SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/743 E. 2024/615 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/743

Karar No

2024/615

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/743 Esas

KARAR NO :2024/615

DAVA:İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

DAVA TARİHİ:15/08/2019

KARAR TARİHİ:10/09/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

D A V A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile arasında şifai kumaş alım sözleşmesi yapıldığını, 2012 yılında yapılan sözleşme uyarınca kumaş metrekare fiyatının 1.00-TL'den hesaplanarak 63.000,00-m2 kumaşı 63.000,00-TL bedelle satın aldığını, kumaş bedelini ise çek ve senet yoluyla ödediğini ancak davalının malları teslim etmediğini, bankadan ilgili çeklerin fotokopileri geldikten ve tüm ticari defterler incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davalı tarafın hem kumaşı teslim etmediğini, hem de aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı taraftan alacaklı iken borçlu duruma düşürmeye çalıştığını belirterek kumaşların aynen iadesine, iade edilmemesi halinde çek ve senetlerin ticari faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, her türlü dava masrafların ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

S A V U N M A /

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili ... arasında kumaş alım- satımına dayanan bir ticari ilişkiden söz edilemeyeceğini, zira davacının iş yaptığı ve bahsettiği, şahıs firması olan... Firmasıdır ki, firma sahibi de ... olduğunu, ... 1986 yılından sonra işlerini oğluna bıraktığını, ...'in bu davada taraf sıfatı bulunmamakta olduğunu, davacıyla... firması arasında verişine dayanan cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, ... Tekstil firmasından kumaş satın alım yapmaması dolayısıyla karşılıklı olarak alışveriş uzun yıllar devam eden kumaş aldığını, ancak 2012'den itibaren davacının... firmasından kumaş almasına rağmen ödemelerini düzenli yapmaması dolayısıyla karşılıklı olarak alışverişin sonlandırıldığını, zira müvekkili ..., 84 yaşında olduğunu, çoktan emekli olduğunu, 1986 yılmdan bu yana Tekstil firmasının başında oğlu ... bulunmakta olduğunu, davacı da bunu çok iyi bir şekilde bilmekte olduğunu, aslında asıl borçlu olan ... olduğunu, ... 9, Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında tarafların defter ve kayıtların incelenmesinde zaten davacının iddia ettiği gibi 63.000,00 TL'lik bir fark çıkmadığını, bu da davacının davasının haksız olduğunu kanıtlamakta olduğunu, öncelikli olarak davalı olarak gösterilen ... olmaması nedeniyle haksız davanın usulden reddine, aksi halde işin esasına girilmesini durumunda davanı esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

G E R E K Ç E /

Dava; Avans olarak verilen çek ve bonolar ile bedeli ödendiği iddia olunan 63.000,00 m kumaşın aynen teslimi, mümkün olmadığı takdirde yapmış olduğu ödemelerin çek ve senetlerin ödendiği tarihlerden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili istemlerine ilişkindir.

Dava dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli, ... sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.

Taraf delilleri toplanmış, ilgili belge, dosya ve kayıtlar celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Davalı ...'in 12.11.2020 tarihinde ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiş, ön inceleme duruşması davalı ...'in ölümünden sonra yapıldığından, ön inceleme duruşması davaya dahil edilen davalılar ile tekrarlanmıştır.

Dosya kapsamına taraflarca bildirilen dosyalar incelenmiştir.

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalının ..., davanın faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dava sonunda, davacının taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın 18.05.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalının ..., davanın faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dava sonunda, görev dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, kararın 28.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalının ..., davanın faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dava sonunda, dava ve takip konusu faturalardan dolayı davalının borçlu olmadığı anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Talimat yoluyla SMMM bilirkişiden alınan 01/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

...'in dahili davalılar ..., ..., ...‘nin babaları olduğunu, davalılara ait iş yerinde yapılan tespitlerde, iş yerinin 190 M2 olduğunu, üç yıldır tekstil ürünleri üzerine sadece ticaretini yapıldığının, bundan öncesinde ise 5 yıl ise hammadde tedarik etmeden, Fason Tekstil Üretimi dokuduğununun beyan edildiğini, bu 8 yıllık sürenin öncesinde kendilerine ait yaptıklarını, gömleklik kumaşları aynı zamanda pazarladıklarına dair beyanlar dahilinde, kendilerine ait satış ve Fason Hizmetlerini sonlandırdıklarına dahil tekstil makinelerini sattıklarını dahil dokuma tezgahlarının Satış Faturalarının örnekleri kendilerinde talep edildiğini, bu işlerle baba ...’in ilgilendiğini kendilerinin bu konuda, bir şey bilmediğini, muhasebeden talep etmeleri istendiğini, muhasebeden de bu konuda dokuma tezgahlarına ait ifadelerini doğrulayacak belge taraflarına iletilmediğini, davalı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının tespitinde; taraflarına işyerinde defter ve belge gösterilmemiş olduğunu, davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu defter fotokopilerinden tespitlere göre davalının tutmakla yükümlü olduğu defterlerinin yasal tasdiklerini süresinde yaptırdığını, işletme defterinin kapanış tasdikinin zorunlu olmadığı gerekçesi ile yaptırmadığı görüldüğünü, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edildiğini, davacı tarafından verildiği iddia olunan senet ve çeklerin ve nakdi ödemelerin tespit edilmesi konusunda işyerinde yapılan tespitte davalılardan ...’e ticari hayatı dahilinde alacaklarınız/borçlarınız için düzenlenmiş çek/senet tahsilat ve tediye makbuzu olup olmadığı,düzenleniyor ise suretleri talep edilen, düzenlenmemesi halinde çek/senet defter’inin olup olmadığı sorulduğunu, davalı ... ifadesinde ; makbuz düzenlemediklerini, çek/senet defterlerinin olmadığını,müşterilerden aldıkları çek ve senetleri ciro ile borçlu oldukları firmalara tevdi ettiklerini ve bu işleri babası ...‘in takip ettiğini beyan ettiğini, bu durumda mahkeme dosyasına sunulan örnek deliller dahilinde davacının dosya içeriğinde sunduğu cirolu kambiyo senetleri/çek ler dikkate alınarak mahkememize sunduğu ödemeler davalı vekilininde kabul ettiği gibi devam eden cari hesap ilişkisine istinaden verildiğini, keşide eden çek listesinde farklı isimlerdeki borçluların davacı ... cirolu olarak verildiğinden davacının ödemesi olarak tespit edildiğini, buna göre çek ve senet ile yapılan ödeme toplamı 56500,00-TL + 54715,00-TL = 111.215,00-TL'si olduğunu, ayrıca banka havalesi yolu ile ATM ‘ den 750,00-TL 15/02/2011 tarihinde ödeme yapılmış olduğu belgelerle ispat edildiğini, bu durumda toplam ödeme toplamı 111.215,00-TL + 750,00-TL = 111.965,00-TL olduğunu, davacının yasal defter kayıtlarının toplam tutarı 99.372,81-TL olarak kumaş alımı gerçekleştirildiğini, davalının kayıtlarında olan yerinde inceleme anında davacıda görünmeyen 08/03/2011 tarihli 1636,20-TL 11419 nolu satışa ait sevk irsaliyesi ve satış faturası suretinin ibrazı istenmiş davalılar tarafından ibraz edilemediğini, davalılar tarafından ibraz edilmeyen belgenin mahsubu halinde davalının 2008-2012 dönemleri arası mal satış toplamı 99.232,74-TL olduğunu, davacınında aynı dönemlerde mal alış toplamı olarak 99.372,81-TL olduğunu, davalının defter kayıtları arasında takvim teyirden kaynaklanan davalı lehine 140,07-TL fark olduğunu, taraf kayıtları arasında gerek vergi usul kanunu hükümleri dahilinde ve gerekse borçlar kanunu hükümleri dahilinde davacının kayıtları esas teşkil etmesi gerektiğini, dava‘ya konu edilen davacı/davalı arasındaki borç ilişkisi yerinde yapılan tespitler, dava dosyasının içeriği,tüm belge ve bilgiler dahilinde ... 15.İcra Müdürlüğünün 2014/6818 esas sayılı ilamsız takiple yapılan icra işleminin faturalardan kaynaklı borç olmadığı/olamayacağı tespit edildiği bildirilmiştir.

SMMM bilirkişi ...'dan alınan 07/05/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle;

İnceleme ve Değerlendirme: Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporuna göre; davacının 99.372,81 TL tutarında mal aldığını, davalının 99.232,74 TL tutarında mal sattığı davalının kayıtlarına göre davacıdan 140,07 TL alacağı olduğunun yazıldığını, farkın da takdim tehirden kaynaklandığı değerlendirildiğini, bu sonuçlar davacı yanın sunduğu belge ve kayıtlara dayandırıldığını, ayrıca, raporda davacı ...’ın çek, senet ve banka havalesi yolu ile 111.965,00 TL ödediği yer aldığını; Davacının sunduğu işletme defterinin 2012 yılı defteri olduğunu, mezkûr defterin açılış tasdikinin ... Noterliği tarafından yapıldığını, davacı ayrıca, dosyaya 10 adet fatura sunmuş olduğunu, toplamı 27.278,64 TL olan faturaların ... tarafından davacıya düzenlendiği ve tamamının 2012 yılına ait olduğu görüldüğünü, faturaların davacının defterlerine kaydedildiğinin tespit edildiğini, öte yandan, davacı 27.450,00 TL toplam ile düzenlendiğini 2 adet çek, 4 adet senet sunduğunu, senetlerin ve 1 adet ... çekinin 2012 yılına ait olduğunu, 1 adet ... Bankasının ise 31.07.2013 vadeli olduğu görüldüğünü, davacı el yazısı ile sunduğu notlarında davalıdan 2012 yılında 27.278,64 TL tutarında mal aldığını ve karşılığında 27.450,00 TL ödediğini iddia ettiğini, dolayısı ile bu evrak davacının davalıya borcu olmadığı yönündeki iddialarına yönelik olduğunu, eldeki davanın konusunun ise davacının davalı yandan olduğunu iddia ettiği 63.652,19 TL ile ilgili olduğunu, Sonuç: -Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2008 yılından beri var olduğunu, 2012 yılında sonra erdiğini, davalı ve davacı yanca ikrar edildiğini, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da yazıldığını, davacının defter kayıtlarına göre davalı ile son işlem 30.11.2022 tarihinde olduğunu, ticari ilişkiye dayanan faturalı alım-satımların karşılıklı olarak mahsuplaşıldığı ve/veya ödendiği de dosya münderacatının incelenmesinden anlaşıldığını, -Dava konusu alacak-borç iddiasının (63.652,19 TL) ticari alım-satıma dayanmadığı ve/veya fatura ve benzeri evrak ile tevsik edilemediği anlaşıldığını, -Davacının “torununun düğünü sebebi ile peşin ödeme aldı ama karşılığında 63.000 metre kumaşı teslim etmedi” iddiası ile davalının “yaşlılık nedeni ile ticareti sağlıklı şekilde yürütebilir durumda olmadığı veya davalının zaten varlıklı biri olduğu, torununun düğününden davalı ...’in değil babasının ilgilendiği gibi” iddiaların mali bilirkişi tarafından teyit edilmesi mümkün olmadığını, ortada bu hususları ispat edici bir sözleşme, tahsil/tediye fişi, teslim/tesellüm tutanağı veya yazılı herhangi bir belge de bulunmamakta olduğunu, işbu nedenle mali bilirkişi bu konularda herhangi bir değerlendirme yapamayacağını, -Her ne kadar davacı eldeki davayı müteallik ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden aldırılan 01.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı kayıtlarına dayanıldığını iddia etse de raporun içeriğinde davacı kayıtlarının da esas alındığı görüldüğünü, davacının incelemeye sunduğu 2012 defter kayıtlarından da bu husus teyit edildiğini, ayrıca, davacının defter kayıtlarında verilen çek ya da senetlerin kaydı görülmediğini, nakit ödeme tutarına dair bir kayıt da tespit edilemediğini, kayıtların muhteviyatı “emtia alışı” şeklinde olduğunu, dosyaya sunulan, her türlü mal ve hizmet alışı-satışı ile ödeme ve tahsilatları gösteren bir cari hesap ekstresi de söz konusu olmadığını, -Ticari ilişki veya cari hesaba dayalı olarak taraflar arasında bir borç-alacak bakiyesi kalmadığı anlaşıldığını, -Ticari alım-satımdan ari olarak; davacının, verdiğini iddia ettiği çekler veya senetler yolu ile davalının davacı yana borçlu olduğunun Mahkemece takdir edilmesi halinde; davacının 20.06.2022 tarihli dilekçesinde yer alan 63.010,00 TL tutarındaki senet ve çeklerin net, okunabilir, ilgili banka ya da PTT yetkililerince kaşe-imza yapılmış suretlerinin esas alınması gerekmekte olduğunu, zira, davacının sunduğu çek ve senetlerin tamamı okunabilir olmadığını, kaldı ki; fotokopi mahiyetinde sunulan kısmi evrakın ilgili makamlarca onaylanmış nüshalarının doğrudan Mahkeme dosyasına sunulması belgelerin sıhhati ve ihticaca salih olması bakımından uygun olacağını, Mahkemenin ... Bankası ve ...Bankasına yazdığı müzekkerelere gelen cevaplar raporun 3. bölümünde arz edildiğini, davacının iddiasına dayanak teşkil eden ve 20.06.2022 tarihli dilekçesinde yer alan toplam 63.010,00 TL tutarındaki 8 adet çek ve 5 adet senetle ilgili keşidecinin, ciro edenlerin ve ödeme işleminin görülebileceği nüshalara ihtiyaç olduğunu, -Ayrıca, davacının el notları ile dosyaya sunduğu birtakım ifadeler ve birbirini tekrar eden dilekçeler incelemeyi zorlaştırdığını, davacı yanın, bilgisayar çıktısı ile alacak iddiasını liste haline getirmesi, bu listede her bir alış-satış ve ödemenin tarihleri ile yer alması, hangi ödemenin hangi mal alışı-satışı ya da karşılık ile ilgili olduğunun net ve anlaşılır şekilde yer alması; öte yandan davacının, davalı ile mal alışverişini, ödemeleri ve tahsilatlarını tek bir listede gösteren hesap hülasası sunması incelemenin sağlıklı olması bakımından gerekli olduğunu, -Tarafların; ticari işleme dayalı, fatura mukabili borç alacak bakiyesi olmadığından hareketle, sadece çek ve senede dayalı alacak-borç ilişkisinin Mahkemece takdir edilmemesi halinde izah edilen kıymetli evraka ve listeye gerek olmayacağı bildirilmiştir.

SMMM bilirkişi ...'dan alınan 13/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;

Dava dilekçesinde ve davacının celse aralarında sunduğu beyanlara göre tespit edilen 5 adet senedin 20.000,00 TL tutarında olduğu teyit edildiğini ve her bir senetle ilgili yukarıdaki tabloda durum tespiti yapıldığını, tabloda yapılan açıklamalar muvacehesinde mezkûr senetlerin davacı yanca davalı yana ödenmiş sayılıp sayılmayacağını, ödenmiş sayılması halinde senetlerin bir mal mukabili mi verildiğini, avans mahiyetinde mi olduğunu, bu senetlerin karşılığında davacı yanca herhangi bir mal veya hizmet alınıp alınmadığı hususlarının dosya münderacatından ve tarafların ticari defterlerinden anlaşılması mümkün olamadığını, zaten tarafların ticari defterlerde kayıtlı herhangi bir borç – alacak bakiyesi olmadığı yönünde dosyaya sunulu ikrarları mevcut olduğunu, o halde davacının iddiası olan senetler ticari defterlerin haricindeki alacağa dayalı evrak olarak anlaşılmakta olduğunu, davacının kök rapora itirazlarından da bu anlaşıldığı bildirilmiştir.

İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;

Davacı tarafça, taraflar arasında şifai olarak 63.000 m kumaş alım satımı konusunda anlaşma yapıldığı, kumaş bedelinin avans olarak verilen çek ve bonolar ile bedeli ödendiği ancak kumaşın teslim edilmediği ileri sürülerek, 63.000,00 m kumaşın aynen teslimi, mümkün olmadığı takdirde yapmış olduğu ödemelerin çek ve senetlerin ödendiği tarihlerden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili talep edilmiştir.

Davalı ...'in 12.11.2020 tarihinde ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiş olup, dahili davalılar vekilince cevap dilekçesi ile, davalı işletmesinin ... adına kayıtlı olduğu, mütevvaffa davalı ...'in taraf sıfatının olmadığı, taraflar arasında 2012 yılına kadar ticari bir ilişki söz konusu olduğu ancak davacı tarafça ödemeler aksatılınca ticari ilişkinin son bulduğu, davacının belirttiği şekilde bir alacağının söz konusu olmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Dava dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli, ... sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Davanın dayanağını, ticari ilişki kapsamında avans olarak verilen kambiyo senedi vasfında bonolar oluşturduğundan, mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.

Davalılar vekilince, müteveffa ...'in davada taraf sıfatının olmadığından bahisle davanın usulden reddi talep edilmiş ise de, ...'in çeklerde cirosunun bulunduğu, bonoların alacaklısı olduğu, bu kapsamda kendisine iş bu davanın yöneltilmesinde yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmakla bu savunmaya itibar edilmemiştir.

Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.

Tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamı toplanan deliller üzerinde uzman SMMM bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişi raporları alınmıştır.

Alınan bilirkişi raporlarının, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememizde olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun oldukları değerlendirilmiştir.

Alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamında toplanan delillere göre somut olayın değerlendirilmesinde; Tarafların esnaf işletmesi şeklinde ticari faaliyet yürüttükleri, işletme defteri tuttukları; Davalı işletmesinin müteveffa davalı ... adına kayıtlı olmadığı, ...'in ölümü sonrası davaya dahil edilen dahili davalı ... adına kayıtlı olduğu, dava konusu avans olarak verildiği iddia olunan çek ve senetlerde ...'in adının geçtiği, davalı işletmesinde ...'in işlere yardımcı olduğu, çek ve senet işleri ile ilgilendiği; Taraflar arasında dosyaya sunulu yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, ticari ilişkinin 2008-2012 yılları arasında sürdüğü, davacı tarafça kumaş alımı için avans olarak verildiği iddia olunan 8 adet çekin keşide tarihlerinin ve 5 adet bononun ödeme tarihlerinin 2012-2013 yılları olduğu; Her iki tarafın işletme defterlerinin tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, davalı tarafın davacıdan 140,07 TL alacaklı olduğu, dava konusu çek ve senetlerin defter kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi "taraflar arasında 63.000 m kumaş alımına ilişkin bir anlaşma yapıldığı, dava konusu 8 adet çek ve 5 adet bononun avans olarak davalı tarafa verildiği" hususlarının ispata muhtaç kaldığı; Çek ve bonoların kambiyo senedi vasfında kıymetli evrak olduğu, her türlü hukuki ilişkiden mücerret olduğunun göz önüne alındığı durumda da, çeklerin bir ödeme aracı olduğu, mevcut bir borcun ödenmesi için verilmiş olduğu, aksini iddia edenin bu iddiasını ispat etmesi gerektiği, davacının bonoların borçlusu olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacı tarafın davasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bu nedenler ile, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı Tarafça Açılan Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 427,60. TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.075,89. TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 648,29‬. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Davalılar tarafından yapılan 150,00 TL posta ücretinin, davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  5. Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00. TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  6. Arabuluculuk sarf ücreti kesilmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,

  7. Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

  8. Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024

Katip ...

 e-imzalıdır

Hakim ...

 e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TARİHİ15/08/2019istanbulistinaf

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim