İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/770 E. 2024/391 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/770
2024/391
30 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/770 Esas
KARAR NO :2024/391
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2020
KARAR TARİHİ:30/04/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, 08.12.2015 tarihli, 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkil ... A.Ş. ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, buna göre sözleşmenin sona erme tarihi 08.12.2020 olduğunu, sözleşmenin ana konusu muhatabın müvekkili şirketten aldığı LPG’yi düzenli bir şekilde abonelere aktarması gerektiğini, davalının LPG alım miktarları incelendiğinde, 2018 yılı Eylül ayından sonra LPG alımı yapmadığı görüldüğünü, Bayilik Sözleşmesine uygun çalışmadan bahsedebilmek için davalının LPG alımlarının düzenli, karşılıklı ekonomik ve ticari koşullara uygun olması gerekmekte olduğunu, bu sebeple ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile davalı işyerinde tespit yapıldığını ve müvekkili şirket markası olan ... tabelasının asılı olduğu işyerinin kapalı ve boş olduğunu, davalının işyerini ...Cad. No:... adresine taşıdığı ve 3. bir kişiye gayriresmi şekilde devrettiği, söz konusu işyerinde müvekkili şirkete ve başka dağıtım şirketlerine ait tüpler bulunduğu tespit edildiğini, bu doğrultuda .... Noterliği'nin 15 Ocak 2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından haklı sebeple feshedildiği bildirildiğini ve davalı nezdindeki tüplerin iadesi talep edildiğini, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içinde müvekkiline teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle tüplerin imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakları doğduğunu, davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshine sebep olunduğundan sözleşmenin 21/a maddesine göre davalının müvekkilinin uğradığı müspet zararı-kar mahrumiyetini tazmin etmek zorunda olduğunu, ayrıca davalı taraf sözlemeye aykırı davranışları ile sözleşmenin feshine sebep olduğundan, sözleşmenin 21/b maddesi uyarınca cezai şart talep hakları doğduğunu belirtyerek, bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak iade edilmeyen tüplere ilişkin 1.000,00-TL, kar mahrumiyetine ilişkin 1.000,00-TL, cezai şarta ilişkin 5.000-TL olmak üzere şimdilik toplam 7.000-TL'nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket öncelikle bayilik sözleşmesini ... ... İnş. San ve tic ltd şti ile yaptığını, ancak ... Yakıt şirketinin maddi sıkıntıları nedeni ile hesaplarında bloke olması nedeni ile bayilik anlaşması şirket ortaklarından müvekkili ile yapılarak ... yakıt firması ile daha önce yapılan 5 yıl süreli sözleşmenin devamı niteliğinde ikinci bir sözleşme yapıldığını, bu tarihten sonra da davacı şirket bayiliğini müvekkili tarafından yürütüldüğünü, müvekkili ile yapılan sözleşme ... yakıt firması ile yapılan sözlemenin devamı niteliğinde olup sözleşmenin bitiş tarihi olarak ... yakıt firması ile yapılan ilk sözleşmenin bitiş tarihi olduğunu, bu nedenle davacı tarafın 05/03/2018 tarihinde sonraki taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin bayilik anlaşmasının tüm gereklerini yerine getirdiğini, ancak son zamanlarda bölgeye gelen doğal gaz nedeni ile tüp satışları bitme noktasına geldiğini, diğer tüp firmalarının tüpleri davacı firmadan ucuz satmasına karşılık, davacı taraf asla fiyatını aşağı indirmemiş ve dolayısı ile davacı tarafın tüplerinin satışı durma noktasına geldiğini, davacının tüplerinin son zamanlarda satılmayışının sebebi bölgede yaygınlaşan doğalgaz kullanımı ve davacının diğer tüp firmalarına karşılık fiyat hususunda rekabet edemeyişi olduğunu, bu nedenle LPG alımının düşme sebebi müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığını, her ne kadar davacı taraf müvekkilinin sözleşmesinin ihtarname yolu ile feshedildiğini beyan etse de müvekkiline fesih ihbarnamesi ulaşmadığını, bu nedenle davacının sözleşmeyi feshi gerçekleşmemiş olduğundan ve sözleşme geçerliliğini kaybetmemiş olduğundan davacının tazminat taleplerinin hukuki geçerliliği olmadığını, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasındaki bayiilik sözleşmesi kapsamında tüplerin iade edilmemesi nedeniyle 1.000,00 TL, kâr mahrumiyeti nedeniyle 1.000,00 TL, cezai şart talebi yönüyle 1.000,00 TL tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, 2018-2019-2020 yıllarına ait 2,12,45 kilogramlık tüplerin üretim bedeli sorulmuş, ... 1. SHM'nden ... Değişik İş sayılı dosyası uyap kayıtları celp edilmiş, davalı tanığının talimat yoluyla beyanı alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Talimat yoluyla davalı kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişi ...'ten alınan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığının tespit edildiğini, Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davalının 2013-2018 yıllarında faaliyet gösterdiğini, 31.12.2018 Tarih 0174 yevmiye numaralı kapanış yevmiye maddesine göre davalı ile davacı arasında bir borç alacak ilişkisine ait kayıt olmadığı tespit edildiğini, 2013 Yılında Ticari Karının; 4.292,40.-TL olduğunu, 2014 Yılında Ticari Karının; 7.417,94.-TL olduğunu, 2015 Yılında Ticari Zararının; -8.454,76.-TL olduğunu, 2016 Yılında Ticari Karının; 8.365,35.-TL olduğunu, 2017 Yılında Ticari Karının; 10.795,85.-TL olduğunu, 2013 Yılında Ticari Zararının; -16.021,53.-TL olduğu bildirilmiştir.
Doç. Dr. ...'ndan oluşan Bilirkişi heyetinden alınan 09/02/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; .... Noterliğinden keşide edilen 15.01.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamede davacı şirket davalıya tüplerin iadesi, fesih, cezai şart, tazminat vs. konularda ihtarda bulunduğunu, ihtarnamede muhatap adresi ... Mah. ... Sok. No. 16/C ... Merkez olarak görülmekte olduğunu, tebligatın işbu adrese yapıldığına ancak muhatabın adreste bulunamadığına, komşusunun muhatabın taşındığına dair beyanı içeren tebliğ mazbatası dosyaya mübrez olduğunu, .... Noterliğinden keşide edilen 11.12.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamede davacı şirket dava dışı ... Yakıt İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’ne sözleşme süresinin bitimi, tüplerin iadesi, cezai şart vs. konularda ihtarda bulunduğunu; Taraflar arasındaki sözleşmenin sona erme tarihinin, Sözleşmenin m. 22 hükmü uyarınca açıkça 08.12.2020 olarak kararlaştırıldığını, bu bakımdan, sözleşmenin önceki sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunu ve bitiş tarihinin 2018 olduğu yönündeki davalı taraf iddiasının, nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak kaydıyla, yersiz olduğunu; Sözleşmenin 25. Maddesi uyarınca adres değişikliği karşı tarafa bildirilmedikçe sözleşme adreslerine yapılacak tebligatın muteber olduğunun kararlaştırıldığını, buna göre, tebligat mazbatasından anlaşıldığı kadarıyla davacının fesih beyanının sözleşmedeki adrese tebliğ edildiğini, muhatap adreste bulunamamış olsa da geçerli olarak tebligatın yapıldığının görülmekte olduğunu, bu nedenle, sözleşmede kabul edildiği üzere, işbu tebligat fesih beyanının etkilerini doğurmasını sağlayacağını, davalı yanın bu husustaki iddiasının nihai takdir Mahkemeye ait olmak kaydıyla, isabetsiz olduğunu; Davacı tarafın, tüplerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek iade talep ettiğini, davalı tarafın ise tüplerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürmekte olduğunu, bu hususta ihtilaf mevcut olduğunu, sözleşmenin 20 (b) ve (c) bentlerine göre, tüplerin mülkiyeti davacı şirkete ait olduğunu, sözleşmenin bitimini takiben 15 gün içerisinde iadesi gerekmekte olduğunu, buna göre, davalı yanın bu husustaki iddiasının nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak kaydıyla, isabetsiz olduğunu; Sözleşmenin “her ne sebeple olursa olsun sona ermesi” ihtimalinde; sözleşmenin 20 (b) ve (c) bentlerine göre, tüplerin mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunu, sözleşmenin bitimini takiben 15 gün içerisinde iadesi gerekmekte olduğunu, Sözleşmenin 20 (e) bendine göre ise, davalı tarafın işbu iade yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde davacının uğrayacağı zararı tazmin ve bundan ayrı olarak iadesi yapılmayan her tüp için fesih tarihindeki tüp imalat bedelini cezai şart olarak ödeyeceğini taahhüt ettiğini, buna göre, nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak kaydıyla, davalı tarafın tüpleri iade etmemesi nedeniyle davacıya tazminat ve cezai şart ödeme borcu altında olduğu kanaatine ulaşıldığını; Sözleşmenin 21 (a) hükmü uyarınca sözleşmenin haklı nedenle erken feshi halinde davacı şirketin müspet zarar talebine hakkı olacağını, sözleşmenin davacı tarafından derhal feshine neden olan haller 19. maddede sayıldığını, bu haller arasında bayinin 30 gün süreyle davacıdan LPG almaması, satışlarında olağanüstü düşüş olması, işyerini habersiz kapatması yahut değiştirmesi halleri sayıldığını, davacı taraf sözleşmeyi fesih ihtarnamesi ile sona erdirdiğini, bunun nedeni olarak tüp alımının durması, işyerinin habersiz olarak üçüncü kişiye devredilmesi halleri gösterilmekte olduğunu, davalının ise tüp alımının düştüğünü kabul etmekte ancak bunun kendi kusurundan kaynaklanmadığını ileri sürmekte olduğunu, ... tarafından imzalanmış bilirkişi raporunda ise, 2018 yılı defter kapanışında davacı-davalı arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisine rastlanmadığı sonucuna varıldığını, bu bilgiler ışığında, davacının tüp alımının durması ve işyerinin habersiz olarak üçüncü kişiye devri hususlarına dayalı olarak yaptığı fesih beyanının, nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak kaydıyla, haklı gerekçeye dayandığı sonucuna varmak mümkün olduğunu; Davalı yana ait defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davalı yanın davacı yandan satış yapmak üzere ticari mal aldığı ve 2015, 2016 ve 2017 yıllarına süregelen bir ticari ilişki olduğu tespit edildiğini, davalı yanın 2018 Eylül ayı itibariyle LPG alımı yapmadığı tespit edildiğini, yapılan defter kayıt incelemeleri neticesinde dava dosyası eklerinde sunulan 2018 yılı dönem sonu kapanışları dikkate alındığında davalı yanın davacı yana ait borcu olmadığı görüldüğünü, dava dosyası ekleri incelendiğinde 1 yılda en yüksek LPG alımını Temmuz 2018 ayında 7.164 kg olarak gerçekleştiği ve sözleşme fesih döneminde ve EPDK LPG piyasası aylık ortalama bayi satış fiyatı bülteni 12 kg boyutundaki tüplerin satış fiyatının ortalama olarak 98,00 TL olduğu tespit edildiğini, ilgili satışın hesaplanması 7.164 / 12 X 98,00 = 58.506 TL olarak yapıldığını, 15.01.2019 tarihi itibariyle bilirkişi rapor tarihi olan 09.02.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hesaplandığını, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği 02/01/2023 tarih, 32061 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe istinaden yıllık temerrüt faiz oranı % 11,75 olarak belirlendiğini, teslim edilmeyen tüplere ilişkin olarak faiziyle birlikte 86.576,69 TL cezai şart hesaplanıldığını, davalı yana ait defter bilgileri incelendiğinde 2015 yılsonunda 8.454,76 TL zarar, 2016 yılsonunda 8.365,35 TL kar, 2017 yılsonunda 10.795,85 TL kar ve 2018 yılsonunda 16.021,53 TL zarar elde edildiği tespit edildiğini; ... 1. SHM ... D.İş dosyasındaki 17.12.2018 tarihli raporda bilirkişi ...'un hazırladığı rapordaki tüp adedi ve tüp fiyatlarına istinaden toplam tüp bedellerinin teslim edilmesi gereken tarihteki fiyatı 27.481,16 TL olduğunu,
SONUÇ ve KANAAT: Nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere şu sonuçlara ulaşıldığını; 1- Davacı ve davalı taraflar arasındaki sözleşmenin sona erme tarihinin Sözleşmenin m. 22 hükmü uyarınca açıkça 08.12.2020 olarak kararlaştırılmış olduğu, aksi yöndeki davalı iddiasının isabetsiz olduğunu, 2- Tebligatın sözleşmede geçerli tebligat adresi olarak kabul edilen adrese yapılmış olduğunu, bu nedenle fesih bildiriminin etki doğurduğunu, 3- Sözleşmenin 20 (b) ve (c) bentlerine göre, tüplerin mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunu, sözleşmenin bitimini takiben 15 gün içerisinde iadesi gerektiğini; davalı yanın aksi yöndeki iddiasının isabetsiz olduğunu, 4- Sözleşmenin 20 (e) bendine göre davalı tarafın “sözleşme her ne sebeple sona ermiş olursa olsun” tüpleri iade etmemesi halinde, davacının bundan dolayı uğradığı zararı tazmin etmesi ve iade edilmeyen her tüp başına fesih tarihindeki tüp imalat bedelini cezai şart olarak ödemesi gerektiğini, 5- Sözleşmenin feshinin haklı gerekçeye dayandığını, 6- Sözleşmenin 21 (a) hükmü uyarınca sözleşmenin haklı nedenle erken feshi nedeniyle davacı şirketin müspet zarar talebinde hakkı olduğunu, 7- Yapılan mali inceleme neticesinde raporun IV. Mali İnceleme bölümünde açıklandığı üzere hesaplanan cezai şart bedelinin anapara ve faiz tutarını 86.576,69 TL olarak hesaplandığı ancak bayi, sözleşme hükümleri uyarınca her yıl taahhüt ettiği miktarda mal alımı gerçekleştirmez ve cezai şart noter tarafından bayiye ihtar çekilerek bildirilmezse cezai şart talep edilemeyegi bilirkişi heyetimiz tarafından uygun görüldüğünü, cezai sart hesaplamasının mahkemece takdir edilip edilemeyeceği mahkemenin kanaatine sunulduğunu, 8- 12 kg 200 adet tüpün geri teslim tarihi ile tutarı 15.828,00 TL ve 34 adet 45 kg tüpün geri teslim tarihinde tutarın 10.106,16TL olduğu hesaplandığını, toplam tüp bedellerinin teslim edilmesi gereken tarihteki fiyatı 27.481,16 TL olduğunu, ilgili tutarın rapor tarihi baz alınarak faiz ve anapara toplamı 40.666,16 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacıya ait tüplerin ... ve Bizimgaz olduğunun tespit edildiğini, boş tüplerin iadesine ilişkin olarak kök raporda dava konusu dışındaki tüplerin de hesaplamaya katıldığını, ilgili hesaplamanın ek raporda revize edilerek dava konusu tüplere ilişkin yeniden hesaplama yapıldığını, dava konusu tüplere ilişkin 2019 Ocak ayı tarihindeki tüp fiyatlarına ilişkin olarak yeniden hesaplanmış ilgili tutarın 12.838,40 TL olduğu tespit edildiğini, ilgili tutar ek rapor tarihinde Merkez Bankası tarafından belirlenen avans faizi olan yıllık 41,75 olarak hesaplamaya tabi tutularak ek rapor revize tarihi olan 2023 yılının Aralık ayına kadar olan sürede faiz hesaplaması yapılmış olup toplam anapara faiz tutarının 39.191,89 TL olduğunu, ayrıca takdiri Yüce Mahkemenin olmak üzere vade sonu ek rapor olarak değil de vade sonunun kök rapor olarak ikinci bir hesaplama da yapıldığını, ikinci hesaplamada Merkez Bankası avans faizi 2023 Şubat ayı olarak temel alındığını, ikinci hesaplamanın toplam anapara ve faiz tutarı 21.095,10 TL olduğunu, davalı yanın yaptığı itirazda, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği boş tüp alacağının yazılı delil ile ispat etmesi hususunda dava dilekçesi ekinde sunduğu dosyaların davalı yana ait imzasının olmaması nedeniyle boş tüplere ilişkin delillerin hukuki geçerliliği olup olmadığı hususunda takdir Yüce Mahkemenin olduğunu, cezai şart konusunda kök raporda hesaplanan 86.576,69 TL tutarında mutabık kalınmış olup yapılan itirazlar incelendiğinde davalı yan sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmezse
davacı yan sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve cezai şart talep etme hakkı vardır ancak fesih ihbarnamesi yerine ulaşmaması durumunda cezai şartın talep edilip edilmeyeceği hükmü takdiri Yüce Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinde, dosya kapsamında karar vermeye uygun oldukları değerlendirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller, alınan tanık beyanı ve bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, davalı tarafın taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine aykırı davrandığı, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ileri sürülerek, kısmi dava olarak, iade edilmeyen tüplere ilişkin 1.000,00-TL, kar mahrumiyetine ilişkin 1.000,00-TL, cezai şarta ilişkin 5.000-TL olmak üzere toplam 7.000-TL tazminat talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekilince, ıslah için süre talebine istinaden 13.02.2024 tarihli duruşmada verilen ihtaratlı kesin sürede, 19.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş ancak harç yatırılmamıştır. Bu nedenle davacı tarafın ıslah hakkını kullanmış sayılmasına ve ıslah yapılmamış gibi davaya devam olunmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilince, cevap dilekçesi ile, davacı şirketin öncelikle bayilik sözleşmesini ... Yakıt İnş. San ve Tic Ltd Şti ile yaptığını, ancak ... Yakıt şirketinin maddi sıkıntıları nedeni ile hesaplarında bloke olması nedeni ile bayilik anlaşması şirket ortaklarından müvekkili ile yapılarak ... yakıt firması ile daha önce yapılan 5 yıl süreli sözleşmenin devamı niteliğinde ikinci bir sözleşme yapıldığı, bu sözleşmenin ... yakıt firması ile yapılan sözlemenin devamı niteliğinde olduğu, sözleşmenin bitiş tarihininde ... yakıt firması ile yapılan ilk sözleşmenin bitiş tarihi olduğu, bu nedenle davacı tarafın 05/03/2018 tarihinde sonraki taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin bayilik anlaşmasının tüm gereklerini yerine getirdiği, ancak son zamanlarda bölgeye gelen doğal gaz nedeni ile tüp satışları bitme noktasına geldiğini, diğer tüp firmalarının tüpleri davacı firmadan ucuz satmasına karşılık, davacı taraf asla fiyatını aşağı indirmemiş ve dolayısı ile davacı tarafın tüplerinin satışı durma noktasına geldiği, bu nedenle LPG alımının düşme sebebi müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığı, müvekkiline fesih ihbarnamesi ulaşmadığı, bu nedenle davacının sözleşmeyi feshinin gerçekleşmemiş olduğu ve sözleşme geçerliliğini kaybetmemiş olduğundan davacının tazminat taleplerinin hukuki geçerliliği olmadığı savunularak, davacının davasının reddine, karar verilmesi talep etmiştir.
Davada, dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Somut olayın değerlendirilmesinde;
Davacı ...Ş ve davalı ... arasında, 08.12.2015 tarihinde, 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzaladığı, sözleşmenin sona erme tarihinin 08.12.2020 olduğu, davalının bayi olduğu, sözleşmenin 2. maddesine göre, bayinin, fiilen iş yerini kapatamayacağı, ...'ın onayı olmadan iş yerini terk edemeyeceği veya başka yere nakledemeyeceği, sözleşmenin 3. maddesine göre, bayinin, bu sözleşme kapsamındaki işi veya yükümlülüklerini başka bir gerçek veya tüzel kişiye devredemeyeceği, sözleşmenin 4. maddesine göre, bayinin, başka markalı tüpleri satamayacağı, boş veya dolu iş yerinde bulunduramayacağı, sözleşmenin 19. maddesinde, sözleşmenin hangi hallerde feshedileceği, sözleşmenin 20/b ve c maddelerinde, LPG tüplerinin mülkiyetinin ...'a ait olduğu, sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi halinde tüplerin 15 gün içerisinde iade edilmesi gerektiği, 20/e maddesinde, tüplerin iade edilmemesi halinde fesih tarihindeki tüp imalat bedeli kadar cezai şart ödeneceği, sözleşmenin 21/a maddesinde, İbragaz'ın bayiden kar mahrumiyeti tazminatı, 21/b maddesinde cezai şart talep edebileceği, sözleşmenin 25. maddesinde, adres değişikliği karşı tarafa bildirilmedikçe sözleşme adreslerine yapılacak tebligatın muteber olduğu hususlarının kararlaştırıldığı; Davacı tarafın talebine istinaden ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile davalı işyerinde tespit yapıldığı ve alınan bilirkişi raporu ile, davalı işyerinin kapalı ve boş olduğu, davalının işyerini ...Cad. No:260 adresine taşıdığı ve 3. bir kişiye devrettiği, söz konusu işyerinde davacı şirkete ait Bizimgaz ve İragaz marka tüpler dışında başka dağıtım şirketlerine ait tüplerde bulunduğunun tespit edildiği; .... Noterliğinden keşide edilen 15.01.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, davacı şirketin davalıya tüplerin iadesi, fesih, cezai şart, tazminat vs. konularda ihtarda bulunduğu, ihtarnamede muhatap adresinin, sözleşme adresi olan ... Mah. ... Sok. No. 16/C ... Merkez olarak görülmekte olduğu, tebligatın davalı muhatabın adresten taşındığından bahisle iade edildiği; .... Noterliğinden keşide edilen 11.12.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile de, davacı şirketin dava dışı ... Yakıt İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’ne sözleşme süresinin bitimi, tüplerin iadesi, cezai şart vs. konularda ihtarda bulunduğu; Taraflar arasındaki sözleşmenin sona erme tarihinin, sözleşmenin m. 22 hükmü uyarınca açıkça 08.12.2020 olarak kararlaştırıldığı, bu bakımdan, sözleşmenin önceki sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu ve bitiş tarihinin 2018 olduğu yönündeki davalı taraf iddiasının, davalı taraf iddiası ile aynı yöndeki tanık beyanının yerinde olmadığı; Sözleşmenin 25. maddesinde, adres değişikliğinin karşı tarafa bildirilmedikçe sözleşme adreslerine yapılacak tebligatın muteber olduğunun kararlaştırıldığı, buna göre, davalı tarafa çıkartılan tebligat mazbatasından anlaşıldığı kadarıyla davacının fesih beyanının sözleşmedeki adrese tebliğ edildiği, sözleşmede kabul edildiği üzere, işbu tebligatın geçerli olduğu ve fesih beyanının etkilerini doğurmasını sağlayacağı, davalı yanın aksine savunmalarının isabetsiz olduğu; Davacı tarafın, tüplerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek iade talep ettiği, davalı tarafın ise tüplerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürmekte olduğu, bu hususta taraflar arasında ihtilaf mevcut olduğu, sözleşmenin 20 (b) ve (c) bentlerine göre, tüplerin mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu, sözleşmenin bitimini takiben 15 gün içerisinde iadesi gerekmekte olduğu, buna göre, davalı yanın bu husustaki savunmasının yerinde olmadığı; Sözleşmenin “her ne sebeple olursa olsun sona ermesi” ihtimalinde; sözleşmenin 20 (b) ve (c) bentlerine göre, tüplerin mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu, sözleşmenin bitimini takiben 15 gün içerisinde iadesi gerekmekte olduğu, sözleşmenin 20 (e) bendine göre ise, davalı tarafın işbu iade yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde davacının uğrayacağı zararı tazmin ve bundan ayrı olarak iadesi yapılmayan her tüp için fesih tarihindeki tüp imalat bedelini cezai şart olarak ödeyeceğini taahhüt ettiği, buna göre, davalı tarafın tüpleri iade etmemesi nedeniyle davacıya tazminat ve cezai şart ödeme borcu altında olduğu; Sözleşmenin 21 (a) hükmü uyarınca sözleşmenin haklı nedenle erken feshi halinde davacı şirketin müspet zarar-kar mahrumiyeti talep edebileceği, sözleşmenin davacı tarafından derhal feshine neden olan haller 19. maddede sayıldığı, bu haller arasında bayinin 30 gün süreyle davacıdan LPG almaması, satışlarında olağanüstü düşüş olması, işyerini habersiz kapatması yahut değiştirmesi halleri sayıldığı, davacı tarafın sözleşmeyi fesih ihtarnamesi ile sona erdirdiği, bunun nedeni olarak tüp alımının durması, işyerinin habersiz olarak üçüncü kişiye devredilmesi hallerinin gösterildiği, davalının ise tüp alımının düştüğünü kabul etmekte ancak bunun kendi kusurundan kaynaklanmadığını ileri sürmekte olduğu, ... tarafından imzalanmış bilirkişi raporunda ise, 2018 yılı defter kapanışında davacı-davalı arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisine rastlanmadığı sonucuna varıldığı, bu bilgiler ışığında, davacının tüp alımının durması ve işyerinin habersiz olarak üçüncü kişiye devri hususlarına dayalı olarak yaptığı fesih beyanının, haklı gerekçeye dayandığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği; Bilirkişi heyetinden alınan ek raporda yapılan hesaplamaya göre sözleşme fesih tarihi itibarıyla iade edilmeyen tüplere ilişkin olarak sözleşmenin 20/e maddesine göre 12.838,40 TL talep edilebileceği, Bilirkişi heyetinden alınan kök raporda yapılan hesaplamalara göre sözleşme fesih tarihi itibarıyla sözleşmenin 20/b maddesine göre 58.506,00 TL cezai şart talep edilebileceği, Sözleşmenin 21 (a) hükmü uyarınca sözleşmenin haklı nedenle erken feshi nedeniyle davacı şirketin müspet zarar-kar mahrumiyeti talep edebileceği, ancak dosya kapsamına sunulan kayıtlar ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacı tarafın müspet zararının tespit edilemediği, davacı tarafça rapora bu yönde itiraz edilmediği, zararın tespitine yarayacak yeni bir belge ve delil sunulmadığı, bu kapsamda davacı tarafın tespit edilen müspet bir zararının bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın müspet zarar-kar mahrumiyet talebinin yerinde olmadığı;
Anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Bilirkişi heyetinden alınan ek raporda yapılan hesaplamaya göre sözleşme fesih tarihi itibarıyla iade edilmeyen tüplere ilişkin olarak sözleşmenin 20/e maddesine göre 12.838,40 TL talep edilebileceği, ancak verilen kesin sürede davacı tarafça ıslah harcı yatırılmadığından, ıslah hakkının kullanılmış sayılmasına ve davacı tarafça yapılan ıslah yapılmamış gibi davaya devam olunmasına karar verildiğinden, davacı tarafça iade edilmeyen tüplere ilişkin olarak dava dilekçesinde talep edildiği kadar olmak üzere 1.000,00 TL üzerinden talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği, Bilirkişi heyetinden alınan kök raporda yapılan hesaplamalara göre sözleşme fesih tarihi itibarıyla sözleşmenin 20/b maddesine göre 58.506,00 TL cezai şart talep edilebileceği, ancak verilen kesin sürede davacı tarafça ıslah harcı yatırılmadığından, ıslah hakkının kullanılmış sayılmasına ve davacı tarafça yapılan ıslah yapılmamış gibi davaya devam olunmasına karar verildiğinden, davacı tarafça iade edilmeyen tüplere ilişkin olarak dava dilekçesinde talep edildiği kadar olmak üzere 5.000,00 TL üzerinden talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği, Sözleşmenin 21 (a) hükmü uyarınca sözleşmenin haklı nedenle erken feshi nedeniyle davacı şirketin müspet zarar-kar mahrumiyeti talep edebileceği, ancak dosya kapsamına sunulan kayıtlar ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacı tarafın müspet zararının tespit edilemediği, davacı tarafça rapora bu yönde itiraz edilmediği, zararın tespitine yarayacak yeni bir belge ve delil sunulmadığı, bu kapsamda davacı tarafın tespit edilen müspet bir zararının bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın müspet zarar-kar mahrumiyet talebinin yerinde olmadığı, kabul edilen miktarlar yönünden temerrütün dava tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihinden itibaren tarafların tacir olması karşısında avans faizi talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1)DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, İade edilmeyen tüpler yönünden 1.000,00 TL Cezai Şarta ilişkin 5.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
- Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 119,55. TL'nin mahsubu ile bakiye308,05. TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşinen karşılanan 119,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı parası, 467,50 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.021,90 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 5.161,63. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı tarafından yapılan 72,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafının davanın ret kabul oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 10,28. TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 6.000,00. TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00. TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk giderinin, 1.131,43 TL'sinin davalıdan, 188,57 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
-
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39