SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/973 E. 2024/207 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/973

Karar No

2024/207

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2018/973

KARAR NO :2024/207

DAVA:Menfi Tespit/Ödeme Emrinin İptali

DAVA TARİHİ:27/01/2017

KARAR TARİHİ:29/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit/ödeme emrinin iptali davalarının birleştirilerek yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kurum tarafından müvekkili şirkete gönderilen 02/09/2015 tanzim tarihli, .../...-... sayılı ...-E icra takip nolu ödeme emrine dair borç talebinin 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usuli Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanarak tanzim ve talep edildiğini, ancak dava ve ödeme emri konusu edilen borcun amme alacağı borç olarak değerlendirilemeyeceğini, Karayolları Trafik Kanunu 98/2 maddesinde de belirtildiği üzere, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerinin ve ... hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15'ini aşmamak üzere ve münhasıran bu teminatın karşılğı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamının sigorta şirketleri tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için ... hesabı tarafından ... Kurumuna aktarılacağı, bu durumda sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki police akdinden tahakkuk eden poliçe priminin belli oranının ...'ya aktarımının amme alacağı olarak kabul edilmemesi, ayrıca bu talebin borçlar hukuku çerçevesinde değerlendirilmesinin de gerekeceği, ayrıca konu ile ilgili olarak 5684 sayılı sigortacılık kanunun 20. maddesi dikkate alındığında, kurum tarafından müvekkili şirketin kayıtlarına gönderilecek hacizlerin de yasaya aykırı olacağını, tüm bu nedenlerle öncelikle yargılama sonuna kadar yürütmenin durdurulması ve icranın geri bırakılmasını, davalı tarafından müvekkili şirkete tebliğ edilen ...-E sayılı ödeme emrinin iptalini ve borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; 25/2/2011 tarihli ve ... birinci mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 59. maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi başlığıyla birlikte değiştirildiğini, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ... Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamının sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından ... Kurumuna aktarılacağı, söz konusu tutarın, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebileceği, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceğini, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu'nun söz konusu tutarı %50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkili olduğunu, bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağını, sigorta şirketleri ve ... Hesabından ... Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Sağlık Bakanlığı ve ... Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirleneceğini, trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, ... tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar ... ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirleneceğini, gerek 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi; gerekse bu yönetmeliğin ilgili maddelerine bakıldığında, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ... Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından ... Kurumuna aktarılacağını, ... Anonim Şirketinin de kanun ve yönetmelik hükümleri ile bağlı olduğundan, prim katkı paylarını kurumlarına aktarmak zorunda olduğunun izahtan vareste olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde yer alan sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasının uyuglanacağı hükmü gereği davacı şirketin yasa ve yönetmelik gereği aktarım yapmadığı prim katkı paylarının tahsili için kurumlarının Şişli ... Merkezi tarafından gerekli yasal işlemlere başlandığını ve 6183 sayılı yasa gereği takibe geçildiğini, davacı vekilinin, alacağın amme alacağı olmadığını belirttiğini, ancak bu iddiayı kabul etmediklerini, davacı şirket hakkında 6183 sayılı yasaya göre başlatılan ve sonrasında şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında da devam eden takibe konu alacaklarının amme alacağı niteliğinde imtiyazlı alacak olduğunun açık olduğunu, yine dava konusu alacağın yapılandırılması talebinin kurumları tarafından ret gerekçesinin, bu alacağın amme alacağı niteliğinde olmaması değil; yapılandırma yasası kapsamında sınırlı olarak sayılan alacaklardan olmaması olduğunu, esasen kurumlarının birçok alacağının yapılandırma kanunu kapsamına alınmadığını, kurumun ret kararının, bu alacağın amme alacağı olmadığını veya 6183 sayılı yasa kapsamında bir alacak olmadığını kabul etmesi anlamına gelmemekte olduğunu, davacı tarafın, ödeme emri ile talep edilen 77.684.597,01-TL'lik alacağın asıl tutarı olan 13.197.372,84-TL'sinin takipten önceki tarihlerde ...'ya ödendiği, bu ödemeler mahsup edilmeden ödeme meri düzenlendiğinden mükerrer olarak talep edildiği ve yapılan ödemenin faizinin hukuka aykırı olduğunu beyan ettiğini, davacı vekilinin bu iddiasının yerinde olmadığını, kurumlarınca yapılan hesaplamalar ve işlemlerin doğru olduğunu, gönderilen ödeme emrinin de usul ve yasaya uygun olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve takip konusu alacaklarının %10 fazlasıyla davacıdan tahsilini talep etmiştir.

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... tarafından müvekkili şirkete 16/01/2017 tanzim tarihli ...-206-E... sayılı ödeme emrini düzeltme yazısı şeklinde yeniden ödeme emri tebliğ ettirdiği, ancak bu ödeme emri 02/09/2015 tanzim tarihli .../...-... sayılı ...- E İcra takip nolu dosyanın devamı ve düzeltilerek yeni ödeme emri olduğu anlaşıldığı, müvekkili şirket tarafından 2015/1 takip nolu 4508769 sayılı ödeme emrine .... İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile ödeme emrine itiraz davası açılmış olup, davanın derdest olduğunu, bu nedenle ... tarafından aynı icra takibi dosyasından aynı alacaklar için yeniden ödeme emri düzeltme yazısı gönderilmesinin hatalı olduğunu, gönderilen 16/01/2017 tarihli 294785 sayılı yazının iptalinin gerektiğini, ... tarafından söz konusu borç talebi 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine dayandırılarak tanzim edildiğini, dava ve ödeme emri konusu borç amme alacağı olarak değerlendirilemeyeceğini, karayolları Trafik Kanunu'nun 89. maddesinde yapılan değişiklik ile trafik kazalarından kaynaklanan sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanacağının belirtildiğini, yine aynı maddenin 2., 3. ve 4. fıkralarında sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ... Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından ... Kurumuna aktarılacağı belirtildiğini, davalı ... ‘nın ödeme emrine konu olan kurum alacağının kaynağı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde belirtilen sigorta poliçe primlerinden aktarılması gereken tutarlar olduğunu, ancak İlgili kanun hükümleri ve hem ... mevzuatı hem de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkındaki kanun hükümlerine göre, söz konusu aktarılması gereken tutarın amme alacağı olacağına yönelik hüküm bulunmadığını, dolayısıyla davalı ...’nın talep etmiş olduğu ödeme emri konusu alacakların amme alacağı olarak değerlendirilemeyeceğini, davalı ...’nın ödeme emrini düzelttiğini belirtilerek 67.146.334,12-TL lik alacak aslı sonucuna ulaştığını, 67.146,334,12-TL tutara nasıl ulaştığı hususunda bir açıklama yapmadığını, müvekkili şirketin daha önceden yapmış olduğu ödemelerin mahsup edilip edilmediğini açıklanmadığını ödeme emrine belirtilen tutarın kabul edilemeyeceğini, dava konusu ... tarafından talep edilen tutarlar yargılamayı gerektirdiğini, ... ile yapılmış bir hesap mutabakatının söz konusu olmadığını, ... tarafından müvekkili şirket aleyhine aylık olarak tahakkuk ettirilen borç tutarlarının kaynakları ve katkı paylarının hangi poliçelerden kaynaklandığı açık olmadığını, ... ile müvekkili şirket arasında hesap mutabakatı yapılmadığını, kesinleşmiş bir alacak nedeniyle müvekkili şirkete ödeme emri gönderilmediğini, talep edilen tutarın kesin olmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle yürütmeyi durdurma taleplerinin kabulünü, davalı kurum tarafından müvekkili şirkete tebliğ edilen 16/01/2017 tarihli 294785 nolu ödeme emri düzeltme emrinin iptalini ve borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesi ile; 25/2/2011 tarihli ve ... birinci mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 59. maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi başlığıyla birlikte değiştirildiğini, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ... Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamının sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından ... Kurumuna aktarılacağı, söz konusu tutarın, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebileceği, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceğini, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu'nun söz konusu tutarı %50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkili olduğunu, bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağını, sigorta şirketleri ve ... Hesabından ... Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Sağlık Bakanlığı ve ... Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirleneceğini, trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, ... tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar ... ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirleneceğini, gerek 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi; gerekse bu yönetmeliğin ilgili maddelerine bakıldığında, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ... Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından ... Kurumuna aktarılacağını, ... Anonim Şirketinin de kanun ve yönetmelik hükümleri ile bağlı olduğundan, prim katkı paylarını kurumlarına aktarmak zorunda olduğunun izahtan vareste olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde yer alan sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasının uyuglanacağı hükmü gereği davacı şirketin yasa ve yönetmelik gereği aktarım yapmadığı prim katkı paylarının tahsili için kurumlarının Şişli ... Merkezi tarafından gerekli yasal işlemlere başlandığını ve 6183 sayılı yasa gereği takibe geçildiğini, davacı vekilinin, alacağın amme alacağı olmadığını belirttiğini, ancak bu iddiayı kabul etmediklerini, davacı şirket hakkında 6183 sayılı yasaya göre başlatılan ve sonrasında şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında da devam eden takibe konu alacaklarının amme alacağı niteliğinde imtiyazlı alacak olduğunun açık olduğunu, kurumlarınca ödeme emri ile bildirilen borcun nasıl hesaplandığının belli olmadığını ve daha önce yapılan ödemelerin mahsup edilip edilmediğinin belli olmadığını bildirilen tutarların kabul edilemeyeceğini, ayrıca .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, aynı alacaklar için tekrar ödeme emri düzeltme yazısı gönderilmesinin hatalı belirtilmiş olduğunu, kurumlarınca yapılan hesaplamanon yasa ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, hesaplama ve mükerrerlik iddiasının reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle yürütmenin durdurulması ve ihtiyati tedbir talebinin de reddini, davanın esas yönünden reddini ve takip konusu alacaklarının %10 fazlasıyla davacıdan tahsilini talep etmiştir.

Asıl dava, davalı kurum tarafından davacı şirkete gönderilen 02/09/2015 tanzim tarihli, .../...-... sayılı ...-E icra takip nolu ödeme emrine emrinin iptali-menfi tespit, birleşen dava, davalı kurum tarafından davacı şirkete gönderilen 6/01/2017 tanzim tarihli ...-206-E... sayılı ödeme emrinin iptali-menfi tespit talebine ilişkin bulunmaktadır.

Eldeki asıl dava dosyasının, ilk olarak .... İş Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edildiği, .... İş Mahkemesinin 14/09/2015 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla; "...dava konusu edilen hususta 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14.maddesi ile ilgili hükümler ile yine Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik kanunun 98.maddesi 2.Fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku ile ilgili maddeleri ve aynı kanunun 4.maddesi de dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemelerin mahkememiz değil, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla" gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın, görevli İstanbul nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından 07/10/2015 tarihinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01/03/2018 tarihli, 2015/21696 esas ve 2018/1655 karar sayılı kararıyla onanmasına binaen kesinleşmesi üzerine dosyanın, mahkememizin 2018/973 esas sırasına tevzi edilerek yargılamaya mahkememizce devam olunduğu;

... İş Mahkemesinin davacısı ... ve davalısı ... olan dosyası kapsamında verilen 22/11/2018 tarihli, ... sayılı kararıyla; "...2918 sayılı yasadan kaynaklı olarak özel sigorta şirketlerinin tahsil ettiği primlerin hazine müşteşarlığı tarafından belirlenecek bir oranının kuruma aktarılması gerektiği, davaya konu somut olayda da ... A.Ş.'nin kuruma karşı prim aktarma yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle kurum tarafından sigortaya ve yönetim kurulu üyelerine 6183 sayılı yasa kapsamında yapılan takibe karşı itiraz davasında görevli mahkemenin öncelikle belirlenmesi gerektiği, dava dışı ... tarafından bu kapsamda açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesine yönelik verilen görevsizlik kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/21696E-2018/1655K sayılı ilamı onanarak kesinleştiğide sabit olmakla, dava konusu edilen hususta 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14.maddesi ile ilgili hükümler ile yine Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik kanunun 98.maddesi 2.Fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku ile ilgili maddeleri ve aynı kanunun 4.maddesi de dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemelerin mahkememiz değil, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla..." gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın, görevli İstanbul nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, verilen kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 09/04/2019 tarihli, 2019/471 esas ve 2019/551 karar sayılı kararıyla; "...Dava konusu uyuşmazlığın 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesi ile ilgili hükümleri ile Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinin 2.fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanununun Sigorta Hukuku ile ilgili maddelerinden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, iş mahkemelerinin görevli olmadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine dosyanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sırasına tevzi edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli, ... sayılı kararıyla, mahkemeleri dava dosyaları ile mahkememizin 2018/973 esas sayılı dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dosyalarının, mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın, mahkememiz dosyası arasına gönderildiği;

.... İş Mahkemesinin davacısı ... ve davalısı ... olan dosyası kapsamında verilen 22/01/2019 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla; "... dava konusu edilen hususta 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14.maddesi ile ilgili hükümler ile yine Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik kanunun 98.maddesi 2.Fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku ile ilgili maddeleri ve aynı kanunun 4.maddesi de dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, ....İş Mahkemesinin benzer ... Esas sayılı dosyasında verilmiş olan görevsizlik kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından onandığı ve mahkememiz dosyasının bu dosya ile aynı mahiyette olduğu tespit edilmekle, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın, görevli İstanbul nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 11/06/2019 tarihli, ....sayılı kararıyla; "...Dava konusu uyuşmazlığın 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesi ile ilgili hükümleri ile Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinin 2.fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanununun Sigorta Hukuku ile ilgili maddelerinden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, iş mahkemelerinin görevli olmadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine dosyanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla, mahkemeleri dava dosyaları ile mahkememizin 2018/973 esas sayılı dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dosyalarının, mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın, mahkememiz dosyası arasına gönderildiği;

.... İş Mahkemesinin davacısı ... ve davalısı ... olan dosyası kapsamında verilen 22/01/2019 tarihli, ...sayılı kararıyla; "... dava konusu edilen hususta 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14.maddesi ile ilgili hükümler ile yine Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik kanunun 98.maddesi 2.Fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku ile ilgili maddeleri ve aynı kanunun 4.maddesi de dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, ....İş Mahkemesinin benzer ... Esas sayılı dosyasında verilmiş olan görevsizlik kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından onandığı ve mahkememiz dosyasının bu dosya ile aynı mahiyette olduğu tespit edilmekle, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın, görevli İstanbul nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 22/04/2019 tarihli, 2019/693 esas ve 2019/930 karar sayılı kararıyla; "...Dava konusu uyuşmazlığın 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesi ile ilgili hükümleri ile Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinin 2.fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanununun Sigorta Hukuku ile ilgili maddelerinden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, iş mahkemelerinin görevli olmadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine dosyanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/690 esas sırasına tevzi edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/12/2019 tarihli, ... sayılı kararıyla, mahkemeleri dava dosyaları ile mahkememizin 2018/973 esas sayılı dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dosyalarının, mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın, mahkememiz dosyası arasına gönderildiği;

Mahkememizin 20/02/2020 tarihli celsesinde, birleşen dosyaların ayrı ayrı tefriki ile yeni esasa kaydına karar verilmesi üzerine birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...(görevsizlik kararı öncesi .... İş Mahkemesinin 2017/137) esas sayılı dosyasının, tefrik edilmesi neticesinde mahkememizin... esas sırasına; birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...(görevsizlik kararı öncesi .... İş Mahkemesinin ...) esas sayılı dosyasının, tefrik edilmesi neticesinde mahkememizin ... esas sırasına; birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...(görevsizlik kararı öncesi .... İş Mahkemesinin 2017/203) esas sayılı dosyasının, tefrik edilmesi neticesinde mahkememizin ... esas sırasına kaydedilerek, yargılamalarına bu dosyalar üzerinden devam olunduğu;

.... İş Mahkemesinin davacısı ... Anonim Şirketi ve davalısı ... olan dosyası kapsamında verilen 06/02/2017 tarihli, ... sayılı kararıyla; "...talebin vasıf ve mahiyeti itibariyle davanın ... Hukukundan kaynaklanması nedeniyle HSYK birinci Dairesi'nin 31/12/2012 tarihli ve 3067 sayılı kararı ile 6532 sayılı Kanunla değişik 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 1.maddesinde yapılan değişiklik dikkate alınarak; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesinin 20/12/2012 tarihli 3021 sayılı kararı ile; İstanbul 19,20,21, 22 ve 01/11/2016 tarihinde kurulan 36'ncı İş Mahkemelerinin münhasıran ... hukukundan kaynaklanan davalara bakmakla görevlendirildiğinden..." gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine dosyanın İstanbul 19., 20., 21., 22. ve 01/11/2016 tarihinde kurulan ... Mahkemelerinden birine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosya, .... İş Mahkemesine gönderilmiş, stanbul ... Mahkemesinin 21/06/2018 tarihli, 2017/40 esas ve 2018/272 karar sayılı kararıyla; "... dava konusu edilen hususta 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14.maddesi ile ilgili hükümler ile yine Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik kanunun 98.maddesi 2.Fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku ile ilgili maddeleri ve aynı kanunun 4.maddesi de dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemelerin 5510 sayılı yasanın 101.maddeleri hükmüne göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemelerinin değil, Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğu anlaşılmakla, Yargıtay 10.HD'nin 2015/... E -2018/... K sayılı ilamı ile onanmak sureti ile kesinleşen .... İş Mahkemesi'nin... sayılı görevsilik kararı emsal kabul edilmek sureti ile..." gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın, görevli İstanbul nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 07/12/2018 tarihli, ... sayılı kararıyla; "...Dava konusu uyuşmazlığın 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesi ile ilgili hükümleri ile Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinin 2.fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanununun Sigorta Hukuku ile ilgili maddelerinden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, iş mahkemelerinin görevli olmadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine dosyanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sırasına tevzi edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2021 tarihli, 2019/... esas ve ... ... sayılı kararıyla, mahkemeleri dava dosyaları ile mahkememizin 2018/973 esas sayılı dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dosyalarının, mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın, mahkememiz dosyası arasına gönderildiği ve her iki dosyanın yargılamasına mahkememizce devam olunduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce celp edilen ve taraflarca sunulan deliller, mali müşavir bilirkişiden temin edilen rapor, ek rapor ve ikinci ek rapor ile birlikte tarafların beyanları hep birlikte değerlendirilmiştir.

Asıl dava yönünden yapılan incelemede; asıl davada, davacı tarafça, davalı kurum tarafından davacı şirkete gönderilen 02/09/2015 tanzim tarihli, .../...-E icra takip nolu ödeme emrine emrinin iptali-menfi tespit talebiyle dava açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Birleşen dava dosyası ve bu dava dosyasına konu ödeme emri de dikkate alındığında, asıl davaya konu 02/09/2015 tanzim tarihli, .../...-.../... sayılı...-E icra takip nolu ödeme emrine emrinin davacıya gönderilmesinden sonra, davacı tarafça bu ödeme emrine itiraz edildiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirket tarafından davalı kuruma yapılan ödemelerin ve ferilerinin dikkate alınmadan bu ödeme emrinin düzenleniğinin ileri sürüldüğü, sonrasında davalı kurum tarafından davacı tarafa, birleşen davanın da konusu olan , davalı kurum tarafından davacı şirkete gönderilen 16/01/2017 tanzim tarihli ...-... sayılı düzeltilmiş ödeme emrinin gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl davaya konu ödeme emrinin ortadan kalktığı, bu ödeme emri yerine birleşen davanın konusu olan 16/01/2017 tanzim tarihli ...-206-E... sayılı ödeme emrinin davalı kurumca düzenlenerek davacıya gönderildiği görülmektedir. Bu itibarla, asıl davaya konu ödeme emri ortadan kalktığından, bu ödeme emrine konu davanın da konusuz kaldığı anlaşılmış ve asıl davada, davacı tarafça açılan davanın konusuz kalması nedeniyle, asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Birleşen dava yönünden yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hususlar, 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi uyarınca, davalı kuruma devredilen sağlık hizmet bedelleri karşılığında, davacı ... Anonim Şirketi tarafından davalı kuruma aktarılması gereken, ancak ödenmeyen prim katkı paylarından davacı ... Anonim Şirketinin ödeme emri dönemine tekabül eden tutar yönünden 5510 sayılı Kanun'un 88. ve 89. maddeleri kapsamında sorumlu olup olmadığı, anılan borcun amme alacağı niteliğini haiz olup olmadığı ve 6183 sayılı Kanun'a göre takip ve tahsil işlemlerinin yapılıp yapılmayacağı noktalarında toplanmaktadır.

13/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanacağı, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ... Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamının sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından ... aktarılacağı, söz konusu tutarın ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebileceği, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceği, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun söz konusu tutarı %50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkili olduğu, bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 89/2 fıkrası; "Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için % 3 (% 2) oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Cumhurbaşkanı, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilir." düzenlemesini içermektedir.

Davalı tarafça 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi uyarınca davalı kuruma aktarılması gereken prim alacaklarının kamu alacağı olduğundan bahisle 5510 sayılı Kanun'un 88/16. ve 20. fıkraları uyarınca davacı hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip başlatılmıştır.

5510 sayılı Kanun'un 88/16. fıkrasının birinci cümlesi; "Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır" düzenlemesini, aynı Kanun'un 88/20. fıkrası ise; "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." düzenlemesini içermektedir.

Yukarıda alıntılanan düzenlemelerde yer alan "prim ve diğer alacaklar" ibarelerin yorumu 5510 sayılı Kanun'un bir bütün halinde değerlendirilmesini gerektirmektedir.

5510 sayılı Kanunun 1. maddesi; "Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri ... altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir." düzenlemesi ile kanunun amacını çerçevelemiştir. Bu düzenlemeye göre 5510 sayılı Kanun'a konu sigortalardan anlaşılması gereken, ... hukuku kapsamındaki sosyal sigorta kolları ve genel sağlık sigortası; primler ve diğer alacaklardan anlaşılması gereken de bu sigorta kolları ve genel sağlık sigortası nedeniyle doğan prim ve diğer alacaklardır.

Nitekim davalı tarafça dayanılan 88/16. ve 88/20. fıkralarını da içerisinde alan 5510 sayılı Kanun'un dördüncü kısmının birinci bölümü; "Prim Alınması, Prime Esas Kazanç, Prim Oranları ve Asgarî İşçilik" başlığını, ikinci Bölümü "Prim Belgeleri ve Primlerin Ödenmesi

" başlığını taşımakta ve her iki bölümde kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası için Kurumun alacağı primler ve ilgililerin prim ödeme zorunluluğu düzenlenmektedir. Tüm bu düzenlemelerin aynı Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primlerine ilişkin olduğu, başka ifade ile 5510 sayılı Kanun'dan doğan prim alacaklarına ve bunlara bağlı diğer alacaklara ilişkin olduğu açıktır.

Somut olayda davalının alacağının dayanağı 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi düzenlemesidir. Anılan düzenlemeye göre; sigorta şirketleri değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce yapılmış ve trafik kazalarında sağlık gideri teminatı içeren zorunlu özel sigorta poliçeleri kapsamında, üçüncü kişilere karşı sağlık gideri teminatı sorumluluğundan kurtulabilmek için; yazılan primlerin ve ... Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamını ... Kurumuna aktarmak zorundadırlar. Bu tutarlar ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir ve aktarım ile sigorta şirketlerinin sağlık gideri teminatı kapsamındaki yükümlülükleri son bulur. Başka ifade ile aktarımın yapılmaması halinde, üçüncü kişilere karşı ilgili zorunlu sigorta kapsamındaki sağlık gideri teminatı yükümlülüğü devam eder. Bu aktarım yükümlülüğünden doğan kurum alacağının, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki kısa ve uzun vadeli sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından doğmadığı açıktır. Nitekim kanun koyucu, 2918 sayılı Kanun'un 98/3. fıkrasında, bu mahiyet farkılığından ötürü, 5510 sayılı Kanun'un diğer maddelerine, bu arada 88. maddeye atıf yapmamış, sadece gecikme cezasının oran ve hesaplama yöntemine yönelik düzenlemeler içeren 5510 sayılı Kanun'un 89/2. fıkrasına atıf yapmakla yetinmiş, kuruma aktarılacak tutarların özel sigortacılık ilkeleri çerçevesinde tespit edileceğini de hükümde açıkça düzenlemiştir. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün 05/10/2017 tarihli yazı cevabında, kuruma 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi ile talep hakkı doğuran primin tamamen özel bir sigorta branşı olan kara yolları zorunlu trafik sigortası primi olduğu, sosyal sigorta primi ile eşdeğer olmadığı belirtilmiştir.

Nitekim ... .. İş Mahkemesi 22/11/2018 tarih ve .... sayılı görevsizlik kararını, "Tüm dosya kapsamına göre; 2918 sayılı yasadan kaynaklı olarak özel sigorta şirketlerinin tahsil ettiği primlerin hazine müşteşarlığı tarafından belirlenecek bir oranının kuruma aktarılması gerektiği, davaya konu somut olayda da ... A.Ş.'nin kuruma karşı prim aktarma yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle kurum tarafından sigortaya ve yönetim kurulu üyelerine 6183 sayılı yasa kapsamında yapılan takibe karşı itiraz davasında görevli mahkemenin öncelikle belirlenmesi gerektiği, dava dışı ... tarafından bu kapsamda açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesine yönelik verilen görevsizlik kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/... E., 2018/... K. sayılı ilamı onanarak kesinleştiğide sabit olmakla, dava konusu edilen hususta 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14.maddesi ile ilgili hükümler ile yine Sigortacılık Kanununa atıfta bulunan Karayolları Trafik kanunun 98.maddesi 2.Fıkrası hükmü ile Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku ile ilgili maddeleri ve aynı kanunun 4.maddesi de dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemelerin mahkememiz değil, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine" şeklinde gerekçelendirmiş, başka ifade ile somut uyuşmazlıkta; 5510 Sayılı Kanunun; Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesini kesin yetkili kılan 88/19 fıkrasının uygulanma olanağının bulunmadığını tespit etmiştir. Verilen görevsizlik kararına karşı Kurum tarafından yapılan istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi'nin 09/04/2019 tarih ve 2019/... E., 2019/... K. sayılı kararı ile aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.

Aynı şekilde, Mahkememiz dosyasından tefrik edilen, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine benzer konuda açılan ve Mahkememizin 15/04/2021 tarih ve 2020/... E., 2021/... K. Sayılı kararına karşı davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusu sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2022 tarih ve .... Sayılı kararı ile de, "Yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, görülmekte olan davaya konu KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasından kaynaklanan alacağın gerek doğrudan AATUHK kapsamında, gerekse 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrası kapsamında bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararına karşı davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Yine Mahkememiz dosyasından tefrik edilen, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine benzer konuda açılan ve Mahkememizin 15/04/2021 tarih ve 2020/139 E., 2021/320 K. Sayılı kararına karşı davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusu sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 23/02/2023 tarih ve 2021/1222 E., 2023/342 K. Sayılı kararı ile de, davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle birleşen davaya konu, davalı Kurumun 16/01/2017 tarih ve ...-206 E... sayılı ödeme emrinin, 6183 Sayılı Kanuna dayalı ödeme emrine konu ettiği alacağının 5510 Sayılı Kanundan doğan bir kamu alacağı olmadığı, 2918 Sayılı Kanunun 98. maddesine dayalı özel sigortacılık faaliyetinden doğan prim alacağı olduğu, bu nedenle bu alacağın tahsilinde 5510 Sayılı Kanunun 88/16 fıkrası atfı ile 6183 Sayılı Kanuna göre takip yapılamayacağı anlaşılmakla, birleşen davanın davanın kabulüne; davalı kurum tarafından gönderilen 16/01/2017 tarih ve ...-206 E... sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Asıl davada, davacı tarafça açılan davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

1/1-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan, asıl dosyada harç alınmasına yer olmadığına; asıl dosyada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 27,70-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

1/2-Asıl dosyada davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  1. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyasında, davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile, davacının, davalı kurum tarafından gönderilen 16/01/2017 tarih ve .... 206 E... sayılı ödeme emrinin İPTALİNE

2/1-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında harç alınmasına yer olmadığına; birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

2/2-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  1. Asıl ve birleşen dosyada davacı tarafından yapılan 27,70. TL+31,40=59,1‬0. TL başvurma harcı, 3.250,00. TL bilirkişi ücreti ve 1.276,95. TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.586,05‬‬. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  2. Asıl ve birleşen dosyada davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendisi üzerinde bırakılmasına,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.. 29/02/2024

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulaatuhkTARİHİ27/01/2017hükümistinaf

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim