İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/853 E. 2024/282 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/853
2024/282
19 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/853 Esas
KARAR NO :2024/282
DAVA:Menfi Tespit-İstirdat (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/10/2017
KARAR TARİHİ:19/03/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit-İstirdat (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri hakkında ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ''6.000,00-TL bedelli çek” dayanak gösterilerek takip başlatıldığını, takibe konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu, 30.05.2017 keşide tarihli 6.000,00 Tl tutarlı çekin, müvekkillerinden ... adına düzenlenen İstanbul/Beylilkdüzü Mahallesinde müvekkil şirketin çalışanı ...'in park halindeki aracından çalındığını, oysa yaşanan hırsızlık olayının üzerine müvekkili şirket çalışanı ... tarafından İstanbul ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden çalınan çekin iptali için Kıymetli Evrakın İptali davası açıldığını, açılan bu davada ödemeden men yasağı kararı verildiğini, kararın bankaya ibraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından dayanak çekin çalıntı olduğunu, bu konuda dava açılacağını, yatırılan teminatın iadesine muvafakat edilmediği yönünde beyanda bulunularak haciz tutanağına şerh düşüldüğünü muhafaza ve cebr-i icra baskısı altında çek bedeli ile dosya borcu ihtirazi kayıtla 25.09.2017 tarihinde İcra Müdürlüğü dosya hesabına 9.506,00-TL ödemek zorunda kaldığını, dosyaya cebr-i icra baskısı altında ve ihtirazi kayıtla ödenmiş bulunan 9.506,00-TL'nin alacaklıya ödenmesi halinde alacaklı görünen ...'in haksız ve sebepsiz kazanımına sebebiyet vereceğini, takibe ve davaya konu çek aynı zamanda hırsızlık suçuna konu olup olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasından soruşturma devam etmekte olduğunu, davaya konu çekin incelemesinden, çekin müvekkili şirket tarafından diğer müvekkili ... adına düzenlendiği, çekin arka yüzündeki ... isim ve imzasının sahte olarak atıldığını, böylece çekin tedavüle sokulduğu görülmekte olduğunu, bir başka deyişle ciro silsilesinin bozulmasyla çekin kambiyo niteliğinin ortadan kalktığını, davalıların çek nedeniyle yasal bir hak veya talepte bulunmalarının mümkün olmadığı açıkça görülmekte olduğunu, müvekkili ..., çekteki cironun kendisine ait olmadığını ve takibin iptali istemiyle ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından dava açmış olup dava elan derdest olduğunu, müvekkillerinin davalılarla ne geçmişte nede günümüzde hukuki, ticari veya fiili herhangi bir münasebetleri bulunmamakta olduğunu, hırsızlık yoluyla çalınan çeklerden 2 tanesinin ortaya çıktığını, takip ve dava konusu çekin davalılara verilmesini gerektirecek bir durum olmadığını, çekin hırsızlık yoluyla geçtiğini, davalıların kötüniyetli olduğunu, çeki elinde bulundurmalarını gerektirecek yasal ve akdi bir neden olmadığı izahtan vares olduğunu, böylece davalıların aynı zamanda suç teşkil eden eylem neticesinde haksız ve yolsuz şekilde elde ettikleri çeki takibe koyarak hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalıştıkları anlaşıldığını, davanın kabulü ile; öncelikle telafisi güç zararların engellenmesi ve mevcut delil durumu da dikkate alınarak takdiren teminatsız olarak dava sonuçlanıncaya kadar ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yatırılan 9.506,00 TL'nin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini,... Cumhuriyet Başsavcılığının ... S. sayılı, İstanbul ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı ve ....İcra Mahkemesinin ... E. sayılı dosyalarının birer örneğinin UYAP üzerinden istenilmesine, yapılacak yargılama sonucu davanızın kabulü ile takibe konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu, 30.05.2017 keşide tarihli 6.000,00 TL bedelli çek nedeniyle müvekkillerinin davalılara herhangi bir Borcunun Olmadığının tespitine, dava ve takibe konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu, 30.05.2017 keşide tarihli 6.000,00 TL bedelli çekin iptaline, davalı tarafa müvekkili tarafından yapılmış olan 9.506,00 TL'nin davalı taraftan ticari avans faiziyle birlikte istirdatına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, İİK'nun 72.maddesine göre çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek menfi tespit ve istirdat talebinde bulunduğunu, dava konusu çek incelendiğinde müvekkiline ciro yoluyla geçtiği görüleceğini, çekteki cironun davacıya ait olup olmadığı konusunda müvekkilinin bir bilgisi bulunmamakta olduğunu, müvekkili maddi hukuk anlamında bir alacağının varlığına inanarak, davacı aleyhine iyiniyetle takip yapmış olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığının bilirkişi incelemesi sonunda ortaya çıkacağından menfi tespit talebine ilişkin cevaplarını şu aşamada saklı tutmakla birlikte davacının istirdat talebinin usulden reddini talep etmekte olduklarını, İİK'nun 72.maddesi, borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalanı şahsın, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde parayı geri isteyebileceğini belirttiğini, davaya konu ....İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası incelendiğinde, dosya borcunun davacılardan keşideci ... Mim. İnş...Ltd. Şti tarafından ödendiğinin görüleceğini, davacı ... tarafından icra dosyasına yatırılan bir para bulunmadığından davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, bu nedenle istirdat talebinin bu davacı yönünden reddini talep ettiklerini, çeki, davacı keşidecinin düzenlediği ve diğer davacı ...'ya borcu karşılığında verdiği sabit olduğuna göre davacının söz konusu çekten ve icra dosya borcundan sorumlu olduğunun açık olduğunu, davacı keşideci söz konusu çekten ve icra dosya borcundan sorumlu olduğuna göre ödediği paranın istirdatını talep edemeyeceğini, bu sebeple söz konusu tedbir kararının da kaldırılmasını talep etmekte olduklarını, davanın her iki davacı açısından da reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... tarafından ise davaya cevap verilmemiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ve dayanağı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit ve icra tehdidi altında davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatı istemlerine ilişkindir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası uyap kayıtları ilgili diğer dosya ve kayıtlar celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlular ... ve ... ile davalı borçlu ...'a karşı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çekten doğan alacağın tahsili amacıyla 6.000,00 TL asıl alacak,169,29 TL Takip Öncesi Faiz, 600,00 TL tazminat, 18,00 TL Komisyon olmak üzere 6.786,29 TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetleri özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu ... tarafından icra dosyasına cebri icra tehdidi altında 25.09.2017 tarihinde 9.506,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava ve takip konusu ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çekin incelenmesinde; Keşidecinin dosyamız davacısı ...., lehtarın dosyamız davacısı ... olduğu, Çekin arkasında sırasıyla dosyamız davacısı ... ve dosyamız davalısı ..., dosyamız davalısı ... ve dava dışı ... cirolarının bulunduğu, 30.05.2017 tarihinde ... ... ibraz edildiği, İstanbul ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2017 tarihli tedbir kararına istinaden ödeme yapılmadığının şerh düşüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkememizce Grafoloji uzmanı Bilirkişi ...'dan alınan 04/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Bankası A.Ş. .../İSTANBUL şubesine ait, İstanbul/30/05/2017 keşide yer ve tarihli, keşidecisi "... MİMARLIK İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ." isimli şahıs olan, "... İNŞAAT-..." emrine yazılı, "6.000,00" TL "Altıbin" TL meblağlı, ... numaralı çek aslı, -Arka yüzünde yazılı "..." ibareli isim yazısı altında atılı bulunan Ciranta imzasının, -... isimli şahsın dosya içerisinde mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında FARKLILIKLARIN bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle -... isimli şahsın eli mahsulü OLMADIĞI yönünde kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava, dava konusu çekin rıza dışı elden çıktığı, davacı lehtar ciranta ... adına atılı imzanın ...ya ait olmadığından bahisle dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ve dayanağı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit ve icra tehdidi altında davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatı istemlerine istemlerine ilişkindir.
Davacı ...nin dava konusu çekin keşidecisi ve icra dosyası borçlusu olduğu ve dava ...'nın imza itirazında bulunan lehtar ciranta ve icra dosyası borçlusu olduğu, eldeki davamızda her iki davacı yönünden icra dosyası ve dayanağı çek nedeniyle menfi tespit ve çekin iptali ile davacı şirket yönünden icra dosyasına ödenen bedelin istirdatının talep edildiği, bu kapsamda her iki davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla bu hususa ilişkin davalı itiraz ve savunmalarına itibar edilmemiştir.
İİK'nın 72/7. Maddesi uyarınca istirdat davası, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılacaktır. Somut olayda davacı şirket tarafından icra dosyasına ödemenin 25.09.2017 tarihinde yapıldığı, eldeki davanın 02.10.2017 tarihinde 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmakla bu husustaki davalı itiraz ve savunmalarına itibar edilmemiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden başkaca incelenecek bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu ispatlamak zorundadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının 2017/(19)11-2738 Esas 2021/1513 Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.
Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.
Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde;Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlular ... ve ... ile davalı borçlu ...'a karşı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çekten doğan alacağın tahsili amacıyla 6.000,00 TL asıl alacak,169,29 TL Takip Öncesi Faiz, 600,00 TL tazminat, 18,00 TL Komisyon olmak üzere 6.786,29 TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetleri özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu ... tarafından icra dosyasına cebri icra tehdidi altında 25.09.2017 tarihinde 9.506,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava ve takip konusu ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çekin keşidecinin dosyamız davacısı ...., lehtarın dosyamız davacısı ... olduğu, Çekin arkasında sırasıyla dosyamız davacısı ... ve dosyamız davalısı ..., dosyamız davalısı ... ve dava dışı ... cirolarının bulunduğu, 30.05.2017 tarihinde ... ... ibraz edildiği, İstanbul ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2017 tarihli tedbir kararına istinaden ödeme yapılmadığının şerh düşüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkememizce Grafoloji uzmanı Bilirkişi ...'dan alınan 04/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, Dava ve takip konusu çekin -Arka yüzünde yazılı "..." ibareli isim yazısı altında atılı bulunan Ciranta imzasının, davacı ...'ya ait olmadığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dava ve takip konusu çekteki lehtarın cirosunun sahte olduğu anlaşıldığına göre, 6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından çek üzerinde bulunan hakkın çekte ciranta olarak görünen davalı ...’a devrinin gerçekleşmediği böylece çek üzerinde hakkı olmayan...’un yaptığı ciro ile de çekteki hakkın çeki elinde bulunduran diğer davalı ...'e geçmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı ...'in, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda, lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalı bankanın 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacı keşidecide olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir.
Bu durumda çeki elinde bulunduran davalı ..., çekteki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çekteki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye ve lehtara başvuru hakkı bulunmadığından davacı tarafların davalarında haklı oldukları sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu nedenler ile, Davacı Taraflarca Açılan Davanın Kabulü İle;
Davacıların, davalıya, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ve dayanağı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine,
Dava ve takip konusu ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çekin, davacılar yönünden iptaline,
Davacı ... tarafından dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına ödenen 9.506,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya ödenmesine karar verilmiş ve bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosyamızda iki davalı olduğundan, icra dosyası alacaklısı davalı ... olduğundan infaz aşamasında tereddüt olmaması adına, hüküm fıkrasının 3. Maddesinin 3. Satırında bulunan "davalıdan" ibaresinin yanına bu ibareden anlaşılması gereken davalının adı parantez içinde (...) şeklinde yazılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVACI TARAFLARCA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
-
Davacıların, davalıya, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ve dayanağı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,
-
Dava ve takip konusu ... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 30.05.2017 tarihli 6.000,00 TL bedelli çekin, davacılar yönünden İPTALİNE,
-
Davacı ... tarafından dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına ödenen 9.506,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (...) alınarak bu davacıya ÖDENMESİNE,
-
Alınması gereken 649,35. TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 427,60. TL harcın mahsubu ile eksik kalan 221,75. TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 427,60 TL peşin harç parasının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı parası, 264,75 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 7.680,00 TL basın ilan kurumu reddiyatı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 9.475,65 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 9.506,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
-
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57