İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/252 E. 2024/402 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/252
2024/402
7 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/252 Esas
KARAR NO :2024/402
DAVA:Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ:25/04/2024
KARAR TARİHİ:07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... A. Ş.'nin 2007 yılında kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, şirketin kuruluş tarihinden itibaren müvekkili ile birlikte toplam dört pay sahibi bulunduğunu müvekkili, haricindeki pay sahiplerinin aynı zamanda yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu üyesi olan ... ve yönetim kurulunda görev almayan ...olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, şirketin kurulduğu günden beri müvekkilinin yönetim kurulunda görev aldığını, davalı şirkette 26/03/2021 tarihinden sonra gerçekleşen bir pay devrinin 6102 sayılı TTK 494 maddesi gereği geçerli olmabilmesi içni yazılı bir devir sözleşmesinin yanı sıra Genel Kurulun her devir işlemi için ayrı ayrı olmak kaydı ile sermayeyi temsil eden payların yüzde yetmiş beşinin olumlu oyu ile yönetim kuruluna bu yönde yetki vermiş olmasının gerektiğini, yönetim kurulunun da üç kişi ile toplanarak oy birliği ile bu yönde karar alarak takiben devrin pay defterine işlenmesi gerektiğini, bu şartların tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini, davalı şirketin müvekiklinin 15/05/2021 tarihinde 1075 adet payını ...'e devrettiğini iddia ettiğini, ancak 15/05/2021 tarihinde yapıldığı iddia edilen pay devri bakımından %75 olumlu oy kullanarak aldığı bir yetkilendirme kararı bulunmadığını, bu nedenle böyle bir pay devrinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, şirketin esas sözleşmesinin 16. Maddesinin d fıkrası dairesinde onay verilmedikçe payın mülkiyetinin ve paya bağlı hakların geçişinden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin davalı şirkette 1.375 adet paya, oran olarak tüm payların % 27,5’ine; müvekkilin annesi ...'in ise 750 adet paya, oran olarak tüm payların % 15’ine sahipken yukarıda alıntılanan ilanda müvekkilinin pay adedi 300, pay oranı % 6 olarak; müvekkilin annesi ...’in pay adedi 600, pay oranı % 12 olarak ilan edilmiş olduğundan, 16/01/2024 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası tahtında "davalı şirketin pay defterinin düzeltilmesi/tahsisi" davası ikame edilmiş olup söz konusu dava derdest olduğunu, davalı şirketi olağan genel kurul toplantısına çağırmak amacıyla mali müşavir ...'in kayyım atandığı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih ve .... sayılı gerekçeli kararına istinaden 30/01/2024 tarihinde, saat: 14:00'da ...adresinde 2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirileceğinin 12/01/2024 tarihli T.Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, 30/01/2024 tarihinde Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, toplantının (2) nolu gündem maddesinin "2021 ve 2022 mali yıllarına dair yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakere edilmesi"ne ilişkin olduğunu, yıllık faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin (2) nolu genel kurul kararının iptalinin gerekmekte olduğunu, şöyle ki; öncelikle TTK m. 514/1 "Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar." hükmünü havi olduğunu, görüldüğü üzere yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesinin yönetim kuruluna ait olduğunu, TTK m. 375 hükmünün (f) fıkrası ile yıllık faaliyet raporunun düzenlenerek genel kurula sunulmasının yönetim kurulunun "kurul olarak" icra ettiği devredilemez yetkilerinden biri olarak sayıldığını, TTK’nın 516. maddesinde yıllık faaliyet raporunun şekli ile ilgili herhangi bir düzenleme yer almadığını, buna karşın 28/08/2012 tarih ve 28395 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca yıllık faaliyet raporu şirketin “yönetim organı başkanı ve üyeleri tarafından imzalanarak onaylanır.”hükmünü içerdiğini, buna göre, (2) nolu genel kurul kararının kanuna aykırı olduğundan bahisle iptali gerektiğini, (3) nolu gündem maddesinin "2021 ve 2022 mali yıllarına ilişkin finansal tabloların okunması, müzakere edilmesi ve tasdiki konularında karar alınması" na ilişkin olup, bu gündem maddesine ilişkin kararın, müvekkilinin olumsuz oy ve muhalefet şerhine rağmen oy çokluğuyla alındığını, finansal tabloların onaylanmasına ilişkin (3) nolu genel kurul kararının iptali gerektiğini, TTK m. 514/1. maddesinin, "Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar." hükmünü içerdiğini, görüldüğü üzere finansal tabloların düzenlenmesinin de yönetim kurulunun "kurul olarak" icra ettiği bir diğer görev ve yetki olduğunu, davalı şirketin 26/03/2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin "Şirketin İdaresi ve Temsili " başlıklı 8. Maddesinin, "Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır. Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır. Yönetim Kurulu temsil ve ilzama ilişkin yetkileri ve şirket yönetimini, oybirliği ile olsa dahi dışardan müdürlere veya murahlıas üyelere bırakamaz. Bu yönde alınan kararlar geçerli değildir. Yönetim Kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarını Genel Kurul tespit ve tayin eder." şeklinde olduğunu, somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca finansal tabloların tüm yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanması gerektiğini, oysa somut olayda finansal tablolarda müvekkilinin imzasının bulunmamakta olduğunu, bu nedenle (3) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iptali gerektiğini, (4) nolu gündem maddesinin "Şirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait faaliyetlerinden elde edilen kârın kullanım şekli hakkında karar alınması"na ilişkin olup, bu gündem maddesine ilişkin kararın, müvekkilinin olumsuz oy ve muhalefet şerhine rağmen oy çokluğuyla alındığını, müvekkilinin davalı şirkette 1.375 adet paya, oran olarak tüm payların % 27,5’ine sahip olmasına rağmen, Şirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait kârın, müvekkilinin gerçek pay oranına göre dağıtılmadığını, (4) nolu genel kurul kararı yönünden, iptal davası açma hakları saklı tutularak, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile yokluk veya butlanın tespiti davası ikame ettiklerini, anılan yokluk/butlanın tespiti davasına ilişkin dava dilekçesinde, yokluk/butlan gerekçesi olarak; "TTK m. 437/1 uyarınca "Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Buna göre, kar dağıtımına karar verilmesi için öncelikle yönetim kurulu tarafından bir teklifin hazırlanması ve daha sonra bu teklifin genel kurula sunulması şarttır. Oysa somut olayda yönetim kurulu üyesi müvekkilimiz, kar dağıtımı teklifinin görüşüldüğü/hazırlandığı yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığı gibi TTK m. 390/4 uyarınca elden dolaştırma yoluyla alınmış bir yönetim kurulu kararının koşulları da bulunmamaktadır." şeklindeki beyanlarının yer aldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce (4) nolu genel kurul kararının yok veya batıl olmadığına kanaat getirilmesi ihtimaline binaen bu karar bakımından ayrıca iptal sebepleri bulunduğunu, davalı şirketin 26/03/2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin "Şirketin İdaresi ve Temsili " başlıklı 8. Maddesinin "Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır. Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır." şeklinde olduğunu, görüldüğü üzere somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin tüm yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanması gerektiğini, oysa somut olayda yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinde müvekkilinin imzasının bulunmamakta olduğunu, buna göre (4) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle de iptali gerekmekte olduğunu, iş bu dava tarihi itibariyle müvekkili ... tarafından davalı şirket aleyhine yalnızca 2 dava ikame edilmiş olup, bunların, 16/01/2024 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası tahtında açılan "davalı şirketin pay defterinin düzeltilmesi/tahsisi" davası ile 30/01/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (4) ve (7) nolu nolu kararların yokluğunun/butlanının tespiti davası olduğunu, her iki davanın da maktu harca tabi olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete karşı ikame edilmiş başkaca dava bulunmadığını, bu durumda müvekkili ... tarafından şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle oluşabilecek hukuki giderlerin, 4.860.000,00-TL tutarındaki dağıtılmayan bakiye kârın çok altında olduğunu, şu halde 4.860.000,00- TL tutarındaki bakiye karın dağıtılmayıp geçmiş yıl karlarında bırakılmış olmasınığn, gerek kanuna (TTK m. 519/3) gerekse dürüstlük kuralına aykırı olduğundan karın dağıtımına ilişkin (4) nolu genel kurul kararının iptali gerektiğini, dava konusu olağan genel kurul toplantı tutanağından; (4) nolu karar uyarınca ..., ... ve ...'in seçilmesine, toplamda 900 adet olumsuz oya karşılık, toplamda 4100 adet olumlu oyla yani oyçokluğuyla karar verildiği görülmekte olduğunu, oysa Davalı şirket esas sözleşmesinin 7. Maddesinin, "Şirketin işleri ve idaresi, genel kurul tarafından esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile seçilecek 3 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütülür. ... Genel kurul lüzum görürse yönetim kurulu üyelerini esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile her zaman değiştirebilir". Hükmünü içerdiğini, şu halde dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar nisabının oluşmadığının açık olduğunu, tek başına müvekkilinin %27.5 karşı oyunın dahi yönetim kurulu seçimini geçersiz kılmakta olduğunu, (7) nolu genel kurul kararı yönünden, iptal davası açma hakları saklı tutularak, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile yokluk veya butlanın tespiti davası ikame ettiklerini, anılan yokluk/butlanın tespiti davasına ilişkin dava dilekçemizde yokluk/butlan gerekçesi olarak; "Dava konusu olağan genel kurul toplantı tutanağından; (4) nolu karar uyarınca ..., ... ve ...'in seçilmesine, toplamda 900 adet olumsuz oya karşılık, toplamda 4100 adet olumlu oyla yani oyçokluğuyla karar verildiği görülmektedir. Oysa Davalı şirket esas sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca şirketin işleri ve idaresi, genel kurul tarafından esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile seçilecek 3 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütülür. ... Genel kurul lüzum görürse yönetim kurulu üyelerini esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile her zaman değiştirebilir. (TTSG 26.03.2021, S. 10296). Şu halde dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar nisabının oluşmadığı açıktır. Bilindiği üzere Yargıtay, kanunda veya esas sözleşmede belirlenen toplantı ve/veya karar yeter sayılarına aykırı olarak alınan genel kurul kararlarının yok veya batıl olduğunu kabul etmektedir. " şeklinde beyanda bulunulduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce (7) nolu genel kurul kararının yok veya batıl olmadığına kanaat getirilmesi ihtimalinde (7) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iptali gerekmekte olduğunu belirterek, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ikame etmiş oldukları yokluk veya butlanın tespiti davası saklı kalmak üzere, davalı şirketin 30/01/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (2), (3), (4) ve (7) nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı şirketin, 30/01/2024 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 7 nolu kararların iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız arasına alınmış, dosyaya sunulan beyanlar değerlendirilmiştir.
Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinden, davalı şirketin 07/02/2024 tarih ve 2 sayılı yönetim kurulu kararı ile, davalı şirketin merkez adresinin, "..." olduğunun kararlaştırıldığı, söz konusu kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 13/02/2024 tarih ve 11021 sayısında ilan edildiği, dava tarihi olan 25/04/2024 tarihi itibariyle davalı şirket merkez adresinin "..." olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 445/1 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nun 14/2. maddesi gereğince, Genel Kurul Kararının iptali davasında yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Dosya içerinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından, davalı şirketin şirketin adresinin Kadıköy'de bulunması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun anlaşılması karşısında, anılan yetki kuralı kesin yetki kuralı olduğundan mahkememizce re'sen nazara alınması gerekmiştir.
Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunmasına ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır(6100 Sayılı HMK 114/1-ç).
Davacı, Genel Kurul Kararlarının iptalini talep etmiş olup, somut olayın düzenlendiği 6102 Sayılı TTK’nun 445/1. ve 6100 Sayılı HUMK'nun 14/2. maddesi uyarınca şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili mahkeme olması ve celp edilen ticaret sicil kaydına göre şirketin muamele merkezinin yargı çevremiz dışında, İstanbul Anadolu Mahkemeleri yargı çevresi içerisinde olduğunun anlaşılması karşısında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Mahkememizin yetkisine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6102 Sayılı TTK'nun 445/1. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nun 114/1. ç ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
HMK'nun 331. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde, talep üzerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
-
HMK'nun 20. maddesi gereğince, karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere herhangi bir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.. 07/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır .
Üye ...
e-imzalıdır .
Üye ...
e-imzalıdır .
Katip ...
e-imzalıdır .
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32