SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/594 E. 2024/557 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/594

Karar No

2024/557

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/594

KARAR NO : 2024/557

DAVA : Maddi Tazminat

DAVA TARİHİ : 01/06/2016

KARAR TARİHİ : 04/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat ve birleşeni maddi-manevi tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin dünya genelinde elektrik malzemeleri üretim ve satımı alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bu sektörde önde gelen ve bilinen firmalardan olduğunu, müvekkili şirketin, davalılar ile ... Şirketinin hisselerinin satın alınması hususunda ön mutabakata vardığını ve bu hususta yapılan görüşmeler ve yazışmalar sonucunda 28/04/2014 tarihli süreç mektubunun müvekkili şirkete gönderildiğini, anılan süreç mektubunu müteakip müvekkili şirketin talimatıyla ... kayıtları üzerinde hukuki ve finansal inceleme yapıldığını, bu inceleme sonucunda davalılar tarafından temin edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde diğer tüm hususlara ek olarak, ...'in sahibi olduğu ve fiilen kullandığı "..." markası ve buna bağlı birçok marka ile ilgili markaların mülkiyeti dahil herhangi bir konuda sorun, kısıtlayıcı bir durum veya ihtilaf bulunmadığı, bu markaların sorunsuz bir şekilde kullanılabildiğinin anlaşıldığını, bu incelemenin neticesinde taraflar arasında 11/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesi uyarınca ...'in hisselerinin 138.379.702,00-USD(İlk alım fiyatı+4.097.367,00-USD(Kapanış tarihi fazlası) bedel karşılığında devralındığını, bu hisse alımı sonucunda müvekkili şirketin, ...'in tüm hisselerini elinde bulundurmakta olduğunu, söz konusu hisse alım sözleşmesi uyarınca davalıların, diğer birçok hususa ek olarak ...'in sahibi olduğu ve fiilen kullandığı "..." markası ve buna bağlı birçok marka ile ilgili markaların mülkiyeti dahil herhangi bir konuda sorun, kısıtlayıcı bir durum veya ihtilaf bulunmadığı, herhangi bir lisans sözleşmesinin var olmadığı, tüm bu markaların sorunsuz bir şekilde kullanılabildiğini taahhüt ettiklerini ve bundan doğacak zararları karşılamayı kabul ve taahhüt ettiklerini, davalıların tüm taahhütlerini teminat altına alabilmek amacıyla, davalılar tarafından müvekkili şirkete 01/12/2015 tarihli, 10.000.000,00-USD ve 01/12/2014 tarihli, 4.000.000,00-USD olmak üzere ... Bankası Anonim Şirketi tarafından düzenlenen teminat mektuplarının verildiğini, hisse alım sözleşmesindeki taahhütler dikkate alınarak, hisse alım sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından imzalandığını ve hisse alım bedelinin davalılara ödendiğini, söz konusu hisse alım sözleşmesi sonrasında, ...Şirketi tarafından ...'e gönderilen ... 14. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile ... ve ... arasındaki ... 49. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini ve bu marka ve aynı/benzer markaların kullanılmamasının ihtar edildiğini, daha sonra ... aleyhine, ... tarafından ...'in sahibi olduğu ... tescil numaralı ..., ...tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ...markalarının hükümsüzlüğü talebiyle ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, anılan davada ... tarafından, ...'e ... 49. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesi ile ... tescil numaralı ... markasının münhasıran kullanımına dair lisans verildiği, bu lisans sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek, buna bağlı olarak kötü niyetli yapıldığı iddia edilen marka tescillerinin hükümsüzlüğünün talep edilmekte olduğunu, bu davanın, davalılara bildirildiğini ve davalıların bu davaya ... yanında müdahil olduklarını, bu dava ile ... başta olmak üzere ...'in sahip olduğu tüm markalara sorunsuz, hiçbir kısıtlama ve ihtilaf olmadan sahip olduğunu taahhüt eden davalıların esasında ana marka olan ... markasının sahibi olmadığı, ...'ten marka lisans sözleşmesi çerçevesinde kullanım hakkı aldığının öğrenildiğini, ... ve ... arasında ... 49. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesi hisse alım sözleşmesinin davalılar tarafından hisse alım sözleşmesinin eki olan ifşa mektubu ve eklerinde ifşa edilmemiş olması ve davalıların bu marka lisans sözleşmesini gizlemesinin, hisse alım sözleşmesine açık aykırılık teşkil etmekte olduğunu ve sözleşme gereğince davalıların bunun neden olduğu zarardan sorumlu olduklarını, söz konusu marka lisans sözleşmesinin, hisse alım sözleşmesi uyarınca hem değeri, hem de dağıtım ile ilgili olması nedeniyle önemli sözleşmelerden olduklarını, ancak müvekkili şirkete ifşa edilmesi gerekirken edilmediğini, ayrıca aynı sözleşme uyarınca ...'in önemli sözleşme sayılabilecek sözleşmeler ile birlikte marka lisans sözleşmelerinin de olmadığının davalılar tarafından taahhüt edildiğini, ayrıca bu sözleşmenin aynı sözleşme uyarınca faaliyet konusunu gerçekleştirmesini sınırlandırabilecek bir sözleşme olduğunu ve böyle bir sözleşmeye taraf olunmadığının davalılarca taahhüt edildiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirkete verilen bilgilerin tam ve eksiksiz olması gerekirken ve ifşa edilmemiş önemli bilgi olmadığı taahhüt edilmişken, bu çok önemli konuda bilgi verilmediğini ve müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olunduğunu ve davalıların bu zarardan sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin, söz konusu marka lisans sözleşmesinden ve diğer markalara ilişkin muhtemel ihtilaftan haberdar olması durumunda, ödeyeceği hisse bedelinin bu kadar yüksek olmayacağını, müvekkili şirket ile davalılar arasında hisse bedeli belirlenirken, davalıların tüm taahhütleri ve ... tarafından kullanılan marka ve markaların dikkate alındığını, ...'in sahibi olduğu markaların mülkiyeti hususunda herhangi bir ihtilafı, sorunu ve kısıtlayıcı bir husus olmamasının, hisselerin yeni sahibi müvekkili şirket için çok önemli olduğunu, aksi takdirde, müvekkili şirketin hisselerini devraldığı şirketin, ürünlerinde kullandığı ve piyasada tanındığı markayı kullanamamasının söz konusu olacağını,... tarafından açılan davada bunun talep edilmekte olduğunu, ... tarafından açılan davadan önce ..., söz konusu markanın ... tarafından kullanılmaya devan edilmesi için hisse bedelinin yarısı, yani yaklaşık 70.000.000,00-USD talep edildiğini, bununla birlikte müvekkili şirketin, söz konusu dava nedeniyle harç, masraf ve vekalet ücretleri olmak üzere oldukça yüksek tutarda masraf yaptığını, bu masrafların, bugün itibariyle yaklaşık 51.953,20-USD olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin ve diğer her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla hisse bedeli farkı ve üçüncü kişi ... tarafından açılan dava için yapılan masrafların şimdilik 14.000.000,00-USD tutarındaki kısmının, devlet bankalarının söz konusu yabancı para cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları faiz oranından hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesi ile; sözleşmeye aykırılık dolayısıyla açılan tazminat davasının kabul edilebilmesi için davacının zarara uğramış olması ve müvekkillerinin kusursuzluğunu ispat edememiş olması gerektiğini, ancak ne davacının zarara uğradığını; ne de müvekkillerinin kusurlu bir fiilinin söz konusu olduğunu, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen ... esas sayılı davada karar verilmemiş olduğunu, bu nedenle söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının "..." markasının TPE nezdindeki malikinin ... olmaması sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığının, ... tarafından açılan davada verilecek mahkeme kararı kesinleşince ortaya çıkacağını, bu anlamda davacı tarafın mevsimsiz olarak dava açmış bulunduğunu, marka lisans sözleşmesinin ...tarafından feshedilmiş olmasının, ... açısından bir zarar doğurmamakta olduğunu, çünkü ...'in zaten marka lisans sözleşmesine konu olan "..." sözcük markası üzerinde gerçek hak sahipliğinin olduğunu ve bu markayı kullanmak için esasen bir lisans sözleşmesine ihtiyacının bulunmadığını, piyasaya sunulan malların hiçbirinin üzerinde tek başına marka lisans sözleşmesine konu olduğu haliyle "..." markasının bulunmamakta olduğunu, aksine piyasadaki tüm ürünlerin "...", "...", "..." veya "..." gibi ...'e ait olan tescilli markalarla piyasaya arz edilmekte olduğunu, "..." kapsamında sunulan belgelerden de 2013 yılında ... tarafından elde edilen satış hasılatının %79,1'inin anılan dört adet markadan elde edildiğinin görülebilmekte olduğunu, dolayısıyla "..." markasının zaten yalnız başına kullanılmamakta olduğunu, şirket açısından önem arz eden kullanımların, zaten ... adına tescilli olan diğer markalar olduğunu, kaldı ki kullanılacak olsa bile ...'in buna yetkili olduğunu, davacı tarafından, "..." markasının ...'e ait olduğunu ...tarafından 08/01/2015 tarihinde çekilen ihtarname ile öğrendiği iddiasının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, "..." markasının TPE nezdindeki malikinin ... olduğunun, davacıya "..." kapsamında bildirildiğini, bu hususun davacıya sağlanan belgelerde açıkça görülmekte olduğunu, hisse alım sözleşmesinin akdedilmesinden önce ... Şirketi tarafından davacı şirketin başkan yardımcısı ...'e gönderilen 28/04/2014 tarihli yazıda davacıya, ...'in finansal, vergisel, hukuki ve operasyonel durumuna ilişkin ayrıntılı evrakların bulunduğu sanal veri odasına 02/05/2014 tarihinden 20/06/2014 tarihine kadar toplam 50 gün erişme ve inceleme yapma imkanının tanındığını, hatta 11/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesinde anılan sürenin 05/05/2014 tarihinden 31/07/2014 tarihine kadar toplam 87 gün olarak uygulanmış olduğunun belirtildiğini, davacı şirket için bu kadar önemli ve değerli olduğu belirtilen "..." markasının 87 günlük "..." sürecinde durumunun kontrol edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına, ticari dikkat ve basirete uygun olmadığını, davacı vekilinin beyanlarında da şirket tarafından kullanılan markaların durumunun, "..." yetkisi kapsamında incelendiğinin açıkça ifade edildiğini, dava dışı ... tarafından dürüstlük kuralına aykırı olarak açılan dava dolayısıyla hiçbir kusuru bulunmayan müvekkillerinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hisse alım sözleşmesi kapsamına, alıcı davacının alım tercihini etkileyen, ... bakımından yükümlülük getiren veya kısıtlayıcı durum doğuran sözleşmelerin girdiğini, oysa marka lisans sözleşmesinin alıcının alım tercihlerini etkilemediğini ve ...'e herhangi bir yükümlülük getirmediğini, "..." markasının TPE nezdinde malikinin ... olduğunun davacıya "..." kapsamında sunulan belgelerde zaten bildirildiğini, 04/10/2001 tarihli marka lisans sözleşmesi ile ...'in, sahibi olduğu bir marka üzerinde başka bir kişiye münhasır olarak lisans hakkı vermediğini, tam tersine ...'in, anılan sözleşme ile "..." markası üzerinde münhasır lisans hakkı elde ettiğini, davacının bizzat kendisinin önemli olarak görmediği bir hususu, önemli sözleşmeler kapsamına sokarak bir talepte bulunmasının çelişkili bir davranış olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, hisse alım sözleşmesinin önemli sözleşmelere ilişkin düzenlenmesinin, bir bildirimin mükerrer yapılmasını gerektiren bir hüküm olmadığını, davacının hisse alım sözleşmesini imzalamasının, markanın TPE nezdidne ...'e ait olmasından doğan tüm hüküm ve sonuçları kabul ettiği anlamına gelmekte olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davanın açılmasının çelişkili bir davranış olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket ile müvekkilleri arasında ... Şirketi'nin hisselerinin devrine ilişkin olarak 11/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesi yapıldığını ve müvekkillerinin, ... hisselerini davalı şirkete devrettiğini, sözleşme kapsamında müvekkilleri tarafından 01/12/2016 tarihine kadar geçerli olan 10.000.000,00-USD tutarındaki teminat mektubu ile 01/06/2016 tarihine kadar geçerli 4.000.000,00-USD tutarındaki teminat mektuplarını davalı şirkete teslim ettiğini, bu teminat mektuplarının, sözleşme hükmüne göre sadece kabul edilen bir tazminat yükümlülüğünden kaynaklanan tazminat taleplerini temin etmek amacıyla sunulduğunu, ayrıca davalının uğradığı zararın, teminat mektuplarının süresi içerisinde; yani hisse alım sözleşmesinin yapılmasından itibaren 18 ay ve 2 yıllık süre içerisinde gerçekleşmiş olmasının gerekmekte olduğunu, teminat mektuplarının süresinin dolmasından sonra gerçekleşecek zararlar bakımından müvekkillerinin teminat mektubu sunma yükümlülüğünün bulunmadığını, dava dışı ... ile hisseleri devredilen ... arasında 2001/181105 tescil numaralı "..." markası üzerinde ...'e inhisari kullanım hakkı sağlayan, ... 49. Noterliğince düzenlenmiş ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesi bulunmakta olduğunu, 11/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesi imzalandıktan sonra, dava dışı ... tarafından, ...'e ... 14. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı yazısı ile marka lisans sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini,...'in fesih bildiriminde bulunduktan sonra, ... aleyhine, bu şirket adına tescilli esas unsuru "..." olan ..., ..., ..., ...ve ...tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talepli dava açtığını, davanın ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, ...tarafından kötü niyetle ikame edilen bu davanın akabinde davalı şirket tarafından hisse alım sözleşmesinin ihlal edildiği gerekçesiyle tazminat davası açıldığını, bu davanın ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, söz konusu dosya kapsamında karşı tarafın, müvekkillerinin "..." markasının ... adına tescilli olduğunu gizleyerek hisse alım sözleşmesindeki yükümlülüklerini ihlal ettiklerini iddia ettiğini, bu hususun gizlenmemesi durumunda ise fiilen ödenen bedelin, "..." markasının ...'e ait olmaması dikkate alınarak hesaplanacağını ve yeni bedel arasındaki farkın ödenmesini talep ettiğini, oysa ki müvekkillerinin hisse alım sözleşmesine aykırı davranışlarının bulunmamakta olduğunu, "..." markasının ... adına tescilli olduğunun, hisse alım sözleşmesi imzalanmasından evvel davalı tarafa bildirildiğini, bu sebeple doğacak zararların müvekkillerine izafe edilmesinin mümkün bulunmadığını, davalı tarafın, müvekkillerinin yükümlülüklerine aykırı davranışları ile illiyet bağı içerisinde olan bir zarara uğramış olmadıklarını, ancak davalı tarafın, zarara uğramış gibi şeklen bir adli işlem başlattığını ve kötü niyetle başlattığı bu adli işleme dayanarak müvekkillerinden teminat mektuplarının hisse alım sözleşmesi gereğince yenilenmesini istediğini, davalıya teminat mektuplarının yenilenmesinin şartlarının oluşmadığı bildirilmiş ise de, 10.000.000,00-USD tutarındaki teminat mektubunun davalı tarafından irat kaydedildiğini, müvekkillerinin, "..." markasının TPE nezdindeki malikinin ... olduğunun, davalıya "..." kapsamında bildirildiğini, davalının bizzat kendisinin önemli olarak görmediği bir hususu, önemli sözleşmeler kapsamına sokarak bir talepte bulunmasının çelişkili bir davranış olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, hisse alım sözleşmesinin önemli sözleşmelere ilişkin düzenlenmesinin, bir bildirimin mükerrer yapılmasını gerektiren bir hüküm olmadığını, davalının hisse alım sözleşmesini imzalamasının, markanın TPE nezdidne...'e ait olmasından doğan tüm hüküm ve sonuçları kabul ettiği anlamına gelmekte olduğunu, ...'in finansal, vergisel, hukuki ve operasyonel durumuna ilişkin ayrıntılı evrakların bulunduğu sanal veri odasına 02/05/2014 tarihinden 20/06/2014 tarihine kadar toplam 50 gün erişme ve inceleme yapma imkanının tanındığını, hatta 11/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesinde anılan sürenin 05/05/2014 tarihinden 31/07/2014 tarihine kadar toplam 87 gün olarak uygulanmış olduğunun belirtildiğini, davalı şirket için bu kadar önemli ve değerli olduğu belirtilen "..." markasının 87 günlük "..." sürecinde durumunun kontrol edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hisse alım bedelinin yanı sıra, sözleşme kapsamında davalıya verilen teminat mektuplarının kapsayacağı risk ve zararların da yine davalıya "..." sürecinde sunulan bilgiler ışığında belirlendiğini, davalının öne sürdüğü zarar iddiaları dayanaklarının, hisse alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından öngörülen ve kabul edilen risklere dayandığını, teminat mektuplarının kapsamına ise, ancak davalı şirket tarafından öngörülemeyen ve kabul edilmeyen zarar risklerinin girdiğini, 1985 yılında müvekkillerinden ...'ün de katılımı ile "..." markasının tescil edildiğini, 1996 yılında ... ile ... tarafından benzer unvanlı ... ile ... kurulduğunu, daha sonra gerçekleştirilen hisse devirleri ile ...'ten ...'ün, ...'ten ise ...'ün ayrıldığını, ancak söz konusu hisse devrinden sonra da "...." markasının, ... tarafından kullanılmaya devam ettiğini, bu şirketlerin kurulmasından sonra da devamlı markaların birbirleri arasında değiştirildiğini ve aynı kullanımlara devam edildiğini, bahsi geçen lisans sözleşmesinin de bu ilişkilerin devamı olduğunu, ilk önce ...'in markayı ...'e devrettiğini ve marka üzerinde aynı gün inhisari lisans aldığını, hatta bu sözleşme ile ...'in, "..." markasının kullanım hakkını bile devrettiğini ve kendisinde yalnızca çıplak mülkiyet kaldığını, ...'in, 2001 yılından sonra unvanını değiştirmediği gibi, "..." ibaresinin markasal kullanımına da devam ettiğini, davalı tarafın verilen banka teminat mektubunu paraya çevirmesi ile müvekkillerinin ticari itibarının zedelendiğini, kredi ve güven opsiyonlarına zarar geldiğini ve ileriye yönelik olarak da ciddi manevi zarara uğramalarına neden olduğunu, davalı şirketin Fransa merkezli bir şirket olduğunu, dolayısıyla şirketin mal varlığının da Fransa'da olduğunu, Türkiye'de devraldıkları ... haricinde herhangi bir mal varlıklarının bulunmamakta olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında yapılan hisse alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafa verilen 10.000.000,00-USD tutarlı ve ... referans numaralı banka teminat mektubunun sözleşmeye aykırı şekilde paraya çevrilerek irat olarak kaydedilmesi nedeniyle, müvekkillerinin uğradığı 10.000.000,00-USD zararın, teminat mektubunun irat kaydedildiği 01/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; müvekkillerinin, vade başı 28/10/2016 brüt faiz oranı %2,90 vade sonu 02/12/2016 olan vadeli hesabın, 01/12/2016 tarihinde vadesinden önce bozulması nedeniyle uğradığı net 22.286,30-USD tutarlı faiz kaybının 01/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline; müvekkillerinin yüklendiği dış kaynaklı kredi ödemesi için 110.510,00-TL ile 37.131,36-TL ve 1.943,76-TL cezalı KKDF ödemesi, damga vergisi, komisyon ücreti gibi tüm masraf ve munzam zararlar için toplam 149.585,12-TL'nin hesaplanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline; ticari itibarı ve saygınlığı zedelenen müvekkillerinin uğradığı manevi zararın tazmini maksadıyla her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00-TL'den toplam 100.000,00-TL'nin, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul merkez mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, dolayısıyla davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, müvekkili şirketin dünya genelinde elektrik malzemeleri üretim ve satımı alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bu sektörde önde gelen ve bilinen firmalardan olduğunu, müvekkili şirketin, davacılar ile ... Şirketi'nin hisselerinin satın alınması hususunda ön mutabakata vardığını ve bu hususta yapılan görüşmeler ve yazışmalar sonucunda 28/04/2014 tarihli süreç mektubunun müvekkili şirkete gönderildiğini, anılan süreç mektubunu müteakip müvekkili şirketin talimatıyla ... kayıtları üzerinde hukuki ve finansal inceleme yapıldığını, bu inceleme sonucunda davacılar tarafından temin edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde diğer tüm hususlara ek olarak, ...'in sahibi olduğu ve fiilen kullandığı "...." markası ve buna bağlı birçok marka ile ilgili markaların mülkiyeti dahil herhangi bir konuda sorun, kısıtlayıcı bir durum veya ihtilaf bulunmadığı, bu markaların sorunsuz bir şekilde kullanılabildiğinin anlaşıldığını, bu incelemenin neticesinde taraflar arasında 11/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesi uyarınca ...'in hisselerininin 138.379.702,00-USD(İlk alım fiyatı+4.097.367,00-USD(Kapanış tarihi fazlası) bedel karşılığında devralındığını, bu hisse alımı sonucunda müvekkili şirketin, ...'in tüm hisselerini elinde bulundurmakta olduğunu, söz konusu hisse alım sözleşmesi uyarınca davacıların, diğer birçok hususa ek olarak ...'in sahibi olduğu ve fiilen kullandığı "..." markası ve buna bağlı birçok marka ile ilgili markaların mülkiyeti dahil herhangi bir konuda sorun, kısıtlayıcı bir durum veya ihtilaf bulunmadığı, herhangi bir lisans sözleşmesinin var olmadığı, tüm bu markaların sorunsuz bir şekilde kullanılabildiğini taahhüt ettiklerini ve bundan doğacak zararları karşılamayı kabul ve taahhüt ettiklerini, davacıların tüm taahhütlerini teminat altına alabilmek amacıyla, davacılar tarafından müvekkili şirkete 01/12/2015 tarihli, 10.000.000,00-USD ve 01/12/2014 tarihli, 4.000.000,00-USD olmak üzere ...Bankası Anonim Şirketi tarafından düzenlenen teminat mektuplarının verildiğini, hisse alım sözleşmesindeki taahhütler dikkate alınarak, hisse alım sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından imzalandığını ve hisse alım bedelinin davacılara ödendiğini, söz konusu hisse alım sözleşmesi sonrasında, ... Şirketi tarafından ...'e gönderilen ... 14. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile ... ve ... arasındaki ... 49. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini ve bu marka ve aynı/benzer markaların kullanılmamasının ihtar edildiğini, daha sonra ... aleyhine, ... tarafından ...'in sahibi olduğu... tescil numaralı..., ... tescil numaralı ...,... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ... markalarının hükümsüzlüğü talebiyle ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, anılan davada ... tarafından, ...'e ... 49. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesi ile ... tescil numaralı ... markasının münhasıran kullanımına dair lisans verildiği, bu lisans sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek, buna bağlı olarak kötü niyetli yapıldığı iddia edilen marka tescillerinin hükümsüzlüğünün talep edilmekte olduğunu, bu davanın, davacılara bildirildiğini ve davacıların bu davaya ... yanında müdahil olduklarını, bu dava ile ... başta olmak üzere ...'in sahip olduğu tüm markalara sorunsuz, hiçbir kısıtlama ve ihtilaf olmadan sahip olduğunu taahhüt eden davacıların esasında ana marka olan ... markasının sahibi olmadığı, ...'ten marka lisans sözleşmesi çerçevesinde kullanım hakkı aldığının öğrenildiğini, müvekkili şirketin, hisse alım bedeli belirlenirken ve hisse alım sözleşmesini davacıların markalar ile ilgili herhangi bir sorun olmadığı yönündeki hisse alım sözleşmesinde de açık bir şekilde yazılı olarak yer alan taahhütlerini dikkate aldığını ve davacıların bu beyanlarına güvendiğini, bununla birlikte ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası nedeniyle müvekkili şirketin, avukat tayin etmek ve masraf yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin, davacıların sorumlu oldukları en az 14.000.000,00-USD olan söz konusu zararlarının tazmini talebiyle ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, hisse alım sözleşmesinde muhatapların, hisse alım sözleşmesi kapsamında kendilerinden talep edilen zararla ilgili adli ya da tahkim işlemleri sırasında sona erecek olan teminat mektuplarının, adli ya da tahkim işlemleri kesinleşene kadar 1 yıl süreyle alınacak ilave banka teminat mektuplarının temin edileceğini kabul ettiklerini, sözleşmede ilave teminat mektubunun, teminat mektuplarının sona ermesinden 5 iş günü önce usulüne uygun olarak düzenlenmediği veya yenilenmediği takdirde, müvekkili şirketin talep edilen zararlarını teminat mektuplarıyla karşılamak için uygun tutardaki teminat mektubunu derhal irat kaydetme hakkına sahip olduğunun düzenlendiğini, davacılardan ...'ün, müvekkili tarafından keşide edilen ihtarname üzerine ... 10. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname cevabı ile davadan haberdar olmadığına yönelik sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerine aykırı ve ayrıca asılsız beyanlarda bulunduğunu, söz konusu ihtarname cevabına karşılık olarak müvekkili şirket tarafından ... 11. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacılardan ...'e, sözleşme uyarınca üstlendiği yükümlülüğün tekrar hatırlatıldığını, ihtarnamede verilen sürede ilave teminat mektubunun düzenlenerek teslim edilmediğinin bildirildiğini, dava dilekçesi ve eklerinin kendisine henüz iletilmemiş olmasının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmemesi için bir gerekçe olamayacağı ve ayrıca istediği takdirde dava bilgileri kendisi ile paylaşıldığından, davadan haberdar olabileceği ve hatta 02/06/2016 tarihinde vekili tarafından dosyaya vekalet sunulduğu ve dosyadan suret alındığı, bu itibarla davadan da haberdar olduğunun izah edildiğini, müvekkili şirketin teminat mektubunu irat kaydetme hakkına sahip olduğunun belirtildiğini ve 10.000.000,00-USD tutarlı teminat mektubunun yerine ilave teminat mektubu verilmesinin ihtar edildiğini, davacılardan ...'ün, ... 10. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname cevabı ile 4.000.000,00-USD tutarlı teminat mektubunun süresinin dolduğunu, bu nedenle yeni teminat mektubu verilemeyeceğini, söz konusu talebin teminat mektubunun süresi dolmadan önce yapılması gerektiğini belirterek, ilave teminat mektuplarını temin etmeyi reddettiğini, bu ihtarname cevabından, davacı ...'ün, teminat mektuplarının devam eden yargılamadaki talepleri teminat altına alma amacının dahi farkında olmadıklarını veya bunu sözleşmeye aykırı eylemlerine bir dayanak bulma gayesiyle görmezden geldiklerini ortaya koyduğunu, davacılara, ... 11. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davacıların 4.000.000,00-USD tutarındaki teminat mektubu yerine ilave teminat mektubu düzenleyerek teslim etmemesi nedeniyle müvekkil şirketin süresi 01/12/216 tarihinde sonra erecek teminat mektubunu irat kaydetme hakkının doğmuş olduğu toplam 14.000.000,00-USD tutarındaki ilave teminat mektubunun temin edilmesi, aksi takdirde süresi 01/12/2016 tarihinde sona erecek 10.000.000,00-USD tutarlı teminat mektubunun irat kaydedileceğinin ihtar edildiğini, davacıların verilen sürede ilave teminat mektuplarını temin etmedikleri gibi, ... 40. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname cevabıyla haksız gerekçelerle süresi dolmuş olan 4.000.000,00-USD tutarlı teminat mektubu yerine ilave teminat mektubu temin etmediğini ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin zararının, davacıların kendilerine ait olmayan bir markayı kendilerininmiş gibi göstererek, sahip olduğu markalar ile ilgili herhangi bir sözleşme olmadığını beyan etmeleri neticesinde müvekkili şirketin, bu denli yüksek bir hisse bedeli ödemesi ve bu markalar nedeniyle açılan davada yapılan ve halen artarak devam eden yargılama masrafları ve vekalet ücretlerinin doğduğunu, müvekkili şirketin alacak ve tazminat taleplerine ilişkin yargılama devam etmesine rağmen, davacılar tarafından müvekkili şirketin teminatsız bırakıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin 10.000.000,00-USD tutarlı teminat mektubunu irat kaydetmesinde müvekkiline yüklenebilecek bir kusur veya sorumluluğun bulunmadığını, burada tek kusuru olan tarafın davacılar olduğunu, müvekkili şirketin ise baştan beri iyi niyetli hareket ettiği ve son çare olarak sözleşmede düzenlenen hakkını kullandığının açık olduğunu, davacılar tarafından bulunmadığı beyan ve taahhüt edilen sözleşmelerin daha sonra ortaya çıkmış olduklarının sabit olduğunu, davacıların bu sözleşmeleri ifşa etmediklerini, ifşa ettiklerini de ispat edemediklerini, davacıların sadece...çalışması sırasında temin ettiklerini iddia ettikleri bir tabloda "..." "..." olarak belirtilen marka sahiplik bilgilerinden hareket ederek, müvekkili şirketin söz konusu markanın ...'e ait olduğunu bilerek şirketin hisselerini aldığını iddia etmekte olduklarını, bu iddianın asılsız olduğunu, müvekkil şirketin söz konusu markanın başka bir şirkete ait olduğu hususunda bir bilgisinin olmadığını, bu hususun müvekkili şirket tarafından bilgi talep edilmesine rağmen gizlendiğini, sözleşmede aksinin açık bir şekilde beyan ve taahhüt edildiğini, davacı tarafın teminat verdiği bir tutar ile ilgili, hesaplarında söz konusu tutarı bulundurmakla yükümlü olduklarını, eğer hesaplarında bu tutarı bulundurmayıp vadeli hesaba aktarmışlar ise, bundan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağını, ayrıca davacıların yüklendiklerini iddia ettikleri KKDF ödemesi ve cezalı ödemelerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, iddia edilen zarar kalemleri ile sözleşme uyarınca teminatı irat kaydetme durumu arasında illiyet bağı bulunmamakta olduğunu, davacıların herhangi bir manevi zarara uğramalarının mümkün olmadığını, esas itibariyle davacıların, müvekkili şirkete zarar verdiklerini ve sözleşmeye aykırı davranarak müvekkili şirketi mağdur ettiklerini, bu durumun, davacıların suni bir mağduriyet yaratma çabasında olduklarının göstergesi olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı/birleşen davada davalı vekili, birleşen dosya kapsamına sunmuş oldukları cevap dilekçesinin ıslahına ilişkin 11/11/2020 tarihli dilekçesi ile; önceki beyanlarına ek olarak, birleşen dava yönünden sözleşmenin davalı/karşı davacılar tarafından ihlal edildiği ve teminat mektuplarının haklı bir biçimde irat kaydedildiği hususları bakımından ıslah yoluyla ilave iddia ve açıklamalarını yapma gereklerinin doğduğunu, taraflar arasındaki 14/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesi uyarınca birleşen davada davacıların, müvekkili şirket ile rekabet etmeme yükümlülüğünü üstlendiklerini, kendilerinin ya da sözleşmede orta düzey aile ferdi olarak tanınan bir hısımlarının vasıtasıyla müvekkili şirket ile rekabet içinde olmayacağını taahhüt etmiş bulunmakta olduklarını, ancak birleşen davada davacıların yakın hısımları ...'ün kardeşi olan ...'ün, çoğunluk pay sahibi ve tek yöneticisi olduğu ...'in, sözleşmenin imzalanmasının hemen sardından müvekkili şirkete şantajda bulunarak en kadim "..." markasının asıl olarak kendisi adına tescilli olduğundan bahisle, müvekkili şirkete şantajda bulunarak müvekkili şirketten 70.000.000,00-USD tutarında talepte bulunduğunu, taleplerinin müvekkili şirket tarafından itibar görmediğini, bunun üzerine sözleşmeye konu olan ... ile arasında bulunan ve birleşen davada davacıların sözleşme aşamasında gizlemiş bulundukları 2001 tarihli marka devir sözleşmesini feshettiği beyanında bulunduğunu, ...'in fesih beyanında açık bir şekilde, ...'in hisselerinin devri ve ... şirketinde hiçbir yakın akraba kalmaması nedeniyle bu fesih bildiriminin yapıldığını ifade etmiş bulunmakta olduğunu, bu sürecin sonrasında aralarında ciddi bir uyuşmazlığın vuku bulduğunu, ...'in, müvekkili şirket ve ...'in faaliyet alanına giren konularda müvekkili şirket ve ... ile doğrudan rekabet içinde bulunduğunu, ilaveten müvekkili şirketin, "..." ve türev markalarını kullanmaması için bir taraftan ... adına kayıtlı markalar aleyhine hükümsüzlük davaları tesis ettiğini, diğer taraftan ise "..." ibaresiyle kendi adına birçok marka tescili başvurusu yaptığını, tüm bu hususların, birleşen davada davalıların, kardeşleri tarafından idare edilen ... ile danışıklı dövüş durumunda olduğunu göstermekte olduğunu, ...'in, yıllarca süren hisse devir sürecinden bir anda sözleşmenin imzalanması ile haberdar olmasının mümkün olamayacağı gibi, birleşen davada davacıların da bu süreçten ...'i haberdar etmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, birleşen davada davacılardan ...'ün, ... kurucu ve yönetici olarak faaliyet göstermiş olduğu gözetildiğinde, ... ile karşı taraf arasında müvekkili şirket aleyhinde bir işbirliğinin bulunduğunun da ortada olduğunu, öte yandan birleşen dosyada davacıların sözleşmedeki taahhüdünün, aynı zamanda kendi hısımları yönünden üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olduğunu, gelinen noktada ise birleşen davada davacıların hısımla rekabet etme bir yana, müvekkili şirkete ciddi şekilde şantaj yapmakta olduklarını, sözleşme uyarınca birleşen davada davacıların, rekabet yasağını ihlal etmeleri durumunda 10.000.000,00-USD tutarında ceza koşulu ödemek zorunda olduklarını, sözleşmede bu ceza koşulunun kusura bağlı olmadığının açık bir şekilde hükme bağlandığını, birleşen dosyada davacılar tarafından verilen teminat mektubunun, öncelikli olarak bu rekabet yasağının ihlali neticesinde haklı olarak irat kaydedilmiş bulunmakta olduğunu, birleşen davada davacıların ilave teminat mektubu verme yükümlülüklerini ihlal ettiklerini, ilave teminat mektubu verilmemesi yoluyla teminat mektubunun irat kaydına ilişkin şartın oluştuğunu, sözleşme hükümlerinin birleşen davada davacıların saklama eylemleri nedeniyle açıkça ihlal edilmiş olduğunu, bu açıdan da teminat mektuplarının irat kaydına ilişkin koşulların oluştuğunu, ayrıca birleşen davada davacıların, "..." markasının devri sözleşmesine, önemli sözleşmeler listesinde yer vermediğini, bu yaşanan sürecin, bahse konu sözleşmenin belki de ...'in taraf olduğu en önemli sözleşme olduğunu ortaya koyduğunu, salt bu sözleşmeden kaynaklı ve "..." markası temelli ... ile ... arasında ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin..., ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ..., ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ..., ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... ve ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarında 5 farklı davanın vuku bulduğunu, bahse konu sözleşme ihlali sonucunda müvekkili şirketin zararının doğduğu ve halihazırda ilave zararlar yönünden tehlikede olduğunun ortada olduğunu, teminat mektubu tutarlarının ceza koşulu bedeli niteliğinde olduğunu, açıklanan hususlar değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin herhangi bir şekilde teminat mektuplarını haksız biçimde irat kaydettiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını belirterek, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dava dosyası öncelikle ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sırasına tevzi edilmiş olup, Mahkemenin 12/04/2018 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla, mahkemeleri dosyası ile mahkememiz dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle mahkemeleri dosyasının, mahkememizin 2016/594 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve her iki davanın yargılamasına mahkememizce devam olunmuştur.

Asıl dava, taraflar arasında akdedilen hisse alım sözleşmesi kapsamında asıl davada davalılar tarafından gizlendiği öne sürülen, hisseleri alınan ... Şirketi ile ... Şirketi arasında akdedilmiş olan marka lisans sözleşmesinin feshi ve bu markaların hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin dava açılması nedeniyle, hisse bedeli farkı ve dava dosyası kapsamında yapılan masraflara ilişkin zararın tazmini; birleşen dava ise, aynı sözleşme gereğince birleşen davada davacılar tarafından verilen teminat mektubunun, hisse alım sözleşmesi kapsamında birleşen davada davalı tarafından öngörülen ve kabul edilen risklere dayanan zarar iddialarına istinaden haksız olarak paraya çevrildiğinden bahisle, teminat mektubu bedelinin, hesabın vadesinden önce bozulmasına dayalı zararın, yüklenilen dış kaynaklı kredi ödemelerine ilişkin masraf ile munzam zararın ve manevi zararın tazmini talebine ilişkin bulunmaktadır.

Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 11/08/2014 tarihli ...'in hisselerine ilişkin hisse alım sözleşmesi ve yeminli tercümesi, 28/04/2014 tarihli süreç mektubu, ... ile ... arasında akdedilen ... 49. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesi, Pragma programı yazışmaları, ... sanal veri odası kayıtları, marka listeleri, ... markasının kullanımına ilişkin kayıtlar ile bu markaya ilişkin Türk Standartları Enstitüsü ve Türk Patent Enstitüsü kayıt ve kararları, teminat mektubunun tazminine ilişkin banka yazışmaları, kayıtları ile dekontlar, vadenin bozulmasına ilişkin banka yazısı, e-mail yazışmaları, ... genel ürün katalogları ile fiyat listeleri, ... 14. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı marka lisans sözleşmesinin feshine dair ihtarname, ... 11. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse alım sözleşmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin ihtarnamesi ile ... 10. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, ... 10. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ve ... 11. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnameye karşı cevabi ihtarnamesi, ... 11. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse alım sözleşmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin ihtarnamesi ile ... 40. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, ihtarnamelerin tebliğ mazbataları, ...'in ticaret sicili kayıtları, davacı/birleşen dosyada davalı şirketin Türkiye şubesinin ticaret sicili kayıtları, ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, ... 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, hukuki mütalaâ vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir ve SPK uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden, davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle rapor ve ek rapor, yeminli mali müşavir, SPK uzmanı, marka patent uzmanı öğretim üyesi, elektrik mühendisliği öğretim üyesi ve şirketler hukuku öğretim üyesi bilirkişilerden rapor, yeminli mali müşavir, elektrik mühendisliği öğretim üyesi, işletme öğretim üyesi, ticaret hukuku öğretim üyesi ve ticaret, borçlar ve kooperatif hukuku öğretim üyesi marka ve patent konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor temin edilmiştir.

... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı ... Şirketi tarafından, 18/03/2015 tarihinde davalı ... Şirketi aleyhine, ..., ..., ..., ..., ..., ... markalarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin dava açıldığı, davalı yanında ...'ün feri müdahil olarak yer aldığı, davalı tarafça, cevap ve karşı dava dilekçesi ile ..., ...ve ... markalarının hükümsüzlüğünün tespiti ve tazminat talepli dava açıldığı, Mahkemenin 08/05/2018 tarihli, ...esas ve ...karar sayılı kararıyla asıl ve karşı davanın reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 30/06/2022 tarihli, ... esas ve...karar sayılı kararıyla istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2024 tarihli, ... esas ve ...karar sayılı kararıyla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 30/06/2022 tarihli, ... esas ve ...karar sayılı kararının onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; taraflar arasında düzenlenen ... Şirketi'nin hisselerinin devrine ilişkin 11/08/2014 tarihli hisse alım sözleşmesi ile ... hisselerinin ... şirketine devredilmesine, hisse alım/satım sözleşmesinden önce, taraflar arasında "..." aşamasının gerçekleşmesine, davalı/birleşen dosyada davacılar tarafından takribi 87 günlük inceleme süresi içinde davacı/birleşen dosyada davalı şirketin incelemesine sunulan CD içindeki "..." bilgilerinin yer aldığı, hukuk klasörü altında "3.5.2 Onaylı Yerli Markalar" başlıklı listenin 13. satırında "..." markasının sahibi olarak "..." yazmakta olmasına, bu durumun açık ve net olarak görünmesine, davacı/birleşen dosyada davalı şirketin incelemesine sunulmuş olan toplam 55 adet marka listesindeki toplam 44 adet markanın marka sahibi olarak ... Şirketi'nin yer almasına, aynı marka listesinde dava konusu marka dışında, marka sahibi başkaları olan başka markaların da bulunmasına, listede marka sahibi ... olan 3 adet(Sıra ...), ... olan 3 adet (Sıra ...), ... olan 1 adet(sıra 8), Günpa olan 1 adet (sıra 49) markaların yer almasına, hisse alım/satım sözleşmesi öncesi markaların önemli olduğu dikkate alındığında, davalı/birleşen dosyada davacılar tarafından davacı/birleşen dosyada davalı incelemesine sunulmuş olan bilgi/belgenin doğruluğunu teyit etme imkânı olup, bu hususta davacı/birleşen dosyada davalı tarafından eksik inceleme veya denetim yapılmış olmasının, davalı/birleşen dosyada davacılara sorumluluk atfedilmesini gerektirmemesine, davalı/birleşen dosyada davacılar tarafından "..." markası ile ilgili marka sahipliği ve ilgili marka lisans sözleşmesinin,

davacı/birleşen dosyada davalıya ayrıca bildirilmiş olmamasına rağmen, marka hak sahipliğinin dava dışı ...'e ait olduğunun belgelerde açıkça yer almasına, bu kapsamda ... sürecinde davacı/birleşen dosyada davalının bu durumu bilecek durumda olmasına, bu konuya dair ek bilgi/belge talep etme hakkı/imkanı olduğu halde buna ilişkin bir talebinin olmamasına, marka sicilinin aleni olduğu gözetildiğinde, esas itibariyle davalı/birleşen dosyada davacıların sözleşmeye aykırı davranışından veya kusurundan söz edilemeyeceğinin açık olmasına, davacı/birleşen dosyada davalı şirketin, marka sahibi devralınan ... olan marka listesindeki ...sıralarda “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” şeklinde ... esas unsurlu başkaca markaların sahibi olduğu ve bu markaları kullanmasına bir engel bulunmadığının açık olmasına, dava dışı ...Şirketi tarafından, 18/03/2015 tarihinde ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile, davalı ... Şirketi aleyhine, ..., ..., ..., ... ...., ... ve ... markalarının hükümsüzlüğünün tespiti talebiyle açılan dava sonucunda, Mahkemenin 08/05/2018 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararıyla asıl ve karşı davanın reddine karar verilmesine, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2022 tarihli, ... esas ve ...karar sayılı kararıyla istinaf taleplerinin reddine karar verilmesine ve verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2024 tarihli, ...esas ve ... karar sayılı kararıyla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 30/06/2022 tarihli, ...esas ve ... karar sayılı kararının onanmasına karar verilerek, Mahkemece verilen kararın kesinleşmiş olmasına, Mahkeme kararı dikkate alındığında, "..." markasının asıl davada davacı, birleşen davada davalı şirketin mülkiyetinde olduğunun tespit edilmesine, bu anlamda davacı/birleşen dosyada davalı tarafın "..." markasını kullanamamaktan kaynaklı bir hak kaybının/zararının söz konusu olmamasına, dava konusu ... sayılı markaya ilişkin lisans sözleşmesinin feshinin şirket değerini olumsuz etkilediğine dair delile rastlanmamasına, asıl davada davacı tarafın uğramış olduğu bir zararın bulunmaması ve ...ul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası nedeniyle yapıldığı belirtilen masrafların, söz konusu dosya kapsamında değerlendirilmesi gerekmesi de dikkate alındığında, dava dosyası kapsamında yapılan masraflara ilişkin zararın tazmini talebinin yerinde olmamasına, asıl davadaki davacı taleplerinin yerinde olmaması ve birleşen dosya kapsamına sunulan 11/11/2020 tarihli cevap dilekçesinin ıslahına ilişkin dilekçe kapsamında yapılan değerlendirmeye göre, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyası kapsamında verilen kararın gerekçesi de dikkate alındığında, ... ve... şirketlerinin kurucuları ... ve Ahmet Gün tarafından ... ve ... markalarının birlikte yaratılmış olmasına, markaların yine taraf şirketler kurularak şirketlere devredilmesine, ... markasının ... şirketi tarafından, ... markasının ise ... şirketi tarafından fiilen kullanılmasına ve ticaret unvanı olarak seçilmesine, 1996 yılından itibaren ticaret unvanı ve marka olarak kullanılmalarına, taraflarca fiilen ayrı ayrı kullanılan ... ve ... marka tescillerinin 2001 yılına kadar marka sahipliğinin ... şirketinde toplanmış olmasına, bu tarihten sonra markaların marka sahipliğinin devir ile ... şirketine geçmesine, ancak yapılan inhisarı süresiz lisans sözleşmesi ile yine kullanımın tamamen ... şirketine bırakılmış olmasına, bu nedenle ... markasının ... şirketi tarafından, ... markasının ise .... şirketi tarafından kullanımına devam edilmesine, 2007 yılından sonra tarafların farklı sınıfları da kapsama alarak başka markalar da tescil ettirmeye başlamalarına, ... şirketi tarafından ... kaynak unsurlu markaların, ... tarafından da ... kaynak unsurlu markaların tescil ettirilmesine, bu durumun da hem tarafların marka paylaşımına devam ettikleri hem de birbirlerinin tescillerinden haberdar olduklarını göstermesine, dolayısıyla tescillerin kötü niyetle yaptırıldığından bahsedilmeyecek olmasına, zira karşı tarafın kullanıma ve tescile onayının olduğu varsayımı ile hareket edildiği, ayrıca devir ve aynı tarihte yapılan lisans sözleşmesinin tarafların fiili durumu korumaya yönelik iradelerini göstermesine, bu nedenle taraf şirket kurucularının 1991 yılında yaptıkları ortak marka kullanım sözleşmesinin 2015 yılına kadar devam etmesine, bu tarihe kadar taraflar arasında hiçbir hukuki ihtilafın yaşanmamasına, tarafların bu kadar uzun süre ihtilaf yaşamayarak markaların birlikte kullanmalarına, piyasada aynı tüketici gurubuna hitap etmelerine ve kardeş şirketler olarak anılmalarına, tarafların bu kanının oluşmasına sessiz kalarak izin vermelerine, davalı/birleşen dosyada davacılardan ... ile dava dışı....’ün kardeş olmasından başka teminat mektubunun paraya çevrilmesi işlemi tarihinde aralarında organik bağı gösteren başkaca somut bir delilin dosya kapsamında bulunmamasına, sözleşmede öngörülen rekabet yasağının dolaylı şekilde ihlal edildiğinin birleşen dosya davalısı tarafından ispat edilememesine, bu anlamda öngörülen cezai şartın uygulanma koşullarının ve teminat mektubunun irat kaydı için sözleşmede öngörülen koşulların oluşmadığının açık olmasına, bu alamda davacı/birleşen dosyada davalı ... tarafından 10.000.000,00-USD bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesinin haksız olmasına, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin haksız olması nedeniyle, birleşen dosyadaki, teminat mektubu bedeli ile, hesabın vadesinden önce bozulmasına dayalı zararın, yüklenilen dış kaynaklı kredi ödemelerine ilişkin masraf ile munzam zararın tazmini talebinin yerinde olmasına göre, asıl davada davacı tarafça açılan davanın reddine, birleşen davada davacı tarafça, teminat mektubu bedeli ile, hesabın vadesinden önce bozulmasına dayalı zararın, yüklenilen dış kaynaklı kredi ödemelerine ilişkin masraf ile munzam zararın tahsili talebiyle açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Birleşen davada, davacılar tarafından ayrıca, teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini talebinde bulunulmuşsa da, dava konusunun niteliği, tarafların şirket ve şirket ortakları oluşu, davacılar tarafından, teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle ne şekilde bir manevi zarara uğranıldığının ispat edilememesi hususları dikkate alınarak, birleşen davadaki manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Asıl davada, davacı tarafça davalılar hakkında açılan davanın ayrı ayrı REDDİNE,

1/a-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, asıl davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 707.978,51-TL'den mahsubu ile fazladan yatan 707.559,91‬‬-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl davada davacı tarafa iadesine,

1/b-Asıl davada davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 13/4 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, asıl davada davacıdan alınarak asıl davada davalı taraflara verilmesine,

  1. Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında, davacılar tarafından davalı hakkında açılan davanın KABULÜ ile, 10.022.286,30. USD (on milyon yirmiiki bin ikiyüzseksenaltı USD otuz CENT) alacağın 01/12/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 149.585,12. TL alacağın dava tarihi 15/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,

2/a-Harçlar Kanunu gereğince birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında maddi talepli dava yönünden alınması gerekli 2.399.618,71-TL karar ve ilam harcından, birleşen davada davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 605.018,43-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.794.600,28‬-TL harcın birleşen davada davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına; birleşen davada davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 605.018,43-TL harcın, birleşen davada davalı taraftan alınarak birleşen davada davacı taraflara verilmesine,

2/b-Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında maddi talepli davada davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 655.283,67-TL vekâlet ücretinin, birleşen davada davalıdan alınarak birleşen davada davacı taraflara verilmesine,

2/1-Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında, davacılar tarafından davalı hakkında manevi tazminat talebiyle açılan davanın REDDİNE,

2/1/a-Harçlar Kanunu gereğince birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında manevi tazminat talepli dava yönünden alınması gerekli (5x427,60-TL) 2.138,00-TL karar ve ilam harcının, birleşen davada davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

2/1/b-Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında manevi tazminat talepli davada davalı taraf, davacı ... tarafından açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 10/3 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, birleşen davada davacı ...'den alınarak alınarak birleşen davada davalı tarafa verilmesine,

2/1/c-Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında manevi tazminat talepli davada davalı taraf, davacı ... tarafından açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 10/3 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, birleşen davada davacı ...'den alınarak alınarak birleşen davada davalı tarafa verilmesine,

2/1/d-Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında manevi tazminat talepli davada davalı taraf, davacı ... tarafından açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 10/3 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, birleşen davada davacı ...'den alınarak alınarak birleşen davada davalı tarafa verilmesine,

2/1/e-Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında manevi tazminat talepli davada davalı taraf, davacı ... tarafından açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 10/3 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, birleşen davada davacı ...'den alınarak alınarak birleşen davada davalı tarafa verilmesine,

2/1/f-Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında manevi tazminat talepli davada davalı taraf, davacı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi tarafından açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 10/3 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, birleşen davada davacı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nden alınarak alınarak birleşen davada davalı tarafa verilmesine,

  1. Asıl ve birleşen davada, davalı/birleşen dosyada davacılar tarafından yapılan 29,20. TL başvurma harcı ve 194,5‬. TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 223,7‬0. TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davanın toplam miktarının kabul. ret oranına göre hesap edilen 223,40. TL'sinin davacı/birleşen dosyada davalıdan alınarak davalı/birleşen dosyada davacılara verilmesine; kalan kısmın davalı/birleşen dosyada davacılar üzerinde bırakılmasına,

  2. Asıl ve birleşen davada, davacı/birleşen dosyada davalı tarafından yapılan 29,20. TL başvurma harcı, 26.500,00. TL bilirkişi ücreti ve 565,8‬0. TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 27.095‬,00. TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davanın toplam miktarının kabul. ret oranına göre hesap edilen 35,29. TL'sinin davalı/birleşen dosyada davacılardan alınarak davacı/birleşen dosyada davalı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı/birleşen dosyada davalı üzerinde bırakılmasına,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024

Başkan ...

e-imzalıdır .

Üye ...

e-imzalıdır .

Üye ...

e-imzalıdır .

Katip ...

e-imzalıdır .

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulreddineMaddihükümistinafTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim