsesinde davacı vekiline, ...nin ihyası yönünden dava açmak üzere 1 aylık kesin süre verildiği anlaşılmıştır.
6762 Sayılı TTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; 6762 Sayılı TTK 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 543. maddesinde aynı yönde benzer (borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır.
Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 6762 Sayılı TTK'da doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547. Maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir. Anılan 547. madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır. TTK 547. maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur. Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılmış olması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ...nin tasfiyesinin sona erdiği hususu tescil edildiğinden ticaret sicil kaydının terkinine karar verilmişse de, söz konusu şirkete ilişkin .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında görülen hizmet tespit davası bulunması ve mahkemenin bu şirketin ihyası için davacı tarafa mehil vermiş olması nedeniyle 6102 Sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince bu halin şirketin ihyası için elzem bir neden olduğu anlaşılmakla, davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
İhyası istenen şirket 6102 Sayılı TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddeleri hükümleri gereğince sicilden terkin edildiğinden, terkine dayalı şirket ihyası davalarında husumetin, terkini talep edilen şirkete yöneltilememesi nedeniyle davacı tarafça ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
23/5/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7511 Sayılı Kanun'un 16 maddesi ile değişik, 6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7/15. maddesi de dikkate alınarak, davalı ... ... yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
İhyası talep olunan şirketin sicilden terkin işleminin, .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının ikamesinden çok önce gerçekleşmiş olması ve tasfiye sürecinde bir eksiklik öne sürülmemiş olması nedeniyle, şirketin son tasfiye memuru dahili davalı ... aleyhine yargılama giderine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafça, davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
-
Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile; ... ...'ne .... 0 sicil nosuyla kayıtlı iken, sicilden terkin edilen ...'nin .... İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki işlemler ve verilecek karar sonrası kararın infazına yönelik işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla İHYASINA,
-
Kararın ... Siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına,
-
Şirketin son tasfiye memuru olan ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60. TL karar ve ilam harcı peşin olarak alınmış olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı ... yasal hasım konumunda bulunduğundan, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davanın mahiyeti gereği kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59