İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/264 E. 2024/563 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/264
2024/563
5 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/264
KARAR NO:2024/563
DAVA:Menfi Tespit ve İstirdat
DAVA TARİHİ:17/04/2024
KARAR TARİHİ:05/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit ve istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; öncelikli olarak haciz baskısı nedeniyle davalı ile müvekkili arasında 20.02.2024 tarihli protokol gereği düzenlenen ve henüz vadesi gelmemiş 20.02.2024 düzenleme tarihli, 20.04.2024 ödeme tarihli, borçluları ...(TCKN: ...), ... Şirketi(... VD: ...), lehtarı ise ... Şirketi olan, düzenlenme yeri ..., miktarı 750.000,00-TL 20.02.2024 düzenleme tarihli, 20.05.2024 ödeme tarihli, borçluları ...(TCKN: ...), ... Şirketi(... VD: ...), lehtarı ise ... Şirketi olan, düzenlenme yeri ..., miktarı 750.000,00-TL bedelli bonoların icraya konu edilmesinin önlenmesini, takibe koyulup müvekkilleri hakkında icra takibi başlatılması halinde yatırılan teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek başlatılacak bu icra takiplerinin durdurulmasını, haciz baskısı nedeniyle davalı ile müvekkili arasında 20.02.2024 tarihli protokol gereği düzenlenen, 20.02.2024 düzenleme tarihli, 20.04.2024 ödeme tarihli, borçluları ... (TCKN: ...), ... Şirketi(... VD: ...), lehtarı ise ... Şirketi olan, düzenlenme yeri ..., miktarı 750.000,00-TL 20.02.2024 düzenleme tarihli, 20.05.2024 ödeme tarihli, borçluları ... (TCKN: ...), ... Şirketi(... VD: ...), lehtarı ise ... Şirketi olan, düzenlenme yeri ..., miktarı 750.000,00-TL bedelli vadesi henüz gelmemiş bonolar nedeniyle müvekkilleri ... ve ... Şirketinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini ve takiplerin iptalini, müvekkili ...'ın protokolün düzenlendiği 20.02.2024 tarihinde alacaklı vekili Av. ... hesabına bu protokol uyarınca gönderdiği 500.000,00-TL ve yine söz konusu protokole göre düzenlenen 21.02.2024 vade tarihli bono için 250.000,00-TL, 20.03.2024 tarihli bono için 750.000,00-TL'yi olarak alacaklı vekili Av. ...'ün hesabına gönderdiği toplam 1.500.000,00-TL yönünden müvekkillerinin borcu olmadığının tespiti ile 1.500.000,00-TL'nin sebepsiz zenginleşme kaidesince ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini, haciz baskısı nedeniyle davalı ile müvekkilleri aralarında düzenlenen 20.02.2024 tarihli protokolün iptalini, ve takip konusu alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile: Taraflar arasında imzalanan protokolün, davacıların haciz baskısı altında oldukları iddiasının mesnetsiz olduğunu ortaya koymakta olduğunu, zira protokolde, davacıların borca katılan sıfatı ile hiçbir baskı altında kalmadan borç ödeme teklif ettikleri ve teklifin alacaklı vekili tarafından kabul edilmesine ilişkin maddenin yer aldığını, 20/02/2024 tarihli haciz tutanağında ve bizzat dava dilekçesinden ve ekinde sunulan diğer protokolden, davacıların borçlu ...'ın .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya borcunu 1.000.000,00-TL'ye anlaşarak ödedikleri, ...'ın bu hususu 20/02/2024 tarihli haciz sırasında beyan ederken hiçbir şekilde haciz baskısından söz etmediği, hatta dosyamız açısından da 50.100.000,00-TL'yi versem kabul etmezsiniz şeklinde beyanda bulunduğunun sabit olduğunu, davacıların, borçlunun borcunu üstlenerek indirimli şekilde ödemeyi bilinçli şekilde tercih ettiklerinin açık olduğunu, ayrıca kanun gereğince istihkak sorunu oluşacağı ve yedieminliği kabul ettiği takdirde malların üçüncü kişiye bırakılacağı ve muhafaza işleminin uygulanamayacağının kanunla sabit olduğunu, ayrıca protokolün karşılıklı mutabakat ile düzenlendiğini, davacıların iddiasının aksine, davacılar ile dosya borçlusu arasındaki organik bağ ve illiyet bağının sabit olduğunu, bu hususun, taraflar arasında düzenlenen protokol metnine de geçirildiğini, bu organik bağı ve borçları üstlenerek ödeme yapmanın başlıca nedenlerinden birinin de, davacı ve davacı şirket yetkilisi ile dosya borçlusunun kardeş olmaları olduğunu, müvekkilinin, gerçek ve muaccel bir alacaktan dolayı İİK'nın kendisine tanıdığı icra takibine başvurma ve müracaat haklarını kullanma yoluyla dosya alacağına istinaden para tahsil ettiğini, icra takibinden gerçekleştirilen tüm bu işlemlerin, kanunun alacaklıya tanıdığı müracaat hakları kullanılarak ve mahkemelerin verdiği kararlar doğrultusunda tamamen kanuna uygun şekilde yerine getirilmiş işlemler olduğunu, yapılan tahsilatın sebepten mücerret olmadığı ve müvekkilinin de bu tahsilat nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğinin açık olduğunu, tüm bu nedenlerle 20/02/2024 tarihli protokolün iptali talebine ve buna bağlı olarak ileri sürülen menfi tespit talebine ve istirdat talebine yönelik davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Eldeki dosya ilk olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi olmuş olup, mahkemenin 26/04/2024 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla; "HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine" karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin ... esas sırasına tezi olmuş ve yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
Dava, davalı ile davacı taraf arasında akdedilen protokol gereği düzenlenen ve vadesi gelmemiş bonolar nedeniyle davalı taraf borçlu olunmadığının tespiti ile aynı protokol gereği davalı şirkete gönderilen meblağlar nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğinden bahisle, bu bedellerin avans faizleri ile birlikte istirdatı istemlerine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, dosyaya sunulan ve celbedilen tüm deliller hep birlikte incelenmiştir.
Davacılar vekili 05/07/2024 havale tarihli dilekçesi ile, Mahkememiz dava dosyasından feragat ettiklerini, tarafların birbirinden vekalet ücreti, yargılama gideri, masraf ve sair talebi olmadığını, bu nedenle feragat nedeniyle karşı tarafa herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Usulüne uygun vekaletname sunan davacılar vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacı tarafın davasından feragat ettiği, davanın kamu düzenine ilişkin bir dava da olmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri gereğince, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri gereğince, davacılar tarafından açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60. TL karar ve ilam harcının, davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 51.232,50. TL'den mahsubu ile fazladan yatan 50.804,90. TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
-
Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'ya 3.800,00. TL ödeme yapılmasına karar verildiği ve ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından, 3.800,00. TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A. 13'e göre davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davalı tarafın beyanı dikkate alınarak, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01