İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/397 E. 2024/582 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/397
2024/582
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/397
KARAR NO : 2024/582
DAVA : Satış Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan satış kararının iptali dava dosyasının yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... Perşembe günü, ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ilana göre, ... kararı ile ... ile ... oluşturularak 46.700.000,00-TL muhammen bedel ile 24.07.2024 tarihinde, saat 14:30’da satış ve tasfiyesinin planlanmakta olduğunu, müvekkilinin, ...Anonim Şirketinin %100 oranında ve ... Şirketinin %100 oranında hissedarı olduğunu, ... 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin ... D. İş sayılı kararı kapsamında bu şirketlere kayyım atandığını ve yine ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.10.2016 tarihli ve...D. İş sayılı kararıyla kayyımlık yetkisinin ...’ye devredildiğini, yaklaşık olarak 9 senedir şirketlerin kayyım tarafından, yine yaklaşık olarak 8 senedir ise ... tarafından kayyım sıfatıyla şirketlerin yönetilmekte olduğunu, müvekkili hakkında açılan ceza davasının ise, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 22.12.2021 tarihli kararıyla, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2021 tarihli ve... soruşturma ... esas ... sayılı iddianamesi ile açılan davanın, ... 23. Ağır Ceza Mahkemesinin .. esas sayılı dava dosyasıyla birleştirildiğini, bu dosyanın halen derdest olarak devam etmekte olduğunu, duruşmasının ise 14/10/2024 tarihine bırakıldığını, müvekkilinin bahsi geçen her iki şirketteki hisselerine ilişkin verilmiş bir müsadere kararı bulunmamakta olduğnuu, sadece tedbiren el koyma kararlarının mevcut olduğunu, müvekkili ve müvekkiline ait şirketlerindeki hisselerinin halen masumiyet karinesinin koruması altında olduğunu, şirketler hakkında herhangi bir müsadere kararı bulunmamasına rağmen, şirketlerin yaklaşık olarak 19-20 kat değerinin altında satışa sunulmak suretiyle müvekkili, devlet ve kamunun zarara uğratılmakta olduğunu, müvekkilinin, bağımsız denetim firması olan ...'den 2014 yılı eylül ayında finansal analiz raporu aldığını, sadece duran varlıklarının toplamının ise 36.400.000,00-TL olduğunu, değerin 2024 yılının mayıs ayında 340.770.246,98-TL olmakta olduğunu, ancak son 10 senede TÜİK tarafından yapılan enflasyon hesaplarının dahi gerçekle bağdaşmadığını, şirket değerinin 340.400.000,00-TL'den daha fazla olması gerektiğinin açık olduğunu, yine dolar bazında hesaplama yapıldığında ise 15 Eylül 2014 tarihinde dolar kurunun 2,21-TL olduğunu, bugünkü dolar kurunun ise 32,60-TL olduğunu ve bu anlamda değerin 536.922.000,17-TL'ye tekabül etmekte olduğunu, ayrıca el konulduğu sıradaki stokları, marka değeri ve her iki şirketin değerlerinin birlikte hesaplandığında, her iki şirketin güncel değerinin 700.000.000,00-750.000.000,00-TL civarında olduğunu, ... Şirketinin ...'daki şirket binasının 50.000.000,00-TL, şirket üzerinde kayıtlı iki dairenin toplam 30.000.000,00-TL, şirket üzerindeki diğer arazilerin 30.000.000,00-TL ve 2015 yılı itibariyle ise şirket envanterinde bulunan ..., ..., ..., ... ve ... sistemlerde toplam 35.000.000,00-EUR civarında teknolojik cihazlar bulunmakta olduğunu, bu hesaba göre ise sadece ... Şirketinin 1.355.000.000,00 civarında güncel değerinin bulunmakta olduğunu, ...'den 2014 yılı Eylül ayında alınan finansal analiz raporundan sonra 100.000.000,00-USD'lik ve 37.000.000,00-TL'lik iki büyük ihalenin de şirket tarafından alındığını, 2015 yılında Gürmed şirketi ile ortak olmak isteyen Japonya firması Miraka Holding değerlemesine göre, ... şirketinin %50 hisse değerinin 100.000.000,00-USD olarak belirlendiğini ve müvekkiline bu bedel üzerinden ortaklık teklif edildiğini, bu değerin ise, o tarihlerde, ebidta değeri olarak %22 gibi bir orana tekabül etmekte olduğunu, davalı ... bilgi ve belge paylaşmadığından, ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve ...Şirketi hakkında güncel bilgilere erişimin mümkün olmamakla birlikte, 2015 yılında ... Şirketinin, ... Şirketinin 1/7’si oranında sermayesi olan şirket olduğunu, ...Şirketinin de dava tarihi itibariyle en az 100.000.000,00 rayiç sermaye değerinin olduğunu düşündüklerini, müvekkilinin hisselerinin satışının açıkça mülkiyet hakkı ihlali olduğunu ve herhangi bir yasal dayanağının bulunmamakta olduğunu, bu hususta Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun da halen derdest olduğunu, ...'nin satış işlemlerinin tamamen evrensel hukuk normlarına aykırı olarak gerçekleştirilmekte olduğunu, bu kadar fahiş bir farkla şirketlilerin satışa çıkartılmasının ise iyiniyetle bağdaşmayacağını, ayrıca idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğmasının söz konusu olabileceğini ve dava konusu satışa çıkarma işleminin uygulanmakla etkisinin tükeneceğini ve yargılamayı konusuz bırakacak bir işlem olduğunu, ayrıca müvekkilinin banka hesapları dahil olmak üzere tüm malvarlıklarına ve gelirlerine tedbir konmak suretiyle tasarruf yetkisinin ortadan kaldırıldığını ve müvekkilinin başkaca bir gelirinin de bulunmadığını, bu nedenle adli yardım taleplerinin bulunuduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle satış işleminin tedbiren durdurulmasını; aksi kanaatte olunması durumunda ....Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi nezdindeki ... İBAN numaralı hesaba bağlı olarak açılan... numaralı vadeli hesapta tutulan
53.250.000,00-TL’den karşılanmak üzere uygun bir teminat bedeli belirlenmesini, satışa gerekçe olarak gösterilen 6758 sayılı Kanun’nun 19 ve 20. maddeleri, 7407 sayılı kanunun 17. maddesi getirilen düzenlemelerin Anayasa'ya aykırılık iddialarının kabulü ile bu durum ön sorun kabul edilerek Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmasını, 25.06.2024 tarihli şartnamenin eski ve yeni versiyonları basımlarının...’den istenilmesi ile ilk basılan şartname ile son basılan şartname arasındaki farkların neler olduğunun ...’den sorulmasını ve ... Fon Kurulu kararı ile tasfiyesi planlanan satış işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının hissedar olduğu ... Şirketi ile ... Şirketine yönelik olarak, davalı ...'nin Fon Kurulunın ticari ve iktisadi bütünlük satış ilanı ve buna konu ihale yoluyla satışa ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 115/1. maddesi gereğince mahkemeler, dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
6100 sayılı HMK'nın 138. maddesine göre mahkemeler, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre, yargı yolunun caiz olması dava şartlarındandır.
... Şirketi ile ... Şirketi'ne ... 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin...D. İş sayılı kararı kapsamında kayyım atandığı, şirketlerin mal varlığının idaresinin, ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.10.2016 tarihli ve ... D. İş sayılı kararıyla kayyım olarak ...'ye devredildiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca ...'nin kayyım olarak atandığı ... Şirketi ile ... Şirketinin tüm mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilmesi ile 32575 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ilan dahilinde, ... Fon Kurulu kararı ile ... ile ...oluşturularak satış komisyonu kurulduğu, 46.700.000,00-TL muhammen bedel ile 24.07.2024 tarihinde, saat 14:30’da satış ve tasfiyesinin planlanmakta olduğu anlaşılmıştır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca kurulun ... kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip bir kuruluştur. 2557 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre, idari işlemin iptali ile idari eylem ve işlemlerden dolayı açılan tam yargı davaları idari davalardır. İdari davalar ise ilgisine göre Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesinde görülür.
İdari işlem, yetkili idarenin kamu hukuku alanında kamu gücü ile hareket ederek, idari faaliyetle ilgili doğrudan hukuki sonuca yönelik, tek yanlı irade açıklamasıyla aldığı ve re'sen icra olunabilen kararlardır.
Somut olayda ...'nin taşınır ve taşınmaz varlıkların satışına izin kararı, kamusal bir görevin ifası amacıyla, kamu gücü kullanılarak, tek taraflı olarak alınmış idari bir karar olup, uyuşmazlığın çözümünde TTK değil 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi ... tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler Fona verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulanacak olduğundan ...'ye karşı açılan eldeki dava adli yargının görev alanında değildir(Benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 28/09/2023 tarih ve 2023/1647 E., 2023/1493 K. sayılı kararı).
Sonuç itibariyle; ... Şirketi ile ... Şirketine ... 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin ...D. İş sayılı kararı kapsamında kayyım atandığı, şirketlerin mal varlığının idaresinin, ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.10.2016 tarihli ve...D. İş sayılı kararıyla kayyım olarak ...'ye devredildiği, ...'nin kamu kurumu olduğu, dava konusu şirketlere ait hisselerin satılmasına ilişkin kararın idari işlem niteliğinde olduğu, yasayla kurulan ve kamu tüzel kişiliğine sahip ...'nin tek taraflı kamu gücü kullanılarak tesis edilen satış işleminin ve diğer işlemlerin idari işlem niteliğinde olması nedeniyle bu işlemlerin iptaline yönelik incelemenin idari mahkemelerince yapılması gerektiği ve dolayısıyla bu işlemin iptali istemiyle açılan davada idare mahkemelerinin görevli olduğu, mahkememizin bu davada görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmamasından dolayı dava şartı yokluğundan davalı ... hakkında açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, bu kapsamda ... ile ...satış komisyonu başkanlığı tarafından düzenlenen satış kararının, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca tedbiren durdurulması yönündeki isteminin de görevsiz olan mahkememizce değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
6100 sayılı HMK'nın 114/1. b ve 115/2. maddeleri gereğince, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
-
Mahkememizce, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi nedeniyle, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60. TL karar ve ilam harcının, davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/07/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01