SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/747 E. 2024/19 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/747

Karar No

2024/19

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/747 Esas

KARAR NO :2024/19 Karar

DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)

DAVA TARİHİ:23/12/2020

KARAR TARİHİ:15/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... IMO numaralı, M/V ... gemisinin donatanı olduğunu, müvekkilinin 09.07.2019 tarihinde aynı gün valörlü olmak üzere, davalı yana .../... Limanı'ndaki liman işlemleri için dava dışı gemi acentesi ....'ye 16.600- Euro'nun havalesi için talimat verdiğini, davalının veya muhabir bankanın kusurlu hareketleri nedeniyle 13.600 Euronun acenteye 19.07.2019 günlü valör ile gönderilmediğini, 11.07.2019 tarihinde yükleme işlemleri tamamlanmasına rağmen liman masrafları için acenteye ödenen 13.600 Euronun hesaba geçmemiş olması nedeniyle geminin hareket ettirilmediğini, müvekkilinin kendi çabalarıyla dava dışı acenteye 13.600 euro değerinde garanti mektubu sunmuş ancak bu işlemler gerçekleştirilirken geminin 2,7 gün kaydeberek 14.07.2019 tarihinde hareket ettirildiğini, geminin bu şekilde atıl kalması sebebiyle müvekkilinin 22.144,05 USD kira bedeli ve 2.029,05 USD yakıt harcadığını ve toplam 24.173,10 USD zarara uğradığını, taraflar arasındaki havale ilişkisinde muhabir banka, davalının yardımcı şahsı olarak kabul edileceğinden müvekkili şirketin valör talimatına uygun davranmayan davalının muhabir bankasının kusurlu hareketinden dolayı davalının da sorumlu olacağını, bu nedenle müvekkilinin uğradığı bu zararın davalı tarafından tanzim edilmesi gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, 24.173,10 USD'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları maddi ve hukuki duruma uygun değildir, konu para transferine ilişkin Müvekkil Banka'nın ve/veya muhabir Banka'nın transfer işlemlerinde hukuka aykırı bir fiil ya da kusuru olmadığını, davacının haksız zenginleşme gayesine yönelik, iyi niyetli olmayan zarar iddiasını kabul edilemeyeceğini, davacının müvekkil Banka'nın ... Ticari Şubesi'nin müşterisi olduğu, Davacının önce USD hesabından 05.07.2019'da acentesinin hesabına 15.500,00-USD transferi için talimat verdiği ve bu tutarın müvekkil Banka tarafından aynı gün müşterinin hesabından gönderilmişse de iade geldiği, bunun üzerine davacı müşterinin aynı tutarı Avro hesabından aynı acentesine 09.07.2019'da 16:57'de 13.600,00-Avro gönderilmesi talimatını verdiği ancak davacı Müşteriye bu transferin talimat saati itibari ile aynı gün gerçekleşmeyeceği, aracı bankadan uluslararası kuralları kapsamında bilgi/belge talebi gelebileceği veya iade edilebileceği ifade edildiği ve davacı müşterinin teyidi üzerine saat 17:58'de transfer yapılmış olup, davacının 09.07.2019'da tarihli transfer talimatının 19.07.2019 valörlü yapıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu, daha sonra dava konusu transfer olarak taraflarca da beklenildiği üzere Muhabir Banka'dan gelen uyum bilgi talebinin davacı müşteriye iletildiği ve davacı müşterininde 11.07.2019'da saat: 14:37'de müvekkil Banka'ya istenilen bilgi ve belgeleri temin ederek e-posta ile ilettiği ve devamında bu kayıtların da muhabir Banka'ya gönderildiğini, para transferinin 09.07.2019 tarihli eş anlatımla aynı gün valörlü olmadığı ve davacının da bu hususa da vakıf olduğunun açık olduğu, 09.07.2019 tarihli 16:57'deki transfer talimatı üzerine davacı müşteriden bu husus teyit edilerek işlemin saat 17:58'de ikmal edilmiş olup, müvekkil Banka'ya atf edilecek hiçbir kusurun mevcut olmadığı, konu para transferi için davacı gerekli uyum bilgi/belge talebi kapsamındaki kayıtlarını iddia ettiği yükleme saatinden çok sonra 11.07.2019 günü saat 14:37'de müvekkil Banka'ya ilettiği, davacı uluslararası gemi taşımacılığı yapan bir şirket olarak da uluslararası döviz transferi işlemlerine yabancı bir tacir olmadığını, sonuç olarak taraflar arasında yazışmalardan davacı iddia ettiği gibi işlemin 09.07.2019 tarihinde aynı gün valörlü olmadığı ve transferin tamamlanması için uyum bilgi talebi ile karşılaşabileceği hatta gönderilen tutarın iade gelebileceği hususlarına vakıf olup, kendi acentesinin yükleme tamamlandığı halde gemisinin limanda bekletilmiş olmasında müvekkile atfedilecek bir kusur mevcut değildir, bu durum tamamen davacı ile acentesi ve/veya tasıtanları arasındaki organizasvonsuzluk ve güvensizlikten kavnaklı olduğunu, davacının 09.07.2019 tarihli talimatının 19.07.2019 tarihli valörlü olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, zira davacı müşterinin 09.07.2019 tarihli talimatı bu transfer tutarının aynı gün gerçekleşmeyeceği, uyum sorgusuna tabi tutulabileceği ve/veya iade gelebileceği bildirilerek teyidi üzerine aynı gün 09.07.2019'da olarak ikmal edilmiş olup, davacının transfer talimatının aksi yönde bir işlemi, ihmal ya da kusurunun mevcut olmadığını, davacının müvekkil Banka'ya ilettiği 08/08/2019 tarih ve ... sayılı kendi yazısında dava konusu tutarın 15.07.2019'da acentesinin hesabına geçtiği ikrar edilmekte olup, dava dilekçesinde iddia ettiği davacının konu transferin 19.07.2019 valörlü olduğu iddiaları ile de tamamen çeliştiğini, bu nedenle dava konusu para transferi neticesinde konu tutarın davacının acentesinin hesabına geçiş tarihinin tespiti bakımından acentenin banka hesap özetinin celbi ile konu tutarın hesabına hangi tarihte geçtiği kesin olarak da tespit edileceğini, davacının zarar iddialarının tamamen afaki olup, kendisinin düzenlendiği okunaksız, iddialara uyumlu olmayan çelişkili kayıtların ispat değeri hukuken mevcut olmadığını, davacının liman ücretleri ödenmediğinden gemisinin limandan ayrılmasına izin verilmemesini ve 2,7 günlük bekleme süresi iddiasını kendi temsilcileri olan acentesinin ve gemi kaptanın imzasını taşıyan "... (...) Ve ... (...) Tarafından Önerilen Standart Onay Tebliği'ne (Kısa Form)" başlıklı eş anlatımla "olay tutanağına" dayandırdığını, davacının kendi acentesi ve kaptanı tarafından düzenlenen bu evrak davacının vekillerinden sadır olduğundan zarar iddiasına dayanak maddi vakıaları objektif olarak ispat eder nitelikte hukuken kabul edilemeyeceğini, konu liman ücret makbuzlarının davacıdan celbini talep ettiklerini, davacının beyanlarına göre davacının sigortacısının taahhüdü üzerine gemi limandan ayrıldığı ve herhangi bir nakdi ödeme de yapılmadığı anlaşılmakta olup, bekleme süresinin davacı ile acentesi ve/veya taşıtan ile arasındaki sorunlardan kaynaklandığını, davacının düzenlediği bila tarihli olay tutanağı detaylıca incelendiğinde ise davacının iddiasının aksine geminin önce günlerce limanda aslında yükleme için beklediği ve devamında da yağmur nedeni ile de uzunca bir süre yükleme yapılmadığı tespitlerini içerdiğini, diğer taraftan davacının acentesinin 13.600,00-USD tutarında olduğu iddia edilen liman ücret alacağı için davcının yüklü gemisini limanda tutuklu bırakmasınun tamamen gemi acentesinin orantısız uygulamasından doğmakta olup, kiralayanlarca da bu giderler karşılanmadığından geminin limanda 1,5 gün kadar beklemiş olup, müvekkil Banka transfer talimatına ilişkin işlemleri aynı gün yerine getirdiğinden tutarın davacının acentesinin hesabına hemen aktarılamaması idari ve yasal sorguların ikmalinden kaynaklı olduğunu, müvekkilin bir kusurunun olmadığını, davacının somut bir zararını ispat eder hiçbir delil dosyaya sunulmadığından kira geliri kaybının kanıtlayamadığını, davacı gemisinin 2,7 gün atıl kaldığından bahisle bu sürede harcanan yakıt tutarı olarak 2.029,05-USD tazminat talebinin haksız olduğunu, İddia olunan atıl süredeki yakıt harcamasını ispat bakımından 21.06.2019'da ... limanında ... Ltd. tarafından davacıya teslim edilen yakıtın faturası ibraz edildiğini, davacının kendi sunduğu olay tutanağına göre geminin ...'da ...'da olay tarihinde yakıt ikmali yapmış olup davacının 1,5 ay önce satın aldığı yakıt faturası ibrazının iyi niyetli olmadığını, bu nedenle davacının 11.07.2019'da satın aldığı yakıta ilişkin faturanın celbini talep ettiklerini, dava konusu olaydan yaklaşık 1,5 ay önce 21.06.2019'da — Türkiye'de alınan — yakıt faturasının iddia kapsamında delil değerinin olmadığını, diğer taraftan davacının iddiası gibi geminin atıl kaldığı sürenin 2,7 gün olmadığı,1,5 gün olduğu kendisinin sunduğu ve iddiasıyla uyumsuz kayıtlardan anlaşıldığından 2.029,05-USD yakıt talebi gerçeğe aykırı olduğunu, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, cevabi yazı içerikleri, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.

Dosyamız mündericatında aslı yer alan, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, banka kaynaklarından ödenen vergi ödemesi dayanak gösterilmek suretiyle 38.959,93 TL asıl alacak ve 1.295,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 40.255,35-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı, davalı-borçlu tarafından borca, faize ve fer'ilerine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu görülmüştür.

Dava, davacının davalı yanın kusuru nedeniyle uğradığı iddia olunan 24.173,10 USD zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce verilen 26/10/2022 tarihli ara karar ile; taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek ve gerek duyulması halinde davalı banka kayıtları üzerinde mahallinde inceleme yapılmak suretiyle ; davaya konu somut olayda davacı yanca doğduğu iddia olunan zararlara ilişkin olarak davalı yana kusur atfedilip edilemeyeceği, davacı yanın davalı yandan zarar talep edip edemeyeceği , edebilecekse miktarının tespiti bakımından konuda uzman bilirkişiler Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisi ...ve Doç.Dr.... marifetiyle dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor alınmıştır.

Bilirkişiler tarafından, 07/11/2022 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilerek dosyaya ibraz edilmiş olup, bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Davalı Bankanın davacının talimatı ile hesabından EUR 13.600.- tutarındaki transferin 09.07.2019 tarihinde saat 17:56'da muhabir bankaya transfer edildiği, 11.07.2019 tarihinde saat 09:14 te transfer ile ilgili muhabir banka tarafından uyum bilgileri talep edildiği ve davacının bu bil , muhabir bankanın konu transferi 19.07.2019 tarihinde saat 10:17'de alıcı bankaya serbest bırakıldığı bilgisini ilettiği davalı bankanın yazısından görülmüş olup, transferin muhabir banka tarafından neden geciktiği hususunda dava dosyası kapsamında herhangi bir evraka rastlanamamıştır.” ... gemisinin ... Limanından kalkışının gecikmesi sonucu davacının navlun geliri kaybı ve yakıt masrafı oluştuğu,” Gecikme neticesinde hesaplanan zararın toplam 15.945,14-$ olabileceği..." şeklinde tespitler yapılmıştır.

Tarafların bilirkişi kök raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.

Bilirkişiler tarafından, 24/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporu tanzim edilerek dosyaya ibraz edilmiş olup, bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Sayın Mahkemeye sunulan itirazlarda kök rapordaki görüşü değiştirecek herhangi bir somut delile rastlanılmadığı , sunulan jurnal fotokopilerinin kök rapordaki hesaplamaların kabulünü ispata yeterli olduğu ..." şeklinde tespitler yapılmıştır.

Mahkememizce verilen 27/04/2023 tarihli ara karar ile, tarafların yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talebinin kabulü ile; dosyanın res'en seçilen Deniz Taşımacılığı konusunda uzman ..., Bankacılık Mevzuatı Konusunda Uzman Bilirkişi ..., Ticaret Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Dr. Akademisyen ...'a tevdi ile; dosyaya konu somut olayda; taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; davaya konu somut olayda davacı yanca doğduğu iddia olunan zararların doğmasında; taraflara atfedilecek herhangi bir kusur bulunup bulunmadığı ve doğduğu iddia olunan zararların miktarlarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından, 29/08/2023 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilerek dosyaya ibraz edilmiş olup, bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...A-Banka transferleri açısından dosyada mevcut bilgi, belge, iddia ve yanıtlardan tespit edilenlere göre; bankalar üzerine düşen işleri geciktirmeden en kısa sürede tamamlamışlardır. Belgelerin tamamlanmasının Cuma akşamına denk gelmesi 2 günlük hafta sonu tatilinde bankaların çalışmaması nedeni ile Pazartesi transfer bedelinin lehdarın hesabına geçtiği davacı şirketin genel müdürlüğü tarafından da yazılı olarak teyit edilmiştir. Bu durumda sayın mahkemece verilen görev çerçevesinde; dosyaya konu somut olayda; taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacı yanca doğduğu iddia olunan zararların doğmasında; davalı bankaya ve/veya muhabir bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı aksine banka çalışanları sanki başka müşteri işlemleri yokmuş gibi işlemleri hiç geciktirmeden mesai sonunda Cuma akşamı saat 17:54'te tamamlamıştır. Yabancı ülkelere diğer ülkeler tarafından terörü desteklediği, Birleşmiş Milletler kurallarına uymadıkları, ve başka ülkeleri işgalleri nedeniyle uygulanan ambargo kurallarına uymamanın ne gibi yaptırımları olduğu hususunda açıklayıcı bilgi olarak dosyada mevcut olmayan ülkemizden bir örnek verecek olursak; bir devlet bankamız olan ... Bankası A.Ş. için ABD tarafından İRAN'a uygulanan ambargo kurallarına uymadığı gerekçesiyle; banka genel müdür yardımcısının ABD'de hapsedildiği, banka hesaplarının dondurulduğunu ve bankanın uluslararası bankacılık işlemlerini yapamaz hale geldiğini ve ABD'de yıllardır. süren mahkemesinin ülkemiz ile ABD arasında en büyük siyasi krizlerden biri olduğunu hatırlatmak isterim. Bu nedenle ülkemiz bankalarının ve muhabir bankalarının ambargolar nedeniyle bilgi ve belge talep etmeleri kendi faaliyetlerinin sürdürülmesi ve müşterilerin göndermiş oldukları tranfer bedellerinin korunması açısından çok önemlidir. Ambargo kurallarının ihlal edildiği kanısına varılır, hem bankalar ciddi sıkıntılar yaşamakta ve hem de müşterilerin göndermiş olduğu transfer bedellerine zorla el konulmaktadır.

B- Gemi şirketinin zararı açısından; yukarıda detaylı biçimde hesabı yapılarak tespit edilmiş iddia olunan zararın, 15.172,775-USD * 1.544,75-USD - 16.717,525-USD olduğu,

C. Taraflar Arasında İlişkilerin Genel Değerlendirilmesi Açısından;

1 Kusurun Mevcut Olup Olmaması ve Zarara Etkisi Açısından: Huzurdaki uyuşmazlık çerçevesinde ise, acentelik sözleşmesinde ifanın gerçekleştirilmesi açısından üç köşeli bir hukuki ilişki doğmuş olup, söz konusu ilişkinin taraflarını davacı (acentelik ilişkiside müvekkil), acente (dava dışı ...) ve bankallar) oluşturmaktadır. Bu bağlamda davacının iddiası; işbu rapor çerçevesinde Sayın Sektör Bilirkişi tarafından hesaplanan 16.717,525 USD tutarındaki zararının bankanın kusurundan kaynaklı olduğu yönündedir. Buna karşın yine işbu bilirkişi raporunda Sayın Bankacı Bilirkişi tarafından yapılan tespit özetle “... dosyaya konu somut olayda; taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacı yanca doğduğu iddia olunan zararların doğmasında; davalı bankaya ve/veya muhabir bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı...” şeklindedir. TBK m. 49/1 uyarınca kusurlu yahut hukuka aykırı bir fiil neticesinde başkasına zarar veren bu zararı giderme yükümlülüğü altınadadır. Huzurdaki uyuşmazlık çerçevesinde ise, işbu bu bilirkişi raporunda tespit edilen zararın, esasen bankanın kusurundan kaynaklı olmadığı tespitinde bulunulmuştur. Şu hâlde Sayın Mahkeme bilirkişi raporunda ortaya konulan görüşe ka davalının zarardan sorumluluğu doğmamaktadır.2. Tacirler Arasındaki İhtar ve İhbarlar Açısından: TTK m. 18/3 uyarınca “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe,sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla,telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.” Doktrinde, huzurdaki uyuşmazlıkta olduğu gibi tarafların tacir olduğu hallerde, diğer tarafi temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarların maddede sayılan şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olduğunu belirten yazarlar bulunmasına karşın (bkz. Nomer Ertan, Füsun vd yazarlar: Ticari İşletme Hukuku İstanbul 2021, s. 287-288),kanun koyucu TTK m. 18/3 hükmünün gerekçesinde değişiklik yapılmıştır.yer almamaktadır. Şartın tacir gibi basiretli bir işadamı için öngörülmüş olması da anlamsız bulunmuştur...” açıklaması getirmektedir..." şeklinde tespitler yapılmıştır.

Bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporların hukuki yönleri ayrık olmak üzere; sektörel ve bankacılık sektörüne ilişkin tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından, hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere; sektörel ve bankacılık sektörüne ilişkin tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından birbirini tamamlayıcı, gerekçeli ve ayrıntılı olduğu anlaşılmakla; hükme esas alınmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.

Tüm bu açıklamalar ışığında, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Taraflar arasında gerçekleşen transfer işleminde muhabir banka tarafından istenen araştırma belgelerinin davacı tarafından davalı bankaya 11/07/2019 tarih ve saat 14:39'da gönderildiği, davalı Bankanın bu evrakları davalı Bankanın uyum birimine 12/07/2019 tarihi saat 14:09'da ilettiği, davacının mailinde işlemin acele olduğu, geminin yüklenmesinin tamamlandığı ve bedel transferi gerçekleşmeden geminin çıkartılmadığı bildirilmiş olmasına rağmen araştırma belgelerinin davalı Banka tarafından yaklaşık 24 saat sonra (mesai saatlerine göre yaklaşık 9 saat sonra) uyum birimine iletilmesinde davalının kusurunun bulunduğu, bu süredeki gecikmenin davacının geminin limandan ayrılma süresine ve zararına etkisinin bulunduğu, davalı Banka uyum biriminin kendisine iletilen belgeleri aynı gün 16:43'te swift mesajı ile muhabir bankaya ilettiği, gönderilen paranın acilen serbest bırakılmasının öneminin mesajda ayrıca belirtildiği görülmekle, muhabir bankanın kendisine iletilen her işleme karşı hızlı cevap süreleri de göz önüne alındığında işlemin 11/07/2019 tarihinde ve davacının zararı doğmaksızın tamamlanma imkanının bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Bu halde, davalı Bankanın 11/07/2019 saat 14:39'dan, 12/07/2019 saat 14:09'a kadar geçen sürede üzerine düşen işlemleri tamamlamaması nedeniyle davacı gemisinin planlanan süreden fazla şekilde limanda beklemesine sebep olunduğu, Mahkememizce aldırılan 07/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda da bu hususun açıkça belirtildiği görülmüş, 29/08/2023 tarihli ikinci raporda aksine yönelik görüşlere bu nedenle itibar edilememiştir.

Her ne kadar dosya içerisinde alınan ikinci raporda davalı Banka tarafından muhabire gönderilen uyum belgelerinin aynı zamanda muhabir bankanın belgelerinde belirttiği mail adresine de gönderilmiş olduğu belirtilmesine rağmen, muhabir banka tarafından belgelerin işlemi yapan personelin mail adresine gönderilmediği bildirilerek yeniden istenmesinde davalı Banka personeline atfedilecek bir kusurun olmadığı anlaşılmışsa da bu hususun tek başına davalının kusurunu ve davalı banka tarafından acele evrakların 1 gün atlamasına ve davacının planlanan süreden sonra limandan ayrılmasına izin verilmemesine sebep olacak bir sürede işlemsiz bırakıldığı gerçeğini ortadan kaldırmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak; zarar hesabı yönünden her iki bilirkişi raporunda da geminin planlanan süreden sonra limandan ayrılması nedeniyle kaybın 1.85 gün ve karşılığı 15.172,775 USD navlun ücreti olduğu tespiti ile ilk rapordan sonra Mahkememize sunulan gemi makine jurnali fotoğrafına göre 29/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda tam ve kesin olarak tespit edilen 3,7MT yakıt karşılığı 1.544,75USD olmak üzere toplam 16.717,525 USD alacağın davalı bankadan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulumuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 16.717,525 USD alacağının temerrüd tarihi olan 09/11/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  2. Alınması gereken 87.444,38TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 3.161,06. TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 84.283,32. TL harcın davalıdan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA,

-Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 3.161,06-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  1. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden 54,40. TL başvuru harcı, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 9,250,00 TL olmak üzere toplam: 9.304,90. TL yargılama giderinin; davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.420,38. TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacının üzerinde BIRAKILMASINA,

  2. Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 20.481,78. TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,

  3. Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00. TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE,

  4. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL Arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan, 910,80. TL'sinin davalıdan ve 409,20. TL'sinin de davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  5. 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE.

  6. HMK Yönetmeliğinin 58/1.maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere karar verildi. 15.01.2024

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararTARİHİ23/12/2020istanbulistinafkanunhükümverilmesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim