İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/696 E. 2024/493 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/696
2024/493
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/696
KARAR NO :2024/493
DAVA:Alacak ve Maddi-Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ:04/08/2017
KARAR TARİHİ:06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak ve maddi-manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirketin 08/12/2014 tarihinde “Güneş Enerjili Elektrik Santralinin Yapımına İlişkin Mühendislik, Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi” imzaladıklarını, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından temin edilmesi gereken ... kabul belgesinin alındığını ve sözleşme konusu yapımı planlanan güneş enerjisi santralinin tüm projelerinin tamamlandığını, sözleşmenin 4.1. maddesi uyarınca güneş enerjisi santralinin üzerine inşa edileceği yapı arazisinin müvekkili şirkete teslim edilmesi gerekmekte ise de, davalı şirket tarafından bütün sözlü ve yazılı uyarılara rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, sözleşmenin sonuca ulaşmasının engellendiğini, 17/03/2017 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflarına teslim edilmesi gereken yapı arazisinin tesliminin davalı şirketten istendiğini, ancak yine de bir sonuca ulaşılamadığını, davalı şirketin, eylemi ile sözleşmenin 4.1. maddesinde düzenlenen yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiğini, bu nedenle emek ve para harcanarak tüm projeleri tamamlanan, ... kabul belgeleri temin edilen güneş enerjisi santrali inşasının müvekkili şirket tarafından tamamlanamadığını, müvekkili şirketin, sözleşme uyarınca yapımı planlanan santralin davalı şirket tarafından üçüncü bir kişiye bitirtilerek hayata geçirildiğini öğrendiğini ve dava konusu imzalanan sözleşmenin konusunun artık imkansız hale geldiğini, müvekkili şirket tarafından temin edilen ... izinleri ve hazırlanan projeler kullanılarak güneş enerjisi santralin üçüncü bir şirkete tamamlatıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılması planlanan güneş enerjisi santralinin projelerinin tümüyle tamamlandığını, söz konusu projelerin hazırlanması ve tamamlanması için müvekkili şirket tarafından oldukça fazla iş gücü ve para harcandığını, know-how kullanılarak projenin yaratıldığını, hazırlanması oldukça güç olan benzer güneş enerjisi santrali projelerinin piyasada 180.000,00-EUR fiyat ile satılmakta olduğunu, davalı şirketin söz konusu santralden her yıl oldukça fazla gelir elde etmekte olduğunu, hazırlanan projeler ve temin edilen kabul belgesinin müvekkili şirket tarafından başka bir yerde kullanılmasına imkan bulunmadığı için, imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından iyi niyet ile tamamlanan tüm işlerin ve davalı şirketin güneş enerjisi santralinden elde ettiği kazancın bilirkişi marifeti ile incelenmesi ve piyasa değerinin tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle belirsiz alacak taleplerinin bulunduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle sözleşmenin konusunun imkansız hale geldiğini ve müvekkili şirketin, bu sözleşme uyarınca elde etmeyi planladığı kazancından kusursuz olarak mahrum kaldığını, yine bilirkişi marifetiyle sözleşme uyarınca müvekkilinin elde edeceği kârın hesaplanması ve maddi tazminat olarak taraflarına ödenmesi taleplerinin bulunduğunu, müvekkili şirketin, aynı zamanda hem oldukça fazla emek ve mesai harcayarak hazırladığı projeyi kullanamadığını, hem de dava konusu sözleşme sebebiyle elde etmeyi planladığı oldukça büyük bir gelirden de mahrum olduğunu, ekonomik olarak kötü duruma gelen müvekkili şirketin piyasadaki itibarının sarsıldığını, oldukça fazla çalışarak ayakta kalmayı zorlanarak başardığını, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin de bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak ve alacak miktarlarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğu anda arttırmak kaydı ile şimdilik güneş enerjisi santrali proje bedeline karşılık 1.000,00-EUR'un dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsili ile taraflarına verilmesini; mahrum kalınan kazanç için 1.000,00-EUR'un dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsili ile davalı şirketten alınarak taraflarına verilmesini; 10.000,00-EUR manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günüdeki kur üzerinden tahsili ile davalı şirketten alınarak taraflarına verilmesini talep etmiş, 01/11/2019 tarihinde harcı tamamlanan 26/08/2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile, talebini, alacak miktarı yönünden 25.624,83-TL'ye, tazminat talebini 105.938,00-EURO'ya yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili firma ile davacı firma arasında 08/12/2014 tarihinde güneş enerjili elektrik santrali yapımına ilişkin mühendislik, tedarik ve inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedeli olarak 940.000,00-EUR+KDV belirlendiğini, müvekkili şirketin, belirlenen işin değerinin yüksek olmasından bahisle ... ... ... Şubesine başvurarak sadece taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen işe özgü olan bir kredi talep ettiğini, başvurulan kredinin sadece bu işlere has bir kredi olduğunu, banka dışında davaya konu sözleşmenin iki tarafına da yükümlülükler yükleyen bir kredi olduğunu, müvekkili firmanın, banka yetkilileri ile yaptığı görüşmeler sonucunda, kredinin hazırlandığı ve sözleşme yapılan, yani davacı firmanın yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin olduğuna dair bir maili müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin ise bu maili yine ilgili bankayı da ilgi tutarak davacı firmanın hem genel müdürü ve hem de hissedarı olan ...'ın mailine yönlendirdiğini, yönlendirilen mail sonrasında davacı firma tarafından hiçbir işlem yapılmadığını, söz konusu mail ekindeki tebliğ şartlarından, kullandırılan kredinin bloke çözümü ... firması, yani davacı firmadan gelecek teminat mektubu karşılığında yapılabileceğinin net bir şekilde belirtildiğinin görüldüğünü, ancak davacının teminat mektubunu ilgili bankaya sunmadığını, davacı firmanın da onaylanan kredinin hesabına aktarılması için, kendisinden teminat mektubu isteneceğini bildiği halde teminatı yatırmayarak sözleşmenin yürürlüğünü engellediğini, yapılan sözleşmede, davacı firmanın müvekkili firmaya teminat mektubu verileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, lakin davacı firmanın bu teminat mektubunu tedarik ederek müvekkili şirkete veremediğini, davacı tarafça kendileri tarafından ... izinlerinin alındığı söylenmekte ise de, aksine, ... belgelerinin müvekkili şirket tarafından takip edilip tamamlandığını, tüm yapılan işlere yönelik ücretlerin müvekkili şirket tarafından yatırıldığını, yine davacı firma tarafından hazırlandığı iddia edilen projelerin müvekkili şirkete hiçbir zaman verilmediğini, bu yönüyle müvekkili şirketin bu projeleri kullanarak işi başkasına yaptırdığı ve bitirdiği hususunun gerçeklikten uzak olduğunu, davacı firma tarafından meslek ahlakına uygun davranılmadığını, müvekkili şirket nezdinde akılda şüphe uyandıracak, güvensizliği doğuran birtakım eylemler içerisine giriştiğini, genel müdür pozisyonunda olan ...'ın hem şirket adına işlem yapmaya ve hem de şirketi temsile yetkili olduğunu, yaptığı birtakım işlemlerle üstü kapalı sözleşmeyi sonlandırdığını, müvekkili şirket yetkilisiyle irtibata geçerek, kendi genel müdürü olduğu firmanın işlerinin kötü olduğunu, teminatı veremeyeceğini bildirdiğini, bunun üzerine ...'ın müvekkili şirketi gayri resmi ortağı olduğu ... İli'nde bulunan ... Enerji İmalat İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi isimli bir firmaya yönlendirerek işin bu firmaya yaptırılması hususunda müvekkili şirket yetkilisine mail attığını, yaşanılan olaylar üzerine müvekkili şirket yetkilisinin, durumu davacı firmanın ana hissedarlarından olan ...'e ilettiğini, bu durum üzerine ...'in görüşmek üzere ...'a müvekkili şirket yetkilisi...'in yanına geldiğini, yapılan görüşmede bu hususa benzer birtakım olayların olduğunu, genel müdürle ilgili işlem yapılacağını, hatta bu hususta şikayette bulunulacağının söylendiğini, davacı tarafın, kendi kusurları ve davranışlarını görmezden gelerek bu davayı açtığını, tüm bu nedenlerle fazlaya dair dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili 25/12/2019 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı dilekçesi ile; davaya konu sözleşmeyi davacı firma adına imzalayan ...'ın bu sözleşmeyi imza etmeye yetkisi bulunmamakta olduğunu, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ...'ın sözleşme imzalamaya yetkisi bulunmadığının anlaşılacağını, davacı şirkette çift imza koşulu geçerli olup, ...'ın bir yetkisi bulunmadığını, müvekkil firmanın ...'ın yetkisiz olduğunu sözleşme kurulduktan sonra öğrendiğini, ...'ın davacıyı temsil yetkisinin bulunmaması üzerine davacının teminat vermekten de kaçınması eklendiğinde davacı şirketin bu sözleşme ile kendini bağlı saymadığı düşüncesiyle sözleşme şartlarına devam etmekten kaçınmış ve başka bir firmaya yeni baştan yaptırmak zorunda kalmış olduklarını, bu iddialarını doğrular şekilde davacı firmanın, ...'la ilgili olarak başkaca sözleşmeleri de yetkisiz imzalaması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş, hatta müvekkili şirket yetkilisinin de bu sebeple tanık olarak ifadesinin alınmış olduğunu, davacı firmanın aynı bölgede başkaca sözleşmeler de imzalamış ve devamında aynı tür davalar açma yoluna gitmiş olduğunu, hatta bu hususta aynı şekilde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava açılmış olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi başkasına yaptırmasının nedenlerinden birinin, davacı firmanın gerekli teminatı temin etmemesi olduğunu, bu durumun, müvekkilinin sözleşmeden kaçınmasını ve haklı sebebini ortaya koymakta olduğunu, sözleşme bedeli olarak 940.000 Euro+KDV belirlenmiş olduğunu, müvekkili şirketin, belirlenen işin değerinin yüksek olmasından bahisle ... ... ... Şubesi'ne başvurarak sadece taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen işe özgü olan bir kredi talep ettiğini, başvurulan kredinin sadece bu işlere has bir kredi olup; banka dışında, davaya konu sözleşmenin iki tarafına da yükümlülükler yükleyen bir kredi olduğunu, müvekkili firmanın, banka yetkilileri ile yaptığı görüşmeler sonucunda kredinin hazırlandığı ve sözleşme yapılan yani davacı firmanın yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin olduğuna dair bir maili müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin ise bu maili yine ilgili bankayı da ilgi tutarak davacı firmanın hem genel müdürü hem de hissedarı olduğu düşünülen ...'ın mailine yönlendirmiş olduğunu, yönlendirilen mail sonrasında davacı firma tarafından hiç bir işlem yapılmamış olduğunu, söz konusu mail ekindeki tebliğ şartlarından görüleceği üzere kullandırılan kredinin bloke çözümü ... firması yani davacı firmadan gelecek teminat mektubu karşılığında yapılabileceğinin net bir şekilde belirtilmiş olduğunu, ancak davacının teminat mektubunu ilgili bankaya sunmamış olduğunu, davacının, davaya konu iş kolunda uzun yıllardır faaliyet gösteren bir firma olduğunu, bir çok kez bu tarz işler yapmış olduğunu, yapılan bu işlerin maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle firmaların krediye başvurduğunu, kredi onaylandıktan sonra ilgili bankanın işi yapacak firmanın yani davacı firmanın hesabına kredi aktarmak için teminat mektubu isteyeceğini gayet iyi bilmekte olduğunu, sözleşmeye konu işin de aynı bu şekilde yapılmakta olduğunu, davacı firmanın, onaylanan kredinin hesabına aktarılması için kendisinden teminat mektubu isteneceğini bildiği halde teminatı yatırmayarak sözleşmenin yürürlüğünü engellediğini ve sözleşmenin geçersiz olduğunu bir nevi ortaya koymuş olduğunu, bu yönüyle davacı firmanın sözleşmenin devamını sağlayacak işlemlerden kaçınmış olduğunu, sözleşmenin 7.3 maddesinde teminat mektubuna değinilmiş olduğunu, belirtildiği üzere bu teminat mektubunun hiç bir zaman verilmemiş olduğunu, davacı tarafça ... izinlerinin kendileri tarafından alındığı belirtilmişse de, ... belgelerinin müvekkili şirket tarafından takip edilip tamamlanmış olduğunu, davacı firmanın hiç bir işlem yapmamış olduğunu, yapılan bütün işlere yönelik ücretlerin müvekkili tarafından yatırılmış olduğunu, davacı firmanın, hazırlandığı iddia edilen projeleri müvekkiline hiçbir zaman vermemiş olduğunu, bu yönüyle müvekkili şirketin bu projeleri kullanarak işi başkasında yaptırdığı ve bitirdiği iddiasının gerçekten uzak olduğunu, müvekkiline hiç verilmeyen projenin kullanılmasının mümkün olmadığını, davacı firmanın yükümlülüklerinin belirlendiği sözleşmenin 2.8 nolu maddesinde, sözleşmenin devamı süresinde yapılacak işlerde uyması gereken birtakım hususları kabul ettiğini, bu hükümde işin devamında meslek ahlakına uygun davranılmaması durumunda zararlardan sorumluluğun belirtilmiş olduğunu, davacı firmanın, meslek ahlakına uygun davranmamış olduğunu, müvekkili nezdinde akılda şüphe uyandıracak, güvensizliği doğuran bir takım eylemler içerisine girmiş olduğunu, sözleşmenin imza kısmında ismi belirtilen ...'ın yetkili olmadığını gizleyerek yaptığı bir takım işlemlerle üstü kapalı olarak sözleşmeyi sonlandırmış olduğunu, ...'ın müvekkili şirket yetkilisiyle irtibata geçerek kendi genel müdürü olduğu firmanın işlerinin kötü olduğunu, teminatı veremeyeceğini müvekkili şirket yetkilisine bildirdiğini, bunun üzerine ...'ın, müvekkilini gayri resmi ortağı olduğu ... ilinde bulunan ... ENERJİ İMALAT İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş. isimli bir firmaya yönlendirerek işin bu firmaya yaptırılması hususunda yönlendirmeye çalışmış olduğunu, yaşanılan olaylar üzerine müvekkili şirket yetkilisinin durumu davacı firmanın ana hissedarlarından olan ...'e ilettiğini, bu durum üzerine ...'in görüşmek üzere ... iline müvekkili şirket yetkilisi...'in yanına gelmiş olduğunu, yapılan görüşmede bu hususa benzer birtakım olayların olduğunu, genel müdürle ilgili işlem yapılacağını hatta bu hususta şikayette bulunulacağını söylemiş olduğunu, davacının, sözleşmenin Gizlilik başlıklı 13. maddesini ihlal ettiğini, müvekkili firmanın bilgileri ve çalışmasının dava dışı ... adlı firmayla paylaşılarak bu kural ihlal edildiğini, bu durumun bile başlı başına sözleşmenin devam etmesine engel teşkil etmiş olduğunu, davacı tarafın, kendi kusurları ve davranışlarını görmezden gelerek bu davayı açmış olduğunu belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen mühendislik, tedarik ve inşaat sözleşmesinin, davacı tarafça tüm projeler tamamlanmasına rağmen davalı tarafça imkansız hale getirildiğinden bahisle, proje içim yapılan çalışmalardan kaynaklı alacak, mahrum kalınan kâra dayalı maddi tazminat ve ekonomik kötüleşme nedeniyle sarsılan itibara dayalı manevi tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Eldeki dava dosyası öncelikle 860,71-TL peşin harç ikmal edilmek suretiyle 1.000,00-EUR alacak, 1.000,00-EUR maddi tazminat ve 10.000,00-EUR manevi tazminat olmak üzere toplam 12.000,00-EUR'un 04/08/2017 tarihindeki efektif satış karşılığı 50.400,00-TL harca esas değer üzerinden ikame edilmiş ve mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış olup, bilirkişi raporu ile alacak kaleminin 25.624,83-TL ve maddi tazminat kaleminin ise 105.938,00-EUR olarak tespit edilmesi neticesinde, 105.938,00-EUR'dan başlangıçta talep edilen 1.000,00-EUR düşüldüğünde tamamlanacak olan tutar 104.938,00-EUR'un 23/08/2019 tarihindeki efektif satış değeri üzerinden 669.504,44-TL olması ve neticeten dava değerinin 741.329,27-TL'ye ulaşması nedeniyle mahkememizin 23/09/2019 tarihli celsesinde; "Davacı vekiline bilirkişi raporundaki değerler üzerinden harci tamamlaması için harçlar kanunun 30md uyarınca önümüzdeki celseye kadar süre verilmesine verilen sürede harç tamamlanmadığı taktirde HMK 150 md uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağını ihtarına" karar verilmiş, davacı vekili tarafından 01/11/2019 tarihinde 10.940,00-TL tamamlama harcının ikmal edilmesi üzerine mahkememizin 04/11/2019 tarihli celsesinde, dosyanın heyete tevdiine karar verilmesi üzerine yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunmuştur.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 08/12/2014 tarihli güneş enerjili elektrik santralinin yapımına ilişkin mühendislik, tedarik ve inşaat sözleşmesi ile ekleri, teknik içerik listesi, telafi çizelgesi, sözleşme kapsamında davacı tarafından hazırlanan proje, .... Noterliğinin 17/03/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 13/11/2015 tarihli ... kabul belgesi, e-mail yazışmaları, faturalar, dekontlar, genel kredi sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları,...Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/86 talimat sayılı dosyası aracılığıyla davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle mali müşavir bilirkişi marifetiyle rapor ve aynı mahkemenin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla ek rapor, mahkememiz dosyası kapsamında mali müşavir, elektrik mühendisi ve elektrik mühendisliği öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve ek rapor; 3 kişilik heyete bir mali müşavir ve bir özel hukuk uzmanı bilirkişi dahil edilmek suretiyle 2. ek rapor ve heyetteki hukukçu bilirkişi değiştirilerek 3. ek rapor ve 4. ek rapor temin edilmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/86 talimat sayılı dosyası aracılığıyla davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/08/2018 tarihli rapor ile; davalı şirketin yer teslimi yapmayarak, tesisi başka bir firmaya yaptırdığı, davalı şirketin 2016 yılında güneş enerjisi santralinin inşaatını yaptığı, güneş enerjisi gelirinin bulunmadığı, 2017 yılında kasım ve aralık ayında toplam iki adet ... Elektrik Anonim Şirketine satış faturası tanzim ettiği, bu iki faturanın toplamının 136.103,15-TL'nin güneş enerjisi santralinden gelir ettiği tespit edilmiş; aynı mahkemenin ... talimat sayılı dosyasında aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 02/01/2019 havale tarihli ek rapor ile; 2018 yılında ... Elektrik Anonim Şirketine ocak ayından kasım ayına kadar güneş enerjisi geliri olarak satış faturası tanzim edildiği, faturaların toplamı olan 1.023.297,12-TL gelir elde ettiği tespit edilmiştir.
Mahkememiz dosyası kapsamında mali müşavir ..., elektrik mühendisi ... ve ... elektrik mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. ... tarfından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 19/07/2019 tarihli rapor ile; davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini kusurlu olarak yerine getirdiğine veya bu yönde davalı tarafından ihtarda bulunulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, buna karşılık davalının, santralin kurulumu için yapı arazisini davacıya tahsis etmeyi taahhüt ettiği, ancak dosya içerisinde yapı arazisinin davacı firmaya tahsisine dair bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, 10/08/2018 tarihli talimat kök bilirkişi raporunda da davalı şirketin yer teslimi yapmayarak başka bir firmaya tesisi yaptırdığının tespit edildiği, sözleşme kapsamında davacı firmaya tarafından yapılan KDV dahil 25.624,83-TL tutarındaki masrafın tazmini yönündeki davacı taleplerinin yerinde olduğu, sözleşmenin tamamlanamaması nedeniyle davacı firmanın 105.938,00-EUR tutarındaki kârdan mahrum kaldığı tespit edilmiş; aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/06/2020 tarihli ek rapor ile görüş değişmemiş; mevcut bilirkişi heyetine mali müşavir ... ve özel hukuk öğretim üyesi Prof. Dr. ...'un da dahil edilmesi ile oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01/06/2022 tarihli 2. ek rapor ile; kök ve 1. ek rapordaki görüşün değişmediği, emsal nitelikteki proje dikkate alınarak yapılan hesaplamanın mahkememizce kabulü halinde 105.938,00-EUR kârdan mahrum kalındığı; ancak mahkemece teşvik belgesine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi durumunda davacı firmanın 69.471,96-EUR kârdan mahrum kaldığı tespit edilmiş; özel hukuk öğretim üyesi görevden alınıp, yerine Prof. Dr. ...'in görevlendirilmesi ile oluşan heyet tarafından düzenlenen 30/10/2023 tarihli 3. ek rapor ile; kök ve ek raporlar ile tespit edildiği üzere davaya konu sözleşme kapsamında davacı firma tarafından 25.624,83-TL tutarında masraf yapıldığı, emsal nitelikteki proje dikkate alınarak davacı firmanın 105.938,00-EUR kârdan mahrum kaldığı, proje maliyeti dikkate alınarak mahrum kalınan kârın hesaplanması gerektiği düşünülmekte ise, bu takdirde ... projesi için teşvik kapsamında yatırım yapıldığı, teşvik belgesinde projenin maliyetinin KDV hariç 837.046,19-EUR olduğu, %4 genel giderlerden verilecek pay da dikkate alındığında davacının mahrum kaldığı kâr tutarının, 940.000,00-EUR sözleşme bedelinden, 837.046,19-EUR proje maliyeti ile 33.471,85-EUR genel giderler düşüldüğünde elde edilen miktar olan 69.471,96-EUR olduğu tespit edilmiş; aynı heyet tarafından düzenlenen 04/04/2024 tarihli 4. ek rapor ile görüş değişmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı şirket ile davalı şirket arasında 08/12/2014 tarihinde “Güneş Enerjili Elektrik Santralinin Yapımına İlişkin Mühendislik, Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi” imzaladığı, sözleşme ile güneş enerjili elektrik santralı yapım işinin davacı şirket tarafından üstlenildiği, yine tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, davacı tarafça, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından temin edilmesi gereken ... kabul belgesinin alındığı ve sözleşme konusu yapımı planlanan güneş enerjisi santralinin tüm projelerinin tamamlanmasına rağmen, sözleşmenin 4.1. maddesi uyarınca güneş enerjisi santralinin üzerine inşa edileceği yapı arazisinin müvekkili şirkete teslim edilmesi gerekmekte ise de, davalı şirket tarafından bütün sözlü ve yazılı uyarılara rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediği, 17/03/2017 tarihinde .... Noterliğinin 1168 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflarına teslim edilmesi gereken yapı arazisinin tesliminin davalı şirketten istendiği, ancak yine de bir sonuca ulaşılamadığı, davalı şirketin, eylemi ile sözleşmenin 4.1. maddesinde düzenlenen yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiği, bu nedenle emek ve para harcanarak tüm projeleri tamamlanan, ... kabul belgeleri temin edilen güneş enerjisi santrali inşasının müvekkili şirket tarafından tamamlanamadığı, müvekkili şirketin, sözleşme uyarınca yapımı planlanan santralin davalı şirket tarafından üçüncü bir kişiye bitirtilerek hayata geçirildiğini öğrendiği ve dava konusu imzalanan sözleşmenin konusunun artık imkansız hale geldiği, müvekkili şirket tarafından temin edilen ... izinleri ve hazırlanan projeler kullanılarak güneş enerjisi santralin üçüncü bir şirkete tamamlatıldığı, müvekkili şirket tarafından yapılması planlanan güneş enerjisi santralinin projelerinin tümüyle tamamlandığı belirtilerek, söz konusu projelerin hazırlanması ve tamamlanması için müvekkili şirket tarafından yapılan masraflara ilişkin alacak, proje tamamlanmış olsaydı elde edilecek kazanç nedeniyle tazminat ve davalının eylemleri nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın, 25/12/2019 tarihli, cevap dilekçesinin ıslahı dilekçesi de dikkate alınarak Mahkememizce değerlendirme yapılmıştır. Taraflar arasındaki 08/12/2014 tarihli “Güneş Enerjili Elektrik Santralinin Yapımına İlişkin Mühendislik, Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi”nin incelenmesinden, sözleşmenin davacı şirket adına ... tarafından tek imza ile imzalandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına alınan ticaret sicil kayıtlarına göre, sözleşmenin düzenlendiği 08/12/2014 tarihi itibariyle davacı şirketin yönetim kurulunun ... ve ...'dan oluştuğu, şirketin, yönetim kurulu üyesi olan bu kişilerin ikisinin atacağı imza ile temsil ve ilzam edileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Sözleşmeyi ise sadece davacı şirket yönetim kurulu üyesi ... imzalamış bulunmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun 371/1. maddesi; "Temsile yetkili olanlar şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin rücû hakkı saklıdır." hükmünü, 6098 Sayılı TBK'nun 46. maddesi de; "(1)Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.(2)Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." hükmünü içermektedir. Söz konusu madde hükümleri ve davacı şirket tarafından, sözleşme gereğince kendi üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmeye başlanması, bu yönde proje hazırlanması, ... nezdinde gerekli işlemlerin yapılması, ücretlerin ödenmesi, santralin yapılması için kendilerin yer tahsisi yapılmasının davalı taraftan istenmesi ve benzeri işlem ve faaliyetler dikkate alındığında, sözleşmeyi davacı adına sadece bir yönetim kurulu üyesi imzalamışsa da, davacının bu sözleşme ile kendisini bağlı kabul ettiği, sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulduğu sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, sözleşmenin düzenlenmesinden 5 yıl sonra, davalı tarafın, sözleşme gereğince kendisine düşen edimleri yerine getirmedikten sonra, bu hususun ileri sürülmesi aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunmaktadır. Bu itibarla, davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Yine, davalı tarafça, davacı şirket yetkilisi ...'ın, davacı şirketin projeyi gerçekleştiremeyeceği, durumunun iyi olmadığı gibi güven sarsıcı beyanlarda bulunulduğu, bu nedenle sözleşmenin yerine getirilmesi hususunda tereddütlerinin oluştuğu belirtilmişse de, yine ...'ın yetkilisi olduğu başka bir şirkete işin yaptırılmış olması karşısında, sözleşmenin davacı şirket yetkilisi ...'ın yönlendirmesi sonucu yerine getirilmediği yönündeki savunmaya da itibar edilmemiştir. Davalı tarafça, aralarındaki sözleşme gereğince, bankadan kredi kullanılacağı, davacı şirket tarafından davalı şirkete teminat mektubu verileceği, teminat mektubu verilmemesi nedeniyle kredinin de kullanılamadığı belirtilmişse de, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, davacı tarafça, davalıya teminat mektubu verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması, sözleşmenin 5.1 maddesi ile sözleşme bedelinin 940.000,00-EURO+KDV olarak belirlenmiş olması, sözleşme bedelinin ödenmesi için kredi başvurusu yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmaması, ... ... ... Şubesi'nden celbedilen, davalı şirket tarafından kullanılan krediye ilişkin kredi sözleşmesinin incelenmesinden, davacı tarafından bankaya teminat mektubu verilmesi gerektiğine ilişkin bir hükmün bulunmaması dikkate alınarak, davalının, sözleşmenin, davacı tarafça teminat mektubu verilmemesi nedeniyle yerine getirilemediğine ilişkin savunmalarına da itibar edilmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesi gereğince, santralin kurulacağı yapı arazisinin teslimi davalının yükümlülüğünde olup, dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname de dikkate alındığında, davalının, sözleşmede kararlaştırılmış olmasına rağmen, araziyi davacıya teslim etmediği sabittir. Bu anlamda kendi edimini yerine getirmemiştir. Arazinin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle de, davacı taraf sözleşme ile üstlendiği edimlerini ifa edememiş bulunmaktadır. Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler ve temin edilen bilirkişi raporları ile de, davalının, davacıya yer teslimi yapmayarak, başka bir firmaya yer teslimi yaptığı ve bu firma tarafından projenin yapılarak davalıya teslim edildiği tespit edilmiş bulunmaktadır. Toplanan bilgi ve belgeler ve temin edilen bilirkişi raporları ile, sözleşme gereğince projenin yapılması için girişimlerde bulunduğu, ... nezdinde işlemler yaptığı, bu işlemler için ücretler yatırdığı, ... onay belgesi aldığı, bu kapsamda yapmış olduğu masrafların 25.624,83-TL olduğu tespit edilmiştir. Yine bilirkişi raporları ile, sözleşmenin tamamlanamaması nedeniyle davacı şirketin 105.938,00-EURO kârdan mahrum kaldığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının, sözleme gereğince kendi edimlerini yerine getirdiği, davacıya atfi kabul bir kusur bulunmadığı, ancak davalının, kendi kusuru ile sözleşmenin yerine getirilmesine engel olduğu, bu anlamda davacının uğramış olduğu zararları gidermekle yükümlü olduğu açıktır. Bu nedenle, davacı tarafça, sözleşmenin yerine getirilmesi için yapılan masraflar ile, sözleşmenin, davalının kusuru nedeniyle yerine getirilememesi nedeniyle uğramış olduğu kazanç kaybının davalıdan tahsili gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar dosya kapsamında temin edilen 01/06/2022 tarihli rapor ve sonrasında temin edilen ek raporlar ile, teşvik belgesi kapsamında davacının talep edebileceği kazanç kaybı daha düşük olarak hesaplanmışsa da, emsal nitelikteki projeye göre davacının mahrum kaldığı kârın 105.938,00-EURO olarak belirlenmesi karşısında, Mahkememizce bu hesaplama itibar edilerek, davacının yoksun kaldığı kazancın 105.938,00-EURO olduğu kabul edilerek, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Yine davacı tarafça, dava dilekçesi ile, güneş enerjisi santrali projesi için yapılan masraf olarak 1.000,00-EUR'un dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsili talep edilmiş olup, talep artırım dilekçesi ile, 25.624,83-TL talepte bulunmuştur. Talep artırım dilekçesinin, davanın tam ıslahı mahiyetinde bir dilekçe olmaması, dava dilekçesi ile yabancı para birimi üzerinden yapılan talep sonrasında, talep artırım dilekçesi ile para biriminin değiştirilerek TL cinsinden talepte bulunulamayacağı dikkate alınarak, 25.624,83-TL'nin, dava tarihindeki EURO kuru üzerinden karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Yine, davacı tarafın anonim şirket statüsünde bir tacir oluşu, davalı tarafça, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle ile ne gibi bir manevi zarara uğradığına ilişkin dosyaya yeterli delil sunulmaması dikkate alınarak, davacı tarafça ispat edilemeyen manevi zarar talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davacı tarafça, davalı hakkında alacak ve tazminat talebiyle açılan davanın KABULÜ ile, 6.007,00. EURO alacak ile 105.938,00. EURO tazminatın dava tarihi 04/08/2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
1/1-Harçlar Kanunu gereğince alacak ve maddi tazminat talepleri yönünden alınması gerekli 47.771,18-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 860,71-TL peşin harç ve 10.940,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.800,71-TL'nin mahsubu ile, bakiye 35.970,47-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan toplam 11.800,71-TL harcın, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
1/2-Davacı taraf, alacak ve maddi tazminat talepli davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince alacak ve maddi tazminat talepleri yönünden belirlenen 103.906,10-TL vekâlet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
- Davacı tarafça, davalı hakkında manevi tazminat talebiyle açılan davanın REDDİNE,
2/1-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
2/2-Davalı taraf, manevi tazminat talepli davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince manevi tazminat talebi yönünden belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 31,40. TL başvurma harcı, 12.700,00. TL bilirkişi ücreti ve 883,00. TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 13.614,40. TL yargılama giderinden, alacak, maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri toplamının kabul oranına göre hesap edilen 12.843,07. TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine; ret oranına göre hesap edilen 771,33. TL'sinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 118,50. TL'den ibaret yargılama giderinden, alacak, maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri toplamının ret oranına göre hesap edilen 6,71. TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine; kabul oranına göre hesap edilen 111,79. TL'sinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19