SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/807 E. 2024/554 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/807

Karar No

2024/554

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/137 Esas

KARAR NO :2024/573

DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

DAVA TARİHİ:01/03/2024

KARAR TARİHİ:09/07/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

D A V A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... A.Ş. arasında Kredi Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, ancak borçlu tarafından sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinden borçluya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borçları ödemeyen borçlulara karşı .... İcra Müdürlüğünün ... E.

Sayılı dosyadan takip açıldığını, davalı müteselsil kefiller ... ve... söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davalının borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazları yerinde olmamakla birlikte, Sayın Mahkemenizce iptali gerekmekte olduğunu, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E.Sayılı dosyasından açılmış takibe ilişkin itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin devamına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

S A V U N M A /

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Borçlar Kanununun 598/3 maddesi; "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar." hükmünü haiz olduğunu, o halde 18/06/2010 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı taleplerin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü süreden sonra talep edildiği açık olduğundan davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı yanca .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden 18/06/2010 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibi başlatılmışsa da aynı kredi sözleşmesine istinaden davacı yanca daha evvelden icra takibi başlatıldığını ve rehinli araç satılarak borç tahsil edildiğini, davacı yanca dosyaya sunulan hesap özetinde asıl borçlu dava dışı ... Denizcilik tarafından bir kısım ödemenin bizzat bankaya yapıldığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan takip vasıtasıyla rehinli aracın satılarak kalan borcun tahsil edildiği açık olduğunu, davacı yanca açılan haksız ve kötüniyetli davanın reddine, açıkça kötüniyetli takip başlatan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

G E R E K Ç E /

Dava; Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı banka tarafından davalılara karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları celp edilmiştir.

Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı banka tarafından davalılara karşı 33.246,00 TL diğer faiz, 5.687,62 TL masraf olmak üzere 38.933,62 TL toplam alacak üzerinden 04/08/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'e çıkartılan tebligatın iade geldiği, davalı borçlu ...'e 19/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu ...'in 25/08/2021 tarihinde itiraz ettiği, davalı borçlu ...'in 23/08/2021 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, icra dosyası içerisinde itiraz dilekçelerinin davacı alacaklı tarafa tebliğine dair bir belgenin olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilince, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali hususunda 15.02.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, tarafların anlaşamaması üzerine 27.02.2024 tarihli son oturum tutanağının imzalandığı, arabuluculuk sürecinin 12 gün sürdüğü anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından 01/03/2024 tarihinde sunulan dava dilekçesi ile, dava konu icra takibine davalı borçluların yaptığı itirazların haksız olduğu belirtilerek işbu itirazın iptali davası açılmıştır.

Davalılar vekilince, davaya cevap dilekçesi sunulmuş, hak düşürücü süreye itiraz edildiği, zamanaşımı def'inde bulunulduğu belirtilerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Öncelikli olarak dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapmak gerekmiştir.

İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra takibine yapılan itiraz tarihleri, itiraz dilekçelerinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmemiş olması, arabuluculukta geçen süre, dava tarihi dikkate alındığında davanın bir yıllık yasal sürede açıldığı değerlendirilmiştir.

Davalı taraf, takibin 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra başlatıldığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamına alınan takip dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinden, sözleşmenin davacı ... A.Ş ile dava dışı ... A.Ş Arasında 18.06.2010 tarihinde imzalandığı, davalılar... ve ...'in ise aynı tarihte sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmaktadır. Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 581-603 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu sözleşme TBK'nın 581. maddesinde “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Yani kefalet sözleşmesi, teminat alacaklısına borçlunun malvarlığı yanında teminat verenin kişisel malvarlığına başvurmaya yönelik bir alacak hakkı tanıyan kişisel teminatlardan biridir. Bu sözleşmede taraflar, asıl borç ilişkisinden doğan borcun alacaklısı ile kefil arasında meydana gelir. Yani asıl borçlu bu sözleşmenin tarafı değildir. 6098 sayılı TBK'nın Kefalet Sözleşmesi ana başlıklı 598. maddesinin 3. fıkrası; "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar." şeklinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm emredici nitelikte bir hükümdür. Yani kefilin sorumluluk süresi sözleşme ile on yıldan daha fazla olarak belirlenememekle birlikte; böyle bir sözleşme, kesin hükümsüz olmayacaktır. Bu tarz sözleşmelerde sadece on seneyi aşan kısım hükümsüz kalacaktır. Bu hükmün uygulama alanı incelendiğinde, ilgili hüküm; hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, sadece gerçek kişi kefil hakkında uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca belirlenen azami sürenin dolmasıyla birlikte kefilin sorumluluğunun ortadan kalkması, bütün kefalet türleri bakımından söz konusu olur. On yıllık azami geçerlilik süresinin işlemeye başladığı an ise; kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andır. Yani sözleşmenin hükümlerini doğurmaya başladığı an bu on yıllık süre de işlemeye başlar. Bu durum 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Hakkında Kanun’un “hak düşürücü sürenin TBK’da ilk defa öngörülmüş olmasını” düzenleyen maddelerinden hangisinin uygulanacağı sorunsalı açısından önem taşımaktadır. İlgili yürürlük kanunu ise her iki durumda ya doğrudan yürürlük kanunun 5. maddesinin uygulanması yoluyla ya da 6. maddesi gereği kıyasen 5. maddesinin uygulanması yoluyla aynı sonucu işaret etmektedir. Fakat her halükarda bu süre kanunda düzenlendiği şekliyle on yıllık azami sürenin dolmasıyla birlikte kendiliğinden ortadan kalkacak bir hak olması sebebiyle bir zamanaşımı süresi değildir ve dolayısıyla bu sürenin kesilmesi ya da durması söz konusu olmayacaktır. Bu hüküm çerçevesinde inceleme yapıldığında, borca dayanak genel kredi sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde yapılmış olması, davalı kefillerin sözleşmeyi aynı tarihte imzalamış olması, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının 04/08/2021 tarihinde başlatılmış olması dikkate alındığında icra takibinin 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı tarafça açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı Tarafça Davalılara Karşı Açılan Davanın Hak Düşürücü Süre Yönünden REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 427,60. TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 664,89. TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 237,29‬. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,

  5. Davalı taraflar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00. TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00. TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  7. Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

  8. Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024

Katip ...

 e-imzalıdır

Hakim ...

 e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulistinafTARİHİ01/03/2024

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim