İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/297 E. 2024/608 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/297
2024/608
5 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/297 Esas
KARAR NO :2024/608
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/05/2024
KARAR TARİHİ:05/09/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına vekaleten 17/01/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine mail üzerinden başvuru yapılmış olduğunu, davalının başvurudan sonra taleplerinin işleme aldığını beyan ettiğini, davalının söz konusu başvuruya herhangi bir cevap vermediği gibi herhangi bir ödemede de bulunmadığını, işbu sebeple Yargıtay 4.hukuk Dairesinin E.... numaralı kararı da göz önünde bulundurularak dava şartı arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadığını, 08.07.2023 tarihinde ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak müvekkiline ait aracın KDV hariç 179.000,00 TL tutarında hasar görmesine sebep olduğunu, davalı ...'in kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki olduğunu, kazada kusurlu olduğunu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş'nin ise kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS sigortasını düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, hasar bedelinin 55.509,00 TL'sini müvekkilinin kendi cebinden karşılamak zorunda kaldığını, yaşanan kazadan dolayı müvekkilinin aracının ciddi anlamda değer kaybettiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1 TL bedeli talepli belirsiz alacak davamızı kabulüne, davalı ... yönünden kaza tarihi, davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. yönünden ise kendisine başvurunun yapıldığı tarihten itibaren yasal faize, adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için gereken şartlar somut olayda gerçekleşmediğinden davacının konu nitelemesi haksız olup davanın öncelikle usulden reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından hasar onarım bedeline ilişkin olarak yapılan ödeme ile poliçe teminat limitinin tükenmiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, bir an için aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, kazadaki kusur oranının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, davacı aracındaki değer kaybınında bilirkişi, raporu ile tespit edilmesi gerektiğini savunarak, arz ve izah edilen ve mahkemece de re'sen nazara alınacak sebeplerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava, 08.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın hasar görmesinden dolayı araçta oluşan değer kaybı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, bu talep 23.05.2024 tarihli ara kararla değerlendirilmiş ve reddine karar verilmiş, akabinde davacı tarafa başvuru ve peşin harç ve gider avansı tamamlatılmıştır.
28/3/2023 tarihli ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A. maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A. maddesine göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın tazminat davası olduğu ve 17.05.2024 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle açılan tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, ancak davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, arabulucuya başvurulmadığının ve arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun bulunmadığının beyan edildiği, yapılan ihtaratlı tebligat üzerine davacı vekili tarafından "davadan önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu, bu başvurununda alternatif çözüm yolu olduğu, alternatif çözüm yoluna başvurulduğu takdirde arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun bulunmadığı" şeklinde savunmanın ileri sürüldüğü, fakat davadan önce sigorta şirketine başvurunun, davacı vekilinin iddia ettiği gibi alternatif bir çözüm yolu olmadığı, bilakis arabuluculuk gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. Maddesinde düzenlenen bir dava şartı olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafça 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A. maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, açılan davanın TTK'nın 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı tarafça açılan davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A. maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. 2. Maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
-
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
-
Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası ilgilisine İADESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58