İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/283 E. 2024/216 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/283
2024/216
9 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/283
KARAR NO :2024/216
DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ:22/04/2024
KARAR TARİHİ:09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Yönetim A.Ş tarafından temlik alınıp takibi yapılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyalarında, dosya borçlusu davacının kardeşi ... olması nedeniyle, haksız ve hukuksuz bir şekilde haciz işlemi için 14.02.2024 tarihininde davacı şirketin "... Mah. 1495. Sk. No:9 .../...aeli" adresinde bulunan iş yerine haciz için gelinmiş, davacı; "takibe konu borcun kendisi ya da işletmesi ile alakası olmadığını, hacze gelinen iş yerinin kendisine ait olduğunu, haciz için gelinen iş yeri ile borçlu ...'ın bir ilgisinin bulunmadığını bu şirketin ortağı ya da hissedarı olmadığını" belirtip istihkak iddiasında bulunmasına rağmen karşı taraf avukatlarının usulsüzce yaptıkları baskı, yıldırma hareketleri neticesinde davacı iş yerinde haciz işlemi uygulanıp (Ek-1 14/02/2024 tarihli İmzasız Haciz Tutanağı) kasada bulunan altın ve değerli eşyalarının ve üretimde kullandığı makine ve teçhizatların muhafaza altına alınmaması için, icra tehdidi altında kalarak karşı taraf vekillerinin tek taraflı olarak hazırladıkları 14.02.2024 tarihli protokolü imzalamak zorunda kaldığını, davacı ...'ın protokolün düzenlendiği 14.02.2024 tarihinde alacaklı vekili Av. ... hesabına; bu protokol uyarınca gönderdiği 500.000 TL ve yine söz konusu protokole göre düzenlenen 19.02.2024 vade tarihli bono için gönderdiği 500.000 TL, olmak üzere toplam 1.000.000 TL' yönünden davacıların borcu olmadığının tespiti ile 1.000.000 TL'nin sebepsiz zenginleşme kaidesince ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini, haciz baskısı nedeniyle davalı ile davacı aralarında düzenlenen 14.02.2024 Tarihli protokolün iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden dava şartı yokluğu ve hukuki yarar yokluğu itirazlarında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davaya konu protol ve ödeme aracı olan bononun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini ve borçluların serbest iradeleri ile imzalandığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirerek; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak, dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri ile tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı İstirdat davasıdır.
Davacılar vekili tarafından 05/07/2024 tarihli "Davadan feragat " konulu dilekçe sunulduğu, davadan feragat ettiklerini, tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmayın bu yönde feragat nedeniyle karşı tarafa herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri kararına hükmedilmemesi, şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından 08/07/2024 tarihli "Feragata beyan" konulu dilekçe sunulduğu, davacının feragat beyanı karşısında yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, mevcut taleplerinden feragat ettikleri, şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olan davadan feragatin 6100 sayılı HMK'nın 307, 309 ve 311. maddeleri gereğince maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarını doğurması, davacı vekilinin davacı adına ibraz ettiği vekaletnamede davadan feragat yetkisinin bulunması, davacının üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir uyuşmazlığa ilişkin olması nedeniyle davanın feragat nedeni ile reddine, ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/ A-14 nolu bendinin; "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." şeklinde, yine aynı kanunun 18/A. maddesinin 13. Bendinin de; "Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." şeklinde olduğu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddesinin ise; "Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Bakanlık bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde, Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Bakanlık bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. Dava açılması hâlinde mahkeme tarafından dava öncesi ödenen arabuluculuk ücretlerine ilişkin makbuz dosyaya eklenir. Yargılama giderleri olarak hükmedilen tutar 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir" şeklinde düzenlendiği, tüm bu açıklama ve yasal düzenlemelere göre de arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayıldığı, davacı tarafın davadan feragat ettiği, feragat halinde yargılama giderlerinden sayılan Arabuluculuk ücretinin ayrıca taraflar arasında bir anlaşma olmadığı sürece feragat eden aleyhine hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından, bakanlıkça suçüstü ödeneğinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline, ayrıca davalı yanca vekalet ücreti talep edilmediğinden vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, tüm dosya kapsamına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu 22.maddesi dikkate alınmak suretiyle alınması gereken 142,53 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 17.077,50 harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 16.934,97 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Taraflarca karşılıklı olarak talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00. TL arabuluculuk giderinin, davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09.07.2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01